Sosyal Hizmetin Bilgi Çerçevesi ve Bilgi Türleri

Sosyal Hizmetin Bilgi Çerçevesi ve Bilgi Türleri
A+
A-

Sosyal hizmet uygulaması birçok beceriyi gerektiren eylemler bütünüdür. Sosyal hizmet uygulamalarının belli bilgi çerçevesinde olması kaçınılmazdır çünkü sosyal hizmet belli bir plan dahilinde birçok disiplinden yararlanarak kendi bilgi çerçevesini oluşturmakta, bunu yaparken hem geçmiş deneyimlerden yararlanmakta hem de güncel konulardan beslenmektedir. Bu nedenle sosyal hizmet uygulamalarında kapsamlı bir bilgi temeline, mesleki beceri ve değere gereksinim duyulmaktadır. Müdahalede harekete geçerken bilgi temeline gereksinim duyulmaktadır. Bu bilgi temelinden kasıt, benzer arka planları olan, bilgi ve deneyimleri yüzyıllar boyu aktarılmış uygulayıcılar, araştırmacılar ve kuramcıların bilgi birikimidir. Bu araştırmacı, uygulayıcı ve kuramcıların bilgilerini aynen almak ya da olduğu gibi kabul etmek zorunluluğu olmadığı gibi eleştirel bir bakış ile geliştirmek ve müdahale planında farklı koşullarda farklı yollar çizebilmek gerekmektedir. Başka bir deyişle mesleki deneyimlerden etkili olmayanları görmek ve bilgi birikiminin gelişimini sağlamak çok önemlidir.

Sosyal hizmetin bilgi temeli geniş olmakla birlikte aynı zamanda karmaşık bir yapıya da sahiptir. Sosyal hizmetin bilgi temeli uygulama, kuram, politika ve araştırma ile sosyal sorunların ortaya çıktığı sosyal, ekonomik ve politik koşullarda oluşan gelişmelerin bir sonucu olarak daima gelişmektedir (Thompson, 2013).

Sosyal hizmetin bilgi temeli, sosyal hizmetin doğasından kaynaklanan geniş bir kapsama sahiptir. Bu anlamda sosyal hizmetin eklektik bir bilgi temelinin olduğu söylenebilir. Sosyal hizmetin eklektik bilgi temeli diğer tüm disiplinlerden beslenerek sosyal hizmetin kendi sistematik bilgi temelini oluşturduğu gibi tüm güncel değişim, değişiklik ve gelişmeler de bu sistematik bilgi temelini geliştirmektedir.

Sosyal hizmetin bilgi temelinin zenginliği birçok disiplinden besleniyor olmasından kaynaklandığı gibi sosyal hizmetin bilgi gövdesinin karmaşıklığı ise yine sosyal hizmetin uygulama alanının geniş olması ve birçok disiplinin de ortak alanı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu anlamda sosyal hizmet uzmanının ne bilmesi gerektiği ile ilgili soru her ne kadar karmaşık gibi görünse de bu bilgi temelinin sistematik bir çerçevesi vardır. Sosyal hizmetin bilgi temeli tüm disiplinlerden beslenmekte ve güncel değişimler ile gelişmekte fakat sosyal hizmetin kendine özgü yöntem ve tekniği bu geniş sınırları sistematize etmektedir.

Bilgi, insanın dünyayı algılayışı ve dünya içindeki yeri olarak tanımlanmakta olup; bilgi, doğru olarak kabul edilen gerçeklikle ilgili olan veya onaylanabilir ve yüksek bir gerçeklik olasılığı olduğuna karar verilen bilişsel içerik (görüş ve inançlar) olarak tanımlanmaktadır. Bilgi bir başka aktarımda, insan beyninin kapsayabileceği her türlü görüngü, olgu, olay, gerçek, ilke ve varoluşlar olarak ifade edilmektedir. Bilimsel bilgi ise araştırmaya temel olan her türlü gerçek, varsayım, ve düşünce olanakları ve araştırma sonunda ortaya çıkan tekil düşüncelerdir. Bilimsel bilgi bilime veri olabilen her şeydir (Tomanbay, 1999).

