5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 247

Sözlük
A
- abluka: Bir ülkenin veya bir yerin dış dünya ile olan her türlü bağlantısını kuvvet kullanarak kesme.
- akıcı: Kolay anlaşılabilen, okunabilen.
- aksak: Aksayan, hafifçe topallayan.
- alıntı: Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça.
- allamak: Kırmızı duruma getirmek.
B
- bağımsızlık: Bağımsız olma durumu.
- bağlam: Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı.
- bellemek: Öğrenip akılda tutmak.
- bildirge: Bir kimsenin resmî bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge.
- bucak: İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri.
- buyruk: Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz.
C
- car: Çağrı, tellal ile duyurma, ilan.
- cisim: Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk.
- cürüm: Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış.
Ç
- çağıldamak: Sular akarken taşlara, kayalara çarparak “çağıl çağıl” ses çıkarmak.
- çağrıştırmak: Akla getirmek, hatırlatmak.
- çekirdek: Bir şeyin temelini oluşturan.
D
- densiz: Yakışıksız ve saygısızca davranan kimse.
- devir: Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası.
- devirmek: Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak.
- didinmek: Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.
- dilimlek: Bir bütünü ince ve yassı parçalara ayırarak kesmek.
- diyalog: Karşılıklı konuşma.
- dize: Şiirin satırlarından her biri, mısra.
- donanma: Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü.
E
- editör: Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş.
- egzersiz: Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılan uygulama.
- enik: Kedi, köpek vb. çok memeli hayvanların yavrusu.
- enstrüman: Müzik aleti.
- esinlenmek: Bir şeyden ilham almak, içine doğmak.
- esnaf: Küçük sermaye ve zanaat sahibi.
- etkileşim: Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi.
- evvela: İlk olarak, başlangıçta, önce.
F
- faaliyet: Canlılık, hareket.
- ferahlamak: Sıkıntısı, tasası azalmak.
- fosil: Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri.
G
- gırgır: Açık denizlerde balık avlamakta kullanılan büyük ağ.
- göç: Bir yerden başka bir yere topluca yerleşmek için başka ülkeye giden (kimse, aile veya topluluk).
- görgü: Toplum içinde bir bireyin gösterdiği gibi yaşam alışkanlığı.
- gülünç: Güldürecek kadar tuhaf olan, gülmeye neden olan.
H
- hatip: Söz söyleme yeteneği olan, hitabet gücü yüksek kimse.
- hicap: Utanma, çekinme, sıkılma.
- hizip: Bir görüş etrafında birleşen, aynı amaç için çalışan küçük topluluk.
- hoca: Hz. Muhammed’in ilk vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevlendirilmiş kimse.
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum






