Sosyal Çalışmacı Ünvan Değişikliği Sınavı Konular ve Çıkmış Sorular 12

Aile sorunları; boşanma, ölüm, yoksulluk, hastalık, çocuk istismarı, suça yönelme, cinsel istismar, istenmeyen gebelik, davranışsal problemler gibi çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Ailelerin karşılaştığı sorunların çözümü için aileye yönelik planlı müdahale süreci; tanışma, ön değerlendirme, planlama, uygulama, son değerlendirme, sonlandırma ve izleme olmak üzere yedi aşamada gerçekleştirilmektedir.
Aile Mahkemeleri: Kuruluş ve Görevleri
Ülkemizde de 4787 Sayılı 18.01.2003 tarihli Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’da aile mahkemelerinin “aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere kurulan aile mahkemeler” olduğu hükmü yer almakta ve aile mahkemelerinin, Adalet Bakanlığınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak her ilde ve merkez nüfusu yüzbinin üzerindeki her ilçede, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde olmak üzere kurulduğu belirtilmektedir.
Aile Mahkemelerinde Çalışma Yöntemi
İşleyiş: Uzmanlık mahkemesi olarak aile mahkemeleri, disiplinlerarası yaklaşımla, sosyal bilimler alanında yetişmiş ve aile davalarında ve aile sorunları alanında uzmanlaşmış ekiple çalışır. Ailelerle çalışma; mahkemeye bir dava konusu olarak gelen ve aile uyuşmazlığını, hukuk temelinde çok disiplinli olarak değerlendirmeyi kapsar.
Yönetim: Genel usullere ve kendi kanununa ilişkin hukuki ilke ve normlara göre işleyen mahkeme yapısı, aile mahkemesi hakiminin liderliğinde, çalışma ekibinde bulunan uzmanların etkin katılımı ile yönetilir.
Ekip çalışması: Aile mahkemesi hakiminin liderliğinde; hakim ve uzmanlar arasında, uzmanların kendi aralarında açık iletişime dayalı etkileşimlerin ve katılımların sağlanması gereklidir. Ekip çalışması; iletişim, paylaşma, dayanışma, katılma ve birlikte yapma olanaklarını genişletir.
Çalışma yaklaşımı: Hukuk, sosyal hizmet, psikoloji ve pedagoji bilim dallarında yetişmiş nitelikli elemanların eğitim süreçlerinde kazandıkları kuram-uygulama birikimleri çalışmalarında temel dayanaktır.
Çalışma modeli: Aile mahkemelerinde gerçekleştirilecek uygulamaların bilimsel ve mesleki aşamaları bilimsel yönteme göre gelişir.
AİLE UYUŞMAZLIĞINI İNCELEME
- Aile Uyuşmazlığının Tanımlanması
- Yargılama Sürecinin ve Yapılacak Yardımların Planlanması
- Uygulama Süreci
- Değerlendirme
- İzleme
Aile Arabuluculuğu: }Sosyal hizmet uzmanının arabuluculuk rolü birçok durumda (örneğin, boşanan çiftler, kavgalı komşular, yönetici-çalışan ilişkileri gibi) uygulanabilmektedir. Sosyal hizmet uzmanı bu rolde tarafsızdır ve tarafların içinde bulunduğu durumu anlamaya çalışır. İçinde bulunulan durumu açığa kavuşturur, karşılıklı iletişimsizliği çözmeye çalışır ve tarafların içinde bulundukları durumu açık bir şekilde birbirlerine ifade etmelerine olanak tanır.
Eşlerarası ilişkiler kapsamında genel uzlaşma konuları:
- Bağlantı düzenlemeleri, (Eşlerarası iletişim ve etkileşimin planlanması)
- Bakım konuları, (Bakıma muhtaç yaşlı, hasta aile üyeleri ile ilgili düzenlemeler)
- Mali konular, (Eşlerin desteklenme gereksinimi olduğunda ilgili düzenlemeler)
- Mal paylaşımı, (Edinilmiş olan malların uygun biçimde paylaşımı)
- Diğer özel konular oluşturmaktadır.