Sosyal hizmet için bilgi; deneyim, eğitim yoluyla edinilen bilgi, beceri ve gerçeklerden oluşurken, aynı zamanda şeylerin açıklanması amacıyla önermeler ve düşünceler sistemi olarak kuramların bilgisi de sosyal hizmetin bilgi temeli için öneme sahiptir. Olanı ve olanın nedenini açıklamak, kuramı işaret ederken olanın nedenini açıkladıktan sonra onu anlama ve anlamlandırma ise bilgiye işaret etmektedir. Sosyal hizmet belli bir bilgiye ulaşmak için kuramlardan, deneyimlerden açıklamaları toplayarak, analiz etmekte; analiz ettiği veriyi sentezleyerek bir yargıya ulaşmaktadır. Bu anlamda sosyal hizmet uygulama ve araştırmadan yararlanarak bilgi oluşumunu sağlamaktadır (Duyan, 2010). Sosyal hizmet hem kuramsal bilgiye sahip olmak ile hem de uygulama bilgisine sahip olmakla yükümlü olup olana bu bilgiler bütününde bakmaktadır.

Sosyal hizmet uzmanları insanların sorunları çözmelerine yardımcı olabilecek ve sorunların çözümünü sağlayacak bilgi birikimine ihtiyaç duyar. Bu konuda yapılan araştırmalar giderek artmakta ve sonucunda önemli ölçüde bilgi birikimi ortaya çıkmaktadır. Diğer disiplinlerden de toplanan bilgi ile sosyal hizmet bilgi birikimini uygulama ortamlarına aktarmaktadır. Sosyal hizmetin bilgi gövdesinde, bireylerle, ailelerle, gruplarla ve toplumla sosyal hizmet kuram ve teknikleri bilgisinin yanı sıra toplum kaynakları ve hizmetleri bilgisi ile sosyal hizmet programları ve bu programlarının amaçları bilgisinin yer alması gereklidir. Ayrıca toplum örgütlenmesi kuramı bilgisi, sağlık ve sosyal refah hizmetlerinin gelişimi bilgisi, temel sosyo-ekonomik ve siyasal kuram bilgisi ile toplumdaki ırksal, etnik ve diğer kültürel gruplar ve bunların değerleri, yaşam tarzları ve çağdaş toplumda karşılaştıkları güçlükler bilgisi sosyal hizmet uygulamaları için gereklidir (Duyan, 2010). Etkili bir uygulama için sosyal hizmet uzmanının hem kendini tanıması hem de kendi kültürünü bilmesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra diğer kültürlerin bilgisine sahip olmalı ve farklılıkları kavrayıp bu farklılıklar ışığında değerlendirmelerini objektif olarak ortaya koyması gerekmektedir (Özgür, 2014). Özellikle sosyal hizmet uzmanının kendinin bilgisine sahip olması ve kendi hakkında değerlendirmeler yapıyor olması, başkalarını bilmede ve değerlendirmede ön koşul olmaktadır.

Sosyal hizmetin bilgi gövdesinde mesleki ve bilimsel araştırma kaynakları bilgisi, sosyal planlama kavramları ve teknikleri bilgisi, süpervizyon kuramları ve kavramları bilgisi ile sosyal hizmet uzmanlarına yönelik mesleki süpervizyon bilgisi yer almalıdır. Bu bilgilerin yanı sıra personel yönetimi kuramları ve kavramları bilgisi, sosyal ve psikolojik istatistikler ve diğer araştırma yöntem ve teknikleri bilgisi ile sosyal hizmet yönetimi kuramları ve kavramları bilgisine de gereksinim bulunmaktadır.

Sosyal hizmetin bilgi gövdesinde müracaatçılara etki eden sosyal ve çevresel faktörler bilgisi, psiko-sosyal değerlendirme, müdahale ve tanı kuramları ve teknikleri bilgisi de yer almaktadır. Sosyal hizmetin bütüncül ele alış yöntemi gereği ve bireyin çevresi içinde değerlendirilmesi gerekliliğinden kaynaklı sosyal çevrenin ve çevresel faktörlerin bilgisinin değerlendirilmesi uygulamanın planını ve koşullarını belirlemede yol gösterici olmaktadır (Duyan 2010).

Sosyal sistem kuramı, sosyal sistem değişimi teşvik yöntemleri bilgisi, insan gelişimi, aile ve sosyal etkileşim kuramları bilgisi de sosyal hizmetin bilgi gövdesinde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle insan gelişimi bilgisine sahip olmak ulaşılan yaşam döngüsü evresine ilişkin bilgi sahibi olmayı beraberinde getirmektedir. O yaşam döngüsünde sorunların ne olduğuna, yaşanılan güçlük ve sorunlarla nasıl baş edileceğine ilişkin önemli veriler insan gelişim bilgisi ile sağlanabilmektedir.

