Seyit Onbaşı’nın yaptığı kahramanlık neydi?

Seyit Onbaşı’nın yaptığı kahramanlık neydi?
14
A+
A-

ÇANAKKALE

Her şehri ayrı güzel olan canım ülkemi geziyorum ama bu kez kanatlarımı çok özel bir yere doğru çırptım. Gökyüzünde süzülürken kalbim heyecandan küt küt atıyordu. Çünkü vardığım yer sadece bir şehir değil, bir destanın yazıldığı topraktı: ÇANAKKALE!

Boğazın üstünden geçerken önce şehitlikleri gördüm. Uzaklardan bakınca sadece taş gibi görünüyorlar belki… Ama yaklaştıkça her birinin arkasında bir vatan sevgisi, bir kahramanlık, bir mektup, bir dua olduğunu hissettim. “Çanakkale Geçilmez!” yazılı dev bir anıt yükseliyordu gökyüzüne doğru. İşte orası Çanakkale Şehitler Abidesiydi. O an kalbim hem gururla hem hüzünle doldu. Bir sessizlik çöktü içime… “Bu sessizlik, binlerce askerin emaneti gibi,” dedim.

Gezdikçe duydum; Henüz 15’ine basmamış çocuklar vardı cephede… Bir üniformayı üç asker sırayla giyiyormuş… Mehmetçik, ekmeğini düşman askerleriyle paylaşmış… Sadece bir savaş değil bu, bir insanlık dersiymiş.

Sonra Kilitbahir Kalesi’ne konup düşman gemilerini engelleyen topların izini sürdüm. Namazgâh Tabyası’nda elleri nasırlı askerlerin, dua ederek top mermisi taşıdığını hayal ettim. Tabii ki Seyit Onbaşı’yı da unutmadım. Tam 276 kiloluk mermiyi sırtlayıp topa yerleştirmiş. “İnanılmaz bir güç değil, inanılmaz bir yürek bu!” dedim. Biraz uzaklaştım, çünkü ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.

Biraz daha güneye uçunca karşıma dev bir tahtadan at çıktı! Tahmin ettiniz mi? Evet, Troya Antik Kentindeydim! Yunan mitolojisinin en ünlü savaşlarından biri burada yaşanmış. O meşhur tahta at hâlâ ziyaretçileri karşılıyordu. Meğer bu tahta at, film çekiminden sonra şehre hediye edilmiş.

Tabii Çanakkale’nin meşhur Aynalı Çarşı’sını da gezmeden olmazdı. Çarşı, adını kapısındaki aynalardan alıyormuş ve içeride envai çeşit hediyelik eşya satılıyor. Ben de aileme ve arkadaşlarıma minik hediyeler aldım. Çarşıda esnafla sohbet ettim, onların güler yüzlü ve samimi halleri beni çok mutlu etti.

Çanakkale, tarih ve doğanın kol kola verdiği bir şehir. Bir yanda şehitlik anıtları, bir yanda antik şehirler… Bir yanda boğazın mavisi, bir yanda Kaz Dağları’nın yeşili…

Seyit Onbaşı’nın yaptığı kahramanlık neydi?

Seyit Onbaşı’nın yaptığı kahramanlık, tam 276 kilogram ağırlığındaki top mermisini sırtlayıp düşman gemilerini vurmak üzere topa yerleştirmesidir. Bu inanılmaz güç gerektiren eylem, onun hem fiziksel hem de manevi direncini ve vatan sevgisini göstermektedir.

Seyit Onbaşı, Çanakkale Savaşı sırasında Türk askerlerinin moralini yükselten ve savaşın kaderini etkileyen önemli bir kahramandır. O kadar ağır bir mermiyi tek başına sırtlayıp topa yerleştirmesi, sadece kuvvetini değil, aynı zamanda vatanına duyduğu derin bağlılığı ve cesaretini de ortaya koyar. Bu hareket, düşmanın ilerlemesini durdurmada kritik bir rol oynamış ve “Çanakkale Geçilmez” sözünü gerçek kılmıştır. Seyit Onbaşı’nın kahramanlığı, savaşın insanlık ve fedakârlık yönünü en güzel şekilde yansıtan örneklerden biridir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.