10. Sınıf Almanca Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 84
Einkaufen (Alışveriş yapmak)
Wichtige Wörter (Önemli Kelimeler)
der Schuhladen
Okunuşu: der şuuladen
Türkçesi: ayakkabı mağazası
die Sandalen
Okunuşu: di zandalen
Türkçesi: sandaletler
das Kaufhaus
Okunuşu: das kaufhaus
Türkçesi: büyük mağaza
das Kleid
Okunuşu: das klayt
Türkçesi: elbise
die Bluse
Okunuşu: di bluze
Türkçesi: bluz
die Hose
Okunuşu: di hoze
Türkçesi: pantolon
der Juwelierladen
Okunuşu: der yuvelirladen
Türkçesi: kuyumcu
die Kette
Okunuşu: di kete
Türkçesi: kolye
das Armband
Okunuşu: das armbant
Türkçesi: bileklik
die Ohrringe
Okunuşu: di oorringe
Türkçesi: küpeler
der Park
Okunuşu: der park
Türkçesi: park
das Café
Okunuşu: das kafe
Türkçesi: kafe
anprobieren
Okunuşu: anprobiren
Türkçesi: denemek
pflücken
Okunuşu: pflükın
Türkçesi: koparmak
grillen
Okunuşu: grilın
Türkçesi: mangal yapmak
fotografieren
Okunuşu: fotografiren
Türkçesi: fotoğraf çekmek
Sätze und ihre Aussprache (Cümleler ve okunuşları)
Mira und Ece sind im Zentrum und wollen einkaufen.
Okunuşu: mira und ece zint im tsentrum und volen aynkaufen
Türkçesi: Mira ve Ece merkezde ve alışveriş yapmak istiyorlar.
Im Schuhladen kauft Ece neue Sandalen.
Okunuşu: im şuuladen kauft ece noye zandalen
Türkçesi: Ece ayakkabı mağazasından yeni sandaletler alıyor.
Im Kaufhaus probieren sie viele Kleider an.
Okunuşu: im kaufhaus probiren zi file klayder an
Türkçesi: Büyük mağazada birçok elbiseyi deniyorlar.
Im Juwelierladen kann man Ketten und Ohrringe kaufen.
Okunuşu: im yuvelirladen kan man keten und oorringe kaufen
Türkçesi: Kuyumcuda kolyeler ve küpeler alınabilir.
Im Park darf man fotografieren.
Okunuşu: im park darf man fotografiren
Türkçesi: Parkta fotoğraf çekilebilir.
Im Park darf man keine Blumen pflücken.
Okunuşu: im park darf man kayne blumen pflükın
Türkçesi: Parkta çiçek koparılamaz.
Wir dürfen hier nicht grillen.
Okunuşu: vir dürfın hiir niht grilın
Türkçesi: Burada mangal yapamayız.
Danach gehen wir in ein Café und essen etwas.
Okunuşu: danah geyen vir in ayn kafe und esın etvas
Türkçesi: Sonra bir kafeye gidip bir şeyler yiyoruz.
Fragen und Antworten (Sorular ve Cevaplar)
Hören Sie den Text und ergänzen Sie ihn.
(Metni dinleyin ve tamamlayın.)
Mira und Ece sind im Zentrum und wollen einkaufen. Sie sehen einen Schuhladen. Ece kauft Sandalen. Die Sandalen sind günstig und sehen modern aus. Daneben ist das Kaufhaus. Sie wollen für eine Feier ein Kleid kaufen. Sie probieren viele Kleider an und Mira findet ein blaues Kleid. Mira kauft das Kleid. Ece kauft eine Bluse und eine Hose. Danach sehen sie einen Juwelierladen. Dort kann man Ketten, Armbänder und Ohrringe kaufen, aber man darf sie nicht anprobieren. Ece kauft eine Kette. Später sitzen sie im Park. Die Blumen sehen schön aus. Im Park darf man die Blumen nicht pflücken und auch nicht grillen, aber man darf fotografieren. Danach gehen sie in ein Café und bestellen Toast.