İnsanlar bebekliklerinden yaşamlarının sonuna kadar fiziksel ve psikolojik birçok evreden geçmektedir. Yaşam döngüsünün yanında insanın geçirdiği bu değişiklikler genelde ailenin yanında gerçekleşmektedir. Bu nedenle her ailenin yaşam sürecinde içinden geçtiği bir evre vardır. Her evrede aile ve üyeleri yeni ve farklı durumlarla karşılaşmaktadırlar. Geçirilen bu evrelerde karşılaşılan durumlara karşı aile üyeleri deneyim kazanmakta ve bu evreleri geçirebilmek için bilgi ve beceri kazanmak durumundadırlar. Ailenin bu durumunu tanımlamak için aile yaşam döngüsü kavramı kullanılmakta olup bu kavram ailenin zaman içinde değişen bir sistem olduğunu vurgulamaktadır ve ailenin bu değişim süreci içinde geçirdiği evreleri betimlemektedir (Goldenberg ve Goldenberg, 1990). Sosyal hizmet uzmanı, aile yaşam döngüsü bilgisine sahip olmalı ve bu evrelerin bilgisi ile sosyal hizmet uygulamalarını ve müdahalelerini gerçekleştirmelidir.

Sosyal sistemlerin yapısının anlaşılması ve müdahalesinin edinilen bilgiler ışığında gerçekleştirilmesi sosyal hizmet uzmanının müdahale planını şekillendirirken aynı zamanda sosyal eylem gerektiren durumlarda sosyal hizmet uzmanının harekete geçmesini sağlamaktadır.

Sosyal hizmetin din ve tinsellik bilgisine sahip olması önemlidir. İnsanlar için din ve tinsellik hayatlarının önemli bir parçası olabilir. Bu anlamda insanlara yardım etmede din ve tinsellik ile ilgili bilgi sahibi olmak gerekmektedir. Bu anlamda insanlar ile ilgili değerlendirmelerde bulunurken insanların bu yönünü göz ardı etmek yalnızca etkili olmayan bir uygulamanın gerçekleşmesine neden olmaz, aynı zamanda dinî duyarlılıklarına saygısızlık yapılarak baskıcı bir uygulamaya da neden olunabilir. Tinsellik bilgisi, dinsel bir anlayışın dışında yaşama verilen anlam, kişinin kendine yüklediği anlam gibi kişinin kendi dünyası ve çevresi hakkında geliştirdiği ve inandığı geniş bir anlayışı kapsamaktadır. Sosyal hizmet uzmanının bu konuyu ihmal etmesi de yardım etme girişiminde olunan kişinin zararına olmaktadır (Thompson, 2013).

Küçük grup kuramı ve davranış dinamikleri bilgisi, grup etkileşimi ve terapötik müdahale kuramları ile kriz müdahalesi kuramları ve teknikleri bilgisi sosyal hizmetin bilgi gövdesinde yer almaktadır. Sosyal hizmet uzmanlarının karşılaştığı sorunlar genellikle insanların birbirleriyle olan etkileşimleriyle ilgilidir. Bu etkileşimlerde neyin etkili olduğunu anlamak uygulama yapanlar için önemlidir. Son olarak savunuculuk kuramı ve teknikleri bilgisi, etik standartlar ve profesyonel sosyal hizmet uygulaması bilgisi, eğitim ve öğretim kuramları ve teknikleri bilgisi, sosyal refah alanındaki gelişmeler ve politikalar bilgisi ile sosyal hizmetlere etki eden yasal düzenlemeler bilgisi sosyal hizmetin bilgi gövdesi içinde yer almaktadır (Duyan, 2010). Sosyal hizmetin ve sosyal hizmet uzmanlarının bilgi temeline ilişkin sahip olması gereken özellikler ve bilgi temeline ilişkin önemli noktalar aşağıda yer alan maddeler ile belirtilmiştir.

