Hikayeler – Kalbim Seninle

Hikayeler – Kalbim Seninle
A+
A-

KALBİM SENİNLE

Yorgun gözleriyle takvime baktı. Bugün buraya gelişinin tam 5.senesiydi ama o beş sene nasıl geçti gel bir de ona sor. Çok bakmıyordu takvimlere. İçi sıkılıyor, zaman geçmek bilmiyordu. Eskiden su gibi akıp geçiyor zaman derdi. Yirmi dört sene dişini tırnağına takıp onca emeklerle büyüttüğü tek evladı-kızı- onu, içinde gram huzur bulunmayan bu eve acımasızca bırakıp gitmişti; tam da bugün, anneler gününde… O günden beri anneler günü denen gün, onun için daha da bir anlamsızlaştı. Her sene bugün anne olmak ayrı bir acı veriyordu ona. Kızı onu buraya terk ederken bıkıp usandığını, artık ona bakacak gücünün olmadığını söylemiş, o günden beri hiç yanına uğramamış, hâline vaktine bakıp sıhhatini sormak için bile gelmemişti.

Her gün olduğu gibi yine sallanan koltuğunda oturup muhabbet kuşuyla konuşurken dinlenme saatinde eski mahalle komşusu Hamdiye içeri girmişti. Anlaşılan onu ziyarete gelmişti. Hamdiye‘yi görmeyeli de beş sene olmuş ama tanıyabilmişti. Yaşlıydı ama bunak değildi, hafızası kuvvetliydi. Hamdiye geldi, yanına oturdu, bir süre sohbet ettiler. Ardından bir sessizlik oldu ve Hamdiye acıklı bir yüz ifadesiyle tekrar söze başladı: ― Leyla Teyzeciğim, nasıl diyeceğim bilmiyorum ama senin de artık bilmen gerektiğini düşündüm. Çünkü artık zamanı geldi. Kızın seni buraya nasıl bıraktı, sana neler demedi, hepsini bilirim ben ama evlattır o. Kızın iki sene önce kalp hastası olduğunu öğrendi ve iki senedir kalp yetmezliğiyle yaşıyor. Ama artık doktorlar durumunun kötüye gittiğini ve altı aya kadar uygun kalp bulunamaması durumunda hayatını kaybedebileceğini söyledi. Anası olarak senin de bilmenin vakti gelmişti artık. Leyla teyze ne diyeceğini şaşırdı, kelimeler boğazında düğümlenmişti kızı ona acımamış olsa da o bu haberi duyduktan sonra canı yanmıştı ve onun için fedakârlık yapmayı düşündü. Bu durumu Hamdiye‘ye anlattı. Ziyaret saati dolmuştu. Hamdiye vedalaşıp ayrıldı oradan. Ertesi gün hastaneden yetkililer geldi. Leyla teyzeye bir şey olursa kalbi kızına nakledilecekti. Gerekli evraklar tamamlandı ve yetkililer gitti.

O haberi aldıktan sonra yaşamaktan daha da usanmış daha da acı çekiyordu. Her gün dua ediyordu Allah‘a canını alması için. O hafta tuvalete gitmek için merdivenlerden aşağı ineceği bir gün ayağı kaydı, paldır küldür yere düştü son basamağa kadar yuvarlandıktan sonra oracıkta hayata gözlerini yumdu. Duası kabul olmuş artık bu acıdan kurtulmuştu. İlk olarak kalbi alındı kızına nakledilmek için daha sonra bedeni ebediyen toprağa kavuştu.

Huzur evi yasa, kızı ise sevince boğulmuştu. Lakin kızı, ölenin annesi olduğunu bilmiyordu. Ameliyat için hazırlıklar tamamlandı ve ameliyat gerçekleşti. Ameliyat beklenenden daha iyi geçmişti. Odasına getirildi, aradan uzun bir zaman geçti kendine gelince eşi ona bu haberi verdi: ―Annen artık bu dünyada değil ama kalbi seninle. kızı bu lafı duyunca şok geçirdi ve çok duygulanıp ağlamaya başladı. O annesine bakacak durumda iken kendinden fedakârlık göstermemişti. Ama annesi ona en büyük fedakârlığı yapmıştı yine…

Feyza TAŞKIN

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.