KPSS Tarih Ders Notları

İSLAM ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
Türk Adının Anlamı ile İlgili Görüşler
- “Olgunluk Çağı” Kaşgarlı Mahmut
- “Çoğalmak, Türemek” A. Wambery
- “Devlete tabii halk” G. Doerfer
- “Kanunla düzenlenmiş halk” W. Barthold
- “Töreli” Ziya Gökalp
- “Deniz kıyısında oturan adam” K. Fiok
- “Terk edilmiş” İbn el-Fakih el-Hamadani
- “Miğfer” Çin kaynakları
- “Güçlü, kuvvetli” Uygur kaynakları
- “Güzel İnsan” İran kaynakları
Türklerin İlk Ana Yurdu
Türklerin ilk ana yurtları Orta Asya’dadır. Orta Asya, doğuda Kingan Dağları’ndan, batıda Hazar Denizi ve İtil boylarına, güneyde Hindikuş ve Karanlık Dağlarından kuzeyde Sibirya’ya kadar uzanır. Bu geniş alanda Türklerin ilk ana yurtları; Altay-Sayan Dağları’nın kuzeybatısı, Tanrı Dağları’nın kuzeyi, Aral Gölü’nün çevresi ve Hazar Denizi’nin doğusu arasında kalan bölgedir.
Orta Asya Türk Göçlerinin Nedenleri
İklim Değişikliği
- Kuraklık
- Salgın hastalıklar ve hayvan hastalıkları
- Otlak ve tarım alanlarının daralması
Nüfusun Artması
Yaşanılan toprakların artan nüfusa yeterli olmaması
Siyasi ve Sosyal Durum
- Boylar arası mücadele
- Dış baskılar
- Türk boylarının birbirine bağlılığı
- Yeni yurtlar edinme düşüncesi
İstiklal Bağımsızlık Duygusu
Türk boyları, bağımsızlıkları tehlikeye düştüğünde başka topluluğun egemenliği altına girmektense özgür yaşayabilecekleri yerlere göç etmişlerdir.
Orta Asya Türk Göçlerinin Sonuçları
Türk göçleri sonunda:
- Orta Asya’dan göç eden Türkler, Anadolu, Suriye, Orta Avrupa ve Sibirya’ya yerleştiler.
- Değişik bölgelere göç eden Türkler farklı kültürleri etkilediler ve kendileri de o kültürlerden etkilendiler. Bu etkilenmeler sonucu Türk boyları arasında dini, kültürel, ekonomik, sosyal ve siyasi farklılıklar meydana geldi.
- Göç ettikleri yerlerde Türkler değişik adlarla devletler kurdular.
- Göç ettikleri bölgelerde devlet yönetimi ve askerî teşkilatlanma açısından örnek oldular.
Orta Asya’da Kurulan İlk Türk Devletleri
Asya Hun Devleti
Büyük Hun Devleti
Orta Asya’da bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti Hunlar tarafından kurulmuştur. Hunların ilk oturdukları yer Sarı Irmak’ın kuzeyi idi. Daha sonra Orhun ve Selenga ırmakları ile Ötüken çevresinde geniş bir alana yayılmışlardır. Bu bölgede güçlü bir devlet kuran Hunlar, Ötüken’i başkent yapmışlardır.
Asya Hun Devleti’nin bilinen ilk hükümdarı Teoman’dır.
Mete zamanında Asya Hun Devleti en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Mete, MÖ 174’te öldüğünde sivil ve askerî teşkilatı ile dış siyasette güçlü bir devlet bırakmıştır. Bu devlet daha sonra kurulacak olan diğer Türk devletlerine örnek teşkil etmiştir.
(Onlu teşkilat)
Kavimler Göçü
Kavimler Göçü’nün Önemli Sonuçları
Roma İmparatorluğu doğu ve batı olarak ikiye ayrılmıştır (395). Batı Roma İmparatorluğu 476’da yıkılmış ve toprakları üzerinde birçok Germen devleti kurulmuştur.
Avrupa’nın etnik yapısı değişerek yeni milletler ortaya çıkmıştır. Alanlar, Vandallar ve Vizigotlar, İspanya Yarımadası’na gelerek İspanyolların; Angıllar ve Saksonlar, Britanya adalarına yerleşerek İngilizlerin; Germen kavimleri, Ren Nehri kıyılarına yerleşerek Almanların oluşmasını sağlamışlardır. Bunun sonucunda bugünkü İngiltere, Fransa, İspanya, Almanya gibi Avrupa devletlerinin temelleri atılmıştır.
Türkler, Avrupa’da bir Hun Devleti kurmuşlardır.
Türk kültürü Avrupa’da yayılmıştır.
İlk Çağ sona ermiş, Orta Çağ başlamıştır.
Avrupa’da kilise önem kazanmış, Skolastik düşünce egemen olmuştur.
Avrupa’da feodalite yani derebeylik rejimi ortaya çıkmıştır.
Avrupa Hun Devleti
Hunlar Balamir önderliğinde Karadeniz’in kuzeyinden batıya geçerek kısa sürede Tuna boylarına ulaşmıştır (375).
Balamir’den sonra Avrupa Hunlarının başına Uldız geçmiştir (378). Türkler ilk kez Anadolu’ya ayak basmışlardır.
Avrupa Hunlarının en parlak dönemi Attila ile başlamıştır. Bizans ile Margos ve Anatolyus antlaşmaları imzalanmıştır.
Attila, Avrupa Hun Devleti’nde babadan oğula geçen bir hükümdarlık sistemini yürürlüğe koymuştur.
Attila’dan sonra yerine oğulları İlek, Dengizik ve İrnek geçmiştir. Ancak onlar devleti babaları kadar iyi yönetememişlerdir.
Hunlar, pantolon ve ceket giyme, at koşumları ve atları eyerleme konularında Avrupa’ya örnek olmuştur. Bazı Avrupa kavimleri, ordularını Türk ordusu düzeninde yeniden yapılandırmışlardır.
Attila: Tanrının Kamçısı, Etzel
Kök Türk Devleti
Kök Türk Devleti 552’de kurulmuştur. I. Kök Türk Devleti, Asya Hun Devleti’nden sonra Orta Asya’da kurulan ikinci büyük Türk devletidir. Tarihte ilk kez “Türk” adını devlet adı olarak kullanmışlardır.
Bumin Kağan Kök Türk Devleti’nin kurucusudur. Ötüken’i devlet merkezi yapmıştır.
Mukan Kağan zamanında Kök Türk Devleti en parlak dönemini yaşamıştır.
Tapo Kağan, Budizmi kabul ederek bu dinin halk arasında yayılmasına gayret göstermiştir. Onun bu hareketi Kök Türk ileri gelenleri tarafından hoş karşılanmamıştır. Bu yüzden halkıyla ters düşmüştür.
II. Kök Türk
Kutluk Devleti
Kök Türkler, Kutluk liderliğinde birleşerek bağımsızlıklarını elde ettiler (682). Kutluk İlteriş Kağan devletin merkezini Karakurum’a taşımıştır.
Kapgan Kağan döneminde Türk boylarının çoğu Kök Türk hâkimiyetine girmiş, Türk birliği büyük ölçüde sağlanmıştır.
Bilge Kağan zamanında II. Kök Türk Devleti en parlak dönemini yaşamıştır. Onun zamanında Basmiller, Karluklar, Kırgızlar ve Türgişler yeniden Kök Türk hâkimiyetine alınmıştır.
Kök Türkler Döneminden günümüze ulaşan temel kaynak Orhun Yazıtları’dır. Bu yazıtlar Türk tarihinin ve edebiyatının ilk yazılı örnekleridir. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, devletin ve halkın karşılıklı olarak görevlerinin belirtilmesi, Türklerde devlet anlayışının kavranması açısından önemlidir.
Uygur Devleti
Uygurların ilk hakanı, Kutluk Bilge Kül Kağan’dır (744-747). Onun döneminde başkent Ötüken’den Orhun Nehri kıyısındaki Ordubalıg’a yani Karabalgasun’a taşınmıştır.
Moyen-Çur başa geçtiğinde Çin’de büyük bir karışıklık yaşanmaktaydı. Talas Savaşı (751) nedeniyle Çin imparatoruna karşı isyanlar çıktı. Uygurların en parlak dönemini oluşturan dönem Moyen-Çur dönemidir.
Uygur Devleti, Bögü Kağan zamanında oldukça zenginleşmiştir. Büyük saraylar onun döneminde yapılmıştır.
Bögü Kağan Döneminin önemli olaylarından biri de Manihaizm dininin ülkeye girmiş olmasıdır. Manihaizm dinini kabul eden Bögü Kağan, Karabalgasun şehrinde bir tapınak yaptırmıştır. Onun zamanında Mani dini devletin resmî dini hâline gelmiştir. Ancak bu din sadece kağan ve çevresinde kabul görmüştür.
Baga Tarkan ve daha sonraki kağanlar zamanında ortaya çıkan açlık, kıtlık ve salgın hastalıklar devleti iyice zayıflattı. 840 yılında Kırgızlar, Uygur ülkesine girdiler, başkenti alarak hakanı öldürdüler ve Uygur Devleti’ne son verdiler.
Turfan Uygurları, Moğol devlet kademelerinde memurluk, kâtiplik hatta yöneticilik yaptılar. Moğolların Türk kültüründen etkilenmesinde rol oynadılar.
Diğer Türk Devlet ve Toplulukları
Avarlar
Orta Asya’da kurdukları bu devlete Kök Türkler son verince (552) batıya göç ettiler. 558’de Kafkaslara ulaştılar, kısa zamanda Tuna boylarına geçtiler. Orta Avrupa’da başında Bayan Han’ın bulunduğu büyük bir devlet kurdular (562).
Balkanlarda ve Avrupa’da iki asırdan fazla devam eden Avar hâkimiyeti, Orta Avrupa toplulukları üzerinde kültürel izler bıraktılar. Avarlar, Slavları ve Rusları ordu düzeni ve devlet örgütlenmesi alanlarında etkilediler.
Avarlara ait mezarlarda yapılan arkeolojik kazılarda at, koşum takımı, çeşitli silahlar elde edilmiştir. Üzengi kullanımı Avarlarla birlikte ortaya çıktı. Hristiyanlığı kabul eden Avarlar, bir süre sonra benliklerini kaybederek Slavlaştılar.
Bulgarlar
Büyük Bulgar Devleti’nin sona ermesiyle bir kısım Bulgarlar, Kubrat’ın küçük oğlu Asparuh yönetiminde Tuna boylarında devlet kurdular (679). Tuna Bulgarları adıyla anılan bu devlet Bizanslılarla mücadele etmiş, Slavları yönetimleri altına almıştır. Nüfuslarının az olması, hükümdarları Boris Han’la birlikte Hristiyanlığı kabul etmeleri (864) nedenleriyle Slavların arasında eriyip yok oldular.
Başlangıçta Hazar Hakanlığı’na bağlı yaşayan İtil Bulgarları, bu devletin yıkılmasından sonra bağımsız oldular. Bulgarlar, Almış Han zamanında ticari faaliyetler esnasında tanıştıkları İslam dinini kabul ettiler. Bulgar hanı, Abbasilerden din adamları istedi. Bu isteği 922 yılında yerine getirildi. Din adamlarının gelmesinden sonra İslamiyet, Bulgarlar arasında daha çabuk yayıldı. İtil Bulgar Devleti’ne Altın Orda Devleti 1237 yılında son verdi. Bazı araştırmacılar, İtil Bulgar Devletini ilk Müslüman Türk Devleti olarak kabul etmişlerdir.
Hazarlar
I. Kök Türk Devleti’nin yıkılmasından sonra Karadeniz’in kuzeyi ve Kafkaslar bölgesinde bir hakanlık olarak kurulmuştur (630).
Hazarlar, güçlü ordularıyla VII ve IX. yüzyıllar arasında bulundukları bölgede huzuru ve ulaşım güvenliğini sağladılar. Hazarların bu dönemi “Hazar Barış Çağı” olarak adlandırıldı.
Hazarlar arasında diğer devletlerle kurdukları ilişkiler sonucunda İslamiyet, Hristiyanlık ve Musevilik yayıldı. Museviliği benimseyen ilk ve tek Türk Devletidir.
Hazarların en büyük etkisi Ruslar üzerinde oldu. Rus prenslikleri, Hazarların devlet ve ordu teşkilatını örnek alarak güçlendiler.
Macarlar
XI. yüzyılın başlarında Hristiyanlığı kabul eden Macarlar zamanla Türk kimliklerini kaybettiler.
Macarlar, genel olarak konargöçer olup çadırlarda yaşamışlardır. Slavlara ve Ruslara karşı savaşlarda başarılı oldular.
Peçenekler
Balkaş Gölü çevresinde I. Kök Türk Devletine bağlı olarak yaşayan Peçenekler Talas Savaşı’ndan (751) sonra güçlenen Karlukların baskısıyla batıya yönelerek Volga boylarına yerleştiler.
Peçeneklerin bir kısmı Bizans ordusunda görev aldılar. Bizanslılar Peçenekleri, Selçuklulara karşı Anadolu’ya göndermek istediler. Malazgirt Savaşı’nda Bizans ordusundaki Peçenek kuvvetleri, Selçukluların tarafına geçerek Türklerin savaşı kazanmalarında önemli rol oynadılar.
Bizanslılar, Kıpçaklarla anlaşarak Kıpçakların Peçeneklere saldırmalarını sağladılar. Kıpçaklar, Peçenekleri yenerek siyasi varlıklarına son verdiler (1091).
Kıpçaklar
Kumanlar
Kıpçaklar, XIII. yüzyılda Moğolların ilerleyişi karşısında tutunamayıp geri çekildiler. Kıpçakların bir kısmı Macaristan’a giderek Hristiyanlığı kabul ettiler. Bu yüzden millî benliklerini yitirdiler. Bir kısmı da yurtlarında kalıp Altın Orda Devleti’nin hizmetine girdi. Bu devletin Türkleşmesinde önemli rol oynadılar. Altın Orda Devleti’nin egemenliğinde yaşayan Kıpçakların çoğu, daha sonraki yıllarda Mısır’a götürüldü. Eyyûbi ve Memlük ordusunda görev yapan Kıpçakların bir kısmı bu devletlerin yönetiminde görev aldılar.
Oğuzlar
Uzlar
Seyhun bölgesinde kalan Oğuzlar bu bölgede Oğuz Yabgu Devleti’ni kurdular. X. yüzyılın sonlarına doğru İslamiyeti kabul eden Oğuzlar, XI. yüzyılda Büyük Selçuklu Devleti’ni kurarak Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerine öncülük ettiler. Anadolu’da önce Türkiye Selçuklu Devleti’ni, sonra Osmanlı Devleti’ni kuran Türk boyu olmuşlardır. Yirmi dört boydan oluşan Oğuzların büyük bir bölümü ilk başlarda göçebe olarak yaşadı. Ancak batıya gitmeleriyle birlikte yerleşik hayata geçerek şehirler kurdular. Onların yerleşik hayata geçmelerinde İslamiyetin büyük rolü oldu.
Sabirler
Sibirler – Sabarlar
Avarlar, Bizanslılar ve Sasanilerle yaptıkları savaşlar sonucu zayıfladılar. İstemi Han zamanında Kök Türk Devleti’ne bağlanan Sabirler, daha sonra Hazarların egemenliğine girdiler. Bugünkü Sibirya adını Sabirlerden almıştır.
Başkırtlar
Başkurtlar
XIII. yüzyılda Altın Orda Devleti’ne bağlanarak İslamiyeti kabul ettiler. XVII. yüzyıldan itibaren Ruslara bağlanan Başkırtlar, zorlu mücadeleler vererek bağımsızlıklarını kazanmaya çalıştılar. Özellikle 1730-1736 yıllarındaki ayaklanmaları Ruslar tarafından kanlı bir şekilde bastırıldı. 1872 yılında tamamen Rusya’nın egemenliğine giren Başkırtlar, günümüzde Rusya Federasyonu’na bağlı olarak varlıklarını sürdürmektedirler.
Türgeşler
Türgişler
Türgeşler, Sulu Kağan zamanında Maveraünnehir bölgesine giren Emevilerle mücadele ederek Müslümanların ilerlemesine engel oldular. Türgeşler, Emeviler Döneminde Maveraünnehir bölgesinde fetihlerde bulunan İslam ordusuna karşı mücadele vererek Orta Asya’nın Arapların eline geçmesini engellediler.
Kırgızlar
Kırgızlar, XIII. yüzyıl başlarında Cengiz Han zamanında Moğollara boyun eğerek siyasi egemenliklerini kaybettiler. XIX. yüzyılda Rusların egemenliğine giren Kırgızlar, 1991’de Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla bağımsızlıklarını kazandılar. Canlı bir halk edebiyatının göstergesi olan destanlardan Manas Destanı Kırgızlara aittir. Bu destan dünyanın en uzun destanı olarak bilinmektedir.
