Türkiye’nin “En”leri Sempatik 8 Ardahan Soruları ve Cevapları
Hava inanılmaz sıcaktı. Yazın ağaç altları biraz daha serin oluyor. Bahçeye çıktım. En büyük armut ağacımızın altına uzandım.
Hayal kuruyordum bahçemizde…
Ne üzerine hayal kurduğumu tahmin ediyorsunuzdur: uçan arabaaaaa!
Yarışmanın birincisi ben olursam uçan arabanın da sahibi olacağım. Uçan araba ile neler neler yapılmaz ki? Bunun hayali kurulmaz mı?
Bir kuş gibi havalandığınızı düşünün. Gökyüzünde özgürce uçtuğunuzu hayal edin. Uçan arabanızla bulutların içinden geçtiğinizi gözlerinizin önüne getirin! Yaşadığınız yere yukarıdan bakmak ne güzel olurdu değil mi? Okuduğunuz okulunuzu, oynadığınız parkı, alışveriş yaptığınız marketi, kedinizi, köpeğinizi bir de yukarıdan görmek çok ilginç olurdu…
Hayali bile muhteşem…
Gece, yolculuk yaptığınızı düşünün. Ay ve yıldızlar ne güzel seyredilirdi uçan arabadan! Uçarak yıldızlara yaklaştığınızı düşünün! Gökyüzü size adeta görsel bir şölen sunardı değil mi?
Gece, gökyüzünde uçarken bir de yeryüzüne baktığınızı düşünün! Her yer ışıklarla ışıl ışıl, parıl parıl… Ne güzel olurdu değil mi?
Şimdi tekrar gündüz uçtuğunuzu hayal edin! Yeryüzüne baktığınızı düşünün… Gölleri, akarsuları, evleri, denizleri, insanları nasıl görürdünüz acaba? Bir ırmak belki de kıvrım kıvrım bir ipe benzerdi. Bir araba bir kaplumbağaya ya da bir apartman, oyuncak bir kuleye… Şu kuşlar ne kadar şanslı… Kuş bakışı her yeri havadan inceleyebiliyorlar.
Acaba göçmen kuşlarla da arkadaşlık yapabilir miyim gökyüzünde? Onlarla birlikte uçabilir miyim? Onları yakından görebilir, inceleyebilir miyim?
Uçan arabama kocaman bir kuş kostümü yapsam olur herhâlde. Koca bir kuş olup kuşlarla yolculuk yapabilirim. Düşünmesi bile çok güzel…
Bulutların arasından geçtiğimde ıslanır mıyım acaba? İşte, tam da bunu hayal ederken ıslandım! Üzerime yağmur damlaları düşmeye başladı. Acaba rüya mı görüyordum? Fakat sadece süveterim ıslanmıştı.
Yağmur yağsa her yer ıslanırdı. Acaba niye sadece benim üstüm ıslanmıştı?
Kendi kendime, “Ne kadar güçlü hayallerim var!” dedim. Gülümsedim.
Tam da bu sırada, “Canım ağabeyim, serinledin miiii?” diye kıkırdayan Romantik’in sesini duydum.
Kuyumuzdan çıkan buz gibi suyu hortumla üzerime tutmuştu. Zaman zaman birbirimizi ıslatırdık. Annem de babam da bir şey demezdi bu şakalarımıza. “Hava sıcak, böylece biraz serinlemiş olursunuz. Ağaçlar da su içmiş olur.” derlerdi.
Kahkahalarla gülüyordum.
Romantik, “Ağabey, iyi misin?” dedi.
Telaşlandı. “İyiyim iyiyim gel. Hayallerimi suya düşürdün!” dedim. Gülmeye devam ettim. Kardeşim çok şaşırmıştı. “Canım ağabeyim, seni daha önce de ıslatmıştım. Hiç bu kadar gülmemiştin. Niçin çok gülüyorsun böyle? Hem hayallerim suya düştü ne demek?” diye merakla sordu.
“Gel, gel otur yanıma anlatayım!” dedim. Geldi, yanıma oturdu. Başladım anlatmaya…
Özellikle hayallerimin son bölümüne çok güldü. “Hayallerini mahvetmişim canım ağabeyim! Ne güzel hayaller kurmuşsun böyle!” dedi.
“Uçan araba bizim olsa sen neler hayal edersin Romantik?” dedim.
Biraz düşündü. Kafasını kaşıdı. Gözlerini kıstı. Uzaklara doğru baktı. Çok önemli bir şey söyleyecek bir bilim insanı edasıyla bana döndü. “Söyleyeyim mi?” dedi.
“Evet” anlamında başımı salladım. Çok merak ediyordum. Acaba ne yapmayı hayal etmişti?
Sonra hafifçe gülümsedi. Yüzünü bana doğru döndü. Bağdaş kurdu. Başladı konuşmaya…
“Uçan araba bizim olsaydı ben Eskimoların yanına giderdim.” dedi.
Şaşırdım kaldım…
“Sen Eskimoları nereden biliyorsun bakalım?” dedim.
“Canım ağabeyim, bir belgeselde izlemiştim. İglo denen buzdan evler yapıyorlar. Ayrıca buzu kırıp balık avlıyorlar. Onların hayatını çok merak ediyorum. Uçan arabamız olsaydı Eskimoların yaşadığı yerlere uçmak isterdim.” dedi.
