İki Kardeşin Fedakarlığı Hikayesi

İKİ KARDEŞİN FEDAKARLIĞI
İki kardeş çiftliklerinde birlikte çalışıyorlardı. Kardeşlerden biri bekârdı ve yalnız yaşıyordu. Öteki ise evliydi ve kalabalık bir ailesi vardı.
Her günün sonunda kardeşler, ne kadar kazanmışlarsa eşit olarak paylaşırlardı.
Bir gün bekâr kardeş, kendi kendine şöyle düşündü:
“Paramızı eşit şekilde paylaşmamız, bence hiç de doğru değil. Ben evli değilim, bir eşim ve çocuklarım yok. Ayrıca çok fazla bir ihtiyacım da olmuyor.”
Bunları dedikten sonra her gece, kendi ambarından bir çuval tahıl alıp evlerinin arasındaki bahçeden sürükleyerek, kardeşinin ambarına götürmeye ve onun ambarına boşaltmaya başladı.
Kazandıklarını eşit olarak paylaşmak, kardeşlerden evli olanının da aklını kurcalamıştı.
Bir gece o da şöyle bir karar aldı:
“Paramızı eşit olarak paylaşmamız bence hiç de doğru değil. Sonuçta ben evliyim ve ileride bana bakacak bir eşim ve çocuklarım var. Oysa kardeşimin ileride kendisine bakacak hiç kimse yok.”
(…)
Aynı biçimde o da her gece kendi ambarından bir çuval tahıl alıp evlerinin arasındaki bahçeden sürükleyerek kardeşinin ambarına boşaltmaya başladı.
Aradan geçen onca süre içinde, ambarlarındaki tahılın azalmadığını gördükçe iki kardeş de hem şaşırıyorlar, hem de buna bir anlam veremiyorlardı.
Bir gün, yine çok karanlık bir gecede birbirlerinin deposuna tahıl çuvalları taşırken karanlıkta çarpıştılar. İkisi de işte o an anladılar birbirlerinin depolarından çuvallar aldıklarını ve taşıdıklarını.
Gülerek tahıl çuvallarını yere bıraktılar. Birbirlerine sıkı sıkı sarıldılar. İkisinin de aklından aynı düşünceler geçiyordu:
“Böyle düşünceli ve fedakâr bir kardeşim olduğu için sana şükürler olsun Allah’ım!”
Saide Nur DİKMEN