Okunuşu: mira und ece zint im tsentrum und volen aynkaufen. zi zeyen aynen şuuladen. ece kauft zandalen. di zandalen zint gyunstig und zeyen modern aus. danebın ist das kaufhaus. zi volen fyur ayne faya ayn klayt kaufen. zi probiren file klayder an und mira findet ayn blaues klayt. mira kauft das klayt. ece kauft ayne bluze und ayne hoze. danah zeyen zi aynen yuvelirladen. dort kan man keten, armbender und oorringe kaufen, aber man darf zi niht anprobiren. ece kauft ayne kete. shpeter zitsen zi im park. di blumen zeyen shön aus. im park darf man di blumen niht pflükın und auh niht grilın, aber man darf fotografiren. danah geyen zi in ayn kafe und bestelen toast
Türkçesi: Mira ve Ece merkezde ve alışveriş yapmak istiyorlar. Bir ayakkabı mağazası görüyorlar. Ece sandalet alıyor. Sandaletler uygun fiyatlı ve modern görünüyor. Yanında büyük mağaza var. Bir kutlama için elbise almak istiyorlar. Birçok elbiseyi deniyorlar ve Mira mavi bir elbise buluyor. Mira elbiseyi alıyor. Ece bir bluz ve bir pantolon alıyor. Sonra bir kuyumcu görüyorlar. Orada kolyeler, bileklikler ve küpeler alınabiliyor ama denemeye izin verilmiyor. Ece bir kolye alıyor. Daha sonra parkta oturuyorlar. Çiçekler güzel görünüyor. Parkta çiçek koparmak ve mangal yapmak yasak ama fotoğraf çekmek serbest. Sonra bir kafeye gidip tost söylüyorlar.
Lesen Sie den Text noch einmal und beantworten Sie die Fragen.
(Metni tekrar okuyun ve soruları cevaplayın.)
Was darf man im Juwelierladen nicht machen?
Okunuşu: vas darf man im yuvelirladen niht mahen
Türkçesi: Kuyumcuda ne yapılamaz?
Man darf Ketten, Armbänder und Ohrringe nicht anprobieren.
Okunuşu: man darf keten, armbender und oorringe niht anprobiren
Türkçesi: Kolyeler, bileklikler ve küpeler denenemez.
Was darf man im Park machen?
Okunuşu: vas darf man im park mahen
Türkçesi: Parkta ne yapılabilir?
Man darf fotografieren.
Okunuşu: man darf fotografiren
Türkçesi: Fotoğraf çekilebilir.
Darf man die Blumen im Park pflücken?
Okunuşu: darf man di blumen im park pflükın
Türkçesi: Parkta çiçek koparılabilir mi?
Nein, man darf die Blumen im Park nicht pflücken.
Okunuşu: nayn, man darf di blumen im park niht pflükın
Türkçesi: Hayır, parkta çiçek koparılamaz.
Was darf man machen und was nicht?
(Ne yapılabilir, ne yapılamaz?)
Man darf fotografieren.
Okunuşu: man darf fotografiren
Türkçesi: Fotoğraf çekilebilir.
Man darf schwimmen.
Okunuşu: man darf shvimmen
Türkçesi: Yüzülebilir.
Man darf grillen.
Okunuşu: man darf grilın
Türkçesi: Mangal yapılabilir.
Man darf kein Handy benutzen.
Okunuşu: man darf kayn hendi benuttsen
Türkçesi: Telefon kullanılamaz.
Man darf keine Getränke mitnehmen.
Okunuşu: man darf kayne getrengke mitneymen
Türkçesi: İçecek getirilemez.
Man darf nicht parken.
Okunuşu: man darf niht parkın
Türkçesi: Park edilemez.
Man darf keine Blumen pflücken.
Okunuşu: man darf kayne blumen pflükın
Türkçesi: Çiçek koparılamaz.
Man darf nicht Fahrrad fahren.
Okunuşu: man darf niht farrat faren
Türkçesi: Bisiklet sürülemez.
Was darf man in der Schule machen und was nicht?
(Okulda ne yapılabilir ve ne yapılamaz?)