Her zamanki gibi şaşırtmıştı beni. Romantik, belgesel izlemeye bayılırdı. Tıpkı benim gibi… Fakat nereden geldi şimdi aklına bunlar?
“Romantik, Eskimoların yaşadığı yerler buz gibi soğuktur. Orada yaşamak, oyun oynamak, yemek yemek, banyo yapmak çok zordur.” dedim.
“Haklısın canım ağabeyim! Öyle kaloriferli evlerde banyo yapmak kolay. Sokakta üşüyünce sıcacık sobanın yandığı bir eve gelmek kolay. Peki, Eskimo çocuklar nasıl yaşıyorlar? Neler yapıyorlar? Çok merak ediyorum. Hele buzu kırıp balık avlamaları çok eğlencelidir.” dedi.
“Bizim ülkemizde de bazı göllerimiz kışın donuyor. İnsanlar buzu kırıp balık avlıyorlar.” dedim.
“Canım ağabeyim, yeniden hayallere mi daldın? Ben izlediğim belgeselden bahsediyorum. Belgesel, bizim ülkemizde çekilmemişti. Ayrıca Eskimolar da bizden çok uzaklarda yaşıyorlar.” dedi.
“Güzel kardeşim, senin anlattıklarını anladım. Ben bizim ülkemizdeki buz tutan gölden bahsediyorum. Hatta bu gölün üzerinde atlı kızaklarla insanlar yolculuk yapıyorlar.” dedim.
Yine bana inanamıyordu. Devam ettim. “İnsanlar, kışın gölün buzunu kırıyor ve aynen Eskimolar gibi balık avlıyorlar. Buzun üzerinde araba bile kullanılıyor.” dedim.
Gözlerini kocaman açtı. “Neeee, donan gölün üstünde araba mı sürülüyor?” diye sordu hayretle.
“Evet, sana biraz daha şaşıracağın bilgiler vereyim.” dedim.
Söyleyeceklerimi iyice merak etti.
“Bazı otomobil firmaları, otomobil tanıtımlarının çekimlerini bu gölde yapıyorlar. Yine bazı otomobil firmaları, araçların kış koşullarındaki testlerini bu gölün üstünde yapıyorlar. Yine bazı araç lastik firmaları, test sürüşlerini bu gölün üstünde yapıyorlar.” dedim.
Söylediklerime pek inanamıyordu. “Canım ağabeyim, sen gündüz uyanıkken de rüya görüyorsun galiba!” dedi. Söylediklerine çok güldüm.
“Rüya filan görmüyorum. Çok ciddiyim. Bu gölümüzün adı Çıldır Gölü! Ardahan il sınırlarında bulunuyor. Kışın tamamı donan gölde, anlattıklarımın hepsi yapılabiliyor. Sizi yarın Ardahan’a götüreceğim. O zaman söylediklerimin hepsinin doğru olduğunu anlayacaksın. Uçan arabayı kazanırsak seni kışın Çıldır Gölü’ne götüreceğim.” dedim.
Gözlerini hafifçe kıstı. Anlaşılan sevimli kardeşimden yeni bir şiir geliyordu.
Bir göl tamamen donarsa,
Üstünde atlar koşarsa,
Ve buz da kırılmazsa,
Kesin rüya görüyorsun.
Bir göl tamamen donarsa,
Arabalarla yolculuk yapılırsa,
Ve buz da kırılmazsa,
Kesin rüya görüyorsun.
Bir göl tamamen donarsa,
İnsanlar kazmayla buzu kırarlarsa,
Kırılan yerden balık avlarlarsa,
Kesin rüya görüyorsun.
Romantik
“Romantik, yine inanmadın değil mi anlattıklarıma?” dedim.
“Canım ağabeyim, anlattıkların inanılacak gibi değil ki? Eskimo belgeselinde bile bu kadarı anlatılmamıştı.” diyerek güldürdü yine beni.
“Haydi, içeri geçelim. Yarın seni inanamayacağın yerlere götüreceğim. Üstelik duyduğunda şaşıracağın başka bir şey daha söyleyeceğim sana.” dedim.
Merak etmişti. Koşarak eve girdim.
Romantik de koştu peşimden. “Canım ağabeyim, söyleyeceğin şeye şaşırmayacağım!” dedi.
“Nerden biliyorsun şaşırmayacağını? Daha ne söyleyeceğimi bilmiyorsun ki!” dedim.
“Öyle şeyler söyledin ki artık ne söylersen söyle şaşırmam!” dedi.
Konuşmalarımızı duyan annem ve babam da yanımıza geldi.
Annem, “Romantik, yine abin seni şaşırtacak neler söyledi bakalım?” dedi ve güldü.
“Bir bilsen neler söyledi neler! Yok, göl donuyormuş da yok, üstünden arabalar geçiyormuş da… Duyduklarına inanamazsın anneciğim.” dedi.
Babam, “Ama bugüne kadar söyledikleri hep doğru çıktı Romantik! Söylediği her yere gittik, gözümüzle gördük. Kulağımızla duyduk.” dedi.
“Babacığım, bana bahçede söylediklerine inanmak mümkün değil. Tamam, küçüğüm ama bu kadar büyük şaka yapılmaz bana. Hele benim gibi zeki bir çocuğa!” dedi ve gülümsedi.
Bana bakarak, “Ne söyleyecektin bakalım? Söylediğinde çok şaşıracağım daha neler duyacağım canım ağabeyim?” dedi.