Karluklar
Müslümanlarla Çinliler arasındaki Talas Savaşı’nda (751) Karluklar, Müslümanların yanında yer alarak Çinlilerin yenilmesini sağladılar. Böylece Orta Asya’nın Türk hâkimiyetinde kalmasında etkili oldular. Karluklar, XII. yüzyılda Karahitayların ve Moğolların hâkimiyeti altına girmiş, Cengiz Han’a itaat eden ilk Müslüman Türk topluluğu olmuşlardır. Karluklar, tarihte İslamiyeti kabul eden ilk Türk topluluğu olarak bilinmektedir.
Kimekler
Kimekler, VII. yüzyılda Altay Dağları’nın kuzeybatısı ile İrtiş Irmağı’nın orta bölgelerinde Kök Türk egemenliğinde yaşadılar. Kimeklerde ülke on bir ile ayrılmış, her ilin başına “tutug” adı verilen yöneticiler görevlendirilmiştir. İl yöneticileri hakanın soyundan gelenler arasından belirlenmekteydi.
İslam Öncesi Türk Tarihi Kültür ve Medeniyet
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Hükümdar Unvanları
Han, Hakan, Tanhu, Şanyü, Kağan, İlteriş, İlteber, İdukut
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Hükümdarlık Sembolleri
Otağ (Çadır), Kotuz, Yay, Tuğ (Bayrak), Sancak, Nevbet (Davul)
Kurultay Dışında Türk Devletlerinde Olan Meclisler
Millet Meclisi: Tuna Bulgarları
Nazırlar Meclisi: Tabgaçlar
Seçkinler Meclisi: Avrupa Hunları
İhtiyarlar Meclisi: Hazarlar
Komenton Meclisi: Peçenekler
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Ülke Yönetimiyle İlgili Olan Kavramlar ve Anlamları
- Ağılığ: Hazine Görevlisi
- Apa: Sivil Yönetici
- Aygucı: Vezir
- Ayuki: Hükümet
- Bitikçi: Katip
- Buyruk: Bakan
- İç Buyruk: Saray Memuru
- İl: Devlet
- Kurultay: Meclis
- Kut: Hükümdarlığı Tanrı’ya dayandırma
- Şad: Tiginlerin taşra görevinde aldığı unvan
- Tamgacı: Mühürdar
- Tudun: Vergi memuru
- Yarlığ: Hükümdar emri
Türklerde Ordu Komutanlarına Verilen Adlar
Subaşı, Böri, Tarkan, Noyan
Yelme
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde savaş zamanlarında düşmanın durumunu öğrenmek için gönderilen keşif kollarına Yelme denirdi.
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Toplumsal Bölüm
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde toplumsal bölüm en büyük birimden en küçük birime şu şekilde sıralanır:
İl (Devlet) > Budun (Millet) > Bod (Boy) > Urug (Soy) > Oguş (Aile)
İslamiyet Öncesi Türklerde İnanç Sistemi ile İlgili Olan Kavramlar ve Anlamları
- Balbal: Mezar Taşı
- Bengütaş: Yazılı Anıt
- Ongun: Totem
- Uçmağ: Cennet
- Tamu: Cehennem
- Umay: Tanrıça
Yuğ
Ölen kişinin ardından düzenlenen tören Yuğ’dur.
Törende verilen ziyafet Yuğ Aşı’dır.
Türklerin Tarih Boyunca Kullandığı Alfabeler
Göktürk, Uygur, Soğd, Kiril, Arap, Latin
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Sözlü Edebiyat Türleri
Koşuk: Şiir
Sav: Atasözü
Sagu: Ağıt
Destan
İslamiyet Öncesi Türk Tarihinde Adı Bilinen İlk Türk Şair
Arpınçur Tigin
Toy, Kopuz ve Çavgan
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde Toy denilen şölenlerde eğlenilir, müzik aleti olarak Kopuz kullanılırdı. Bu eğlencelerde at üstünde oynanan bir çeşit savaş oyununa toplum arasında Çavgan denirdi.
Kamdu
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde halk, hükümdarın mührü bulunduğu ipekten bez parçalarını para olarak kullanmış ve buna Kamdu denilmiştir.
Çav
Uygurlar döneminde kullanılan ilk kağıt paranın adı Çav’dır.
Türk Topluluklarının Kabul Ettiği Dinler
Maniheizm: Uygurlar
Budizm: Uygurlar, Türgişler
Hristiyanlık: Avarlar, Macarlar, Peçenekler, Uzlar, Tuna Bulgarları
İslamiyet: Karluklar, İtil Bulgarları, Oğuzlar
Üleş Sistemi
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde ülke hükümdarın ve hanedanın ortak malı sayılmasına verilen isim Üleş sistemidir.
Tigin ve Ataman
İslamiyet öncesi Türk Devletlerinde hükümdarın erkek çocuklarına Tigin ve bunları yetiştiren eğitmenlere Ataman adı verilirdi.
ORTA, YENİ VE YAKINÇAĞ TARİHİ
Kavimler Göçünün Sonuçları
- Roma İmparatorluğu, barbar olarak nitelendirdiği kavimlerle yaptığı mücadeleyi kaybetmiş ve Doğu-Batı olarak ikiye ayrılmıştır.
- Avrupa’nın etnik yapısı değişmiştir.
- Avrupa’da feodalite sistemi ortaya çıkmıştır.
- Katolik kilisesi otoritesini artırmıştır.
- Avrupa’da skolastik düşünce etkili olmuştur.
- Hristiyanlık, kavimler arasında benimsenerek Orta Çağ Avrupası’nda etkin bir konuma erişmiştir.
Günümüz Avrupasındaki Büyük Devletleri Oluşturan Kavimler
- İngiltere: Angıllar ve Saksonlar
- Almanya: Cermenler
- Fransa: Franklar
- İspanya: Vizigotlar
Hz. İsa ile İlgili Görüşler
- Hz. İsa’nın insan olduğu görüş: Arianizm
- Hz. İsa’nın tanrı olduğu görüş: Monofizm
- Hz. İsa’nın tanrı-insan olduğu görüş: Nasturizm
Hristiyanlıkta Var Olan Mezhepler
- Katolik: Merkezi Roma
- Ortodoks: Merkezi İstanbul
- Protestan: Almanya
- Anglikanizm: İngiltere
- Kalvenizm: Fransa
Orta Çağ Avrupasında Sınıflar
- Asiller: Soylular sınıfı
- Din Adamları: Ruhban sınıfı
- Burjuvalar: Ticari sınıf
- Köylüler: Hür ve köle köylüler
I. Haçlı Seferi
1097 Dorileon Muharebesinde Haçlılar büyük bir zafer kazanarak Anadolu’yu katetti. Anadolu Selçuklu Devleti İznik’i kaybetti ve başkent Konya’ya taşındı. Haçlılar Kudüs’ü ele geçirerek burada bir Latin Krallığı kurdular ve sefer başarıyla sonuçlandı.
II. Haçlı Seferi
Musul Atabeyi I. İmadeddin Zengi’nin 1144 yılında Urfa’yı ele geçirerek bir Haçlı devleti olan Urfa Kontluğu’na son vermesi üzerine Haçlılar Avrupa’dan yardım istediler.
Almanya İmparatoru III. Konrad ve Fransa Kralı VII. Louis, ordularının başına geçerek İkinci Haçlı Seferi’ni başlattılar. Bu sefer, kralların katıldığı ilk seferdir.
Anadolu Selçuklu Sultanı I. Rükneddin Mesud ve Halep Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi başta olmak üzere her yerde Türk ordularının direnci ile karşılaştılar.
Sonuçta çok küçük bir birlik ile Kudüs’e ulaştılar. Birinci Haçlı Seferi sırasında kurulmuş bir Haçlı devleti olan Kudüs Krallığı’ndaki Hristiyanlarla birleşerek Suriye’yi ele geçirmek istediler. Bu girişim başarılı olamayınca ülkelerine döndüler.
İkinci Haçlı Seferi, ilkinin aksine Haçlılar açısından tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
III. Haçlı Seferi
Selahaddin Eyyubi’nin 1187 yılında Kudüs’ü ele geçirmesi üzerine Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, 100.000 kişilik bir ordu ile Anadolu’ya girdi.
Fransa Kralı II. Filip ve İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard Akdeniz yoluyla Akka’ya çıktılar ve şehri zaptettiler.
İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard birkaç defa Kudüs’ü ele geçirmek için hücumda bulundu ise de Selahaddin Eyyubi’nin başarılı taktikleri dolayısıyla Kudüs’ü tekrar Haçlıların eline geçirmeyi başaramadı.
Bu olay, Selahaddin Eyyubi’nin İslam âlemindeki önemini artırıp sevilmesine neden olmuştur.
IV. Haçlı Seferi
Papa III. Innocentius, Kudüs’ü kurtarmak maksadıyla tüm Avrupa’yı sefere davet etti.
Dördüncü Haçlı Seferi’nin diğer Haçlı Seferlerinden farkı, sözde tek elden emir komuta altında olmasıydı. Seferin hedefi denizden Mısır’a ve oradan Filistin’e gitmekti.
Fakat Venedik Dükü tarafından Kudüs yerine Konstantinopolis’e yöneltildi. Karışıklıklardan dolayı Konstantinopolis işgal edildi.
Haçlı Seferlerinin Sonuçları
- Doğu-Batı ticareti gelişti.
- Ticaretle uğraşan şehir devletleri zenginleşti.
- Seferin gerçekleştiği topraklarda büyük yıkımlar yaşandı, şehirler harabelere döndü.
- Kağıt, matbaa, barut ve pusula gibi birçok buluş Avrupalılarca tanındı.
- Ünlü İslam bilginlerinin eserleri Avrupa’ya götürüldü ve Latinceye çevrildi.
- Avrupa’da din adamlarına olan güven azaldı.
- Sefer sırasında birçok derebeyin ölmesi, derebeylik sistemini zayıflattı.
- Haçlılara karşı elde edilen başarılardan ötürü Türklerin İslam dünyasındaki itibarı arttı.
- Türklerin Batı’ya yönelik ilerleyişi sekteye uğradı.
- Seferler sırasında Avrupa halkları birbirini tanıma fırsatı buldu.
Coğrafi Keşiflerin Sebepleri
- Avrupa’da coğrafya bilgilerinin artması ve gemicilik deneyiminin çoğalması
- Pusulanın öğrenilmesi ve geliştirilmesi
- Avrupa’nın kendinde olmayan ama Doğu uygarlıklarında olduğunu bildiği zenginliklere ulaşmak istemesi
- Baharat, ipek ve diğer maddi kaynaklara ulaşmak için yeni, kısa ve ucuz yol aranması
- Özellikle İspanyol ve Portekiz krallıkları tarafından değerli madenlere ulaşılması için gemicilerin desteklenmesi
- Hristiyanlık dininin ve Avrupa kültürünün yayılmak istenmesi
- Artan bilgilerin de etkisiyle dünyanın tanınmak istenmesi
- Deniz ulaşımının gelişmesi
- Coğrafya bilgisinin artması ve cesur gemicilerin yetişmesi
- Avrupa’da doğuya ulaşmak isteyen gemicilerin, İspanya ve Portekiz krallıklarından aldıkları yardımlarla açık denizlere açılması
- Sanayi İnkılabı ile pazar ve hammadde arayışının artması
- Avrupa’da kıymetli maden kıtlığının olması ve bu madenlerin Doğu’da bolca bulunması
Coğrafi keşiflerin en önemli nedeni ekonomiktir. Yani Batılıların doğuya giderek buralardaki zenginliklerden yararlanmak istemeleridir.
Gerçekleştirilen Önemli Keşifler
- Kristof Kolomb 1492’de Amerika Kıtası’na ulaştı.
- Amerika’nın yeni bir kıta olduğunu Amerigo Vespucci keşfetti.
- Bartolomeu Dias, Ümit Burnu’nu buldu.
- Vasko dö Gama, Ümit Burnu’ndan Hint Okyanusu ve Hindistan’a ulaştı.
- Portekizli Macellan ve Del Kano, dünyayı dolaşarak geçtiler ve bunun sonucunda dünyanın yuvarlaklığına dair kesinleştirici sonuçlara ulaştılar.
- Venedikli gezgin Marko Polo, Asya gezilerinin anlatımlarıyla Avrupa’nın Doğu uygarlıklarını tanımasını sağladı.
Coğrafi Keşiflerin Siyasi Sonuçları
- Osmanlı Devleti, Hint ticaret yolunun hâkimiyeti için Portekizlilerle mücadele etti.
- Osmanlı Devleti, Akdeniz hâkimiyeti için İspanyollarla mücadele etti.
- Yeni ada ve kıtaların keşfi gerçekleşti.
- İspanyol ve Portekizliler geniş ülkeler elde ederek ilk sömürge imparatorluklarını kurdular.
- İpek Yolu ticaretinin önemini kaybetmesi sonucunda Türkistan hanlıkları zayıfladı.
Coğrafi Keşiflerin Ekonomik Sonuçları
- Yeni ticaret yolları bulundu.
- Baharat ve İpek Yolları önemini kaybetti.
- Akdeniz kıyısındaki limanlar önemini kaybetti.
- Atlas Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.
- Keşfedilen bölgelerdeki değerli eşya ve madenler Avrupa’ya taşındı.
- O zamana kadar “toprak” temel zenginlik kaynağı iken, bundan sonra “altın ve gümüş” temel zenginlik kaynağı oldu.
- Burjuva sınıfı güçlendi.
- Avrupa’nın siyasi ve sosyal yapısında değişiklikler meydana geldi.
- İslam ülkeleri yoksullaşmaya başladı.
Coğrafi Keşiflerin Bilimsel Sonuçları
- Yeni ırklar keşfedildi.
- Yeni kültürler tanındı.
- Yeni hayvanlar ve bitkiler keşfedildi.
- İnsanlarda merak ve araştırma isteği uyandı.
- Düşünce dünyasında önemli gelişmeler meydana geldi.
- Rönesans ve Reform hareketlerine zemin hazırlandı.
- Avrupa’da sanattan zevk alan ve sanatçıları koruyan “Mesen” sınıfı ortaya çıktı.
Coğrafi Keşiflerin Dini Sonuçları
- Kiliseye olan güven sarsıldı.
- Hristiyanlığa ait inançlar temelinden sarsıldı.
- Avrupa’da dine dayalı dünya görüşü değişti.
Rönesans
İtalyan Rönesansı, bu dönemin başlangıcında sanatsal ve bilimsel gelişmeyi ifade eder. Rönesans’tan ilk kez bahseden İtalyan sanatçı Giorgio Vasari’dir.
Rönesansın Ortaya Çıkış Sebepleri
- Arap eserleri ve Arapçaya çevrilmiş eski Mısır ve Roma yani Yunan eserlerinin tercüme edilmesi ve yayımlanması
- Matbaanın geliştirilmesiyle bilim ve düşüncenin yayılması
- Pusulanın geliştirilmesiyle birlikte coğrafi keşifler sonucunda zenginleşen ve güzel sanatlara destek veren bir sınıfın oluşması
- Coğrafi keşifleri yapan Burjuva sınıfının oluşturduğu “Mesen” adlı sınıfın ortaya çıkması
- Orta Doğu’ya düzenlenen Haçlı Seferleri
- Skolastik düşünce ürünü dogmaların çökmesi
- Yeni üretim ve sınai tekniklerin öğrenilmesi
- Endülüs Emevileri’nin kıta Avrupası’na taşıdıkları kültür
- Astronomi, devlet-vatandaş ilişkisi, hukuki ve sosyal haklar, mimari, sanat, bilimsel bilgi ve yöntemler gibi konuların Avrupa’ya taşınması
Rönesans’a Etki Eden Düşünceler
- Yeryüzü ilgi çekici ve araştırılmaya değer bir yerdir.
- İnsan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir.
- İnsanın sürekli faal olması şerefli bir şeydir.
- Gerçek güzeldir.
- Yaşadığımız dünya ilgi çekici bir yerdir.
- Başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur anlayışı hâkimdir.
- Hümanizm etkili olmuştur.
- Eski dönemlerden farklı olarak bireyci bir hümanist anlayış başlamıştır.
- Sekülerizm etkili olmuştur.
Rönesans’ın Sonuçları
- Avrupa’nın kilisenin baskısından kurtulup modernleşme çağına geçmesinde büyük rol oynamıştır.
- Eğitimde çıta yükselmeye başlamıştır.
- Skolastik görüş yani kilisenin dar görüşü yıkılmıştır.
- Skolastik düşüncenin yerine pozitif yani bilimsel düşünce hâkim olmuştur.