Ebeveynlik sorumluluklarıyla ilgili uzlaşma konuları:
- Çocuğun/çocukların desteklenmesi,
- Çocuğun/çocukların hangi ebeveyn ile kalacaklarına karar verilmesi,
- Çocuğun/çocukların ebeveyni ile iletişim ve etkileşimlerine ilişkin düzenlemeler,
- Çocuğun/çocukların eğitim sürecine ilişkin düzenlemeler,
- Tatil sürecine ilişkin düzenlemeler,
- Diğer özel konular, oluşturmaktadır.
İstismar olmasa bile çoğu ülkelerdeki hapishaneler kalabalık olması, şiddet yaşanması, kötü fiziksel koşullara sahip olması, toplumdan izole olması, yeterli sağlık bakımına sahip olmadığından dolayı mahkûmların ruh ve fiziksel sağlığını tehdit etmektedir.
Ruh Sağlığı Bakımı İhtiyacı Olan Mahkûmlar: Cezaevine girmeden önce ruhsal sorunları olan mahkûmlar olduğu gibi cezaevi şartları nedeniyle ruhsal rahatsızlar geliştiren mahkûmlar da vardır. Yetersiz cezaevi koşulları, ihmal, istismar ve kötü muamele, kalabalık cezaevleri, çeşitli şiddet formları, özel hayattan mahrum olma, anlamlı aktivitelerden uzak kalma, sosyal ağlardan izole olma, yetersiz sağlık hizmetleri, yetersiz ruh sağlığı hizmetleri gibi nedenlerden dolayı mahkûmların ruh sağlıkları olumsuz etkilenmektedir.
Ruhsal sorunları olan mahkûmların tahliyesi öncesinde ise mutlaka yapılması gerekenler vardır. Toplumla yeniden bütünleşme konusunda diğer mahkûmlara göre daha çok zorluk çekecek olan mahkûmlar için toplum hizmet ve kaynakları sağlanmalıdır. Ülkedeki yasa ve düzenlemelerin ruh sağlığı bozuk olan ve suç işlemiş bireyleri koruyacak şekilde geliştirilmesi için sosyal eylem gibi yöntemlerle çaba gösterilmelidir. Uzman psikologlar, psikiyatristler, sosyal hizmet uzmanları, ruh sağlığı konusunda deneyimli hemşire ve hasta bakıcıların bulunması sağlanmalıdır.
ENGELLİ MAHKÛMLAR: Fiziksel zorluklar açısından bakıldığında ise engelli mahkûmların cezaevinin fiziksel yapısından etkilendikleri görülmektedir. Cezaevleri ne yazık ki engelli mahkûmlar düşünülerek hazırlanmamıştır. Merdivenler, ranza tipi yataklar, tuvalet ve banyolarda gerekli mekanizmalarının olmaması gibi durumlar engelli mahkûmların cezaevlerinde yaşamlarını oldukça kötü etkilemektedir. Ayrıca bazı engelli mahkûmların; giyinme, yıkanma, yemek yeme veya tuvalet ihtiyacını karşılama gibi konularda yardıma ihtiyacı olabilir. Bu gibi ihtiyaçların cezaevi personeli ve sosyal hizmet uzmanları tarafından gözlemlenmesi ve karşılanması gerekmektedir
Engelli Mahkûmların İhtiyaçlarının Karşılanması İçin Yapılabilecekler
Engelli mahkûmların ayrımcılık, ihmal ve istismara maruz kalmaması için personel içinden görevlendirilen bir çalışan gözlem yapabilir ve gerektiğinde uygun bildirimleri yapmalıdır. Cezaevinin fiziksel yapısı göz önüne alınarak gerekli fiziksel düzenlemelerin yapılması için cezaevi yönetiminin sorumluluk alması gerekir. Cezaevlerindeki kurs veya boş zaman aktiviteleri gibi etkinliklere engelli mahkûmlarında katılabileceği şekilde yön verilmelidir.