“Nasıl olsa şaşırmayacaksın. Allah bilir merak da etmezsin sen!” dedim ve bekledim. Aslında niyetim daha çok merak etmesini sağlamaktı. Amacıma ulaştım.
“Sen yine de söyle! Belki de şaşırabilirim!” dedi. Anlaşılan ne söyleyeceğimi iyice merak etmişti.
“Yarın gideceğimiz yerin oyuncak bebekleri çok ünlüdür. Dünya çapında yapılan en güzel oyuncak bebek yarışmasında dünya birincisi olmuş.” dedim.
“Gerçekten mi? Bak, buna hem şaşırdım hem de ülkemle gurur duydum. Benim ülkemin bebekleri dünya birincisi olmuş. Yaşasınnn!” dedi.
Söyledikleri hoşumuza gitti. Romantik’i alkışladık.
“Canım ağabeyim, söyle lütfen nereye gidiyoruz?” dedi.
“Bahçede söylemiştim ya!” dedim.
“Unuttum! Gerçekten söylemiş miydin?” dedi.
“Yarın Ardahan’a gideceğiz. Ardahan, ülkemizin rakımı en yüksek illerinden biridir.” dedim.
“Neeeee? İllerin rakamları da mı varmış? Daha neler duyacağım Allah’ım! Peki, kaçmış Ardahan’ın rakamı merak ettim.” dedi Romantik.
Gerçekten çok şaşırmıştı.
Hepimizi güldürmüştü sevgili kardeşim.
“Niye gülüyorsunuz?” der gibi baktı yüzümüze.
“Romantik, rakam değil rakım. Rakam, sayıları göstermek için kullanılan işaretlerin her biridir. Rakım ise bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliğidir. Ardahan, rakımı en büyük olan illerimizden biridir.” dedim.
Romantik de güldü. “Hımmm, şimdi anladım.” dedi.
Ertesi gün yola çıktık. Uzun bir yolculuğun ardından Ardahan’a ulaştık. Sabah kahvaltısı için yer arıyorduk. Babam, “Sempatik, kahvaltımızı nerede yapacağız? Yemeğimizi nerede yiyeceğiz? Planlama yaptın mı güzel oğlum?” dedi.
“Babacığım, bu gezimizde yemek yemeyeceğiz!” dedim.
Romantik’in bakışları yıldırım hızıyla bana ulaştı. “Neeee? Yemek yemeyecek miyiz? İnsan yemeden nasıl yaşar canım ağabeyim?” dedi.
“Merak etme Romantik, yiyeceğiz yiyeceğiz. Şaka yaptım.” dedim.
“Babacığım, Ardahan’da Arda Usta’nın yeri var. Haydi oraya gidelim. Oranın yöresel kahvaltısı çok ünlüymüş. Yemeği de Çıldır ilçesinde yiyeceğiz.” dedim.
Babam, karavanımızı Ardahanlı Arda Usta’nın yerine getirdi. İçeri girdik. Önlüğünün üstünde “Arda Usta” yazan bir abi bizi karşıladı.
Babam, “Arda Usta, biz çok açız. Uzun bir yoldan geldik. İyi bir kahvaltı yapmak isteriz.” dedi.
Arda Usta, “Hoş geldiniz. Eğer açsanız tam da yerine geldiniz. Size yöresel bir kahvaltı ikram edeceğim. Buyurun istediğiniz yere oturun.” dedi.
“Çocuklar hemen sinileri hazırlayın! Biraz hızlı olun. Misafirlerimiz uzun yoldan gelmişler. Çok acıkmışlar.” diye garsonlara seslendi.
“Canım ağabeyim, sinileri hazırlayın ne demek? Arda Usta ne demek istedi?” dedi.
Yine güldürmüştü bizi.
Babam günün esprisini yaptı. “Romantik, burada çok yemek yiyenlere sinirleniyorlarmış.” dedi.
Romantik, şaka yapıldığını anlamıştı. “Desenize ben kahvaltı yaparken sinirden bayılacaklar babacığım.” dedi, güldü.
Babam, “Sini; üzerinde yemek yenilebilen, yuvarlak ve büyük tepsi demektir.” dedi.
“Babacığım yeni bir kelime daha öğrendim.” dedi.
Az sonra hepimizin önüne siniler geldi. Sinilerin içinde kahvaltılıklar vardı.
Benim sinim küçüktü. Kardeşiminki benimkinden de küçüktü. Annem ve babamın sinilerinin boyu eşitti.
Romantik, gözünü sinidekilerden alamıyordu.
Arda Usta, “Bizim buraların kaşarı ve balı çok meşhurdur. Çeçil peynirimiz de çok sevilir. Tereyağımız, kaymağımız çok lezzetlidir. Şimdi tandırdan çıkmış tandır lavaşı da gelecek sinilerinize.” dedi.
Romantik, “Arda amca, sinilerinize gelen her şey sinirlerinize çok iyi geliyor. Bunları yiyen insanda ne dert kalır ne hastalık ne de sinir.” dedi.
Arda abi çok güldü. “Aferin sana yakışıklı çocuk. Adın nedir senin? Senin bu söylediklerini lokantamın tabelasına yazdıracağım. Çok hoşuma gitti.” dedi.
Arda Usta’nın Romantik’e söyledikleri de Romantik’in çok hoşuna gitti. “Gerçekten mi? Adım Romantik!” diye sevindi.