- Reform hareketlerini hazırlamıştır.
- Bilim ve teknikteki gelişmeler hızlanmıştır.
- Ekonomi alanında yeni uygulamalar ortaya çıkmıştır.
- Avrupa’da sanattan zevk alan aydın sınıf, Mesen sınıfı ve halk sınıfı oluşmuştur.
- Din adamlarının ve kilisenin halk üzerindeki otoritesi sarsılmıştır.
- Avrupa’nın her yönden gelişmesine ve güçlenmesine öncülük etmiştir.
- Aydınlanma Çağı’na zemin olmuştur.
Rönesans Dönemi Sanatçıları
- Mimarlar: Brunelleschi, Alberi, Bramante
- Heykeltıraşlar: Ghiberti, Donatello, Michelangelo
- Ressamlar: Giotto, Leonardo da Vinci, Tiziano, Pieter Bruegel, Albrecht Dürer
- Fransa: Ronsard, Montaigne, Rabelais
- Fransa’da mimarlık: Louvre Sarayı’nı yapan Pierre Loscot, Tuileries Sarayı’nı yapan Jean Bullant
- Fransa’da resim: François Clouet
- Almanya’da hümanizm: Erasmus, Röklen, Luther
- Almanya’da resim: Albrecht Dürer
- İngiltere’de tiyatro: Hamlet’in yazarı Shakespeare
- İspanya’da edebiyat: Don Kişot’un yazarı Cervantes
- İspanya’da resim: Velasquez
- Hollanda’da resim: Rembrandt
- Polonya’da astronomi: Kopernik
Niccolò Machiavelli
En ünlü eseri Prens’te, politik yazının tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendinde bir amaç olarak inceleyen ve “amaç için her yolu mübah gören” anlayışı savunan isim Niccolò Machiavelli’dir.
Martin Luther
31 Ekim 1517’de Wittenberg Kalesi Kilisesi’nin kapısına fikirlerini içeren 95 maddeden oluşan bildiriyi asarak Protestan Reformu hareketini resmen başlatan kişi Martin Luther’dir.
Reform Dönemi
Martin Luther’in astığı protesto metninde özellikle karşı çıktığı Endülüjans, Orta Çağ Avrupası’nda bir tür günah çıkarma ve ölümden sonra cennete gitmek için Papa’nın sattığı af belgesidir.
1555 yılında Martin Luther’in Protestanlık mezhebinin dolaylı olarak Katolik mezhebinden ayrıldığı antlaşma Augsburg Antlaşması’dır.
Reform hareketinin Fransa’daki öncüsü Jean Calvin’dir.
Fransa’da ortaya çıkan Kalvenizm, IV. Henry döneminde Nantes Fermanı ile kabul edilmiştir.
1618 ile 1648 yılları arasında yapılan ve Avrupa devletlerinin çoğunun katıldığı savaşlar dizisi Otuz Yıl Savaşlarıdır.
Temelinde Protestan-Katolik mücadelesi olan savaşın adı Otuz Yıl Savaşlarıdır.
Otuz Yıl Savaşlarını Protestanlar kazanmıştır.
Otuz Yıl Savaşı’nı bitiren antlaşma Vestfalya Antlaşması’dır (1648).
Din Savaşları sırasında 1640 yılında İspanya’dan ayrılarak bağımsız olan devlet Portekiz’dir.
İspanya ile arasındaki 80 yıl savaşları Vestfalya Antlaşması ile sona eren ve bağımsızlığını kazanan devlet Hollanda’dır.
Reformun Sonuçları
- Avrupa’da mezhep birliği bozuldu.
- Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya çıktı.
- Mezhepler arasında çatışmalar başladı.
- Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.
- Eğitim-öğretim faaliyetleri kiliseden alınarak laik bir eğitim sistemi kuruldu.
- Papa ve kilisenin Avrupa ülkelerinin kralları üzerindeki etkisi sona erdi.
- Avrupa’da siyasal bölünmeler yaşandı.
- Papanın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferleri’nin düzenlenmesini engellemiştir.
- Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla Engizisyon mahkemeleri kuruldu.
- Protestan krallar ve prensler, din işlerinin mutlak hâkimi oldular.
- Reform hareketleri, Avrupa’yı siyasi yönden zarara uğratmıştır.
İngiltere ve Fransa Arasında Geçen Yüzyıl Savaşlarının Sonuçları
- İngiltere’nin bir ada krallığına dönüşmesi
- Fransa’da monarşinin güç kazanması
- İngiltere’de Anglo-Norman kültürünün gelişmeye başlaması
- Uzun süren savaşın İngiltere ve Fransa’nın nüfusunu azaltması
Hansa Birliği
Alman ve İskandinav tüccarların Batı Avrupa ve Rusya ile ticaretini geliştirmek için kurduğu birliğin adı Hansa Birliği’dir.
Yedi Yıl Savaşları
Avrupa’nın güçlü devletleri arasında 1756-1763 yılları arasında yaşanmış bir dizi askerî çatışmadır.
Savaşın nedeni Büyük Britanya ve Fransa için aralarındaki sömürge yarışı; Avusturya ve Prusya içinse Orta Avrupa hegemonyasıdır.
“Dünya Savaşı” olarak nitelendirilen savaş Yedi Yıl Savaşları’dır.
Aydınlanma Çağındaki Önemli Gelişmeler
- Newton ve Kopernik ile tüm bir evren-dünya kavrayışı değişime uğramıştır.
- Descartes ve Kant gibi isimlerle bu değişen zihniyetin felsefi düşüncesi geliştirilmiştir.
- 1789 Fransız İhtilali’nin temelinde Fransız aydınlanmacılığının belirleyici bir etkisi vardır.
- Klopstock’un Mesih’i, Wieland’ın Agathon’un Tarihi ve Lessing’in Hamburg Dramatürjisi ilk büyük eserlerdir.
- Newton, fizik ve matematik alanında çalışmalar yapmıştır.
- Kopernik, evrende Güneş merkezli bir sistem olduğunu ve Güneş’in Dünya etrafında değil, Dünya’nın Güneş etrafında döndüğünü ispatlamıştır.
- Galile, Dünya’nın yuvarlak olduğunu ispatlayarak kilise tarafından benimsenen Dünya’nın düz olduğu görüşünü yıkmıştır.
- Galile ayrıca fizik alanında da çalışmalar yapmıştır.
- Dekart, bilimsel bilgiye ancak matematikle ulaşılabileceğini öne sürmüş ve bu nedenle analitik ve geometriyi geliştirmiştir.
Fransız İhtilali Öncesinde Avrupa’nın Siyasi Durumu
- İngiltere hariç Kıta Avrupa’sında mutlak monarşi düzeni vardı.
- Rusya ve Avusturya-Macaristan bir imparatorluk görünümündeydi.
- Lehistan, Fransa, İspanya ve Portekiz krallıkla yönetiliyordu.
- İtalya ve Almanya siyasi birliklerini henüz sağlamamışlardı.
- Berlin de dahil olmak üzere günümüz Almanya’sının toprakları üzerinde Prusya önemli bir güçtü.
1789 Fransız Devrimi Sonuçları
- Yıkılmaz diye düşünülen, hatta egemenlik hakkını Tanrı’dan aldığı iddia edilen mutlak krallıkların yıkılabileceği ortaya çıktı.
- İlkel şekli Yunan şehir devletlerinde, gelişmiş şekli İngiltere ve ABD’de görülen demokrasi, Kıta Avrupası’nda da gelişmeye başladı.
- Demokrasi, Batı medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline geldi.
- Egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
- Milliyetçilik ilkesi siyasi bir karakter kazanarak çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
- Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
- Şahsi güçlere, zekâya ve girişim yeteneğine ortam hazırladı.
- Fransız İhtilâli, sonuçları bakımından evrensel olduğundan Yeni Çağ’ın sonu, Yakın Çağ’ın başlangıcı kabul edildi.
- Dağınık hâlde bulunan milletler, siyasi birliklerini kurmaya başladılar.
- İnsan Hakları Bildirisi, Fransızlar tarafından dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldü.
- Fransız İhtilâli’nin yaydığı fikirlere karşı Fransız Devrim ve Napolyon Savaşları başladı.
- Fransız Devrim ve Napolyon Savaşları 1792-1815 yılları arasında yaşandı.
- Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan bu savaşlara, daha sonra İngiltere ve Rusya da katıldı.
- Savaşlar Napolyon’un yenilgisiyle sonuçlandı.
- Viyana Kongresi ile Avrupa’nın siyasi durumu yeniden düzenlenmiştir (1815).
Fransız Devrimini Konu Alan Eserler
- Charles Dickens: İki Şehrin Hikayesi
- Victor Hugo: 1793 Devrimi
- Victor Hugo: Sefiller
- Eric Hobsbawm: Devrim Çağı
- Anatole France: Tanrılar Susamışlardı
- Server Tanilli: Dünyayı Değiştiren On Yıl
- Server Tanilli: Fransız Devriminden Portreler
- Oral Sander: Siyasi Tarih İlkçağlardan 1918’e
- Denis Guedj: Metrenin İcadı
- Thomas Carlyle: Fransız Devrimi
TÜRK İSLAM TARİHİ
Karahanlı Devleti
840-1212
- Yağma, Çiğil ve Tuhsi gibi boyların desteğiyle kurulan Karahanlı Devleti’nin bilinen ilk hükümdarı Bilge Kül Kadir Han’dır.
- Karahanlılar İslamiyeti Saltuk Buğra Han döneminde kabul etmiştir. Saltuk Buğra Han, İslamiyeti kabul ettikten sonra Abdülkerim adını almıştır.
- Abbasi halifesi tarafından ilk kez “İslam Hükümdarı” unvanını alan Karahanlı hükümdarı Ebu Nasr Ahmet’tir.
- Karahanlı Devleti’ne en parlak dönemini yaşatan Yusuf Kadir Han’dır.
- Yusuf Has Hacip, “Kutadgu Bilig” adlı eserini Tabgaç Buğra Han’a sunmuştur.
- Semerkant’ta açılan medreselerde ilk kez burslu eğitim sistemini uygulayan Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Han’dır.
- İkili yönetim anlayışı, Uygur alfabesini ve Türk dilini resmî olarak kullanmaları, boylar federasyonu biçiminde örgütlenmeleri Karahanlıların millî kimliklerini korumalarına kanıt olarak gösterilebilir.
Karahanlı Devletinin Türk İslam Devletleri Arasında Gerçekleştirdiği İlkler
- Orta Asya’daki ilk büyük Türk-İslam Devleti’dir.
- İlk posta teşkilatı oluşturulmuştur.
- İlk kez gulam sistemi uygulanmıştır.
- Türk-İslam mimarisinin ilk örnekleri verilmiştir.
- Türk-İslam edebiyatının ilk örnekleri verilmiştir.
- İlk kervansaraylar yani ribatlar oluşturulmuştur.
- İlk kez burslu eğitim verilmiştir.
Karahanlılarda Vezirlik
Karahanlılarda vezirlere Yuğruş adı verilmiştir.
Karahanlılar açısından Semerkant, çok gözde bir merkezdir. Kısa dönemlerle başkentlik yapan bu stratejik şehir, daha sonraki zamanlarda Timur’la birlikte daha da gelişmiş ve “Şehirlerin Şahı” unvanını almıştır.
Karahanlı Döneminde Yazılan Edebi Eserler
- Kutadgu Bilig: Yusuf Has Hacip
Türk-İslam edebiyatının ilk yazılı örneğidir. - Divan-ı Lugati’t Türk: Kaşgarlı Mahmut
İlk Türkçe ansiklopedik sözlüktür. Abbasî halifesi El-Muktedî Billah’a sunulmuştur. - Atabetü’l-Hakayık: Edip Ahmet Yükneki
Karahanlı Hükümdarı Muhammed Dada İspehsalar Bey’e sunulmuştur. - Divan-ı Hikmet: Ahmet Yesevi
Türk tasavvuf edebiyatının ilk örneğidir.
Gazneli Devleti
963-1187
- Gazneli Devleti’nin temelini atan Alp Tigin’dir.
- Gazneli Devleti’ne bağımsızlığı kazandırdığı için “Gerçek Kurucu” sıfatı taşıyan hükümdar Sebük Tigin’dir.
Gazneli Mahmut
- Gazneli Devleti’ne en parlak dönemini yaşatmıştır.
- Abbasi halifesini Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtarması sebebiyle halife tarafından “Sultan” unvanı verilen ve Sultan unvanını kullanan ilk hükümdardır.
- Hindistan’a 17 sefer düzenleyerek bölgenin İslamlaşmasında etkili olan ve “Hindistan Fatihi” olarak anılan hükümdardır.
- Firdevsi’nin yazmış olduğu “Şehname” adlı eser ona sunulmuştur.
- Karahanlıların başlattığı Gulam sisteminin kapsamını daha da genişleten ve gayrimüslimleri de bu sisteme dahil ederek Guleman-ı Saray sistemini kuran devlet Gazneli Devleti’dir.
- Gaznelilerin küçük yaştaki gayrimüslim çocukları dinî, askerî ve siyasi konularda eğittikleri yere Gulamhane denirdi.
Dandanakan Savaşı
1040
Gazneliler, Dandanakan Savaşı’nda Selçuklular karşısında büyük bir yenilgiye uğradı. Topraklarını kaybederek Hindistan’a çekilmeye mecbur kaldı. Afgan asıllı Gurlular, 1187 tarihinde Gazneli Devleti’ni ortadan kaldırdılar.
Büyük Selçuklu Devleti
1038-1157
- Selçuklu soyu, Oğuzların Üçoklar kolunun Kınık boyuna mensup olan bilinen ilk atası Dukak Bey’in oğlu Selçuk Bey’den gelmektedir.
- 1038 yılında Nesa ve Serahs savaşlarında Gaznelileri yenerek Horasan’a egemen olan, Nişabur’da tahta çıkıp kendi adına hutbe okutarak devletin gerçek kurucusu olan hükümdar Tuğrul Bey’dir.
- 1040 yılında Selçukluların Gazneliler karşısında elde ettiği ve bağımsızlığını ilan ettiği önemli zaferin adı Dandanakan Savaşı’dır.
- Türkler ve Bizanslar arasındaki ilk savaş olmasının yanı sıra Türklerin Bizanslara ve Gürcülere karşı elde ettiği ilk zafer Pasinler Savaşı’dır (1048).
- 1055 yılında düzenlenen Bağdat Seferi’nde Abbasi halifesini Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtaran ve Abbasi Halifesi Kaim bi Emrillah tarafından “Doğunun ve Batının Sultanı” unvanını alan Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’dir.
- Halife’nin dünyevi yetkilerini devretmesiyle ilk kez din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yol açan Selçuklu hükümdarı Tuğrul Bey’dir.
- Kars ve Ani Kalesi’ni fethetmesiyle beraber Abbasi halifesi tarafından “Ebü’l-Feth” unvanı alan Selçuklu hükümdarı Alp Arslan’dır.
- Alp Arslan komutasındaki Selçukluların Bizans’a ağır darbe indirerek kazandığı, Anadolu’da Türkiye tarihinin başlamasına yol açan, Bizans’ın İslam dünyası üzerindeki baskılarını azaltan ve Türklere karşı Haçlı Seferlerinin başlamasına neden olan savaş Malazgirt Savaşı’dır (1071).
- Malazgirt Savaşı’ndan sonra Sultan Alp Arslan’ın Anadolu’nun fethini hızlandırmak adına komutanlarına vermiş olduğu “Fethet, Yönet” politikasının adı Kılıç Hakkı’dır.
- Büyük Selçuklu Devleti’ne en parlak dönemini yaşatan ve devleti en geniş sınırlara ulaştıran hükümdar Melikşah’tır.
- Melikşah döneminde devleti içte en çok sekteye uğratan olay, Hasan Sabbah liderliğindeki faaliyetlerdir. Yönetimi ele geçirmek adına birçok devlet adamına suikast düzenlenmesi gibi faaliyetlere verilen isim Batınilik’tir.
- Sultan Sencer döneminde Selçuklular, Katvan Savaşı’nda Karahitaylılara yenilerek dağılma sürecine girmişlerdir.
Harzemşahlar
1097-1231
- Harzemşahlar Devleti’nin bilinen ilk hükümdarı Anuş Tigin’dir. Harezm bölgesi merkezdir.
- Harzemşahları bağımsızlığa kavuşturan ve gerçek kurucusu kabul edilen hükümdar İl Arslan’dır.
- Kendilerini Büyük Selçuklu Devleti’nin mirasçısı olarak kabul eden ve Moğollarla mücadele eden Türk devletidir.
- Kardeşi Sultan Şah’la arasında geçen taht rekabetinden sonra kardeşini saf dışı bırakarak tahta geçen, Harzemşahların topraklarını geniş bir alana yayarak devletin en parlak dönemini yaşatan Harzem hükümdarı Alaeddin Tekiş’tir.