Auf dem Schulhof darf man spielen und mit Freunden sprechen.
Okunuşu: auf dem shuulhof darf man şpilen und mit froynden shprehın
Türkçesi: Okul bahçesinde oynanabilir ve arkadaşlarla konuşulabilir.
Im Unterricht darf man zuhören und mitmachen.
Okunuşu: im unterriht darf man tsuuhören und mitmahen
Türkçesi: Derste dinlenebilir ve derse katılınabilir.
Im Klassenzimmer darf man Aufgaben machen und den Lehrer fragen.
Okunuşu: im klasentsima darf man aufgaben mahen und den lera fragen
Türkçesi: Sınıfta ödev yapılabilir ve öğretmene soru sorulabilir.
Man darf nicht laut schreien, nicht stören und nicht essen.
Okunuşu: man darf niht laut şrayen, niht shtören und niht esın
Türkçesi: Yüksek sesle bağırmak, rahatsız etmek ve yemek yemek yasaktır.
Bilden Sie Kettensätze.
(Zincir cümleler kurun.)
Ich gehe heute einkaufen und kaufe Gemüse.
Okunuşu: ih geye hoyte aynkaufen und kaufe gemyuze
Türkçesi: Bugün alışverişe gidiyorum ve sebze alıyorum.
Ich gehe heute einkaufen und kaufe Gemüse und Brot.
Okunuşu: ih geye hoyte aynkaufen und kaufe gemyuze und brot
Türkçesi: Bugün alışverişe gidiyorum ve sebze ile ekmek alıyorum.
Ich gehe heute einkaufen und kaufe Gemüse, Brot und Milch.
Okunuşu: ih geye hoyte aynkaufen und kaufe gemyuze, brot und milih
Türkçesi: Bugün alışverişe gidiyorum ve sebze, ekmek ve süt alıyorum.
Ich mache heute Sport und gehe joggen.
Okunuşu: ih mahe hoyte şport und geye yogen
Türkçesi: Bugün spor yapıyorum ve koşuya gidiyorum.
Ich mache heute Sport und gehe joggen und schwimme.
Okunuşu: ih mahe hoyte şport und geye yogen und shvime
Türkçesi: Bugün spor yapıyorum, koşuya gidiyorum ve yüzüyorum.
Am Wochenende besuche ich meine Freunde und trinke Tee.
Okunuşu: am vohenende bezoohe ih mayne froynde und trinke tee
Türkçesi: Hafta sonunda arkadaşlarımı ziyaret ediyorum ve çay içiyorum.
Am Wochenende besuche ich meine Freunde, trinke Tee und esse Kuchen.
Okunuşu: am vohenende bezoohe ih mayne froynde, trinke tee und ese kuhen
Türkçesi: Hafta sonunda arkadaşlarımı ziyaret ediyorum, çay içiyorum ve kek yiyorum.
Ich lese heute einen Roman und eine Zeitung.
Okunuşu: ih leze hoyte aynen roman und ayne tsaytung
Türkçesi: Bugün bir roman ve bir gazete okuyorum.
Erklärung (Açıklama)
Bu bölümde alışveriş, kurallar ve izin bildiren cümleler bir araya gelir. Buradaki asıl konu yalnızca mağazalarda ne satın alındığı değildir. Aynı zamanda bir yerde neyin yapılabildiğini ve neyin yapılamadığını anlatabilmektir. Bu yüzden sayfa, alışveriş dilini günlük yaşam kurallarıyla birleştirir. Böylece öğrenci hem ürünlerle hem de davranışlarla ilgili cümleler kurmayı öğrenir.
Metnin ilk kısmında şehir merkezinde yapılan alışveriş anlatılır. Ayakkabı mağazası, büyük mağaza ve kuyumcu gibi yerler üzerinden kıyafet ve aksesuar alışverişi görülür. Sandalet, elbise, bluz, pantolon ve kolye gibi ürünler bu bölümde öne çıkar. Böylece önceki sayfalarda görülen dükkân ve ürün ilişkisi yeni örneklerle devam eder. Öğrenci artık sadece ekmek ya da et gibi temel ürünleri değil, kıyafet ve takı gibi ürünleri de Almanca ifade etmeye başlar.
Bu bölümde dikkat çeken önemli dil yapılarından biri dürfen fiilidir. Bu fiil izin ve yasak anlatmak için kullanılır. Parkta fotoğraf çekilebilmesi ama çiçek koparılamaması ya da mangal yapılamaması gibi cümleler bu yapının doğal örnekleridir. Almancada günlük yaşamda “yapılabilir” ve “yasaktır” anlamlarını anlatmak çok önemlidir. Çünkü okulda, parkta, mağazada ve başka birçok yerde kurallar hakkında konuşmak gerekir.
Kuyumcu örneği de bu açıdan dikkat çekicidir. Orada kolye, bileklik ve küpe satın alınabilir ama bunların denenmesine izin verilmez. Bu tür örnekler alışveriş diline gerçek hayat hissi katar. Çünkü mağazalarda yalnızca ürünler değil, kurallar da vardır. Böylece öğrenci yalnızca “orada ne satılıyor” sorusuna değil, “orada neye izin var” sorusuna da cevap verebilir.
Park bölümü ise alışveriş anlatımından günlük yaşam kurallarına geçiş yapar. Burada çiçeklerin güzel görünmesi, her yerin renkli olması gibi betimlemeler sayesinde çevre anlatımı da devreye girer. Ardından neyin serbest, neyin yasak olduğu söylenir. Fotoğraf çekmek serbesttir, çiçek koparmak ve mangal yapmak yasaktır. Bu karşıtlık, dürfen yapısını anlamak için çok yararlıdır.
Okulda nelerin yapılabildiği ve yapılamadığıyla ilgili metin de günlük kullanım açısından oldukça işlevlidir. Okul bahçesinde oynanabilir ve konuşulabilir; sınıfta ödev yapılabilir ve öğretmene soru sorulabilir; ama bağırmak, dersi bozmak ya da yemek yemek uygun değildir. Bu tür cümleler hem okul ortamını tanımlamak hem de kuralları dile getirmek için çok kullanışlıdır. Bu nedenle bu başlık yalnızca dil bilgisi değil, günlük iletişim açısından da önemlidir.
Bu sayfada zincir cümle çalışması da dikkat çeker. Bu çalışma, cümle içinde birden fazla nesneyi ya da eylemi sıralamayı öğretir. “Et alıyorum”, “et ve kitap alıyorum”, “et, kitap ve sebze alıyorum” gibi yapılar, cümleyi adım adım büyütür. Bu teknik, öğrencinin daha uzun ve düzenli cümle kurma becerisini geliştirir. Aynı zamanda bağlama ve sıralama mantığını pekiştirir.
Spor, hafta sonu ve kitap okuma gibi alanlarda da aynı zincir mantığının kullanılması çok yararlıdır. Çünkü öğrenci bir yapıyı sadece tek bir konuda değil, farklı alanlarda kullanabildiğini görür. Bu da dil öğreniminde esneklik sağlar. Bir kere öğrenilen cümle düzeni başka alanlara kolayca aktarılabilir. Böylece yapı daha sağlam yerleşir.
Bu bölüm alışveriş modülünün içinde yer alsa da yalnızca alışverişten ibaret değildir. İzin verme, yasak koyma, okul kuralları, park kuralları ve günlük yaşam davranışları da burada dil konusu haline gelir. Bu da modülü daha zengin ve daha gerçekçi hale getirir. Çünkü gerçek hayatta alışveriş, gezi, park ve okul birbirinden tamamen kopuk alanlar değildir; hepsi günlük yaşamın iç içe geçen parçalarıdır.
Bu sayfa sayesinde Almancada mağazalarda neler satın alınabildiği, bir yerde neye izin verildiği ya da verilmediği ve kısa zincir cümlelerle birden fazla eylemin nasıl sıralanacağı daha kolay anlaşılır. Böylece hem alışveriş dili hem de kuralları anlatan günlük ifade biçimleri daha doğal ve daha kullanışlı hale gelir.