Arda Usta, “Gerçekten, şaka yapmıyorum.” dedi.
Çok neşeli bir kahvaltıdan sonra yola çıktık. Öğleden sonra Çıldır Gölü’ne ulaştık.
Babam, karavanımızı gölün kenarına çekti. Patik de indi, koşturmaya başladı. Her yer yemyeşildi. Gölde yüzen çocuklar vardı.
Romantik, “Canım ağabeyim, ben buz tutmuş bir göl göremedim. Hani buzlar, hani atlar, hani kızaklar, hani arabalar?” dedi.
“Canım kardeşim, Çıldır Gölü kışın donuyor. Yazın buzlar eriyor.” dedim.
Bir amca bize doğru yaklaştı. “Hoş geldiniz! Adım Çınar. Aracınız çok güzel. Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?” diye sordu.
Babam, “Çınar mı?” diye sordu ve duraksadı. Babam ve Çınar amca, uzun süre birbirlerine bakıştılar. Çınar amca daha babam adını söylemeden, “Taktiiiik, nasılsın? Çok özlemişim seniiiii!” dedi.
Şaşırmıştık. Neler oluyordu böyle?
Meğer Çınar amca, babamın asker arkadaşıymış.
Babam, hepimizi Çınar amca ile tanıştırdı. Çınar amca, “Taktik, sizi hiçbir yere bırakamam. Bu gece bize misafir olacaksınız. Hem eşlerimiz, çocuklarımız da tanışmış olurlar. Teklifimi kabul ederseniz çok sevinirim Pratik Hanım! Eşim nefis yemekler yapar.” dedi.
Son cümle Romantik’i çok mutlu etmişti.
Annem, “Olur tabii. Eşinizle tanışmayı ben de çok isterim.” dedi.
Çınar amca, traktörü ile önden gidiyordu. Biz de aracımızla onu takip ediyorduk. Kısa sürede göl manzaralı güzel bir köye geldik.
Araçlarımızı park ettik. Aşağıya indik. Köyün manzarası çok güzeldi.
Patik yere inince, Çınar amcaların köpekleri havlamaya başladılar. Köpekler hem çok büyük hem de çok güzellerdi.
Çınar amca, “Merak etmeyin. Köpeklerimiz bir şey yapmaz. Onlar Kangal köpekleridir. Çok akıllıdırlar. Sürülerimizi yaz kış onlar korur. Kışın bizim buralar çok soğuk olur. Çok kar yağar. Kurtlar köyümüze kadar iner. Bu köpekler de hayvanlarımızı ve bizi kurtlardan korur. Kurtlar, kışın aç kalmasın diye dağlara yiyecekler koyarız fakat yine de aç kalınca köye kadar iniyorlar.” dedi.
Çınar amca, bizi önce eşi Çiğdem Hanım’la sonra çocukları Çiçek ve Çağla ile tanıştırdı. Çiğdem teyze, “İsimleriniz ne kadar güzelmiş. Taktik, Pratik, Sempatik ve Romantik!” dedi. Annem de, “Sizin isimleriniz de çok hoş Çiğdem Hanım: Çınar, Çiğdem, Çiçek ve Çağla! Ne kadar uyumlu!” dedi.
Çiğdem teyze bizi eve davet etti. “Acıkmışsınızdır. Size akşam Ardahan’ımızın yöresel yemeklerinden yapacağım.” dedi.
Annem, “Ben de sizi izler, tarifleri öğrenirim. Hem böylece yardım da etmiş olurum.” dedi.
Akşam yemeğinde Çiğdem teyze bize önce evelik çorbası ikram etti. Sonra feselli ve pişi yedik. Hele kaymaklı gevreğe bayıldık. Ardahan köftesiyle birlikte Çıldır balığı da yedik. Yemeklerin hepsi enfesti…
Romantik, “Çiğdem teyze ellerinize sağlık. Yemekler çok güzeldi. Anneciğim tarifleri öğrendin değil mi?” dedi.
Çiğdem teyze, “Afiyet olsun Romantik! Merak etme, annene hepsinin püf noktasını öğrettim.” dedi.
Annemler çay içerken Çınar amca, “Çocuklar Çıldır Gölü kışın tamamen donar. Çocuklarımız üzerinde kayarlar. Atlı kızaklarla insanlar, tatlı hatıralar biriktirirler burada. Hatta otomobiller bile gölün üstünde ilerler.” dedi.
Kardeşimle göz göze geldik. Yine “Bak, anlattıklarım doğruymuş.” der gibi göz kırptım.
Romantik, “Çok ilginç Çınar amca! Koskoca göl nasıl donar?” dedi. Hâlâ inanamıyordu.
Çınar amca, “Buranın soğuğunu bir bilsen Romantik. Gölü de adamı da dondurur. Ardahan, rakımı en yüksek illerimizden bir tanesidir. Donan göldeki buz kalınlığı yarım metreye yakındır. Onu kırar balık avlarız. Biraz üşürüz ama gölün balığı lezzetlidir.” dedi.
Babam, buralara niçin geldiğimizi kısaca anlattı. Çınar amca ve ailesi önce uçan araba ödülüne inanamadı.
Romantik, “Gölün donduğuna inanmamızı istiyorsunuz da uçan arabaya niye inanmıyorsunuz Çınar amca?” dedi ve herkesi güldürdü.