- Dünya kültür ve uygarlık tarihi açısından önemli olan, sonraki dönemde Moğolların yıkıcı politikaları yüzünden dönemin birçok bilimsel ve kültürel eserinin yok olmasına sebep olan olay; Harzem Valisi İnalcık’ın Moğol kervanını yağmalaması sonrası gerçekleşen Otrar Faciası’dır.
- Ahlat bölgesi hâkimiyeti yüzünden Harzemşahlar ve Selçuklular arasında gerçekleşen ve Harzemşahların yenilmesiyle yıkılış sürecine girdiği savaş Yassı Çemen Savaşı’dır (1230).
Tolunoğulları
868-905
- Mısır’da kurulan ilk Türk-İslam devleti olan Tolunoğullarının kurucusu Tolunoğlu Ahmet’tir.
- Merkez Fustat yani Kahire’dir.
- Tolunoğlu Ahmet tarafından kurulan ve sosyal devlet anlayışı çerçevesinde halka ücretsiz sağlık hizmeti veren kuruluşun adı Maristan’dır.
- Halkın tamamının Arap; yönetici ve ordunun ise Türklerden oluşması ve bu farklılığın doğurduğu hâkimiyet zayıflığı Tolunoğullarının kısa sürede yıkılmasında etkili olan sebeplerdir.
İhşidler
935-969
- Mısır’da kurulan ikinci Türk devletidir.
- Adaletli bir yönetim sergiledikleri için Abbasi halifesi El-Razi Billah tarafından Ak-Şit yani Beyaz Güneş unvanı verilen İhşidler’in kurucusu Ebu Bekir Muhammed’dir.
- Tarihte ilk kez Kabe’nin de içinde yer aldığı Mekke ve Medine’yi ele geçirerek Hicaz bölgesinde egemen olan Türk devletidir.
Eyyubiler
1174-1250
- Eyyubi Devleti, Selahaddin Eyyubi tarafından kurulmuştur.
- Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlıların elinden aldığı savaşın adı Hıttin Savaşı’dır (1187).
- Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’ü Haçlıların elinden almasıyla papanın çağrısı üzerine III. Haçlı Seferi başlamıştır.
- Selahaddin Eyyubi’nin ölümünden sonra dört oğlu kendi aralarında mücadeleye başladı.
- Abbasi Halifesinin yardım amaçlı gönderdiği Memlûk askerleri yönetimi ele geçirdi. Bundan sonra İslam dünyasında Kölemenler egemen olmaya başladı.
- Eyyubilere son veren Memlük komutanı Aybeg’dir.
Memlükler
1250-1517
- Bazı kaynaklarda adı ed-Devletü’t-Türkiyye yani Türkiye Devleti olarak da geçen Türk devletidir.
- Tarihte Moğolları ilk defa yenerek Moğolların bu bölgede ilerleyişini durduran Memlükler’in bunu gerçekleştirdiği savaş Ayn Calud Savaşı’dır.
- Ayn Calud Savaşı, Sultan Baybars döneminde 1260 yılında yapılmıştır.
- Memlüklerde düzenli bir veraset sisteminin olmamasından dolayı en güçlü komutanın hükümdar olabilme şansının olması çok sayıda taht değişikliğine yol açmıştır.
Memlüklere Hâkim Olan Hanedanlar
- Kölemenler
- Bahri Hanedanı
- Burci Hanedanı
Yavuz Sultan Selim, Memlükleri Mercidabık (1516) ve Ridaniye (1517) savaşlarında yenerek bu devlete son vermiştir.
Moğollar
- Timuçin yani Cengiz Han tarafından Karakurum merkez olarak kurulmuştur.
- Cengiz’in ölümünden sonra tahta geçen Moğol hükümdarı Ögeday’dır.
Moğolların Parçalandığı Devletler
- Altın Orda
- İlhanlı
- Çağataylı
- Kubilay Hanlığı
Altın Orda Devleti
- Altın Orda Devleti, Batu Han tarafından Deşt-i Kıpçak bölgesinde kurulmuştur.
- Altın Orda Devleti’nde İslamiyeti resmen kabul eden hükümdar Berke Han’dır.
- Altın Orda Devleti yıkıldıktan sonra bölgede etkin olan ve sıcak denizlere inme fırsatı yakalayan devlet Rusya’dır.
İlhanlılar
- İlhanlılar, Hülagü Han tarafından İran’da kurulmuştur.
- Batınilik faaliyetlerine karşı mücadele eden ve Alamut Kalesi’ni yıkarak Batınilik faaliyetlerine son veren İlhanlı hükümdarı Hülagü Han’dır.
- 1258’de Abbasilere son vererek bölgede etkin olan İlhanlılar, Kösedağ Savaşı’nda Anadolu Selçuklu Devleti’ni yenerek Anadolu üzerinde hâkimiyet kurmaya başlamıştır.
Çağataylılar
Çağataylılar, Çağatay Han tarafından Doğu Türkistan’da kurulmuştur.
Kubilay Hanlığı
- Kubilay Hanlığı, Kubilay Han tarafından Pekin’de kurulmuştur.
- Türkleşmeyen ve İslamlaşmayan tek Moğol devletidir.
- Ünlü İtalyan gezgin Marco Polo’nun 20 yıl hizmet ettiği ve Seyahatnamesinde gözlemlerini anlattığı devlettir.
Timurlular
- Timurlular, Timur tarafından Semerkant’ta kurulmuştur.
- 1402 yılında Osmanlı’yı Ankara Savaşı’nda yenerek ilk kez bir Osmanlı padişahını yani Yıldırım Bayezid’i esir alan hükümdar Timur’dur.
- Timur’un savaşlarda yararlılık gösteren kişilere verdiği topraklara Sayurgal denmiştir.
- Timur’un torunu olan ve Semerkant’ta rasathane kuran bilim adamı Uluğ Bey’dir.
- Türkçenin Farsça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek amacıyla yazılmış eserin sahibi Ali Şir Nevai’dir.
- Eserin adı Muhakemetü’l Lügateyn’dir.
İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyet
İlk Türk İslam Devletlerinde Hükümdarlık Unvanları
- Han
- Hakan
- Bey
- Şah
- Gazi
- Hünkâr
- Şehinşah
- Kara
- Padişah
- Kadir
- Melik
- Sultan
İlk Türk İslam Devletlerinde Hükümdarlık Sembolleri
- Otağ
- Taht
- Unvan
- Nevbet yani davul
- Giysi yani Tıraz
- Sancak
- Çetr yani şemsiye
- Tuğra yani mühür
- Hil’at yani giysi
- Asa
- Kılıç kuşanma
- Hutbe okutmak
İlk Türk İslam Devletlerinde Saray Görevlileri ve Görevleri
- Abdar: Hükümdarın temizlik işleriyle ilgilenen görevli
- Camedar: Hükümdarın elbiseleriyle ilgilenen görevli
- Devaddar: Hükümdarın yazı takımlarını taşıyan görevli
- Emir-i Alem: Savaşlarda bayrak ve sancak muhafızı
- Emir-i Ahur: Atların bakımından sorumlu görevli
- Emir-i Çeşnigir: Hükümdarın yemeklerinden sorumlu görevli
- Emir-i Candar: Sarayın güvenliğinden sorumlu görevli
- Emir-i Hares: Hükümdara suç işleyenleri cezalandıran görevli
- Emir-i Silah: Cephaneden sorumlu görevli
- Emir-i Şikar: Av işlerini düzenleyen görevli
- Hacibü’l-Hüccab: Vezirden sonraki en büyük görevliydi. Hükümdar, divan ve halk arasında görüşme ayarlayan kişidir.
- Kıssadar: Dilekçeleri kabul eden görevli
- Kapucubaşı: Sarayın hizmetleriyle uğraşan görevli
- Serhenk: Törenlerde yol düzeni sağlayan görevli
- Şerabdar-ı Has: İçkileri hazırlayan ve ilgilenen görevli
Divanlar
- Divan-ı İnşa: Başkanı Münşi’dir. Devletin iç ve dış yazışmalarıyla ilgilenen divandır.
- Divan-ı İstifa: Başkanı Müstevfi’dir. Devletin tüm mali işleriyle ilgilenen divandır.
- Divan-ı İşraf: Başkanı Müşrif’tir. Devlet içinde idari işleri kontrol eden teftiş kuruludur.
- Divan-ı Arz: Başkanı Emir-i Arz’dır. Ordunun tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen divandır.
- Divan-ı Mezalim: Başkanı hükümdardır. Büyük davaların bakıldığı yüksek mahkemedir.
- Divan-ı Berid: Posta ve haberleşme işlerine bakılırdı. Selçuklularda Berid Divanı yerine bu vazife “Sahib-i Haber” veya “Sahib-i Berid” denilen ve sultan tarafından seçilen kişilere verilmiştir.
İlk Türk İslam Devletlerinde Taşra Yönetimi
- Melik: Hanedan üyesidir. İç işlerinde serbest, dış işlerde merkeze bağlıdır.
- Atabey: Hükümdarın eyaletlere gönderilen erkek çocuklarına devlet tecrübesini aktaran kişidir.
- Amil: Vilayetlerde vergilerin toplanmasından sorumludur.
- Amid: Vilayetlerde yönetimden sorumlu sivil görevlidir.
- Muhtesip: Vilayetlerde ticari hayatı düzenleyen ve denetleyen görevlidir.
- Ulak: Saray ve taşra arasında haberleşmeyi sağlayan görevlidir.
- Subaşı: Vilayetlerde şehirlerin güvenliğinden sorumludur.
- Şıhne: Eyalet ve vilayetlerin başında bulunan askerî ve idari yöneticidir.
İlk Türk İslam Devletlerinde Ordu Teşkilatı
- Hassa Askerleri: Biştegani adı verilen maaş alan ve sultana bağlı özel birliklerdir.
- Guleman-ı Saray: Gulamhane denilen yerlerde gayrimüslim çocukların yetiştirilmesiyle oluşan özel birliklerdir.
- İkta Ordusu: Cebelü adı verilen, devletten maaş almayan, ikta sahiplerinin gelirleriyle geçinen atlı askerlerdir.
- Eyalet Askerleri: Eyaletlerdeki yöneticilerin emri altında bulunan askerî birliklerdir.
- Türkmenler: Sınır güvenliğini sağlamaları adına sınırlara yerleştirilen savaşçı topluluklardır.
- Yardımcı Kuvvetler: Bağlı devlet ve beyliklerin gönderdiği paralı askerlerdir.
İlk Türk İslam Devletlerinde Hukuk Sistemi
Hukuk, şer’i ve örfi olarak ikiye ayrılırdı. İslam hukukunu temel alan şer’i hukukta, şer’i davalara kadılar bakar; kadılardan ise Kadı’l-Kudat sorumluydu. Örfi hukuk ise töre esaslıdır. Örfi davalara Emir-i Dad bakardı. Askerî davalara ise Kadıleşker bakardı.
İlk Türk İslam Devletlerinde Toprak Sistemi
İlk Türk İslam devletlerinde toprak sistemi miri ve mülk olarak ikiye ayrılmıştır.
Miri Topraklar
Miri topraklar devlete aittir. Üçe ayrılır:
- Has: Geliri hükümdara ve ailesine verilir.
- İkta: Devlete hizmette bulunmuş kişilere verilir.
- Vakıf: Doğrudan topluma hizmet amaçlı kullanılır.
Mülk Topraklar
Mülk topraklar kişilere aittir.
- Müslümanlara ait olanlara öşri denilir.
- Gayrimüslimlere ait olanlara haraci denilir.
Fütüvvet Teşkilatı
Anadolu Selçuklularında Ahilik, Osmanlı Devleti’nde ise Lonca Teşkilatı olarak bilinen esnafların iş birliği ve mesleki eğitim için oluşturduğu kuruluş, Abbasilerde Fütüvvet Teşkilatı olarak faaliyet göstermiştir.
Selçuklu Devletinin Vergilendirme Sisteminde Başlıca Gelir Kaynakları
- Öşür: Müslümanlardan alınan ürün vergisi
- Haraç: Gayrimüslimlerden alınan ürün vergisi
- Cizye: Gayrimüslim erkeklerin askere gitmemesi karşılığında alınan vergi
- Bac-ı Bazar: Pazar vergisi
- Ganimet: Savaş gelirleri
- Diğer vergi gelirleri
İlk Türk İslam Devletlerinde Mimari ve Sanat Alanında Kullanılan Süsleme Yöntemleri
- Hat: Arap harfleriyle güzel yazı yazma
- Minyatür: Nakkaş veya musavver tarafından yapılan küçükleştirilmiş resim sanatı
- Oymacılık: Zemin oyulmasına yönelik süsleme
- Çini: Renkli ve motifli seramikler
- Kakmacılık: Renkli malzeme ile süsleme sanatı
- Kündekari: Neccarlar tarafından yapılan ahşap işleme sanatı
- Malakari: Duvar kabartma sanatı
- Fresk: Duvar resmi
- Telkari: Altın ve gümüş işçiliği
- Vitray: Renkli cam süsleme
- Mozaik: Cam ve taş parçalarıyla süsleme
İlk Türk İslam Devletlerinde Dinî Mimari Eserler
- Cami
- Zaviye
- Tekke
- Türbe
- Mescit
- Medrese
- Külliye
- Kümbet
İlk Türk İslam Devletlerinde Sağlık Mimari Eserleri
- Darüşşifa
- Darü’l Afiye
- Şifahane
- Bimarhane
- Darüssıhha
- Bimaristan
- Maristan
İlk Türk İslam Devletlerinde Ticari Mimari Eserler
- Ribat
- Kervansaray
- Han
- Bedesten
- Arasta
- Kapan
- Çarşı
İlk Türk İslam Devletlerinde Askerî Mimari Eserler
- Ordugâh
- Kale
- Kışla
- Sur
- Tersane
- Kule
- Hisar
- Burç
İlk Türk İslam Devletlerinde Sivil Mimari Eserler
- Saray
- Tabhane
- Köşk
- Ev
- İmarethane
- Köprü
- Hamam
- Çeşme
Kümbet
Üzeri piramit çatı ile örtülü anıt mezar şeklinde olan ve ilk kez Büyük Selçuklularda uygulanan mimari yapıdır.
Ribat
Ticari amaçlı yapılar olup kervansaraylardan daha küçük olan ve ilk kez Karahanlılarda görülen mimari yapıdır.
Bimarhane
Akıl ve sinir hastalıklarının ilk kez tedavi edildiği kurum olarak kabul edilen ve ilk kez Karahanlılarda görülen mimari yapıdır.
İmarethane
Günümüzde aşevlerine benzeyen, yolculara ve yoksullara ücretsiz yemek dağıtılan yerdir.
Bedesten
Kubbelerle örtülü, genellikle kumaş ticaretinin yapıldığı kapalı çarşıdır.
Karahanlılar Dönemindeki Önemli Eserler
- Ribat-ı Melik Kervansarayı
- Ayşe Bibi Türbesi
- Arap Ata Türbesi
- Registan Medresesi
- Balacı Hatun Türbesi
- Dehistan Kervansarayı
- Timriz Sarayı
Gazneliler Dönemindeki Önemli Eserler
- Leşker-i Bazar Sarayı
- Arasü’l Felek Camii
- Leşker-i Bazar Ulu Camii
- Sultan III. Mesut Sarayı
- Zafer Kuleleri
- Mahmet Bendi
- Ribat-ı Mahi
Büyük Selçuklu Devleti Dönemindeki Önemli Eserler
- Nizamiye Medresesi
- Mescit-i Cuma
- Diyarbakır Ulu Cami
- Hülpayegan Cami
- Sultan Sencer Türbesi
- Ribat-ı Zafarani
- Tuğrul Bey Türbesi
- Kümbet-i Surkh
- Rey Medresesi
- İsfahan Melikşah Camii
- Kazvin Mescit-i Cuma
Tolunoğulları Dönemindeki Önemli Eserler
- Tolunoğlu Ahmet Camii
- Ulu Camii
- Tolunoğlu Ahmet Maristanı
Babürler Dönemindeki Önemli Eserler
- Tac Mahal
- Agra Kalesi
- Lahor Kalesi
- Moti Mescidi
Anadolu’da Moğol Hâkimiyeti Dönemindeki Önemli Eserler
- Amasya Şifahanesi
- Erzurum Yakutiye Medresesi
- Niğde Hüdavend Hatun Kümbeti
- Tokat Nureddin İbn Sentimur Kümbeti
- Sivas Çifte Minareli Medrese
Sivas Çifte Minareli Medrese, İlhanlıların veziri Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılmıştır.
TÜRKİYE TARİHİ
I. Beylikler Dönemi
Saltuklular
1072-1202
- Ebü’l-Kasım Saltuk Bey tarafından kurulmuştur.