YAŞLI MAHKÛMLAR: Yaşlı mahkûmların karşılaştıkları zorluklardan biri cezaevi personelinin yaşlı mahkûmların haklarına saygı duymaması ve ihtiyaçların karşılanması için gereken kaynakları etkili kullanamamalarıdır. Yaşlı mahkûmlar özel hukuk danışmanlığına ihtiyaç duyabilmektedirler. Yaşlı mahkûmların yaşlarından dolayı çeşitli fiziksel zorluklar ile karşılaşabilirler: Yaşlı mahkûmlar; birçok tıbbi ve psikolojik rahatsızlığa (tansiyon, şeker hastalığı, duyusal rahatsızlıklar, demans, alzeimer, Parkinson vb.) sahiptir.
Uzun süreler cezaevlerinde kalmış olan veya yaşları ilerlediğinde suç işlemeleri aile yapısında kırılma ve bozulmalara neden olur. Uzun yıllarını cezaevinde geçirmiş yaşlı bir mahkûm için toplumla yeniden bütünleşmek, genç mahkûmlara göre oldukça daha zordur. Aile bağları zayıflamış veya kopmuş olan ve uzun mahkûmiyet ile topluma olan uyumu zor olacak ve ekonomik açıdan zorlanacak olan yaşlı mahkûmlar için tahliyeye hazırlık ve tahliye sonrasında devam edecek destek hizmetleri çok büyük önem taşımaktadır.
ÖLÜMCÜL HASTALIĞI OLAN MAHKÛMLAR: Mahkûmlar arasında en sık görülen ölüm nedeni tüberküloz ve AIDS’tir. Cezaevi sistemleri içindeki tıbbi bakım olanaklarının yetersiz kalması, cezaevlerinin aşırı kalabalık veya yetersiz ödenek nedeniyle hijyenik olamaması gibi nedenlerden olayı ölümcül hastalığı olan mahkumların sayılarında da artış görülmektedir. Cezaevlerinde ciddi hastalıklara sahip olan mahkûmların gereken tedavilerden yararlanması bir haktır. Ölümcül hastalığa sahip olan mahkûmların onurlu bir şekilde ölme hakları vardır.
Denetimli serbestlik, özellikle genç suçluların denetim altında tutulması ve mağdurların da daha fazla mağdur edilmeden topluma kazandırılmasının sağlanmasıdır. 18 yıl gönüllü olarak denetimli serbestlik görevlisi olarak çalışan Augustus, modern denetimli serbestliğin temel üç prensibini kurmuştur. Bunlar; araştırma süreci, denetim sürecinde yapılacak rehberlik ile ilk görüşmedir. İngiltere’de Denetimli Serbestlik Sistemi Londralı matbaacı Frederic Rainer’in beş şilini İngiliz Yeşilay Kuruluşunun Kilisesine vermesiyle 1876’da başlamıştır.
Ülkemizde denetimli serbestlik hizmetleri; merkezde teşkilatında Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı, taşra teşkilatında denetimli serbestlik müdürlükleri ile bu müdürlüklere bağlı bürolar ve koruma kurulları tarafından yürütülmektedir. Bu sistem ülkemizde 2005 yılında oluşturulmuştur.
Denetimli Serbestlik Kapsamında Gerçekleştirilen Çalışmalar
- Adli kontrol tedbirinin infaz edilmesi
- Kısa süreli hapis cezası yerine verilen seçenek yaptırımların infaz edilmesi
Denetimli serbestlik müdürlüklerinde görevli denetimli serbestlik uzmanları tarafından; yetişkinler, çocuklar ve mağdurlar için ayrı ayrı müdahale programları uygulamaktadır. Bu kapsamda; yetişkinler için madde bağımlılığı programı, öfke kontrol programı, genel suçlu davranışı programı; çocuklar için madde bağımlılığı programı, temel yaklaşım müdahale programı, genel suçlu davranışı müdahale programı, saldırganlığı önleme müdahale programı; mağdurlar için; psiko-sosyal destek müdahale programı, aile içi şiddet mağdurları müdahale programı, cinsel şiddet mağdurları müdahale programı ve suç mağdurları temel yaklaşım müdahale programı uygulanmaktadır.
Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde Görev Yapan Sosyal Çalışmacıların Çalışmalarındaki Usul ve Esaslar
- Yükümlü ile işbirliği içerisinde, risk ve ihtiyaçlara uygun iyileştirme çalışmalarını içeren bir “denetim planı” hazırlanmaktadır.
- Yükümlülerle bireysel görüşmeler yapmak ve grup çalışmalarını yürütmek.
- Yükümlülerin boş zamanlarının yapılandırılmasına yönelik eğitsel ve sosyal çalışmaları diğer kurumlarla iş birliği içinde yürütmek.
- Yükümlülerin; iyileştirilme süreçlerini izlemek ve yükümlünün durumu hakkında vaka sorumlusunu sözlü ya da gerektiğinde yazılı olarak bilgilendirmek.
- Sosyal araştırma raporu hazırlamak.
- Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler ile suç mağdurlarına rehberlik hizmeti vermek ve müdahale programları uygulamak.
Suç ve Sapma: Suç sayılan bu eylem, ceza yasasının ihlali değil, ceza yasası ile korunan kuralların ihlal edilmesidir. Sosyologlar, emniyet kuvvetleri, psikiyatristler, sosyal hizmet görevlileri, normalliğin sınırları dışında kabul ettikleri her türlü davranışı sapma olarak nitelendirmektedir. Kanun ihlalleri, suç ve ceza konularına ilişkin kurulan ilk kurumlar hapishanelerdi. Çocuklarla yetişkinlerin ayrı yerlerde tutulması psikoloji gibi dalların ortaya çıkması ve çocuğun gelişimsel açıdan yetişkinlerden farklı olarak tanımlanmasıyla gündeme gelmiştir
Rasyonalizm akımından farklı anlamlar çıkartılmaya başlanmasıyla beraber anında verilen “sert cezalar” yerine “orantısal cezaların” uygulanmasına ve “rehabilitasyon” kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Eski görüş veya sistem de denebilecek birinci görüşte cezaların infazı, esas itibariyle toplumun korunması zorunluluğuna cevap veren sistemdir. İkinci görüşe göre, cezaların infazı, suçlunun topluma kazandırılması veya yeniden kazandırılmasını esas alan sistemdir.
Ceza İnfaz Kurumlarında Sosyal Hizmet Uygulamaları
Ceza infaz kurumlarında sosyal hizmet kapsamında; hükümlüler, tutuklular, hükümlü veya tutuklu annesi ile birlikte kalan çocuklar ile hükümlü ve tutukluların aileleri ile çalışmalar yapılmaktadır. Hükümlülerin kurumda bulundukları süre içinde kendileri veya aileleri ile ilgili olarak sosyal, sağlık, hukuki yardım ve benzeri ihtiyaçların belirlenmesi için gerekli incelemelerin yapılması, bu işlemlerin hükümlü veya tutuklunun kuruma geliş tarihinden itibaren bir ay içinde tamamlanması, belirlenen ihtiyaçların karşılanması amacıyla infaz süresince ilgili resmî, özel, gönüllü kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılmasıdır.
Sosyal hizmet uygulamalarının hükümlü veya tutuklu bulunan annesinin yanında kalan 0-6 yaş çocuklar yönelik amacı; ceza infaz kurumu dışında korumasına bırakılabilecek kimsesi olmayan çocuklara yönelik psiko-sosyal hizmetler sunarak bu çocukların sağlıklı gelişimlerini sağlamaktır.
