Doğa İle İlgili Hikaye

Ormanın Sırrı
Bir zamanlar küçük bir köyün kenarında yemyeşil bir orman vardı. Köyde yaşayan çocuklardan Elif, her gün penceresinden o ormana bakar, içindeki kuşların cıvıltısını duyar, ağaçların rüzgârla dans edişini seyrederdi. Merakı o kadar büyüktü ki bir gün ormana tek başına gitmeye karar verdi.
Ormana girer girmez kuşların melodisi, yaprakların hışırtısı ve çiçeklerin kokusu onu büyüledi. Yürüdükçe karşısına bir kaplumbağa çıktı. Kaplumbağa ona, “Biz hayvanlar ve ağaçlar burayı seninle paylaşmak için varız. Ama insanlar bazen doğayı korumayı unutuyor,” dedi. Elif çok şaşırdı, çünkü kaplumbağa konuşuyordu!
Elif yoluna devam ederken yaşlı bir çınar ağacının altında oturdu. Çınar ona yumuşak bir sesle fısıldadı: “Ben yüzlerce yıldır buradayım. İnsanlar doğaya zarar verirse biz yok oluruz. Ama bizi korursanız size gölge, oksijen ve huzur vermeye devam ederiz.”
O günden sonra Elif, doğayı korumaya söz verdi. Köydeki insanlara çiçekleri koparmamayı, çöpleri yerlere atmamayı ve ağaçlara zarar vermemeyi anlattı. Köylüler de Elif’in sözlerinden etkilendi.
Böylece köy halkı doğayı daha çok sevmeye başladı. Orman her zamankinden daha canlı oldu. Kuşlar neşeyle öttü, çiçekler rengârenk açtı. Elif ise her baktığında içinden şu cümleyi geçirdi:
— “Doğa bizim evimizdir, biz korudukça o da bizi korur.”