Çınar amca, “Çıldır, gölün üstünden arabalar gördü ama uçanını hiç görmedi. O ödülü kazanırsanız lütfen ilk önce buraya gelin. Burada yine misafirimiz olun.” dedi.
“Tamam, söz veriyoruz Çınar amca. Uçan arabayı kazanırsak geleceğiz. Sizi gölün üstünde gezdireceğim. Ne olur dua edin. Söz olsun!” dedim.
Romantik, “Çınar amca, buranın bebekleri çok ünlüymüş duyduğuma göre.” dedi.
Söylediklerimi unutmamıştı. Çınar amca önce şaşırdı. Anlayamadı. Sonra, “Evet, Ardahan’ın bir ilçesi var. Adı Damal. Oranın bebekleri çok ünlüdür. Ahşaptan ve son zamanlarda plastikten yapılıyor. Üstlerine de yöresel motiflerle işlenmiş kumaş ve boncuklar diziliyor. Bu bebeklere Damal Bebeği deniyor.” dedi.
Sözlerine devam etti. “Damal Bebekleri, Japonya’da düzenlenen ‘YÖRESEL FOLKLORİK BEBEKLER’ yarışmasına katıldı. El emeği kategorisinde dünya birincisi oldu. Çiçek ve Çağla’nın da bebekleri var. Misafirlerimize hediye edebilecekleri bebekler de var.” dedi.
Çağla, elinde iki güzel bebekle yanımıza geldi. Gerçekten çok cici bebeklerdi. Aldık ve teşekkür ettik. Ben gece, bilgisayarıma notlarımı aktardım. Kardeşimin şiirini de eklemeyi ihmal etmedim.
En güzel kaymağı,
En lezzetli tereyağı,
En nefis balı ve balığı,
Ardahan’a gel de gör!
Evelik çorbasını, feselliyi,
Ardahan köfteyi, kaymaklı gevreği,
Dünyaca ünlü Damal Bebeği,
Ardahan’a gel de gör!
Göl üstünde koşan atları,
Tanıtım yapan araçları,
Kırılan buzda avlanan balıkları,
Ardahan’a gel de gör!
Romantik
Ülkemizin bir güzel yerini daha gezdik. Bir güzel değerini daha öğrendik. Çınar ailesinin de duası kabul olursa uçan arabayı biz kazanacağız. Bakalım, uçan arabayla Ardahan’a gelebilecek miyiz?
Yarın size ülkemizin en akıllı, en güçlü çoban ve bekçi köpeklerini tanıtacağım.
Konusu
Kitabın konusu, Sempatik ve ailesinin Ardahan’a yaptığı gezi sırasında Çıldır Gölü’nü, yöresel yemekleri, Kangal köpeklerini ve Damal Bebeklerini tanımasıdır.
Ana Fikri
Gezerek ve araştırarak ülkemizin doğal, kültürel ve tarihî değerleri hakkında yeni bilgiler öğrenebiliriz. Merak etmek, soru sormak ve yeni yerler görmek öğrenmenin en güzel yollarındandır.
Ardahan ve Çıldır Gölü Test Soruları ve Cevapları
1. Sempatik sıcak havada nerede hayal kurmaya başlamıştır?
A. Evin balkonunda
B. Armut ağacının altında
C. Gölün kıyısında
D. Karavanın içinde
Cevap: B. Armut ağacının altında.
Açıklama: Sempatik, hava çok sıcak olduğu için bahçeye çıkmış ve en büyük armut ağacının altına uzanarak hayal kurmaya başlamıştır.
2. Sempatik hangi aracın hayalini kurmaktadır?
A. Uçan araba
B. Uçak
C. Gemi
D. Tren
Cevap: A. Uçan araba.
Açıklama: Sempatik, yarışmayı kazanırsa uçan arabanın sahibi olacağını düşünerek onunla yapabileceklerini hayal etmektedir.
3. Sempatik uçan arabayla gökyüzünde ne yapmayı hayal etmiştir?
A. Balık tutmayı
B. Bulutların arasından geçmeyi
C. Dağlarda yürümeyi
D. Denizde yüzmeyi
Cevap: B. Bulutların arasından geçmeyi.
Açıklama: Uçan arabayla gökyüzünde özgürce uçmayı ve bulutların içinden geçmeyi hayal etmiştir.
4. Sempatik’i hortumla ıslatan kimdir?
A. Babası
B. Annesi
C. Romantik
D. Çınar amca
Cevap: C. Romantik.
Açıklama: Romantik, kuyudan çıkan buz gibi suyu hortumla Sempatik’in üzerine tutmuştur.
5. Romantik uçan araba kendilerinin olsaydı nereye gitmek istediğini söylemiştir?
A. Eskimoların yanına
B. İstanbul’a
C. Denizin ortasına
D. Çöle
Cevap: A. Eskimoların yanına.
Açıklama: Romantik, bir belgeselde gördüğü Eskimoların yaşamını merak ettiği için onların yaşadığı yerlere gitmek istemiştir.
6. Romantik Eskimolar hakkında bilgileri nereden öğrenmiştir?
A. Bir kitaptan
B. Öğretmeninden
C. Bir belgeselden
D. Babasından
Cevap: C. Bir belgeselden.
Açıklama: Romantik, Eskimoların yaşamını bir belgeselde izlediğini söylemiştir.
