Masallar

EN KIYMETLİ MERHEM Bölgenin en hareketli kasabası Suju’da her yıl ekim ayı, birbirinden büyülü festivallerle geçermiş. Özel sirkler kurulur, rengârenk şekerlemeler dağıtılır, sihirbazlar çocukları eğlendirmek için kendi aralarında yarışırmış. Çocuklar, yıl boyunca ekim ayının gelmesini sabırsızlıkla beklermiş. İşte o sabırsız çocuklardan biri de yaşıtlarına göre biraz kısa, zayıf ve altın...
0
18
EFLATUN’UN KÖŞESİ Eflatun Cem Güney, sevimli dostlarına ahşap evinin kapısını açmak için sallanan sandalyesinden kalkmış. Köpek ve Karga, her zaman olduğu gibi bu hafta sonu da yine aynı saatte onu görmek için oradalarmış. Ama her zamanki gibi evin bahçesine ulaştıklarında kendi aralarında tartışmaya dalarlarmış. Tartışmanın konusu ise hiç değişmezmiş. Önce...
0
12
SATÜRN SADECE BİR KEDİ Mİ? Alp, gökyüzünde yıldızların çok sayıda olduğu ve ışıldayarak parladığı geceleri çok seviyordu. Alp, o akşam yine dikkatle gökyüzüne bakarken, diğerlerinden daha değişik parlayan bir yıldız gördü. Gözlerini o yıldızdan ayıramadı. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayılan Alp, sadece kendi duyabileceği kısık bir sesle, “Bir gün sana...
0
11
YÜREKDEDE İLE PADİŞAH Birkaç asır önce köylerden birinde Yürekdede ve eşi Ayşe Nine yaşarlarmış. Yürekdede ve Ayşe Nine yaylaya göç etmeye niyet etmişler. Bir yatak, bir çadır, bir iki erzak torbası ve birkaç sahanları olduğundan eşyalarını bir saatte toplayıp develerine yüklemişler ve yola çıkmışlar. Yolda bir su kenarında çadırlarını kurup...
0
111
ÜÇ SİHİRLİ ŞEY Upuzun ve geniş gövdeli ağaçlarla kaplı kocaman bir orman kenarındaki kasabada, Duru adında küçük bir kız yaşarmış. Günlerden bir gün Duru, sepetini alarak ormana meyve toplamaya gitmiş. Bir de ne görsün! Ağaçların hiçbirinde meyve yok! Duru, “Bu meyveleri benden önce birileri mi topladı acaba?” diye düşünerek sağa...
0
14
PADİŞAHIN KIZLARI Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, tilkiler berber iken, kuzular tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar. Bir zamanlar bir padişah ile üç kızı varmış. Bir gün bu padişah kızlarını başına toplamış:— Beni...
0
146
PEMBE KURBAĞA Çooook uzaklarda çiçekleri hiç solmayan bir köy varmış. Günlerden bir gün bu köye yaşlı bir adam gelmiş. Köylüler, bu yaşlı adamı sırayla evlerinde misafir etmeye başlamışlar. Yaşlı adam da her akşam misafir olduğu evin çocuklarına masallar anlatıyormuş. Bir süre sonra yaşlı adamın masalları o kadar ünlenmiş ki, çocuklar...
0
62
BEYAZ KARGA VE DOSTLARI Bir varmış, bir yokmuş, çok uzaklarda küçük bir ormanda, Beyaz Karga adında çok meraklı bir karga yaşarmış. Bembeyaz parlak tüylerinin yanı sıra arkadaşlarından daha hızlı olan Beyaz Karga’nın en sevdiği şey cevizmiş. Bir de ormanın yakınlarındaki evlerin balkonlarından çamaşır mandallarını toplamayı çok severmiş. Hatta çok sevdiği...
0
58
DORİ ve ASASI Bir varmış bir yokmuş… Buzlar Ülkesi’nde, Dori adında, yedi yaşında akıllı mı akıllı, meraklı mı meraklı bir kız yaşarmış. Dori’nin saçları upuzun ve kızıl renkteymiş. Yüzünde de minik minik çilleri varmış. Bir gün Dori, ülkenin en ucundaki ormanı görmek istemiş. Çok sevdiği kırmızı yünlü pelerinini giymiş ve...
0
15
KEREM VE SİHİRLİ BAYKUŞ Bir varmış bir yokmuş, çok uzak ülkelerin birinde Kerem adında bir çocuk yaşarmış. Kerem on yaşındaymış, yeşil gözleri, kahverengi saçları varmış. Kerem okuldan eve döndükten sonra ödevlerini yapar, boş zamanlarında da bilgisayar oyunları oynar ya da televizyonda çizgi film izlermiş. Bazen de büyük bahçelerindeki tavşanları beslermiş....
0
10
ÇOK İSİMLİ MİNA Bir varmış, bir yokmuş, eller eller üstünde, çocuklar kahkaha içinde, büyükler güler yüzle, martılar dalgalar üstünde, güzel mi güzel bir yaz gününde masalımızın kahramanı Mina, isminin anlamını merak edermiş. Mavi gökyüzüne derin derin bakarmış. Aslında akıllı mı akıllı, güzel mi güzel, cesur mu cesur, hatta size bir...
0
14