Hükümlülere yönelik sosyal hizmet uygulamaları kapsamında;
İlk Görüşme
Psiko-Sosyal Planın Hazırlanması
Bireysel Görüşmeler
Müdahale Programlarının Uygulanması
Çocuk Hükümlüler Yönelik Çalışmalar
Ceza İnfaz Kurumlarındaki Faaliyet Gösteren Kurullarda Sosyal Çalışmacıların Görevleri
- Hükümlülerin suç türlerini belirleyerek, durumlarına uygun kurumlara ayrılmaları ve bunlara uygun olacak infaz ve iyileştirme rejimini saptamak
- Hükümlülerin bireysel olarak, psiko-sosyal yardım servisince hazırlanan iyileştirme programlarına uyumunu ve sonuçlarını değerlendirmek,
- Koşullu salıvermeye ve uygulanacak infaz rejimine esas teşkil edecek iyi hâl kararını almak,
Onarıcı adalet bir problem çözme yaklaşımı olup farklı biçimlerde, mağduru, faili, sosyal ağlarını, yargı organlarını ve toplumu dahil etmektir. Onarıcı adaletin temelinde üç ilke yatmaktadır. Bunlar:
- Adalet, kişilerin gördükleri zararın onarılması yönünde çalışılmasını gerektirir.
- Suçtan doğrudan ve en fazla etkilenen kişilere, talep etmeleri halinde adalet sürecine katılmaları için fırsat sağlanmalıdır.
- Devletin rolü adil bir kamu düzenini korumak, toplumun rolü ise adil bir barış düzeni inşa etmek ve sürdürmektir.
Ceza adalet sisteminin içinde onarıcı adalet uygulamasının başarıyla başlatılabileceği dört temel nokta vardır:
- kolluk aşamasında (soruşturma aşamasından önce);
- savcılık aşamasında (kovuşturma aşamasında ancak genellikle duruşma yapılmadan önce),
- mahkeme aşamasında (duruşma öncesi ya da hüküm verme aşamasında);
- cezanın infazı aşamasında (hapis cezasına alternatif olarak, hapis cezası yerine verilen cezanın bir parçası veya ona ek olarak, hapis cezası sırasında veya sonrasında)
ONARICI ADALETİN TEMEL KOŞULLAR
- Suça verilen yanıt mağdur tarafından uğranılan zararı mümkün olduğunca gidermeli.,
- Faillere davranışlarının kabul edilemez olduğu ve suçun mağdur ve toplum için bazı gerçek sonuçları olduğu anlatılmaya çalışılmalı,
- Failler hareketlerinin sorumluluğunu kabul etmeli ve edebilmeli,
- Mağdurlar ihtiyaçlarını ifade etme ve failin verdiği zararı giderilmesi için en iyi yolun bulunmasına katılma fırsatına sahip olmalıdır.
Onarıcı Adalet Programları ve Ceza Adalet Sistemi
Sadece yargılama öncesi değil yargılama sırası ve sonrasında, ceza infaz sistemi içerisinde yapılan yönlendirmeler aracılığı ile bu programa dahil olunabilir. Onarıcı adalet programlarının büyük bir kısmı kamu organları tarafından yürütülmektedir. Bunlar mahkeme merkezli, kolluk merkezli ve toplum merkezli olarak kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından yürütülen programlardır. Her ne kadar kamu makamları uzmanlardan faydalansa da toplum merkezli programlar toplum içindeki eğitilmiş gönüllülerden yardım alır.
Mağdur Fail Arabuluculuğu
Genel manada onarıcı adalet anlayışı üzerinde gelişen ve ilk olarak 1970’li yıllarda Kanada’da uygulamaya konulan “mağdur-fail uzlaşması” profesyonel ve eğitimli bir arabulucu nezaretinde fail ve mağdurun gönüllü olarak başlattığı ve devam ettirdiği yüz yüze görüşme ve diyaloga geçme seansları olarak tarif edilebilir. Yapılan yönlendirmeler sonucunda, tarafların gönüllü katılımı sayesinde, bir onarıcı adalet süreci başlayabilir. Süreç sonunda fail ve mağdur suçun doğurduğu zararların sarılması konusunda bir plan (eylem planı) üzerinde anlaşmaya varabilirler.
Hayatta kalanların yaşadıkları suç eylemninin hayatlarını nasıl etkilediğine dair sunumlar yaptıkları kurban-etki panelleri artmaktadır. Tipik olarak bu paneller; kurbanlara yardım eden programlar, ıslah personeli ve eğitimli gönüllüleri tarafından düzenlenir. Sosyal hizmet uzmanları aktif olarak kurban/suçlu görüşmelerinin her alanı içinde bulunurlar.