  • Sosyal hizmet uzmanlarının kapsamlı bir beşerî bilimler temeline sahip olması gerekmektedir. Beşerî bilimler temeli, insan topluluklarının ve insan koşullarının doğasını anlamak için kullanılan sosyal bilimleri (sosyoloji, psikoloji, antropoloji, tarih, siyaset bilimi ve ekonomi) de kapsar. Doğal bilimler, insani koşulların fiziksel görünüşü hakkında bilgi sağlar ve bilimsel düşüncenin kazanılmasına katkı verir. İnsanlık üzerine yapılan çalışmalar, yaratıcı ve eleştirel düşüncenin gelişmesine yardımcı olur. İnsan topluluklarının kültürlerinin ve yaratıcı çabalarının incelenmesi, insan doğasını anlamaya yardımcı olur.
  • Sosyal hizmet uzmanları kapsamlı ve yenilikçi bir eğitim deneyimini tamamlamıştır ve bu sayede kendi kapasitelerini geliştirmiştir. Sosyal hizmetin bilgi çerçevesi kapsamında; kişiler, kişiler arasındaki etkileşimler ve işlevsellik kazandıkları sosyal durumlar hakkında geçerli, temel bilgiler de yer almaktadır. Bu, kişiler hakkında duygusal, bilişsel, davranışsal ve gelişimsel bakış açıları ile ilgili bilgileri içermektedir. Bu bilgi, insani durumlar arasındaki farklılıkları ve farklılığın işleyişi ve insan gelişimi üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmalıdır. Bu bağlamda kişiler arası etkileşimin derinlemesine anlaşılması da oldukça önemlidir. Bu bilgi, bire bir ilişkiler, aile ilişkileri ve küçük gruplar arasındaki ilişkiler gibi kavramları kapsar. Bu bilgi aynı zamanda toplumsal örgütlenmeleri ve çağdaş toplumun bir parçası olan kurumları ve de insan işlevselliğini etkileyen sosyal sorunları ele almaktadır.
  • Uygulama kuramı yardım etkileşimlerinin doğasını, yardım işlemini ve çeşitli durum ve sistemlere uygun çeşitli aracılık stratejilerini ele alarak sosyal hizmetin bilgi çerçevesinde önemli yer tutmaktadır. Bu teori, profesyonel ve toplumsal yapıyı ve yardıma gereksinimi olan bireylere hizmet sağlayan kurumları, ayrıca gereksinimlerin daha uygun bir şekilde karşılanabilmesi için bir hizmet yapısı geliştirmeye ilişkin bilgileri içinde barındırır.
  • Sosyal hizmet, ayrıca, belli başlı durumlar ve belirli müracaatçı gruplarıyla çalışabilmek için özel bilgiye gereksinim duyar; bu alanda çalışan her uzmanın bilgi seçimi, uygulama durumlarına ve kariyer amaçlarına göre çeşitlenir.
  • Sosyal hizmet uzmanlarının yansıtıcı, hayal gücü kuvvetli ve çeşitli kaynaklardan edinilen bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanma kapasitesi büyük önem taşır. Özellikle insanların içindeki ve çevrelerindeki gücü fark etmek ve bu gücü kullanarak geleceğe ait bir vizyon oluşturmak önemlidir (Johnson 1998).

Pawson ve diğ. (2003), sosyal hizmetin bilgi çerçevesinin beş kaynaktan beslendiğini ifade etmektedir (akt. Adams, Dominelli ve Payne, 2015). Bunlar:

  • Örgütsel bilgi- hükümet ve politikalarla ilgili bilgiler,
  • Uygulayıcı bilgisi- kişisel, içerik odaklı, çoğunlukla sözsüz tepkilerle ilgili bilgiler,
  • Kullanıcı bilgisi- ilk elden deneyimler ve çoğunlukla konuşulmamış ve az değer biçilmiş bilgiler,
  • Araştırma bilgisi- araştırmalar sonucu elde edilmiş bilgidir fakat derinlemesine araştırmanın devam ettiği geniş bir araştırmayı kapsayan bilgiler,
  • Politika toplumu- toplumsal ve politik etmenlerle ilgili bilgilerdir.

Sosyal hizmetin bilgi çerçevesi bu bilgilerden beslenerek uygulamaların gerçekleşmesini sağlamaktadır. Sonuçta genel olarak sosyal hizmetin bilgisi birbiriyle örtüşen aynı zamanda birbiriyle birleşen kuramsal bilgi, olgusal bilgi ve uygulama bilgisi olmak üzere üç başlık altında kategorize edilmektedir.

Kuramsal Bilgi

Kuramsal bilgi; kavramların, inançların, değerlerin, önerilerin, varsayımların, hipotezlerin ve prensiplerin bütününden oluşmaktadır. Kuramsal yaklaşımlar, açıklanmak istenen şeyleri anlamlandırmaya çalışmaktadır. Sosyal hizmet anlamlandırma sürecinde kuramsal bilgiden yararlanmaktadır. Kuramsal bilgi veya kuram;

  • İnsanları, durumları ve olaylara ilişkin anlayışımızı açıklayan kuramlar,
  • Sosyal hizmetin rolü, görevi ve amacını açıklayan kuramlar,
  • Uygulamayla doğrudan ilişkisi olan kuramlar, uygulama yaklaşımları ve bakış açıları gibi birbiriyle örtüşen üç alan olarak kategorize edilebilmektedir.