- Saltuklular, Malazgirt zaferinden sonra Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliğidir.
- Erzurum, Pasinler, Tercan, İspir, Oltu, Tortum, Micingerd, Bayburt ve civarında 1071-1202 yılları arasında hüküm süren Saltukluların başkenti Erzurum’dur.
- Saltukluların varlığına ilk olarak XII. yüzyılda yazılmış Kitabu’l-İnba’da rastlanılır.
- Saltuklu beyliğinin başına geçerek Anadolu beylikleri arasında ilk kez kadın hükümdar olan kişi Mama Hatun’dur.
- 25 Haziran 1202 tarihinde Erzurum’a giden Sultan Rükneddin, son Saltuklu hükümdarı Alaeddin Melikşah’ı hapsetmiş; topraklarını da daha önce Elbistan meliki olan ve elinden mülkünü aldığı kardeşi Mugîseddin Tuğrulşah’a teslim ederek Saltuklu hanedanlığına son vermiştir.
Saltukluların Bıraktığı Önemli Eserler
- Kale Camii
- Tepsi Minare
- Ulu Cami
- Üç Kümbedler
- Mama Hatun Kervansaray ve Türbesi
- Micingerd Kalesi
Mengücekliler
1080-1228
- Kemah merkezli olarak Mengücek Gazi tarafından kurulmuştur.
- Divriği Ulu Camii kitabesinde kaydedilen Alp, Kutluğ, Tuğrul ve Tekin gibi unvanlara; Divriği Sitte Melek Türbesi’nde ise “el-Merhum, es-Sa’id, eş-Şehîd, el-Gazi” ibarelerine mazhar olan Mengücek beyliği hükümdarı Mengücek Gazi’dir.
- Genceli Şair Nizami’nin “Mahzenü’l-esrar” adlı eserini Mengücek hükümdarı Fahreddin Behramşah’a sunmuştur.
- Mengücek hükümdarı Alaeddin Davudşah’ın ilme karşı duyduğu ilgiden dolayı saraya davet edip maaş bağlattığı ve bu vesileyle Alaeddin Davudşah adına eserler yazan ünlü İslam tıp âlimi Muvaffakuddin Abdüllatif-i Bağdadi’dir.
Mengüceklilerin Bıraktığı Önemli Eserler
- Divriği Kalesi
- Divriği Kale Camii
- Divriği Ulu Camii
- Divriği Darü’ş-şifa
- Divriği Sitte Melik Türbesi
- Kamereddin Türbesi
- Nureddin Salih Türbesi
Danişmentliler
1080-1228
- Danişment Ahmet Gazi tarafından Sivas merkezli olarak kuruldu.
- Anadolu’da ilk kez para bastıran beyliktir.
- Kendi adına para bastıran ilk isim Danişment Ahmet Gazi’dir.
- Anadolu beylikleri arasında en güçlü olduğu kabul edilen ve Anadolu Selçuklu Devleti’ni en çok uğraştıran beyliktir.
- Danişmentlilere en parlak dönemini yaşatan hükümdar Emir Gazi’dir.
- Bizanslılar, Haçlılar ve Ermenilere karşı yaptığı gazalar ve kazandığı zaferler sonucu Konya dışında Sakarya’dan Malatya’ya kadar Anadolu hâkimiyetini ele geçirmesi üzerine Abbasi Halifesi el-Müsterşidbillah ve Büyük Selçuklu Sultanı Sancar tarafından “Melik” unvanı vermek ve onu Kuzey Anadolu hükümdarı ilan etmek için elçiler gönderilen Danişment hükümdarı Emir Gazi’dir.
- Danişmentli beylerinin Bizans İmparatorluğu’na karşı mücadelelerini ve kahramanlıklarını anlatan, Anadolu Selçukluları Döneminde yazıya geçirilen destanın adı Danişmentname’dir.
Danişmentlilerin Bıraktığı Önemli Eserler
- Kayseri Ulucamii
- Niksar Ulucamii
- Kayseri Kölük Camii
- Kayseri Kölük Medreseleri
- Amasya Halifet Gazi Türbesi
- Niksar Melik Gazi Türbesi
- Tokat-Niksar Yağıbasan Medresesi
Artuklular
1202-1409
- Artuk Bey’in ölümünden sonra oğulları Sökmen ve İl Gazi, Kudüs’ü Fatımîlere karşı koruyamayınca Diyarbakır yöresine geldiler (1098).
- Bu bölgede Artuklu Beyliği’ni kurarak üç kol hâlinde yönetimlerini sürdürdüler (1102).
Artukluların Kolları
- Hasankeyf Artukluları: 1102-1231
- Mardin Artukluları: 1108-1409
- Harput Artukluları: 1112-1234
Artuklularda Bilim ve Sibernetik
- Artuklular devrinin en tanınmış bilim insanlarından biri El-Cezerî’dir.
- Haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama ilmi olan sibernetiğin ilk kurucusudur.
- Sibernetiğin gelişmesiyle elektronik beyinler ve otomasyon denilen sistemler ortaya çıktı.
- 1104’te Harran’ı kuşatarak Musul yönünde ilerlemek suretiyle Bağdat’ı fethetmek isteyen Haçlılarca yönetilen Urfa Kontluğu’nun kontları Baudouin du Bourg ve Josselin de Courtenay’yi Harran Muharebesi’nde yani Belih Çayı Muharebesi’nde ağır bir yenilgiye uğratan ve esir alan Artuk hükümdarı Sökmen Bey’dir.
Artukluların Bıraktığı Önemli Eserler
- Malabadi Köprüsü
- Hatuniye Medresesi
- Koçhisar Ulu Camii
- Muzafferiye Medresesi
- Semanin Medresesi
- Şehidiye Medresesi
- Hüsamiye Medresesi
- Haburman Köprüsü
- Anbar Çayı Köprüsü
Çaka Beyliği
1081-1093
- Çaka Bey tarafından İzmir dolaylarında kurulmuştur.
- Türklerde ilk donanmayı kuran ve ilk deniz komutanı olan Türk beyi Çaka Bey’dir.
- Kurduğu donanma ile Çaka Bey Midilli, Rodos, Sakız ve İstanköy adalarını fethetmiştir.
- Bizans imparatoru, Türkiye Selçukluları Sultanı I. Kılıç Arslan’ı Çaka Bey’e karşı kışkırtmıştır.
- Sultan, Çaka Bey’i öldürtmüş; Bizans ise beyliğin bulunduğu toprakları kendisine katarak beyliğe son vermiştir.
Anadolu Selçuklu Devleti
1077-1308
- Türkiye Selçuklu Devleti, Selçuklu soyundan gelen Kutalmış Bey’in oğlu Süleyman Şah tarafından kuruldu.
- Melikşah, 1077’de Süleyman Şah’a hükümdarlık unvanı veren bir ferman gönderdi.
- Abbasi halifesinin ise Süleyman Şah’a hükümdarlığını onaylayan menşur göndermesiyle merkez İznik olmak üzere Türkiye Selçuklu Devleti kuruldu.
- Süleyman Şah ile Suriye Selçuklu Meliki Tutuş arasında yapılan savaşta Süleyman Şah yenildi ve savaş sırasında hayatını kaybetti.
- Süleyman Şah, Suriye’de Caber Kalesi yanına gömüldü.
- Lozan Barış Antlaşması’na göre Süleyman Şah’ın mezarının bulunduğu yer Türk toprağı kabul edildiğinden, buranın koruyuculuğunu Türk askerleri yapmaktadır.
I. Kılıç Arslan Dönemi
- Kılıç Arslan hükümdar olunca devlet işlerini düzene koydu.
- Bizans üzerinde baskı kurdu.
- İzmir’de devlet kurmuş olan Çaka Bey’in kızıyla evlendi.
- Çaka Bey’i ortadan kaldırdı.
- I. Kılıç Arslan, I. Haçlı Seferi esnasında başarılı savunma yaptıysa da İznik’i Bizans’a terk etmek zorunda kaldı.
- Devlet merkezini Konya’ya taşıdı.
I. Mesut Dönemi
- Sultan Mesut, 40 yıla yakın süren saltanat süresinde izlediği sabırlı ve dikkatli siyaset yöntemi ile Selçuklu Devleti’ni yok olmaktan kurtardı.
- Anadolu’ya hâkim olmayı başardı.
- Sultan Mesut, zekâsı ve enerjisi sayesinde Bizans İmparatorluğu ve Haçlıları mağlup ederek Türkler için Anadolu’yu emniyetli bir vatan hâline getirdi.
- İlk defa onun zamanında Batı kaynaklarında Anadolu’nun Turkia yani Türkiye adıyla kaydedilmesi önemlidir.
II. Kılıç Arslan Dönemi
- II. Kılıç Arslan, Danişmentlilerin müttefiki Musul Atabeyi Nureddin Zengi’nin ölümünden sonra Tokat, Niksar ve Sivas’ı ele geçirdi.
- Mengücekoğullarını da egemenliği altına alarak Fırat Nehri’nden Sakarya Nehri’ne kadar uzanan toprakları Türkiye Selçukluları Devleti’nin yönetimi altında birleştirdi.
- Türklerin Anadolu’yu hızla ele geçirdiğini gören Bizans İmparatoru 1176 yılı Eylül ayında ordusuyla Eğirdir Gölü kenarında Sultandağı bölgesine geldi.
- Ani baskınlarla Türkler tarafından yıpratılan Bizans ordusu, Miryokefalon yani Kumdanlı’da II. Kılıç Arslan tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı.
- Miryokefalon zaferiyle Anadolu’nun Türk yurdu olduğu ispatlandı.
- Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’yu geri alma düşüncesi ortadan kalktı.
- Döneminde devletin tam bağımsızlığı ve Anadolu Türk birliği büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir.
- Onun döneminde imar hareketine girişilmiş ve Türkistan’dan gelen binlerce Türkmen Anadolu’ya yerleştirilmiştir.
- 37 yıllık yönetimi sırasında başarısı ve adaletiyle sadece Türklerin değil, yönetimi altında yaşayan Hristiyanların da güvenini kazanmıştı.
I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi
- Karadeniz ticaretini tehdit eden Trabzon İmparatorluğu üzerine sefer düzenledi.
- Akdeniz’de önemli bir liman şehri olan Antalya’yı alarak (1207) ticaret limanı hâline getirdi.
- Venediklilerle ilk defa ticaret antlaşması yaptı.
- Bir donanma kurarak denizcilik alanında faaliyet gösterdi.
I. İzzettin Keykavus Dönemi
- 1214 yılında Sinop’u fethetti.
- Trabzon İmparatoru’nu ve Çukurova’daki Ermenileri vergiye bağladı.
- Artuklu ve Erbil hükümdarlarını hâkimiyetine aldı.
I. Alaeddin Keykubad Dönemi
- Sultan Alaeddin Keykubad Dönemi, Türkiye Selçukluları Devleti’nin en güçlü olduğu dönemdir.
- Alaeddin Keykubad, siyasi dehası ile Moğol tehlikesini kendi döneminde durdurmayı başardı.
- Bilimsel çalışmaları destekledi.
- Sanatçılara hürmet gösterdi.
- Adalete çok önem verdi.
- Ticaretin gelişmesini sağladı.
- Onun döneminde Kalonoros yani Alaiye-Alanya Kalesi fethedildi (1223).
- Gönderilen kuvvetler Kırım’daki Suğdak’ı ele geçirdi.
- Kıpçak beyleri ve Rus Knezleri itaat altına alındı.
- Yassı Çimen Savaşı’nda Harzemşahlara son verdi.
- Ancak bu durum Anadolu’nun Moğol tehlikesine açık hâle gelmesine neden olacaktır.
II. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi
- II. Gıyaseddin Keyhüsrev, Selçuklu tahtına çıkmasında önemli rolü olan Sadettin Köpek ve yandaşlarının etkisinde kaldı.
- Vezir Sadettin Köpek, kendi karşıtlarını ortadan kaldırmak için onlara karşı sultanı sürekli kışkırttı.
- Onun etkisinde kalan sultan, birçok devlet adamı ve komutanı ortadan kaldırdı.
- Bu dönemde zorlukla bastırılan Baba İshak İsyanı ve Selçuklular için felaketle sonuçlanan Moğollarla yapılan Kösedağ Savaşı (1243) gerçekleşti.
- Kösedağ yenilgisinden sonra Türkiye Selçuklu Devleti, Moğollara yıllık vergi vermek şartıyla barış antlaşması imzaladı.
- Böylece Türkiye Selçukluları Moğol hâkimiyetine resmen girmiş oldu.
- Selçuklulara bağlı olan Çukurova Ermenileri ve Trabzon İmparatorluğu da Moğollara bağlandılar.
- Moğolların Anadolu’yu tahrip etmeleri ve ağır vergiler nedeniyle ticaret geriledi.
- Birçok Türk şehrindeki bilim ve kültür faaliyetleri durdu.
- Türkmenler, Moğol baskısından uzak olan Türkiye’nin batı bölgelerine göç ettiler.
- Buraların Türkleşmesini sağladılar.
- Türkiye Selçuklu Devleti’nin otoritesi zayıfladıkça Türk beyleri, Türkiye Selçuklularından ayrılarak bağımsız devletler kurdular.
Eretna Devleti
1335-1381
- Uygur kökenli olup İlhanlılar Devleti’nin Rum yani Anadolu valisi Timurtaş’a hizmet eden komutanlardan biri olan Alaeddin Eretna Bey tarafından Sivas merkezli 1335 yılında kurulmuştur.
- Dindar, iyiliksever ve âlim bir hükümdar olarak tanınan; idaresi altındaki yerleri adilane yönettiğinden ve seyrek çıkan sakalları sebebiyle halk arasında “Köse Peygamber” lakabıyla meşhur olan Eretna Devleti’nin hükümdarı Alaeddin Eretna’dır.
- Kadı Burhaneddin, Eretna Devleti’nin başına geçen küçük yaştaki II. Mehmed’i tasfiye ederek Eretna Devleti’ne son verdi ve kendi adıyla anılacak Kadı Burhaneddin Devleti’ni kurdu.
Kadı Burhaneddin Devleti
1381-1398
- Kadı Burhaneddin tarafından kurulmuştur.
- Türk edebiyatında aruz veznini Türkçeye uygulayıp Divan şiirinin, Divan edebiyatının ortaya çıkması sürecine öncülük eden büyük bir Anadolu şairi olarak anılmıştır.
- Aynı zamanda Eretna Devleti’ni yıkarak kendi adıyla anılan devleti kuran Türk hükümdardır.
- I. Bayezid’in eyalet askerinden kurulu öncü ordusu, I. Bayezid’in büyük oğlu olan Şehzade Ertuğrul komutası altındaki Osmanlı güçleriyle Kırkdilim Muharebesi’nde karşılaşmıştır.
- Osmanlı ordusunu esir alan hükümdardır.
- 1398 yılında Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülük Osman Bey ile savaşa girişmiş Kadı Burhaneddin; bu savaşı kaybedip esir düşüp öldürülmüştür.
- Kadı Burhaneddin Devleti de onun öldürülmesiyle birlikte son bulmuştur.
Akkoyunlular Devleti
1378-1502
- Kara Yülük Osman tarafından kurulmuştur.
- Kur’an-ı Kerim’i ilk kez Türkçeye çeviren ve Dede Korkut hikâyelerini yazılı hâle getiren devlettir.
- 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet ile yaptığı Otlukbeli Savaşı’nın kaybedilmesinden sonra devlet zayıflamıştır.
- Uzun Hasan’ın ölümünden sonra iyice zayıflayan devlete Safeviler son vermiştir.
Karakoyunlular Devleti
1380-1469
- Bayram Hoca tarafından kurulmuştur.
- Karakoyunluların Doğu Anadolu’da güç kazanmaya başlamaları, İlhanlıların bölgede zayıflamasıyla gerçekleşmiştir.
- Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan bu devlete son vermiştir.
II. Beylikler Dönemi
Karamanoğulları
1256-1487
- Oğuzların Avşar boyundan gelen Karamanoğullarının kurucusu Karaman Bey’dir.
- İlk merkezi Ermenek’tir.
- Konya’yı başkent olarak kullandıkları için kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti’nin mirasçısı olarak görmüşlerdir.
- Osmanlı Devleti’ni beylikler arasında en fazla uğraştıran beyliktir.
- “Bundan böyle divanda, dergâhta ve bargâhta Türkçeden başka dil konuşulmaya…” sözleri ile Türkçeye sahip çıkan ve Türkçeyi ilk kez resmî dil ilan eden Karamanoğlu beyi Karamanoğlu Mehmet Bey’dir.
- Anadolu’nun Türkleşmesine ve Türk kültürünün gelişmesine hizmet eden, Ermenek, Konya, Karaman, Niğde gibi şehirlerde eserler bırakan Türk beyliğidir.
