Hikayeler

HAYDİ NAMAZA! Ali birlikte ders çalışmak için arkadaşlarını cumartesi günü evlerine davet etti. Pazartesi sınavlar başlayacaktı. Her sınav döneminde bir araya gelip özellikle matematik dersine çalışırlardı. Ali’nin matematiği çok iyiydi ve arkadaşlarına yardımcı olmak onu mutlu ediyordu. Cumartesi saat 10’a doğru önce Ayşe ile Zeynep geldi. Sonra beşer dakika arayla...
0
11
HAYAL İlkim fakir bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Kendisinden iki ve üç yaş küçük iki kardeşi vardı. Babasını üç yaşındayken trafik kazasında kaybettikten sonra zor olan hayatı daha da zorlaştı. Yeşil gözlü, kahverengi saçlı olan İlkim çok yardımsever, zeki ve iyi kalpli biriydi. Yaşadığı çevre tarafından güler yüzlü...
0
8
ABDULLAH DEDEM Yolcu vapurları yaklaşıp uzaklaşıyordu iskeleye. Sandallar gidip geliyordu Kadıköy-Haydarpaşa arasında. Martılar uçuşuyordu kıyıya yakın. Arada hızla inip denizden bir şeyler kapıyorlardı. Yükselişleri de inişleri gibi hızlı oluyordu. Ötüşleri kavgacı, öfkeliydi tümünün. Birbirlerinden denizi kıskanıyorlardı sanki. Düdük sesleri ile selamlaşan vapurlar; martı seslerini bastırıyordu arada bir… İstanbul minareleriyle, kuleleriyle,...
0
12
YOLDAKİ KAYA Karapınar köyü sarp kayalıkların eteğindedir. Köyün alt yanında durup da kayalıklara doğru insan bir baktı mı başı döner. Sivri, boz kayalıklardır bunlar. Köylüler, çok çekmişlerdir bu kayalıklardan. Kışın çığ gelir, karlar eriyince sularla birlikte dev gibi kaya parçaları sürüklenir yamaçlardan aşağı doğru. (…) Bir gece yarısı Karapınarlılar korkuyla...
0
14
KALBİM SENİNLE Yorgun gözleriyle takvime baktı. Bugün buraya gelişinin tam 5.senesiydi ama o beş sene nasıl geçti gel bir de ona sor. Çok bakmıyordu takvimlere. İçi sıkılıyor, zaman geçmek bilmiyordu. Eskiden su gibi akıp geçiyor zaman derdi. Yirmi dört sene dişini tırnağına takıp onca emeklerle büyüttüğü tek evladı-kızı- onu, içinde...
0
27
KOLLARIMIZ TERAZİ Fatih okul kütüphanesinde eski bir kitap buldu. Kitapta köyde yaşayan çocukların ağır ve hafif nesneleri nasıl ölçtüğü ile ilgili bir hikaye vardı. Köydeki çocuklar kollarını yana açarak farklı meyveleri bir süre ellerinde tutuyorlardı. Hangi meyve daha ağırsa o kol aşağıya doğru iniyordu. Böylece aşağıya inen koldaki meyvelin daha...
0
38
Bir zamanlar yoksul bir eskici varmış, eski ayakkabıları onarırmış. Bir yandan işini yaparken, bir yandan da şarkı söylermiş. Sabahtan akşama kadar böyle geçirirmiş zamanını. Oradan gelip geçenler eskicinin şarkılarına bayılır, öyle durup hayranlıkla dinlerlermiş. O da beğenildiğini görünce büsbütün coşar, mutlu mu mutlu, gırtlağının tüm gücüyle söyler de söylermiş artık....
0
19
ZEMZEM KUYUSU Zemzem kuyusu Mescid-i Haram’da, Hacerülesved’in tam karşısında, Kâbe’ye 19 m uzaklıkta yer alır. Hz. Hacer’in, uzun arayışlardan sonra oğlu Hz. İsmail’i bıraktığı yerde kaynağından fışkırarak akan bir su olduğunu görünce “zemzem” (Yavaş yavaş ak, dur!) demesinden dolayı bu ismi aldığı ileri sürülmüştür. Hz. İbrahim, eşi Hz. Hacer ve...
0
25
MAHALLENİN EN TATLI DONDURMACISI Sıcak yaz günlerinde arkadaşlarımla birlikte en büyük eğlencelerimizden biri de dondurma yemektir. Adem amca ise bizim mahallenin en tatlı dondurmalarını satan kişidir. Sattığı dondurmalar öyle tatlıdır ki başka mahallelerdeki çocuklar bile dondurma almak için koşa koşa Adem amcaya gelir ve dondurma tezgahının önünde sıraya dizilirler. Adem...
0
16
SENDEN KURTULDUM Kendimden gerçekten ama gerçekten nefret ediyorum. Bir karanlığa girdim ve oradan çıkamıyorum. Kendimi bir hiçmişim gibi hissediyorum ve bunlar ortada bir sebep yokken gerçekleşen durumlar. Bu, bir sebebi olmasından çok daha kötü bir durum. Herkesin itici bakışlarına maruz kalarak koridorda yürüyorum. Bu durumdan artık çok sıkıldım. Herkes benim...
0
11
BİR NEFES HAYAT Dört yıl önce benim için her şey yolundayken birden aldığım o haber ile dünyam başıma yıkılmıştı. En yakın arkadaşım Büşra kanser hastalığına yakalanmıştı ve onun için elimizden gelen hiç bir şey yoktu. Hastaneye gideceği bir gün benim de onunla gelip gelmeyeceğimi sordu, tabii ki her zaman yanında...
0
15