Bu ele alış biçimi sosyal hizmete etki eden farklı kuramlara ilişkin sınıflama da sağlamaktadır. Bir arada ele alındığı zaman, bu farklı kuramlara ilişkin sınıflamalar;

  • Karşılaşılan sorunların doğası,
  • Bu sorunlarla ilgili olarak sosyal hizmet uzmanlarının rolü ve sorumlulukları,
  • Bu sorunların çözümü için tavsiye edilebilecek veya kullanılabilecek uygulama becerileri ve müdahalelerdir (Trevithick, 2008).

Sosyal hizmet bir dizi teorik bakış açısına ve gerektiği zaman onlardan yararlanabilme becerisine ihtiyaç duymaktadır. Aynı zamanda sosyal hizmet karşılaştığı durumlara dair etkin bir biçimde kendi teorik anlayışını da geliştirmektedir (Thompson, 2013). Sosyal hizmet uzmanı kuramsal bilgi temeline dayalı uygulama ve müdahalede bulunabilmek için seçeceği kuramsal bilgiyi duruma ve uygulama düzeyine göre belirleyebilmeli ve hangi durumlarda hangi kuram bilgisine dayalı uygulama yapması gerektiği ile ilgili değerlendirmeyi yapabilmelidir. Sosyal hizmet uzmanı bilgiyi kullanırken sistematik, kuramsal, eleştirel ve yaratıcı olmalıdır.

İnsanları, davranışları, durumları ve olayları açıklayan kuramlar temelde başka disiplinlerin kuramları olabilir. Örneğin sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, hukuk, sosyal politika, ekonomi, felsefe, tarih, siyaset bilimi, tıp gibi disiplinlerin kuramlarından yararlanmaktadır. Bu disiplinlerden bazıları birbiri ile örtüşebilmekte ve belli ölçülerde birbirlerinden etkilenebilmektedirler (Duyan, 2010).

Psikodinamik kuram, psikososyal vaka çalışması, hümanist psikoloji, bilişsel davranışsal yaklaşım, sistem kuramı, radikal sosyal hizmet gibi kuram ve yaklaşımlar sosyal hizmetin temel kuram ve yaklaşımları olarak sıralanabilir. Sosyal hizmet kuram yaklaşımlarının birçok disiplinin kuram yaklaşımlarından yararlandığı görülmekte ve ayrıca kendi kuram ve yaklaşımlarını da uygulama ve müdahalelerinde yer aldığı söylenebilmektedir.

“Sosyal hizmet kuramları” ve “sosyal hizmet için olan kuramlar” vardır. Sosyal hizmet kuramları, mesleği ve mesleğin amacını, alanını ve toplumdaki yerini açıklamaya odaklanmıştır. Sosyal hizmet için olan kuramlar, müracaatçı ve yardım eylemine odaklanmaktadır. Bu kuramlar insan davranışını, sosyal çevreyi, değişimin nasıl gerçekleştiğini, değişimin uzman tarafından müracaatçı için nasıl kolay ve hızlı gerçekleşebileceğini açıklamaktadır.

Kuramsal çerçeve; kişinin insanları anlamasına, insanların işlevine ve nasıl değiştiklerini kavramasına yardım eden fikirlerdir.

Müracaatçılar ve alanda hizmet veren meslek elemanları da insanlar, olaylar ve durumlar hakkında sosyal hizmetin bilgi birikimine katkı sağlamaktadır. Bu bilgi, “deneyimden gelen uzmanlık” olarak adlandırılmaktır. Deneyimden gelen uzmanlık, olanı ve olan şeyin nedenini kuram haline getirme ya da açıklama ve bu açıklamaları bir tür mantıklı anlayış çerçevesine getirme girişimidir (Trevithick 2008).

Sosyal hizmet uygulamasında özellikle belli bir olayda kullanılan sosyal hizmete özgü yaklaşım veya kuram olabilir. Bunun yanında çoğu zaman durum böyle değildir. Durum, olay ve kişilere göre yapılan uygulamanın içeriği ve yapısı değişebilmektedir. Sosyal hizmetin eklektik bilgi yapısının bir getirisi ve farklılıkların bir sonucu olarak birçok disiplinin kuram ve yaklaşımları bir arada kullanılabilir. Uygulamanın sistematiği, uygulama yapılacak ya da müdahale edilecek alanın özelliklerine göre kurgulanmaktadır. Birçok disiplinin kuram ve yaklaşımlarından yararlanıyor olması sosyal hizmet müdahale ve uygulamalarının bir sistematiği olmadığı anlamına gelmemektedir. Aksine bilgi temelinin zenginliğini ve sorunlarına ilişkin çözüm yollarının farklılığını ortaya koymaktadır.