7. Eskimoların yaptığı buzdan evlere ne ad verilir?
A. Yuva
B. İglo
C. Kulübe
D. Köşk
Cevap: B. İglo.
Açıklama: Metinde Eskimoların buzdan yaptıkları evlerin adının iglo olduğu anlatılır.
8. Sempatik, ülkemizde hangi gölün kışın donduğunu söylemiştir?
A. Van Gölü
B. Tuz Gölü
C. Çıldır Gölü
D. Sapanca Gölü
Cevap: C. Çıldır Gölü.
Açıklama: Sempatik, Ardahan il sınırlarında bulunan Çıldır Gölü’nün kışın donduğunu anlatmıştır.
9. Çıldır Gölü donduğunda aşağıdakilerden hangisi yapılmaktadır?
A. Atlı kızaklarla yolculuk yapılmaktadır.
B. Göl tamamen boşaltılmaktadır.
C. Gölün üzerinde evler yapılmaktadır.
D. Gölün suyu içilmektedir.
Cevap: A. Atlı kızaklarla yolculuk yapılmaktadır.
Açıklama: Kışın donan Çıldır Gölü üzerinde atlı kızaklarla geziler yapılabilmektedir.
10. İnsanlar donmuş Çıldır Gölü’nde nasıl balık avlamaktadır?
A. Ağları ağaçlara asarak
B. Buzu kırarak
C. Teknelerle açılarak
D. Nehirden balık taşıyarak
Cevap: B. Buzu kırarak.
Açıklama: Gölün buzuyla kaplanan yüzeyi kırılır ve açılan yerlerden balık avlanır.
11. Bazı otomobil firmaları Çıldır Gölü’nü hangi amaçla kullanmaktadır?
A. Otomobilleri satmak için
B. Araçlarını kış koşullarında test etmek için
C. Otomobil fabrikası kurmak için
D. Araba yarışları düzenlemek için
Cevap: B. Araçlarını kış koşullarında test etmek için.
Açıklama: Bazı otomobil ve lastik firmalarının kış şartlarındaki testlerini donmuş göl üzerinde yaptığı anlatılmıştır.
12. Romantik, Sempatik’in Çıldır Gölü hakkında anlattıklarını ilk başta nasıl karşılamıştır?
A. Hemen inanmıştır.
B. Hiç dinlememiştir.
C. Rüya gördüğünü düşünmüştür.
D. Kızmıştır.
Cevap: C. Rüya gördüğünü düşünmüştür.
Açıklama: Romantik, anlatılanların çok şaşırtıcı olması nedeniyle ağabeyinin rüya gördüğünü söylemiştir.
13. Ardahan’ın hangi özelliğinden söz edilmiştir?
A. Deniz kıyısında olması
B. Rakımı yüksek illerimizden biri olması
C. Türkiye’nin en kalabalık ili olması
D. Çok sıcak olması
Cevap: B. Rakımı yüksek illerimizden biri olması.
Açıklama: Sempatik, Ardahan’ın ülkemizin rakımı en yüksek illerinden biri olduğunu anlatmıştır.
14. Romantik “rakım” kelimesini başlangıçta neyle karıştırmıştır?
A. Rakam ile
B. Rakip ile
C. Takım ile
D. Akım ile
Cevap: A. Rakam ile.
Açıklama: Romantik, illerin “rakamı” olduğunu düşünmüş, daha sonra rakım ile rakam arasındaki farkı öğrenmiştir.
15. Rakım ne demektir?
A. Bir yerin nüfusu
B. Bir yerin deniz yüzeyinden yüksekliği
C. Bir yerin sıcaklığı
D. Bir şehrin yüz ölçümü
Cevap: B. Bir yerin deniz yüzeyinden yüksekliği.
Açıklama: Metinde rakımın bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği olduğu açıklanır.
16. Aile Ardahan’a ulaştığında kahvaltı için nereye gitmiştir?
A. Çınar amcanın evine
B. Arda Usta’nın yerine
C. Göl kenarına
D. Otele
Cevap: B. Arda Usta’nın yerine.
Açıklama: Ardahan’a ulaşan aile yöresel kahvaltı yapmak için Arda Usta’nın yerine gitmiştir.
17. “Sini” kelimesinin anlamı nedir?
A. Küçük bir tencere
B. Yuvarlak ve büyük tepsi
C. Tahta kaşık
D. Yemek masası
Cevap: B. Yuvarlak ve büyük tepsi.
Açıklama: Babası Romantik’e sininin üzerinde yemek yenilebilen yuvarlak ve büyük bir tepsi olduğunu açıklamıştır.
18. Arda Usta’nın söylediğine göre Ardahan’ın hangi yiyecekleri meşhurdur?
A. Kaşarı ve balı
B. Portakalı ve muzu
C. Zeytini ve inciri
D. Fındığı ve çayı
Cevap: A. Kaşarı ve balı.
Açıklama: Arda Usta, yörede kaşar ve balın meşhur olduğunu, ayrıca çeçil peyniri, tereyağı ve kaymağın sevildiğini söylemiştir.
19. Aile kahvaltıdan sonra nereye gitmiştir?
A. Damal’a
B. Çıldır Gölü’ne
C. Erzurum’a
D. Kars’a
Cevap: B. Çıldır Gölü’ne.
Açıklama: Neşeli kahvaltının ardından yola çıkmış ve öğleden sonra Çıldır Gölü’ne ulaşmışlardır.