Aile Grup Görüşmesi /Konferansları
Çocuk istismarı, ilgili ve sorumlu geniş aile üyeleri ile görüşme yapılarak çözümlenebilecek konulara bir örnektir. Görüşmenin oluşumu için aktif rol oynayan sosyal hizmet uzmanları arkasına yaslanır ve katılımcıların uygun çözüm veya sonuçlarla gelmesini beklemektedir. Sosyal hizmet uzmanları; çocuğun güvenliğinin nasıl sağlanacağına dair geniş aile üyelerinden gelen düzenlemeler konusunda gözlem yapar ve yardım eder.
İyileşme Çemberleri
Bu yenilikçi yaklaşım; bir suç nedeniyle travma yaşamış ve aile veya toplum desteğine ihtiyaç duyan kurban veya hayatta kalanlarla ile çalışma için uygundur. Bu format; sevdikleri ile yeniden beraber olmak için alkol veya madde bağımlılığından kurtulmak isteyenler için de idealdir. Onarıcı stratejilere verilen tüm bu örneklerin ortak noktaları; yüz yüze iletişim, doğruyu söyleme, kişisel güçlendirme ve tüm tarafların iyileşmesidir.
ONARICI ADALETİN SOSYAL HİZMET DEĞERLERİ VE EĞİTİMİ İLE İLİŞKİSİ
Sosyal hizmetlerin misyonu temel değerlerden kök almaktadır. NASW’nin Etik Kuralları’na (1996) göre sosyal hizmetin temel değerleri; hizmet, sosyal adalet, kişi onuru ve değeri, insan ilişkilerinin önemi, dürüstlük ve yeterliliktir. Onarıcı adalet tüm bu ilkelere sahiptir ama en önemlisi yasalar karşısında eşit muamale olan sosyal adalettir.
MÜDAHALELERİN ETKİLİLİĞİNE DAİR ARAŞTIRMA BULGULARI
Geleneksel mahkeme salonunda yargılamanın olduğu kurbanlarla karşılaştırıldığında onarıcı adalet süreçlerine katılan katılımcıların suçluların kendilerini inciteceğine dair olan korkusu oldukça azalmış, ellerine fırsat geçse suçluyu inciteceklerine dair hislerinde ise azalma görülmüştür.
Onarıcı adalet programları dünya çapında gelişmekte ve bu ülkede ise kültürel aktarım ile kurulmaktadır. Sosyal hizmet eğitmenleri teori geliştirme ve öğrencilerinin çok geniş uygulama alanları içinde onarıcı adalet ilkelerini kullanmaları konusunda ilham vermelidir. Politika yapıcıların sosyal adalet ile daha uyumlu olan onarıcı stratejileri öğrenmesi ve daha insancıl olan adalet sistemleri için yapılacak planlama, politika ve kolaylaştırıcı hizmetlere katılması gerekmektedir.
Mağdurun suçluya göre ikinci plana atılmasında, ceza hukukunun cezanın önleme amacını esas alan siyaseti de etkili olmuştur. Ayrıca cezanın önleme amacına ağırlık veren bir ceza hukuku anlayışı, mağduru görmemiş ya da görememiş; faili iyileştirmek, suçluyu ıslah etmek ve toplumsal yapıdaki genel norm bilincinin güçlendirilmesini amaçlamıştır. Onarıcı adalet anlayışı ile birlikte suça karşı daha farklı bir anlayış ve hem mağdur hem de toplumu da kapsayan bir bakış sergilenmeye başlanmıştır. Adli sosyal hizmet alanı da hem suçlu hem mağdur hem de toplumu kapsayan uygulama ve programların yürütülmesini sağlamaktadır.