Karamanoğullarının Bıraktığı Önemli Eserler
- Tol Medrese: Ermenek
- Hasbey Medresesi
- Şerafettin Camisi
- İnce Minare: Darü’l-Hadis Medresesi
- Hatuniye Medresesi
- Zinciriye Medresesi
- Aksaray Karamanoğlu Camisi
- Niğde Ak Medrese
Germiyanoğulları
1299-1429
- Yakup Bey tarafından, Kütahya merkez olmak üzere Kula, Simav ve Denizli çevresinde Germiyanoğulları Beyliği kurulmuştur.
- Kütahya onların zamanında bir ilim ve kültür merkezi hâline gelmiş; Ahmedî, Şeyhi gibi edip ve şairler, İshak Fakih gibi âlimler korunmuştur.
- Germiyanoğullarının son hükümdarı olan II. Yakup Bey’in bir oğlunun olmaması ve yaşının ilerlemesi sebebiyle ülkesini Osmanlı Devleti’ne miras olarak bırakmıştır.
Germiyanoğulları Döneminden Kalan Önemli Eserler
- Ankara’da Kızılbey Camii
- Denizli’de Süleyman Şah’ın yaptırdığı Ulu Cami
- Kütahya’da Kale-i Bala Camii
- Kurşunlu Camii
- Balıklı Camii
- Analcı Mescid
- Vacidiye Medresesi
- Uşak’ta Kavsit Çeşmesi
- Kütahya’da İshak Fakih’e ait çeşme
Dulkadiroğulları
1337-1515
- Dulkadirli Türkmenlerinin reisi Zeyneddin Karaca Bey tarafından kurulmuştur.
- Elbistan, Kayseri ve Maraş dolaylarında hâkimiyet sürmüşlerdir.
- Osmanlı Devleti ile Dulkadiroğulları Beyliği arasında 12 Haziran 1515 tarihinde Turnadağ Muharebesi gerçekleşmiştir.
- Turnadağ Muharebesi’nde Osmanlı Devleti savaşı kazanan devlet oldu.
- Muharebe sonrasında Dulkadiroğulları Beyliği yıkılmıştır.
Karesioğulları
1337-1360
- Karesi Beyliği’nin kurucusu, Melik Danişment Gazi’nin soyundan gelen Kalem Beyoğlu Karesi Bey’dir.
- Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarına kadar idari taksimatta Karesi ismini taşıyan il Balıkesir’dir.
- O dönemde bölgeyi dolaşan İbn Batuta’nın, İslam öncesi bu toprakların adlarından biri olan Akirus yani Achirus’tan esinlenerek “Memleket-i Akirus” dediği beylik Karesioğullarıdır.
- Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine giren ilk beyliktir.
- Hacı İlbey, Evrenos Bey, Gazi Fazıl ve Ece Halil gibi denizciler Osmanlı hizmetine girmiştir.
- 1402’de gerçekleşen Ankara Savaşı’ndan sonra tekrar kurulmayan beyliktir.
Candaroğulları
1292-1461
- Şemseddin Yaman Candar beyliğin kurucusudur.
- Yıldırım Bayezid döneminde hâkimiyetine son verilen ve Sinop’ta kurdukları tersanenin Osmanlı Devleti’ne katılması ve geliştirilmesiyle Osmanlı Donanması’na güç katan beyliktir.
- Ankara Savaşı’ndan sonra yeniden kurulan bu beyliğe Fatih Sultan Mehmet, Trabzon seferi esnasında son vermiştir.
Candaroğulları Dönemindeki En Önemli Eserler
- Kemah Köyü Halil Bey Camii
- Kasaba Köyü Mahmud Bey Camii
- Sinop Fatih Baba Mescidi
- Sinop Saray
- Sinop Alaaddin Camii
Menteşeoğulları
1261-1464
- Menteşe Bey tarafından Denizli, Muğla ve Aydın civarlarında hüküm sürmüşlerdir.
- Denizcilikte ileri giden, Güney-Batı Anadolu’nun ve sahillerin Türkleşmesinde önemli rol oynayan Türk beyliğidir.
- Bir müddet Rodos’u da ellerinde tutmuşlardır.
- Menteşe Beyliği ilk kez Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı’ya bağlanmıştır.
- 1402 Ankara Savaşı’ndan sonra Menteşeoğlu Beyliği’ni tekrar kuran hükümdar İlyas Bey’dir.
- II. Murat tarafından bu beyliğe son verilmiştir.
Menteşeoğullarından Kalan Eserler
- Balat İlyas Bey Camii
- Milas Medresesi
- Muğla Medresesi
- Beçin Medresesi
- Balat Medresesi
Aydınoğulları
1308-1426
- Aydınoğlu Gazi Mehmet Bey tarafından Birgi merkezli kurulmuştur.
- Aydınoğlu Umur Bey döneminde parlak bir dönem geçirmişlerdir.
- 1348 yılında II. Beylikler döneminde imzalanan ve ilk kapitülasyon olarak nitelenen anlaşma Venedik-Aydınoğulları arasında imzalanmıştır.
- 1390 yılında Yıldırım Bayezid tarafından hâkimiyet altına alınan Aydınoğulları, II. Umur Bey döneminde 1402 yılında Ankara Savaşı’ndan sonra tekrar kurulmuştur.
- Aydınoğullarına kesin olarak son veren Osmanlı padişahı II. Murat’tır.
Aydınoğulları Döneminden Kalan Eserler
- Birgi Ulu Cami
- Selçuk İsa Bey Camii
- İzmir Hisar Camii
Diğer Beylikler
Hamitoğulları
- Hamitoğulları, Dündar Bey tarafından kurulmuştur.
- Beylik; Uluborlu, Isparta, Eğirdir, Antalya ve çevresinde hâkimiyet kurmuştur.
- Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar “Hamit” olarak Hamitoğulları Beyliği döneminden kalan şehrin adı Isparta’dır.
Hamitoğulları Döneminden Kalan Eserler
- Isparta Hızır Bey Hamamı
- Isparta Hızır Bey Camii
- Uluborlu Muhittin Çeşmesi
- Uluborlu Türbesi
- Afyon Kubbeli Camii ve Minaresi
- Burdur Muzafferettin Medresesi
Saruhanoğulları
- Saruhanoğulları, Saruhan Bey tarafından kurulmuştur.
- Beylik; Manisa ve çevresinde, Gediz Nehri havzasında, Menemen, Gördes, Demirci, Kemalpaşa, Turgutlu, Ilıca ve Akhisar gibi kent ve kasabalarda ağırlıklı olarak kurulmuş bir Türkmen beyliğidir.
- Saruhanoğullarından kalan ve 1595’e kadarki Osmanlı döneminde pek çok şehzadenin padişahlığa dönük olarak yetiştirildiği ve eğitimlerinin verildiği merkez olarak seçilen yer Saruhan Sancağı yani Manisa’dır.
Ramazanoğulları
- Kurucusu Ramazan Bey’dir.
- Tarsus, Mersin, Adana, Misis, Yumurtalık ve çevresinde hâkimiyet sürmüşlerdir.
Canik Beylikleri
- Canik Beylikleri, bugünkü Orta Karadeniz bölgesine 13. ve 14. yüzyıllarda hâkim olan altı beyliğin hepsine birden verilen isimdir.
Canik Beylikleri İçinde Yer Alan Beylikler
- Taceddinoğulları
- Bafra Beyleri
- Kubadoğulları Emirliği
- Taşanoğulları
- Kutluşahlar
- Hacıemiroğulları
Denizcilikle Uğraşan Beylikler
- Karesioğulları
- Candaroğulları
- Menteşeoğulları
- Aydınoğulları
- Saruhanoğulları
- Taceddinoğulları
- İnançoğulları
- Hamitoğulları
Türkiye Tarihi Kültür ve Medeniyet
Anadolu Selçuklu Devletinde Hükümdarlık Unvanları
- Sultan
- Sultanül Azam
- Keykubat
- Keyhüsrev
- Keykavus
- Gıyaseddin
- Rükneddin
- İmameddin
- İzzeddin
Anadolu Selçuklu Devletinde Divan
Anadolu Selçuklu Devletinde devlet işleri Divan’da görüşülürdü.
Büyük Divan’a Bağlı Alt Divanlar
- Divan-ı İnşa: Başkanı Münşi’dir. Devletin iç ve dış yazışmalarıyla ilgilenen divandır.
- Divan-ı İstifa: Başkanı Müstevfi’dir. Devletin tüm mali işleriyle ilgilenen divandır.
- Divan-ı İşraf: Başkanı Müşrif’tir. Devlet içinde idari işleri kontrol eden teftiş kuruludur.
- Divan-ı Arz: Başkanı Emir-i Arz’dır. Ordunun tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenen divandır.
- Divan-ı Mezalim: Başkanı hükümdardır. Büyük davaların bakıldığı yüksek mahkemedir.
- Divan-ı Pervane: Başkanı Pervanecidir. Toprak kayıtlarını tutan divandır.
- Niyabet-i Saltanat: Sultanın başkentte olmadığı zamanlar yerine vekaleten bakan Saltanat Naibi’dir.
Anadolu Selçuklu Devletinde Taşra Teşkilatı
- Naip: Vilayetlerin yönetiminden sorumludur.
- Şıhne: Askerî validir.
- Muhtesip: Belediye işlerinden sorumludur.
- Kadı: Adalet işlerinden sorumludur.
- Subaşı: Asayişten sorumludur.
- Mirliva: Beyliklerde taşra yönetiminden sorumlu kişidir.
Anadolu Selçuklu Devletinde Ordu Teşkilatı
- Ordu komutanına Emirü’l-Ümera denirdi.
- Anadolu Selçuklularında jandarma teşkilatı olarak görev yapan teşkilata Şurta Teşkilatı denirdi.
- Hassa Askerleri: Maaş alan ve sultana bağlı özel birliklerdir.
- Guleman-ı Saray: Gulamhane denilen yerlerde gayrimüslim çocukların yetiştirilmesiyle oluşan özel birliklerdir.
- İkta Ordusu: Cebelü adı verilen, devletten maaş almayan, ikta sahiplerinin gelirleriyle geçinen atlı askerlerdir.
- Eyalet Askerleri: Eyaletlerdeki yöneticilerin emri altında bulunan askerî birliklerdir.
- Türkmenler: Sınır güvenliğini sağlamaları adına sınırlara yerleştirilen savaşçı topluluklardır.
- Yardımcı Kuvvetler: Bağlı devlet ve beyliklerin gönderdiği paralı askerlerdir.
- Paralı Askerler: Frank, Rus ve Rumlardan oluşan kuvvettir.
- Donanma: Donanma komutanına Reisül Bahr ya da Melikül Sevalih denilen, önceki Türk devletlerinden farklı olarak oluşturulmuş ordudur.
Anadolu Selçuklularında Hukuk Sistemi
- Hukuk, şer’i ve örfi olarak ikiye ayrılırdı.
- İslam hukukunu temel alan şer’i hukukta, şer’i davalara kadılar bakardı.
- Kadılardan ise Kadı’l-kudat sorumluydu.
- Örfi hukuk töre esaslıdır.
- Örfi davalara Emir-i Dad bakardı.
- Askerî davalara ise Kadıleşker bakardı.
Anadolu Selçuklularında Toprak Sistemi
- Toprak sistemi miri ve mülk olarak ikiye ayrılmıştır.
- Miri topraklar devlete aittir.
Miri Topraklar
- Has: Geliri hükümdara ve ailesine verilir.
- İkta: Devlete hizmette bulunmuş kişilere verilir.
- Vakıf: Doğrudan topluma hizmet amaçlı kullanılır.
Mülk Topraklar
- Mülk topraklar kişilere aittir.
- Müslümanlara ait olanlara öşri denilir.
- Gayrimüslimlere ait olanlara haraci denilir.
Anadolu Selçuklularında Mali Teşkilat
- Devletin tüm gelirlerinin aktarıldığı hazineye Hazine-i Amire denirdi.
- Hükümdarın kendi şahsına ait olan hazineye Hazine-i Hassa denirdi.
Anadolu Selçuklularında Başlıca Gelir Kaynakları
- Öşür
- Haraç
- Cizye
- Bac-ı Bazar
- Ganimetler
- Gümrük vergileri
- Liman gelirleri
Selçuklu ve Beylikler Döneminde Halk Edebiyatı Örnekleri
- Nasreddin Hoca Fıkraları
- Battal Gazi Destanı
- Danişmentname
- Dede Korkut Hikâyeleri
Anadolu Selçuklu ve Beylikler Döneminde Tasavvuf Edebiyatının Öncüleri ve Eserleri
- Mevlana: Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat
- Yunus Emre: Risaletü’n-Nushiye, Divan
- Aşık Paşa: Garipname
- Gülşehri: Mantıku’t-Tayr, Felekname
- Hacı Bektaş Veli: Malakat
- Ahmet Fakih: Çarhname
- Muhyiddin Arabi: Fusûsu’l-Hikem
Anadolu Selçuklu ve Beylikler Döneminde Önemli Bilim Adamları
- Kadı Burhaneddin: Enisü’l-Kulüb adlı eseri vardır. Bunu I. İzzeddin Keykavus’a sunmuştur.
- El-Cezeri: Sibernetiğin kurucusudur. Artuklu sarayında görevlendirilmiştir.
- Caca Bey: Anadolu’daki ilk gözlemevini kurmuştur.
- İbn-i Bibi: El-Evamirü’l-Alaiye adlı eseri vardır.
- Kerimuddin Aksarayi: Müsameretü’l-Ahbar
- Mehmet Ravendi: Rahatü’s-Südür
Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemine Ait Önemli Camiler
Anadolu Selçuklu
- Ankara Ahi Şerafeddin Camii
- Ankara Arslanhane Camii
- Amasya Burmalı Minare Camii
- Konya Alaeddin Camii
- Konya Sahip Ata Camii
- Niğde Alaeddin Camii
- Malatya Ulu Camii
Artuklular
- Mardin Ulu Camii
Saltuklular
- Erzurum Ulu Camii
Danişmentliler
- Kayseri Ulu Camii
Mengücekliler
- Divriği Ulu Camii
Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemine Ait Önemli Külliyeler
Anadolu Selçuklu
- Kayseri Hunad Hatun Külliyesi
- Kayseri Hacı Kılıç Külliyesi
- Konya Sahip Ata Külliyesi
Mengücekliler
- Divriği Külliyesi: Anadolu’daki ilk külliye
Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemine Ait Önemli Medreseler
Anadolu Selçuklu
- Konya Karatay Medresesi
- Konya Sırçalı Medrese
- Konya İnce Minareli Medrese
- Konya Çifte Minareli Medrese
- Erzurum Çifte Minareli Medrese
- Kayseri Çifte Medrese
- Kayseri Koca Hasan Medresesi
- Sivas Gök Medrese
- Sivas Buriciye Medresesi
- Kırşehir Cacabey Medresesi
Danişmentliler
- Tokat Yağıbasan Medresesi: İlk medrese
Artuklular
- Diyarbakır Mesudiye Medresesi
- Mardin Hatuniye Medresesi
Anadolu Selçuklu ve Beylikler Dönemi Önemli Sağlık Kuruluşları
Anadolu Selçuklu
- Kayseri Gevher Nesibe Darüşşifası: İlk tıp okulu
- Kayseri Hıyasiye Darüşşifası
- Konya I. Keykavus Şifahanesi
- Tokat Müineddin Pervane Darüşşifası
- Aksaray Alaeddin Keykubat Darüşşifası
- Amasya Torumtay Bimarhanesi
Mengücekliler
- Turan Melek Şifahanesi
Anadolu Selçukluları ve Beylikler Dönemine Ait Önemli Kümbetler ve Türbeler
Anadolu Selçuklu
- Kayseri Döner Kümbet
- Konya II. Kılıç Arslan Türbesi
- Konya Gömeç Hatun Türbesi
Mengücekliler
- Kemah Sultan Melik Türbesi
- Kırşehir Melik Gazi Türbesi
Saltuklular
- Erzurum Mama Hatun Türbesi
- Erzurum Emir Saltuk Türbesi
Anadolu Selçuklularına Ait Önemli Saraylar ve Kervansaraylar
Saraylar
- Beyşehir Kubadabad Sarayı
- Alanya Alaiye Sarayı
- Konya Alaeddin Sarayı
Köşkler
- Kayseri Bubadiye Köşkü
- Kayseri Haydar Bey Köşkü
- Kayseri Hızır İlyas Köşkü
Kervansaraylar
- Konya Altınapa Han
- Konya Sultan Han
- Kayseri Aksaray Alay Han
- Kayseri Sultan Han
- Antalya Evdir Han
- Antalya Kırk Göz Han
- Amasya Ezine Pazar Han
- Afyon Çay Han
Anadolu Selçuklu Devleti ve Tarikatlar
Moğol istilası sonrasındaki iç isyanlar ve Moğol baskısı Anadolu halkını yılgınlığa ve ümitsizliğe düşürdü. Tasavvuf hareketi bu dönemde Anadolu halkının sığınağı oldu. Tasavvuf düşüncesinin Anadolu’daki önderleri olan Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli ve Muhyiddin Arabî gibi şahsiyetler bunalan halka çıkış yolları göstererek liderlik yapmışlardır.