Olgusal Bilgi

Olgusal bilgi, kuramsal bilgiye benzer özellikte geniş bir kapsama sahiptir. Sosyal hizmet için geçerli olan bilginin sınırlanması ve sosyal hizmet için geçerli kapsamın hakimiyetinin uzmanlar tarafından sağlanması önemlidir. Olgusal bilgi beş önemli alan ile kategorize edilmektedir (Trevithick 2008).

Sosyal hizmetin olgusal bilgi temelinde yer alan, güncel ve araştırma bilgisini bünyesinde barındıran beş önemli alan; hukuk/mevzuat, sosyal politika, kurum politikası, işlemler ve sistemler belirli insan grupları ile ilgili bilgi ve belirli bireysel ve toplumsal sorunlar olarak ifade edilmektedir. Kendine özgü özellikleri olan bu beş alan önemli açılardan birbiri ile örtüşmektedir. Aynı zamanda bu beş alan insanları, durumları ve olayları anlamak amacıyla sosyal hizmetin yararlandığı diğer kuramsal bilgilerle bağlantı kurmaktadır.

Olgusal bilgi başlığı altında toplanan bu beş önemli alan birbiri ile örtüşmekte ve birbirleri arasında bağlantı kurulabilmektedir. Aynı zamanda bu alanların her biri farklı türde bilgiyi de içermektedir. Mevzuat ve sosyal politika hükümet politikası tarafından şekillendirilmekte ve kurum politikalarını ve işlemlerini düzenlemektedir. Sosyal politika, mevzuat ve kurum politikasının farklı grupların yaşadığı bireysel ve toplumsal sorunlara ilişkin anlayışı temel almakta olduğu dikkat edilmesi gereken bir diğer noktadır (Trevithick 2008). Sosyal hizmet uzmanları sosyal politikaların hizmet sağlanmasını etkilediğinin farkındadır. Buna bağlı olarak sosyal hizmet uzmanları aktif olarak politika uygulamalarıyla ilgilenir.Sosyal hizmet uzmanları sosyal politikaların ve hizmetlerin tarihini ve günümüzdeki yapılarını bilir ve bu bilginin politika geliştirmedeki rolünü de göz önünde bulundurmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları sosyal refahı geliştirecek politikaları analiz etmekte, formüle etmekte ve savunmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları etkili politika eylemi için meslektaşları, meslek elemanları ve müracaatçıları ile iş birliği içerisinde bulunmaktadır (Zastrow, 2014).

Sosyal hizmet için profesyonel eğitimlerden (tıp, hemşirelik, psikiyatri vb.) olgusal bilgiyi edinmek sosyal hizmetin profesyonel kimliğini destekleyen önemli ve temel bir etkinliktir. Sosyal hizmete ait belli temel olgulara sahip olmamak, mesleğin profesyonel geçerliliğini olumsuz yönde etkilemektedir (Trevithick 2008). Bu anlamda sosyal hizmet bilgisi eş güdümlü olarak tüm bilgileri mesleki olarak edinmek durumundadır.

Uygulama Bilgisi

Uygulama bilgisi, bilgi çerçevesinin son bölümü olup bilginin uygulamaya nasıl aktarılacağı ile ilgilidir. Bilginin aktarımında nasıl bir yol çizileceği ve izleneceği ile ilgili uygulama bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır. İzlenilecek yol bu anlamda öncelikle bilgiyi edinmek, sonrasında bilgiyi kullanmak ve son aşamada bilgiyi üretmek şeklindedir. İzlenilen bu yol hazırda olan bilginin kullanımını mümkün kılarken aynı zamanda, izlenilen yolda edinilen yeni bilgilerle, yeni açıklamalar ve uygulama bilgilerini de beraberinde getirmektedir. Bu bilgi ışığında uygulama bilgisinin büyük oranda kişisel bilgiden beslendiği görülmektedir. Kişisel bilgi hem uygulama yapanların edindiği yaşam deneyimlerini kapsamakta hem de müracaatçıların ve bakım personelinin edindiği kişisel bilgileri kapsamaktadır.