Eş Şiddeti Mağduru Kadınları Destekleme: Mağdur Savunuculuğu
Adli sosyal hizmet uzmanları genellikle, suç mağdurları ve suça tanık olmuş insanlar ile çalışma; çocuk yaşlı istismarı, cinsel saldırı, aile içi şiddet ve diğer kişilere karşı işlenmiş suçları içeren birçok suç alanı üzerine odaklanır. Mağdur savunucuları pek çok farklı sorumluluğa sahiptir ve polis memuru, savcı, hâkim, vaka yöneticisi, denetimli serbestlik memurlar ve sosyal hizmet sağlayıcıları gibi farklı disiplinlerle çalışır.
Mağdur – Suçlu Arabuluculuğu
Her ne kadar failin ıslahı ve yeniden topluma kazandırılması anlayışı güçlü olsa da, mağdurun ötelendiği, kendi kaderine bırakıldığı bir anlayışla çelişmektedir. Failin ıslah edilmesi ve tekrar topluma kazandırılması önemlidir.
Mağdur – suçlu arabuluculuğunda öncelikli amaç, her iki taraf arasındaki diyalog için; mağdurun güçlendirilmesi ve mağdura yardım etme kadar suçlunun sorumluluk bilincinin gelişimine de odaklanan güvenli bir ortam sağlamaktır. Mağdur- suçlu arabuluculuğunda arabulucu öncelikle suç hakkında suçlunun hikâyesini dinler. Sonrasında tarafsız ve kalifiye bir arabulucu, programı ve çalışmanın potansiyel faydalarını açıklar ve hem suçlunun hem de mağdurun katılımını destekler. Bu toplantılara suçlunun aile üyeleri ve diğer yakınları da katılabilir.
DÜNYADA MAĞDUR HAKLARINI SAVUNAN ÖRGÜTLER: MAĞDURLARA YÖNELİK HİZMETLER
Ulusal düzeydeki ‘Suç Mağdur Ofisi’ (Office of Victims of Crime; OVC), bölgesel kurumlara fon dağıtımlarından ve yerel alanlarda mağdur yardımı sağlayan diğer programlardan sorumludur. Diğer önemli mağdur savunma örgütü; özel, kar amacı gütmeyen, mağdur ve tanık yardım programı örgütü olan ‘Mağdurlara Yardım İçin Ulusal Örgüt’tür.
- Suç Mağdurları İçin Ulusal Merkez( National Center for Victims of Crime; NCVC);
- Güvenilir Ufuk ( Safe Horizon);
- Adil Bir Toplumda Suç Mağdurları
- Cinayet Mağdurlarına Destek Grubu
- Ulusal Cinsel Şiddet Kaynak Merkezi
Mağdur Hizmet Programı için Uygulama Önerileri:
- Farkındalık
- doğrudan ulaşımı sağlamak
- diğer meslek elemanları ile işbirliği
- Müracaatçıların çoklu ihtiyaçlarını tanımlama,
- Kişinin ihtiyacına göre en önemli hizmete odaklanma,
- Müracaatçının kendi davası ile ilgili kararlar vermesini sağlama,
- İş takibi ve bakım hizmeti sağlama,
- İyileştirme hizmetleri geliştirmek için sonuç değerlendirme ve süreç yapılandırma
TÜRKİYE’ DE MAĞDURLARA YÖNELİK HİZMETLER
- Mağdur Destek Hizmetleri Bürosu
- Mağdura Yönelik Psiko-Sosyal Destek Hizmetleri
- Mağdura Yönelik Sosyal Ve Ekonomik Destek Verilmesi
Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
MADDE 360 – (1) Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
- a) Sağlık alanında yabancı ülkelerle ve uluslararası kuruluşlarla ilişkileri yürütmek, geliştirmek ve bunlarla ilgili hukukî ve idarî düzenlemelere ilişkin çalışmaları yürütmek,
- b) İkili ve çok taraflı anlaşma ve sözleşmelere ilişkin işlemleri yürütmek,
- c) Avrupa Birliği ile ilişkileri, Bakanlığın ilgili birimleri arasında ve Bakanlık ile diğer kurumlar arasında koordinasyonu gerçekleştirmek suretiyle yürütmek,
- ç) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.
Sosyal Çalışmacı Ünvan Değişikliği Sınavı Konular ve Çıkmış Sorular 13