Yesevilik
- Yesevilik tarikatının ve Türk tasavvuf edebiyatının kurucusu Ahmet Yesevi’dir.
- İlk Türk mutasavvıfı olan Hoca Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet adlı eserinde Türklere İslam’ın ve dervişliğin yollarını, İslamiyet’i Türkçe olarak öğretmeyi amaçlamıştır.
Babailik
- Babailik tarikatı, Moğol istilası sırasında Anadolu’ya gelen Baba İlyas tarafından kurulmuştur.
- Baba İlyas’ın ölümünden sonra yerini alan Baba İshak tarafından güçlendirilmiştir.
- Fikirleri daha çok Amasya, Tokat ve Malatya çevresinde yayıldı.
- Babailer tarafından çıkarılan isyan, dinî ve siyasi nitelikte ilktir.
Bektaşilik
- Kurucusu Hacı Bektaş Veli’dir.
- İslamiyet’i hoşgörülü bir şekilde yorumlaması geniş bir taraftar kitlesi kazanmasını sağladı.
- Askerî sınıf içinde de oldukça taraftar buldular.
- Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve yeniçeri teşkilatının örgütlenmesinde Bektaşi tarikatının önemli rolü oldu.
Ekberilik
- Kurucusu; Konya’ya yerleşen ve Selçuklu sultanlarından çok itibar gören büyük İslam düşünürü Muhyiddin Arabi’nin öğrencilerinden Sadreddin Konevi’dir.
Mevlevilik
- Mevlevi tarikatının asıl kurucusu Mevlana’nın oğlu Sultan Veled’dir.
- Mevlana Celaleddin Rumi’nin öğretileri üzerine inşa edilmiştir.
Anadolu’da Etkinlik Gösteren Diğer Tarikatlar
- Nakşibendilik
- Kadirilik
- Rufailik
- Kübrevilik
OSMANLI İMPARATORLUĞU TARİHİ
Kuruluş Dönemi
- Osmanlı Devleti, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensuptur.
- Anadolu Selçuklu Devletine tabi olan bu boya Anadolu’da Karacadağ yurtluk olarak verilmiştir.
- Osmanlıların ilk zamanlarında fetihlere katılan ve daha çok Kalenderiye tarikatına bağlı olan dervişler, Hristiyanlarla yapılan savaşlarda ve kalelerin alınmasında önemli roller oynamıştır.
- Bu dervişlere Gaziyan-ı Rum denilmiştir.
Osmanlı Henüz Beylik Hâlindeyken Anadolu’da ve Çevre Bölgelerde Hüküm Süren Etkin Güçler
- Anadolu’da: Anadolu Selçuklu Devleti, II. Beylikler, Trabzon Rum Devleti, Bizans İmparatorluğu
- Kuzey Afrika ve Arap Coğrafyasında: Memlük Devleti
- Yakın Doğu’da: İlhanlılar
- Kafkaslar’ın Kuzeyinde: Altın Orda Devleti
- Akdeniz sahasında: Venedik, Ceneviz gibi İtalyan şehir devletleri
- Balkanlarda: Bulgar ve Macar Krallığı
- Avrupa’da: İngiltere, Fransa, Kutsal Roma Germen İmparatorluğu gibi krallıklar
Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Yıllarında Kısa Sürede Güçlenmesini ve Genişlemesini Sağlayan Unsurlar
- Jeopolitik konumu
- İskân politikasının iyi uygulanması
- Hoşgörü politikası
- Beyliklerle mücadele yerine gaza ve cihat anlayışı ile hareket edilerek batı yönlü genişleme
- Ordu teşkilatlanması
- Gaziyan-ı Rum ve Ahi teşkilatlanmalarının desteği
Osman Bey
1299-1324
- Osman Bey döneminde Bizans’la yapılan ve elde edilen ilk zafer Bapheon yani Koyunhisar Savaşı’dır (1302).
- İlk kez para bastıran ve ilk kez vergi uygulayan Osmanlı hükümdarı Osman Gazi’dir.
- Lakabı Fahruddin’dir.
- Osman Bey’in hükümranlığını meşrulaştırmak amacıyla adına ilk hutbe Karamanlı Dursun Fakih tarafından verilmiştir.
- Osman Gazi, Söğüt’ten sonra Yarhisar ve Bilecik’i fethettikten sonra beyliğin merkezini Bilecik’e taşıdı.
- Yundhisar ve Yenişehir topraklarını da fethedip İzmit’e doğru yöneldi.
- Osman Bey, batı yönünde bir fetih politikası izlemiştir.
- Osman Bey döneminde Osmanlı’nın aldığı ilk vergi Bac-ı Bazar vergisidir.
Orhan Bey
1324-1362
- Osman Bey döneminde kuşatılan Bursa’yı fetheden ve burayı başkent yapan hükümdardır.
- Orhan Bey döneminde Bizans’la yapılan Palekanon yani Maltepe Savaşı (1329) sonunda İznik alınmış ve başkent yapılmıştır.
- Karesioğulları ele geçirilen ilk beylik olmuştur.
- Karesioğulları donanmasından faydalanılarak Balkanlardaki ilk toprak olan Çimpe Kalesi ele geçirilmiştir.
- Osmanlı tarihinde Sultan unvanını ilk kez kullanan ve adına tuğra çekilen ilk Osmanlı hükümdarıdır.
- Orhan Bey’e verilen unvanlar; Şücaeddin, İhtiyareddin ve Seyfeddin’dir.
I. Murat
1362-1389
- I. Murat, Sazlıdere Savaşı (1363) ardından devletin merkezini yeni fethedilen Edirne’ye taşımıştır.
- İlk Osmanlı-Haçlı Savaşı Sırpsındığı yani I. Çirmen Savaşı’dır (1364).
- Sırpsındığı Savaşı, Osmanlıların Haçlılara karşı ilk zaferidir.
I. Çirmen Savaşının Sonuçları
- Edirne ve Batı Trakya daha emniyetli hâle geldi.
- Meriç Irmağı Osmanlı’nın kontrolüne girdi.
- Balkanlarda kolay ilerleme imkânı ortaya çıktı.
- Bu bölgeye yapılacak fetihler hızlandı.
- Macarların Balkan bölgesindeki etkisi azaldı.
II. Çirmen Savaşı
1371
- Savaşı Osmanlı Devleti kazandı.
- Makedonya’nın fethi kolaylaştı.
- Bulgar kralı, Makedonya’daki Sırp prensleri ve Bizans imparatoru Osmanlı üstünlüğünü tanıdı.
I. Kosova Savaşı
1389
Osmanlılarla Haçlılar arasında gerçekleşen ve Osmanlıların ilk kez bu denli büyük bir orduyla muharebe ettiği savaş I. Kosova Savaşı’dır.
- Savaşı Osmanlı Devleti kazandı.
- Bu savaşta ilk kez top kullanıldı.
- Sırplar bir kez daha Osmanlı’nın üstünlüğünü kabul ettiler.
- Kuzey Sırbistan yolu açıldı.
- Zaferden sonra Tuna’nın güneyindeki Balkan topraklarında Osmanlılara karşı koyacak bir güç kalmadı.
- Bu savaşta I. Murat savaş alanını dolaşırken şehit edilmiştir.
Yıldırım Beyazıt
1389-1402
- Anadolu Türk siyasi birliği ilk kez büyük ölçüde sağlanmıştır.
- Kütahya merkezli olarak burada bir Anadolu Beylerbeyliği kurulmuştur.
- Anadolu Beylerbeyliğinin ilk beylerbeyi Timurtaş Paşa’dır.
Haçlılarla Gerçekleşen Niğbolu Savaşının Sonuçları
- Halife, Niğbolu Savaşı’nı kazandığı için Yıldırım Bayezit’e Sultan-ı İklim-i Rum yani Anadolu’nun Sultanı unvanını verdi.
- Osmanlı Devleti’nin Avrupa üzerindeki baskısı arttı.
- Eflâk ve Boğdan Osmanlı üstünlüğünü tanıdı.
- Bulgar Krallığı’na tamamen son verildi.
- İstanbul’u ilk kez kuşatan Osmanlı padişahı I. Beyazıt’tır.
- I. Beyazıt toplamda 4 defa İstanbul’u kuşatmış ancak almayı başaramamıştır.
- I. Beyazıt’ın İstanbul kuşatması sırasında İstanbul’a gelebilecek yardımları engellemek amacıyla yaptırdığı hisarın adı Güzelcehisar yani Anadolu Hisarı’dır.
Ankara Savaşı’nın Sonuçları
Timur ile Ankara Savaşı gerçekleşmiştir. Savaşın sonuçları şunlardır:
- Anadolu Türk siyasi birliği bozuldu.
- Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki fetihleri durdu.
- Anadolu’da sosyal ve ekonomik düzen bozuldu.
- Uzun süredir kuşatma altında olan İstanbul’un fethi gecikti.
- Yıldırım Bayezit’in oğulları arasında 11 yıl süren Fetret Devri başladı.
- Taht mücadeleleri yaşandı.
- Timur’un çekilmesiyle Anadolu’nun doğusunda güçlenen Akkoyunlu Devleti Osmanlıları tehdit etmeye başladı.
Fetret Yılları
1402-1413
Osmanlı tarihinde, 1402’den 1413 yılına kadar süren ve taht kavgaları ile geçen döneme Fetret Devri denir. Yıldırım’ın oğulları arasında yaşanan bu mücadeleyi Mehmet Çelebi kazandı ve 1413 yılında tek başına Osmanlı tahtına oturdu. Osmanlı Devleti, Fetret Devri’nde Balkanlarda fazla bir toprak kaybıyla karşılaşmadı. Ancak Anadolu’da maddi ve manevi birçok kayba uğradı. Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Çelebi Mehmet
1413-1421
- Fetret yıllarına son veren ve bu bakımdan ikinci kurucu olarak kabul edilen Osmanlı padişahıdır.
- I. Mehmet, Aydınoğullarından İzmir’i aldı.
- Karamanoğullarından Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir’i aldı.
- Daha sonra Menteşeoğulları ve Tekeoğulları da Osmanlı’ya bağlılıklarını bildirdiler.
- Saruhanoğulları Beyliği’ni ortadan kaldırdı.
- Candaroğullarından Samsun’u aldı.
- Anadolu Türk siyasal birliğini sağlama adına önemli adımlar attı.
- İlk dinî ve sosyal içerikli isyan olan Şeyh Bedrettin İsyanı yaşandı.
- I. Mehmet zamanında Bizans tarafından Süleyman Çelebi’nin oğlu kullanılarak çıkarılan isyan Şehzade Orhan İsyanı’dır.
- Ankara Savaşı’ndan sonra Yıldırım Beyazıt ile esir tutulan ve I. Mehmet döneminde Anadolu’ya gelerek taht için isyan çıkaran şehzade Mustafa Çelebi’dir.
- Mustafa Çelebi, Düzmece Mustafa olarak da bilinir.
- Mehmet Çelebi, parçalanmış olan Osmanlı Devleti’ni bir yönetim altında toplamayı başarmıştır.
- Mehmet Çelebi, siyasi başarılarının yanı sıra imar ve kültür faaliyetlerine de büyük önem verdi.
- Bursa, Edirne ve Amasya’da pek çok eser yaptırdı.
II. Murat
1421-1451
- II. Murat döneminde Osmanlılarla Venedik arasında 1430 yılına kadar süren savaşlar sonucunda Selanik, Yanya ve Serez topraklara katıldı.
- Orta ve Güney Arnavutluk’ta Osmanlı yönetimi oluşturuldu.
- Balkanlarda Haçlı ordusu karşısında yenilerek Osmanlıların Balkanlarda imzaladığı ilk anlaşma olan Edirne-Segedin Antlaşması imzalandı.
Edirne-Segedin Antlaşmasının Şartları
- Sırp Krallığı yeniden kurulacaktı.
- Sırplar Osmanlı Devleti’ne vergi verecekti.
- Eflâk, Osmanlılara vergi vermek koşuluyla Macaristan himayesine bırakılacaktı.
- Antlaşma 10 yıl geçerli olacaktı.
- Tuna Nehri sınır olacaktı.
II. Murat Döneminin Önemli Bilgileri
- İstanbul kuşatmasında ilk kez donanma kullanan Osmanlı padişahı II. Murat’tır.
- Osmanlı tarihinde ilk ve tek defa kendi isteğiyle tahtı bırakan Osmanlı padişahıdır.
Varna Savaşı
1444
- Savaş öncesinde tahttan çekilmiş olan II. Murat, padişah II. Mehmet’in isteği ile tekrar tahta ve ordunun başına geçti.
- Varna Zaferi’yle Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda daha önce aldığı yenilgilerin etkisi ortadan kalktı.
- Balkanlardaki Osmanlı egemenliği daha da arttı.
II. Kosova Savaşı
1448
- Avrupalıların, Varna yenilgisinin intikamını almak ve Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki ilerleyişini engellemek için yeni bir Haçlı ittifakı oluşturup Osmanlılarla gerçekleştirdiği savaştır.
- II. Kosova Savaşı’nda Osmanlıların elde ettiği zaferle beraber Balkanların kesin olarak Türk yurdu hâline gelmesine önayak olmuştur.
- Bu bakımdan tarihteki Malazgirt Savaşı ile benzerlik gösterir.
Yükselme Dönemi
Fatih Sultan Mehmet
1451-1481
İstanbul’un Fethedilmesinin Nedenleri
- Bizans’ın Osmanlı şehzadelerini kışkırtması
- Bizans’ın Haçlı Seferlerine zemin hazırlaması
- Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bağlantının ve bütünlüğün sağlanmak istenmesi
- Bölge ticaret yollarının ve kazançlarının ele geçirilmek istenmesi
- Hz. Muhammed’in İstanbul’un fethiyle ilgili hadisinin olması ve dinen önem verilmesi
- Şehrin kültürel ve tarihî önemi
İstanbul’un Fethi Aşamasında Yapılan Hazırlıklar
Osmanlı Devleti’nin Hazırlıkları
- Rumelihisarı yaptırıldı.
- Macar Urban’a “Şahi” denilen toplar döktürüldü.
- Balkanlardan gelebilecek tehlikeler için antlaşmalar yapıldı.
- 400 parça donanma hazırlandı.
- Karamanoğulları Beyliği ile antlaşma imzalandı ve fethin yavaşlaması engellendi.
- Tekerlekli kuleler yaptırıldı.
- Aşırtma gülleler atacak havan topları yapıldı.
- Silivri ve Vize kaleleri alındı.
Bizans’ın Hazırlıkları
- Surlar güçlendirildi ve dayanıklı hâle getirildi.
- Avrupa’dan yardım istendi.
- Katolik ve Ortodoks mezhepleri birleştirilmeye çalışıldı.
- Grejuva denen suda yanan ateş geliştirildi.
- Haliç’in girişine zincir gerildi.
İstanbul’un Fethi
Savaş karadan ve denizden saldırıya geçen Osmanlı kuvvetleri tarafından yürütüldü. 54 gün sonra, 29 Mayıs 1453’te İstanbul’a girilerek şehir teslim alındı. II. Mehmet, Ortodokslara din ve vicdan hürriyeti tanıyarak halkın desteğini kazandı. Aynı zamanda Katolik-Ortodoks birleşmesinin de önüne geçti.
İstanbul’un Fethedilmesinin Türk Tarihi Açısından Sonuçları
- Osmanlı Devleti’nin iki kıta arasındaki toprak bütünlüğü sağlandı.
- İpek Yolu ve Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan deniz ticaret yollarının kontrolü ele geçti.
- İstanbul, Osmanlı Devleti’nin yeni başkenti oldu.
- II. Mehmet “Fatih” unvanını aldı.
- Osmanlı Devleti Kuruluş Devri’ni tamamladı ve Yükselme Devri’ne girdi.
İstanbul’un Fethedilmesinin Dünya Tarihi Açısından Sonuçları
- Ateşli silahların surlar üzerindeki etkisi anlaşıldı.
- Avrupa’da derebeylik düzeni zayıflayarak yıkılış sürecine girdi.
- Bizanslı bilim insanları İstanbul’dan ayrılarak İtalya’ya gitti.
- Bizanslı bilim insanları burada Rönesans hareketlerinin başlamasında etkili oldular.