Uygulama bilgisi, kuramsal ve olgusal bilginin etkili uygulanmasına ilişkin bilgi sağlamak için kullanılmaktadır. Uygulama bilgisi teorik bilginin kullanılabilir yani pratiğe dönüştürülebilir hâle getirilmesine ilişkin bir bilgi türüdür (Trevithick 2008). Uygulama bilgisi müracaatçının amaçlarına ulaşılması için tasarlanmış, kanıta dayalı müdahalenin tanımlanması, analiz edilmesi ve yürütülmesini içermektedir. Uygulama bilgisi araştırmada teknolojik gelişmelerin kullanılmasını, program sonuçlarının ve uygulama verimliliğinin tespit edilmesini içermektedir. Uygulama bilgisi aynı zamanda politikalar ve hizmetlerin geliştirilmesi, bu politika ve hizmetlerin analiz edilmesi ve savunulmasını kapsamaktadır. Sosyal politika ve hizmetlerin uygulamasında liderlik edilmesi, sosyal ve ekonomik adaletin ilerletilmesi de aynı kapsam içerisinde yer almaktadır (Zastrow, 2014). Uygulama; fikirler, varsayımlar, anlayış çerçevesi gibi etmenlerden ayrı değerlendirilememektedir. Uygulama yapanlar uygulamalarını kurama açık ve net bir şekilde dayandırmasalar bile kuram ve uygulama zorunlu olarak birbirine bağlıdır (Thompson, 2013). Sosyal hizmet uygulamasında sadece uygulama bilgisinden yararlanmak ya da sadece kuram ve bilgiden yararlanmak uygulamayı yanlışa sürükleyebilmektedir. Bu anlamda mutlaka kuram, olgu ve uygulamanın örtüşmesi gerekmektedir.

Sosyal hizmette bilginin uygulamaya aktarılabilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda uygulamaya aktarılabilen bilginin farklı durum ve bağlamlarda kullanılabilmesi gerekmektedir. Bilginin uygulamaya uygun olup olmadığı ancak bilginin uygulamaya aktarılması ile gözlemlenebilir. Bir başka durumda gerçekleştirilen bir eylem ya da uygulanacak bir süreç bilgi ile örtüşmeyebilir. Bu durumda bilginin uygulama ile örtüşmediği ortaya çıkabilmektedir. Bir başka durumda ise yapılan uygulama ile bilginin örtüşmesi hâlinde bilginin o durum ve eylemde kullanılabilir olduğu fakat başka bir durum ve eylemde geçerli olmadığı sonucuna da varılabilir (Duyan, 2010).

Sosyal hizmetin kuram ve bilgisi sosyal hizmetin uygulama bilgisi ile karşılıklı bir bağ içerisinde olup birbirini destekleyen ve birbirine bilgi üreten konumdadır. Aynı zamanda bilgilerin karşılıklı olarak sağlamasının yapıldığı ve farklı durum, zaman ve mekanda uygulamalara yol çizdiği bu anlamda da yeni bir bilgi ürettiği görülmektedir. Sosyal hizmette uygulamanın yani uygulamadan edinilen bilginin kuramsal bilgiye göre çok yönlü, farklı koşullarda ve farklı düzeylerde bilgi sağladığı görülmektedir. Bu durum alanda çalışan sosyal hizmet uzmanlarının uygulamadaki gücünü arttırırken, sosyal hizmet uzmanı olarak yetişecek olan tüm uzman adaylarına da alanı tanımada önemli veriler sağlamaktadır.

İnsan söz konusu olduğunda hakkındaki bilginin genelgeçer olmadığı, her zaman istisnai durumların olduğu görülmektedir. Bu anlamda sosyal hizmetin uygulama bilgisi hem genellenebilir bilgiyi sağlamakta hem de özel alanlara ilişkin bilgi vermektedir. Sosyal hizmet uzmanı uygulamadan elde ettiği bilgiyi sistematik bir şekilde çizdiği yol ve yöntem ile ortaya koymaktadır. Bu yolu sosyal hizmet uzmanı belli temel sorulara cevap arayarak çizmektedir.

Kuramlar, varsayımlar ve fikirlerin yanı sıra ve de genellikle sosyal hizmet uzmanları müracaatçı ile yaptığı görüşme ve gözlemlerden edindiği bilgi ve deneyim üzerine yeni bilgilerini inşa etmektedir. Uzmanın edindiği deneyimlerden ortaya çıkan uygulama bilgisi ile uzman hangi tür müracaatçı ile çalıştığını karşılaştığı sorunun ne tür bir sorun olduğunu, hangi durum ve şartta bir uygulama yapması gerektiğini sorgulayarak bilgi birikimini pratiğe aktarmaktadır. İnsanın biricik olmasından kaynaklı müracaatçıya bir bilgi gözü ile bakan uzman her ne kadar kuram ve uygulama bilgisine sahipse de karşılaştığı müracaatçıdan yeni bir bilgi edinebileceğini bilerek müdahaleye yaklaşmaktadır.