20. Romantik gölün kıyısına geldiğinde neden şaşırmıştır?
A. Göl çok küçük olduğu için
B. Gölü buz tutmuş hâlde göremediği için
C. Gölün suyu olmadığı için
D. Gölün çevresinde kimse olmadığı için
Cevap: B. Gölü buz tutmuş hâlde göremediği için.
Açıklama: Yaz mevsiminde geldikleri için göl donmuş değildir. Sempatik, gölün kışın donduğunu açıklamıştır.
21. Çınar amca, Sempatik’in babasının nesidir?
A. Öğretmeni
B. Asker arkadaşı
C. Kardeşi
D. Komşusu
Cevap: B. Asker arkadaşı.
Açıklama: Çınar amca ile Sempatik’in babasının geçmişten asker arkadaşı oldukları anlaşılmıştır.
22. Çınar amcanın köpeklerinin cinsi nedir?
A. Kangal
B. Terrier
C. Golden Retriever
D. Sibirya kurdu
Cevap: A. Kangal.
Açıklama: Çınar amca, köpeklerinin Kangal köpeği olduğunu ve sürülerini koruduklarını söylemiştir.
23. Kangal köpekleri köyde ne yapmaktadır?
A. Balık avlamaktadır.
B. Sürüleri ve insanları kurtlardan korumaktadır.
C. Kızak çekmektedir.
D. Tarlada çalışmaktadır.
Cevap: B. Sürüleri ve insanları kurtlardan korumaktadır.
Açıklama: Kangal köpekleri özellikle kışın köye yaklaşan kurtlara karşı hayvanları ve insanları korumaktadır.
24. Kurtların kışın aç kalmaması için köylüler ne yapmaktadır?
A. Onları evlerine almaktadır.
B. Dağlara yiyecek bırakmaktadır.
C. Gölün kenarına götürmektedir.
D. Köpeklerle birlikte beslemektedir.
Cevap: B. Dağlara yiyecek bırakmaktadır.
Açıklama: Çınar amca, kurtların aç kalmaması için dağlara yiyecek koyduklarını anlatmıştır.
25. Çınar amcanın eşinin adı nedir?
A. Çağla
B. Çiçek
C. Çiğdem
D. Pratik
Cevap: C. Çiğdem.
Açıklama: Çınar amcanın eşinin adı Çiğdem Hanım’dır.
26. Çınar amcanın çocuklarının isimleri nedir?
A. Çiçek ve Çağla
B. Sempatik ve Romantik
C. Pratik ve Taktik
D. Arda ve Çıldır
Cevap: C. Pratik ve Taktik.
Açıklama: Çınar amca ve Çiğdem Hanım’ın çocuklarının isimleri Pratik ve Taktik’dir.
27. Akşam yemeğinde ilk olarak hangi yemek ikram edilmiştir?
A. Evelik çorbası
B. Ardahan köftesi
C. Çıldır balığı
D. Feselli
Cevap: A. Evelik çorbası.
Açıklama: Çiğdem teyze akşam yemeğinde aileye önce evelik çorbası ikram etmiştir.
28. Aşağıdakilerden hangisi metinde geçen Ardahan yöresel yiyeceklerinden biri değildir?
A. Feselli
B. Pişi
C. Kaymaklı gevrek
D. Baklava
Cevap: D. Baklava.
Açıklama: Metinde evelik çorbası, feselli, pişi, kaymaklı gevrek, Ardahan köftesi ve Çıldır balığından söz edilir.
29. Donmuş Çıldır Gölü’ndeki buz kalınlığının ne kadar olabildiği belirtilmiştir?
A. Birkaç santimetre
B. Yarım metreye yakın
C. İki metre
D. Beş metre
Cevap: B. Yarım metreye yakın.
Açıklama: Çınar amca, kışın göldeki buz kalınlığının yarım metreye yaklaştığını söylemiştir.
30. Ardahan’ın oyuncak bebekleriyle ünlü ilçesinin adı nedir?
A. Damal
B. Posof
C. Göle
D. Hanak
Cevap: A. Damal.
Açıklama: Çınar amca, Ardahan’ın Damal ilçesinin bebekleriyle ünlü olduğunu anlatmıştır.
31. Damal Bebekleri hangi malzemelerden yapılmaktadır?
A. Yalnızca camdan
B. Ahşaptan ve son zamanlarda plastikten
C. Demirden
D. Taştan
Cevap: B. Ahşaptan ve son zamanlarda plastikten.
Açıklama: Metinde Damal Bebeklerinin ahşaptan ve son zamanlarda plastikten yapıldığı belirtilmiştir.
32. Damal Bebeklerinin üzerleri nasıl süslenmektedir?
A. Yalnızca boya ile
B. Yöresel motifli kumaşlar ve boncuklarla
C. Yapraklarla
D. Taşlarla
Cevap: B. Yöresel motifli kumaşlar ve boncuklarla.
Açıklama: Bebeklerin üzerinde yöresel motiflerle işlenmiş kumaşlar ve boncuklar bulunmaktadır.
33. Damal Bebekleri hangi yarışmada başarı kazanmıştır?
A. Spor yarışmasında
B. Yöresel Folklorik Bebekler yarışmasında
C. Resim yarışmasında
D. Şiir yarışmasında
Cevap: B. Yöresel Folklorik Bebekler yarışmasında.
