Hikayeler

PATRONUN ÖLÜMÜ Soğuk bir kış gecesiydi. Kar yağıyordu. Oğuz, arkasına bakmadan koşuyordu. Nefes nefese kalmıştı. Havanın soğukluğu ve düşen kar taneleri yüzüne çarpıyordu. Burnu ve yanakları soğuktan kızarmıştı. Sanki bir adım daha atsa bayılacaktı orada yorgunluktan. Ancak kendisine saklanacak bir yer bulmalıydı. Sokaklar boştu, insanlar adeta soğuktan kaçmıştı. Bir sokak...
0
11
TÜRK KANI YERDE KALMAZ “3 Temmuz 1229 günü kurtların ulumasıyla birlikte “Baskın var!” diye bir ses işittim. Gelenler Moğollardı. Diğer adıyla çekik gözlüler… Noyan adında bir komutan elinde pusatı, bağırıyordu. “Gök Tengri adına ruhlarınızı azad etmeye geldim. Her yere ölüm saçın nökerlerim. Çadırları ateşe verin. Güzel avratlara dokunmayın. Türklere ölüm....
0
11
DEFNE Mete, on dokuz yaşında bir gençti, annesiyle yaşıyordu, babası onları yıllar önce terk etmişti. Mete, çok iyi bir voleybolcuydu ve başarısı herkes tarafından biliniyordu. Bir takımın bir maçta atabileceği sayıyı Mete, üç sette tek başına atarak bir rekor kırdı. 59 sayıyla rekoru kırmıştı fakat maçın devamında kayıp yere düşünce...
0
7
KUDUZ KÖPEK – Çocuklar kaçın! Bırakın top oynamayı! Kuduz köpek geliyor! Evimizin hemen yanındaki boş arsada patlak bir lastik topla futbol oynuyorduk. On kişi kadardık. Sesin geldiği tarafa bakınca babamın, tüfeğini almak için ayakkabılarını bile çıkarmadan bizim eve girdiğini gördük İlk şaşkınlığımız geçince etrafımıza bakındık. Hemen biraz ilerimizde küçük sarı...
0
6
BAYRAMLAŞMA Mine yeni elbiselerini giydi. Saçlarına o gün daha da özendi. Mine’nin yeni ayakkabıları pırıl pırıl parlıyordu. Üstelik kırmızı fiyonkluydu. Babası ve annesi erkenden kalkmıştı. Kahvaltı masası hazırdı. Ailece kahvaltı ettiler. Babası “Sırayla büyüklerimizi ziyaret edelim. Bu güzel bayram gününde onları sevindirelim.” dedi. Bayram ziyaretine ailenin en büyüklerinden başladılar. Ailenin...
0
103
BENİM BİR KUYUM VAR İÇİNDE İKİ FARKLI SUYUM VAR Köyümüzün biraz dışında, ceviz ağaçlarının gölgesinde eski bir kuyu vardı. Herkes onu “Çifte Su Kuyusu” diye bilirdi. Bu kuyunun diğerlerinden farkı, içinden iki farklı su çıkmasıydı. İlk bakan biri için bu bir efsaneden ibaret gibi gelebilirdi, ama biz köylüler bu sırrı...
0
30
YENİ BİR HAYAT Bugün Ahmet Bey’in taşındığı ilk gündü. O küçücük kasabasından getirdiği eşyaları yerleştiriyordu. Her birinin ayrı ayrı anısı vardı. İstanbul‘a gelmeyi hiç istemese de, işsizlik ve hayat şartları nedeniyle bu büyük, kalabalık şehre taşındı. Etrafı tanımak için sokağa çıktığında kalabalık karşısında ne yapacağını şaşırdı. Trafik çok yoğun ve...
0
13
SUSAYAN KÖPEK Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) sahabilerine zaman zaman güzel hikâyeler anlatırdı. Onlar da acaba bu hikâyeden ne ders çıkarırız diye bunu dikkatle dinlerlerdi. Bu hikâyelerden biri şudur: “Bir zamanlar adamın biri yolculuğa çıktı. Sıcak havada uzun bir yolculuktan sonra çok susadı. Nihayet bir su kuyusu buldu. Fakat kuyunun suyu bayağı...
0
15
ARDIÇ KUŞUNUN YUVASI Meltem, bahçede oyuncak bebeği için kırmızı renkte bir elbise dikmek istiyordu. Annesinden fikir almak için eve girdi. Bahçeye geri döndüğünde, elbise dikmek için kullanacağı kırmızı bezi koyduğu yerde bulamadı. Etrafı ararken bir ardıç kuşunu, kırmızı bezi alıp giderken gördü. Yakalamaya çalıştı fakat ardıç kuşu çok hızlıydı. Bu...
0
9
Ocak 2009… Annemi kaybedeli yaklaşık 9 sene oldu, ilkokula gidiyordum, küçücük bir kız çocuğuydum annemin kokusunu en son içime çektiğimde. Sarılırdı bana, ben onun saçlarını koklardım, o da beni sevgiyle kucaklardı, başımı okşar, öperdi. Sıcacıktı kolları huzur veriyordu insana, dünyanın bütün kötülüklerinden koruyan bir zırhtı adeta. Annemi en son, hastanenin...
0
10
BODRUM KATI Evimize daha yeni taşınmış, eşyalarımızı yerleştirmeyi daha yeni bitirmiştik. Güzel bir evdi. Duvarları sarının bir tonu renkte boyanmıştı ve manzarası da oldukça güzeldi ancak ev şehrin dışında bulunuyordu yani merkeze oldukça uzaktı. Eve 20-30 dakika arasında gidilebiliyordu. Babam bir nakliye şirketinde çalışıyordu, yani şofördü, annem ise bir hastanede...
0
9