Sosyal hizmet uzmanına göre bilginin değerli olabilmesi için, mesleğin amaçları ile uyumlu olması ve kullanılabilecek bir şekilde sunulması gerekmektedir. Sosyal hizmet uzmanlarının değer vereceği ve güveneceği bilgi kaynakları; meslektaşlarla bilgi alışverişinde bulunma, mesleki uygulamalar üzerine düzenlenen çalıştaylardan bilgi edinme ve bu düzlemde konuşulan konular üzerine akıl yürütme ve araştırma yapma, kuram kitapları ve bilimsel makalelerden bilgi edinme şeklinde sıralanmaktadır. Sosyal hizmet uzmanları daha ulaşılabilir, daha hızlı, daha kişisel ve daha etkileşimsel bilgi kaynaklarına eğilim göstermektedir (Trevithick, 2008).

Sosyal hizmet uzmanları bu anlamda aşağıda yer alan, önemliden bir öncekine göre daha az önemli olarak sıralanmış bilgi ve kanıt sağlayan çalışmaları yararlı bulmaktadır. Bunlar (Cha, Kuo ve Marsh, 2006):

  • Sosyal bir sorun ya da klinik değerlendirme,
  • Sosyal hizmet uygulamasının etkililiği,
  • Belli bir nüfus grubu,
  • Sosyal hizmet etiği,
  • Sosyal hizmet mesleği,
  • Savunuculuk,
  • Kuramsal bakış açıları,
  • Eğitim,
  • Araştırma metodolojisi,
  • Sosyal hizmet araştırmasında epistomolojik sorunlar.

Sosyal hizmet, bütün öteki meslekler gibi, çeşitli kaynaklardan bilgi almakta ve uygulamada kendi süreçlerinden elde ettiği diğer bilgileri de kullanmaktadır. İnsana dair bilgilerin genellenemez olduğu ve her zaman istisnalar olduğu çok açıktır. Bu nedenle insan hakkındaki bilginin tamamen kesin olduğundan ve yeterli olduğundan ya da genel geçer olduğundan bahsedilememektedir. Sosyal hizmet uzmanı bu bilgi ışığında değerlendirmelerini yapmakta ve müdahalelerini bu bilgiyi göz önünde bulundurarak planlamaktadır.

Sosyal hizmet uzmanı bilgi çerçevesindeki tüm bilgi türlerini pratik bir şekilde gözden geçirerek uygulama yapmaktadır. Aksi halde bilgi temelinin göz ardı edilerek ele alınması durumunda uygulamada aşağıdaki sorunların ortaya çıkması kaçınılmazdır (Thompson, 2013):

  • Eylemler, mevzuat veya politika ile uyumlu olmayabilir,
  • Durumun bazı yönlerini anlayamamaktan kaynaklı uygunsuz eylemler ortaya çıkabilir,
  • Uygun ve yararlı eylemler ortaya koyacak fırsatlar, bunların önemine dair farkındalığın eksik olmasından dolayı kaçırılabilir,
  • Eylemler, istemsiz olarak ayrımcılığı ve baskıyı pekiştirebilir veya diğer etik ilkelere ters düşebilir,
  • Öğrenme ve mesleki gelişim fırsatları kaçırılabilir,
  • Başkalarının gözünde mesleğin itibarı ve kabulü zora girebilir,
  • Mesleki doyuma erişme fırsatları kaçırılabilir.

Bilgi temelinin uygulamada göz ardı edilmesi durumunda ortaya çıkabilecek aksaklıkların dışında uzmanların bilgi ortaya koyması, bilgi üretmesini ve kendilerini geliştirmelerini de engelleyecek durumlar ve etmenler vardır. Bunlar (Karataş, Demiröz ve İçağasıoğlu Çoban 2002):

  • Sosyal hizmet uzmanlarının çalışmalarına yön veren yasal düzenlemelerdeki yetersizlikler,
  • Meslek elemanı olmayan yöneticilerle çalışmak,
  • Süpervizyon eksikliği,
  • Kuruluşlarda yeterli sayıda meslek elemanı olmayışı,
  • Kaynak yetersizliği,
  • Aşırı bürokratik yapı,
  • Aşırı bürokratik görevlerle yüklenmek,
  • Mesleki deneyim eksikliği,
  • Çalışılan bölgenin sosyo-kültürel özellikleri,
  • Mesleğin gerekleri ile yöneticilerin beklentilerinin uyuşmamasıdır.

Sosyal hizmet uzmanının bilgi temelini oluşturabilmesi ve kullanabilmesi aynı zamanda uygun şartlarda çalışması, baskıdan uzak ve mesleki olarak hür olması ile mümkündür.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.