Açıklama: Damal Bebekleri Japonya’da düzenlenen Yöresel Folklorik Bebekler yarışmasına katılmıştır.
34. Damal Bebekleri yarışmada hangi başarıyı elde etmiştir?
A. İkinci olmuştur.
B. Üçüncü olmuştur.
C. El emeği kategorisinde dünya birincisi olmuştur.
D. Ödül alamamıştır.
Cevap: C. El emeği kategorisinde dünya birincisi olmuştur.
Açıklama: Metinde Damal Bebeklerinin el emeği kategorisinde dünya birinciliği kazandığı anlatılır.
35. Çiçek ve Çağla misafirlerine ne hediye etmiştir?
A. İki Damal Bebeği
B. Balık
C. Kangal köpeği
D. Kızak
Cevap: A. İki Damal Bebeği.
Açıklama: Çağla, iki güzel Damal Bebeği getirerek misafirlere hediye etmiştir.
36. Sempatik gece ne yapmıştır?
A. Tekrar göle gitmiştir.
B. Bilgisayarına notlarını aktarmıştır.
C. Kızakla kaymıştır.
D. Balık tutmuştur.
Cevap: B. Bilgisayarına notlarını aktarmıştır.
Açıklama: Sempatik, gece öğrendiklerini bilgisayarına aktarmış ve Romantik’in şiirini de notlarına eklemiştir.
37. Romantik’in şiirinde aşağıdakilerden hangisinden söz edilmiştir?
A. Ardahan’ın kaymağı ve tereyağından
B. Denizlerinden
C. Portakal bahçelerinden
D. Gemilerinden
Cevap: A. Ardahan’ın kaymağı ve tereyağından.
Açıklama: Romantik’in şiirinde Ardahan’ın kaymağı, tereyağı, balı, balığı, yemekleri, Damal Bebeği ve Çıldır Gölü anlatılmıştır.
38. Metnin sonunda bir sonraki bölümde neyin tanıtılacağı söylenmiştir?
A. Türkiye’nin en yüksek dağlarının
B. Ülkemizin en akıllı ve güçlü çoban ve bekçi köpeklerinin
C. Uçakların
D. Oyuncak bebeklerin
Cevap: B. Ülkemizin en akıllı ve güçlü çoban ve bekçi köpeklerinin.
Açıklama: Bölümün sonunda bir sonraki bölümde çoban ve bekçi köpeklerinin tanıtılacağı belirtilmektedir.
Kitaba Göre 5N1K Sorularını Cevaplayalım
Ne oldu?
Cevap: Sempatik ve ailesi Ardahan’a giderek Çıldır Gölü’nü gördüler, yöresel yemekleri tattılar, Çınar amcanın ailesiyle tanıştılar ve Damal Bebekleri hakkında bilgi edindiler.
Nerede oldu?
Cevap: Olayların önemli bir bölümü Ardahan’da, Çıldır Gölü çevresinde ve Çınar amcanın yaşadığı köyde gerçekleşti.
Ne zaman oldu?
Cevap: Yolculuk yaz mevsiminde gerçekleşti. Çıldır Gölü’nün donmasıyla ilgili anlatılan olaylar ise kış mevsimine aittir.
Nasıl oldu?
Cevap: Sempatik’in uçan araba hayalleriyle başlayan konuşma, Romantik’in soruları üzerine Ardahan ve Çıldır Gölü hakkında bilgi edinmeleriyle devam etti. Aile daha sonra Ardahan’a giderek anlatılan yerleri yakından gördü.
Neden Ardahan’a gittiler?
Cevap: Sempatik, Romantik’e anlattığı Çıldır Gölü ve Ardahan ile ilgili bilgileri yerinde göstermek ve bölgeyi tanımak için ailesiyle Ardahan’a gitti.
Kimler yer almaktadır?
Cevap: Metinde Sempatik, Romantik, anneleri Pratik Hanım, babaları Taktik, Arda Usta, Çınar amca, Çiğdem Hanım, Çiçek ve Çağla yer almaktadır.
Kitaptaki Kelimelerin Anlamlarını Yazalım
Rakım
Anlamı: Bir yerin deniz seviyesinden olan yüksekliği.
İglo
Anlamı: Özellikle Eskimolar tarafından buz veya sıkıştırılmış kardan yapılan barınak.
Sini
Anlamı: Üzerinde yemek yenilebilen, yuvarlak ve büyük tepsi.
Yöresel
Anlamı: Belirli bir yöreye veya bölgeye özgü olan.
Motif
Anlamı: Süsleme amacıyla kullanılan şekil veya desen.
Tandır
Anlamı: Ekmek ve yemek pişirmekte kullanılan özel ocak.
Karavan
Anlamı: İçinde yaşama ve yolculuk yapma imkânı bulunan taşınabilir araç.
Belgesel
Anlamı: Gerçek olayları, yerleri, insanları veya doğayı bilgi vermek amacıyla anlatan film türü.
Feselli
Anlamı: Ardahan yöresinde yapılan yöresel yiyeceklerden biri.
Damal Bebeği
Anlamı: Ardahan’ın Damal ilçesine özgü, yöresel kıyafetler giydirilmiş oyuncak bebek.
Kangal
Anlamı: Sürüleri korumada kullanılan, güçlü ve iri yapılı bir köpek türü.
Çeçil Peyniri
Anlamı: Tel tel ayrılan yapısıyla bilinen yöresel bir peynir çeşidi.