- Ticaret yollarının Osmanlı Devleti’nin denetimine girmesiyle yeni yollar bulmak amacıyla Avrupa’da Coğrafi Keşifler başladı.
- Yeni kıtaların keşfedilmesine önayak oldu.
- Orta Çağ sona ererek Yeni Çağ başladı.
Fatih Sultan Mehmet’in Unvanları
- Fatih
- Ebû’l-Feth
- Grand Turco
- Kayser-i Rum
- Çağ kapatan / çağ açan hükümdar
Fatih Sultan Mehmet’in mahlası Avni’dir.
II. Mehmet Dönemindeki Siyasi Gelişmeler
- Sırbistan Seferi (1454): Sırbistan üzerine dört sefer düzenlendi ve Belgrad dışında tüm Sırbistan ele geçirildi.
- Amasra’nın Fethi (1459): Cenevizlilerin elinden alınarak buradaki Ceneviz hâkimiyetine son verilmiştir.
- Mora’nın Fethi (1460): Mora alınarak Akdeniz hâkimiyeti yolunda önemli bir adım atılmıştır.
- Trabzon’un Fethi (1461): II. Mehmet önce Sinop çevresindeki İsfendiyaroğullarına son vermiş, ardından Trabzon Rum İmparatorluğu’na son vererek Karadeniz sahillerinin güvenliğini sağlamıştır.
- Eflak Seferi (1462): Düzenlenen sefer sonunda Eflak Osmanlılara bağlı bir eyalet hâline gelmiştir.
- Bosna Seferi (1463): Bosna alınarak Venediklilerle kara komşusu olundu.
- Otlukbeli Savaşı (1473): Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a karşı girişilen savaşı Osmanlılar kazanmıştır. Akkoyunlular zayıflamış, Akkoyunluların desteklediği Karamanoğulları Beyliği ise bir yıl sonra tamamen ortadan kaldırılmıştır.
- Kırım’ın Fethi (1475): Gedik Ahmet Paşa komutasındaki donanma Kırım’ı ele geçirmiştir. Böylece Karadeniz bir Türk gölü hâline gelmiş, İpek Yolu’nun Karadeniz kuzeyinden giden kolu denetim altına alınmıştır.
- Venedik ile Savaş (1479): 16 yıl süren savaşlardan sonra Osmanlı; Venedik’ten Gökçeada, Taşoz, Semadirek, Limni, Midilli, Eğriboz ve İşkodra gibi yerleri ele geçirdi. Zor durumda kalan Venedik’le yapılan antlaşmalar sonucunda Venediklilere ilk kez ticari ayrıcalıklar verilmiş oldu.
- Arnavutluk Seferi (1479): Düzenlenen üç sefer sonucunda Arnavutluk toprakları Osmanlıların eline geçmiştir.
- İtalya Seferi (1480): İtalya seferi öncesinde Zenta, Kefalonya ve Ayamavra ele geçirilmiş; Gedik Ahmet Paşa komutasındaki donanma İtalya’daki Otranto Kalesi’ni fethetmiştir. II. Mehmet’in ölmesi ve sefere gerekli desteğin verilmemesi üzerine Napoli Krallığı Otranto’yu geri almıştır.
Fatih Sultan Mehmet Döneminde Öne Çıkanlar
- II. Mehmet’in kuşatıp da alamadığı yerler Belgrad ve Rodos’tur.
- İlk altın para Fatih Sultan Mehmet dönemindedir.
- Sahn-ı Seman Medreseleri Fatih dönemindedir.
- Topkapı Sarayı Fatih dönemindedir.
- Kanunname-i Ali Osman Fatih dönemindedir.
- Müsadere sistemi Fatih dönemindedir.
- Cülus dağıtımı Fatih dönemindedir.
- Sancak sisteminin yasallaşması Fatih dönemindedir.
II. Beyazıt
1481-1512
- Yükselme devri içinde Duraklama Devri olarak görülen dönemdir.
- Dönemin en büyük problemi Cem Sultan Meselesi’dir.
II. Beyazıt Döneminin Siyasi Olayları
- I. Balkan Seferi (1483): Sırbistan üzerine başlayan sefer 7 ay sürdü. Sefer sonucunda Hersek Dükalığı da ilhak edilerek Bosna Eyaleti’ne katıldı.
- Boğdan Seferi (1484): Bu seferin sonunda Osmanlı Devleti Karadeniz’deki bütün hedeflerine ulaştı ve Karadeniz bir Türk gölü hâline geldi. Ayrıca Kırım’a karadan bağlantı sağlandı.
- Osmanlı-Memlük Savaşları (1485-1491): 1488’de Osmanlıların Memlüklere yenildiği Ağaçayırı Muharebesi başta olmak üzere birçok küçük çaplı muharebe gerçekleşmiş ancak iki taraf da birbirine üstünlük kuramayınca barış imzalanmıştır.
- Belgrad Seferi (1492): Belgrad’a ulaşarak kaleyi kuşatan Süleyman Paşa, Osmanlı tarihinde II. Murat ve Fatih’ten sonra kaleyi kuşatan üçüncü kişi olmuştur. Kuşatma devam ederken Macarları yıldırmak amacıyla Erdel’e giren Süleyman Paşa burada yenilmiş, sefer başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
- Krbava Muharebesi (1493): Osmanlı ile Macaristan Krallığı destekli Hırvatistan Krallığı birleşik ordusu arasında gerçekleşmiş bir muharebedir. Sonuç kesin Osmanlı galibiyetidir.
- Osmanlı-Lehistan Savaşı (1498): Osmanlı tarihinin en büyük akıncı seferlerinden biridir. Bu seferdeki büyük başarı ile Malkoçoğlu Bali Bey sancak beyliğinden beylerbeyliğine yükseltildi.
- Sapienza Deniz Savaşı (1499): Venediklilere karşı yapılan bu savaş Osmanlıların tarihte kazandıkları ilk açık deniz savaşıdır. 1502’de Osmanlı-Venedik Barış Antlaşması yani İstanbul Muahedesi imzalandı.
- Anadolu’da patlak veren Şahkulu Ayaklanması bu dönemdedir.
- Şahkulu Ayaklanması, Gökçay Meydan Muharebesi (1511) ile bastırılmıştır.
- I. Bayezid, Adlî mahlası kullanarak Türkçe ve Farsça şiirler yazmıştır.
- Musikiyle yakından ilgilenmiştir.
- Günümüze yetişebilen 8 tane bestesi vardır.
- Birçok cami, köprü, medrese ve külliye yaptırmıştır.
- Sofu lakaplı Osmanlı padişahıdır.
Yavuz Sultan Selim
1512-1520
Yavuz Sultan Selim Dönemindeki Siyasi Gelişmeler
- Çaldıran Savaşı (1514): Safevilere karşı olan bu savaşı kazanan I. Selim, Osmanlı ordusunun başında Safevi Devleti başkenti Tebriz’e girdi. Bu savaş sonucunda Safevilerin Mısır’daki Memlüklerle bağlantısı kesildi. Bu durum I. Selim’in Mısır seferini kolaylaştırdı. Osmanlı Devleti ayrıca İpek Yolu’nun denetimini de ele geçirdi.
- Turnadağ Savaşı (1515): Dulkadiroğulları ile yapılan bu savaşı Osmanlılar kazanmıştır. Muharebe sonrasında Dulkadiroğulları Beyliği yıkıldı. Bu savaşla beraber Anadolu Türk birliği sağlandı.
- Mısır Seferi (1516): Bu seferde Memlüklerle önce Mercidabık Savaşı (1516), sonra Ridaniye Savaşı (1517) yapılmıştır. Her iki savaşı da Osmanlı Devleti kazanmıştır. Bu zaferle birlikte Memlük Sultanlığı yıkılmış, bütün toprakları Osmanlı egemenliğine girmiştir.
- Mısır Seferi sonucunda Osmanlı Devleti Mısır’a hâkim olmuştur.
- Halifelik Osmanlılara geçmiştir.
- Mısır’daki kutsal emanetler İstanbul’a getirilmiştir.
- Osmanlı Devleti, Doğu Akdeniz’in ve Baharat Yolu’nun tek hâkimi durumuna yükselmiştir.
- Osmanlı Devleti, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na açılmıştır.
- Bozoklu Celal İsyanı (1519): Anadolu’da patlak veren bu isyan, Dulkadiroğullarından Osmanlı’ya sığınmış ve Osmanlı’da görevlendirilmiş olan Şehsüvaroğlu Ali Bey tarafından bastırılmıştır.
- Bozoklu Celal İsyanı, Anadolu’daki Celali İsyanlarının başlangıcı olarak gösterilmektedir.
Yavuz Sultan Selim Döneminde Öne Çıkan Bilgi
Devletin ekonomik yönden zirve yaptığı ve hazinenin altınla dolduğu; buna bağlı olarak 400 yıl boyunca devlet ekonomik yönden iflas edene kadar Hazine-i Hümayun’da mührü vurulan Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’dir.
Kanuni Sultan Süleyman
1520-1566
- Batılıların “Muhteşem”, Doğuluların “Kanuni” olarak nitelendirdiği Osmanlı padişahıdır.
- 46 yıl Osmanlı tahtında kalarak en uzun süre Osmanlı padişahı olan hükümdardır.
Kanuni Sultan Süleyman Döneminin Askerî ve Siyasi Gelişmeleri
- Canberdi Gazali İsyanı (1521): Canberdi Gazali, Süleyman’ın padişahlığını tanımadı ve kendi hükümdarlığını ilan ederek isyan başlattı. Merkezden gönderilen Ferhad Paşa komutasındaki birlikler isyanı bastırdı.
- Rodos’un Fethi (1521): Stratejik önemi olan Rodos, Saint Jean şövalyelerinden alındı.
- Belgrad Seferi (1521): I. Süleyman ilk seferini 18 Mayıs 1521’de Macaristan Krallığı’nın yönetimindeki Belgrad üzerine yaptı ve şehir ele geçirildi.
- Ahmet Paşa İsyanı (1524): Sadrazamlık yetkisinin kendisine verilmesini bekleyen ikinci vezir Ahmed Paşa, vali olarak atandığı Mısır’da isyan çıkararak bağımsızlığını ilan etti. Yeni sadrazam Pargalı Damat İbrahim Paşa isyanı bastırdı.
- Mohaç Meydan Muharebesi (1526): Osmanlı ve Macar ordusu arasındaki bu savaş iki saat kadar sürdü. Yüz bini aşkın Macar ordusu tamamen imha edildi. Macaristan’ın başkenti Budin fethedildi. Jan Zapolya Macar tahtına getirildi ve Macaristan Osmanlılara bağlandı.
- Kalender Çelebi İsyanı (1527): Kalender Çelebi tarafından çıkarılan bu dinî-sosyal içerikli isyan, Pargalı Damat İbrahim Paşa tarafından bastırılmıştır.
- I. Viyana Kuşatması (1529): Avusturya Kralı Ferdinand’ın Budin’i ele geçirmesi üzerine sefere çıkıldı. Budin geri alındı, Viyana kuşatıldı ancak I. Süleyman kış mevsiminin yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırdı.
- Almanya Seferi (1532): Budin’in tekrar elden çıkması üzerine I. Süleyman Almanya Seferi’ni düzenledi. Avrupa içlerine kadar gelen Osmanlı ordusunun karşısına hiçbir kuvvet çıkmaya cesaret edemedi. 1533 yılında yapılan İstanbul Antlaşması’yla Ferdinand, Macaristan işlerine karışmayacak, Yanoş’un krallığını tanıyacak, Avusturya kralı Osmanlı sadrazamına eşit sayılacaktı. Osmanlı Devleti artık Avrupa’da üstünlüğü ele geçirmiştir.
- Fransa’ya Kapitülasyon (1536): Fransa elçisi Jean de La Forêt’nin girişimleri sonucunda I. Süleyman, Fransa ile kapitülasyon anlaşması imzaladı. Anlaşmayla birlikte Fransızlara ticari ve hukuki alanlarda birtakım ayrıcalıklar tanındı.
- Adriyatik Seferi yani Sefer-i Pulya (1537): Fransa ile ortak ittifak yapan Osmanlı’nın İtalya üzerine düzenlediği seferdir. Fransa’nın İtalya’ya saldırmaktan vazgeçmesi ve kış şartlarından dolayı sefere son verildi. Venedik’e ait Şira, Patmos, Naksos gibi adalar alındı.
- Preveze Deniz Muharebesi (1538): Cezayir’in Osmanlı Devleti’ne katılması ve Barbaros Hayreddin Paşa’nın Osmanlı Devleti hizmetine girmesinden birkaç yıl sonra, Giovanni Andrea Doria komutasındaki Kutsal İttifak Haçlı donanması ile Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması arasında geçen savaşı Osmanlı Devleti kazanmıştır. Günümüzde Türk Denizcilik Günü olarak kutlanmaktadır.
- Hint Deniz Seferleri (1538, 1551, 1552 ve 1553): Portekizli korsanların baskı altına aldığı Müslüman hükümdarın yardım istemesi ve Kızıldeniz yoluyla hacca giden Müslümanlara saldırılması üzerine Hint Denizi seferleri başladı. Bu seferlere gereken önemin verilmemesi, Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına uygun olmaması, Portekiz donanmasının güçlü olması ve Hint Denizi’nin Osmanlı gemicileri tarafından iyi tanınmaması gibi sebepler yüzünden tam başarı sağlanamamıştır.
- Trablusgarp’ın Fethi (1551): Turgut Reis, Saint Jean şövalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp’ı aldı ve Kanuni tarafından buraya beylerbeyi olarak atandı.
- Amasya Antlaşması (1555): Osmanlı Devleti’nin İran ile yaptığı ilk resmî antlaşma olması bakımından önemlidir.
- Cerbe Deniz Savaşı (1560): İspanyolların elinde bulunan Cerbe Adası, Turgut Reis tarafından kuşatıldı. Haçlılar bozguna uğratıldı. Böylece Kuzey Afrika’daki Türk üstünlüğü kesinleşmiş oldu.
- Malta Kuşatması (1565): Turgut Reis tarafından kuşatılmışsa da kuşatma sırasında şehit olduğundan alınamamıştır.
- Sakız Adası’nın Fethi (1566): Piyale Paşa komutasındaki donanma sefer sonucunda Sakız Adası’nı alarak Batı Akdeniz kıyılarının ve Boğazların güvenliğini sağlamış oldu.
- Zigetvar Seferi (1566): I. Süleyman’ın 1 Mayıs 1566’da, yaklaşık 13 yıl aradan sonra, 72 yaşında 13. seferine çıktığı ve kuşatma sırasında hayatını kaybettiği son seferidir.
Kanuni Sultan Süleyman Döneminde Öne Çıkan İsimler
- I. Süleyman döneminin en ünlü minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh’tur.
- Matrakçı Nasuh’un “Beyan-ı Menazil-i Irakeyn” adlı eseri vardır.
- I. Süleyman döneminde Hint deniz ticaret yolunu ele geçirmek için görevlendirilen ve “Kitab-ı Bahriye” adlı eseri yazan kişi Piri Reis’tir.
- I. Süleyman döneminin en ünlü şairleri; Fuzûlî, Bâki, Pir Sultan Abdal ve Bağdatlı Ruhi’dir.
- I. Süleyman döneminde yaşayan ve Şeyhülislamlık görevini yürüten; birçok alanda eserler yazan ünlü Şeyhülislam Ebusuud Efendi’dir.
- Ebusuud Efendi’nin önemli eserleri arasında Risale li-ecli’t-taûn, Maruzaat, Tefsirü sureti’l-Furkan ve el-Kasîdetü’l-mîmiyye bulunmaktadır.
II. Selim
1566-1574
II. Selim Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
- Bobokça Kalesi’nin Fethi (1566): Drava üzerindeki Bobokça Kalesi, Özdemiroğlu Osman Paşa komutasında fethedilmiştir.
- Avusturya ile Barış (1568): I. Süleyman döneminde imzalanan 1562 tarihli barış, 1566 yılında bozulmuş; Zigetvar Savaşı ile Osmanlı ordusu, Avusturya ordusunun saldırgan tavrını cezalandırmıştır. Her iki tarafın da barışa yönelmesiyle 17 Şubat 1568’de Edirne Antlaşması imzalandı.
- Açe Seferi (1569): Kurdoğlu Hayreddin Hızır Reis komutasında 22 parçadan oluşan Osmanlı donanması Hint Okyanusu’na açılarak Açe’ye yardım amaçlı gitti. Açe Sultanlığı Osmanlı Devleti’ne bağlanırken, Portekizlilere karşı taarruza geçebilecek güce ulaştı.
- Aden’in ve Kahire Kalesi’nin Fethi (1569): Sumatra Seferi sırasında Sokullu Mehmed Paşa komutasında Aden alınmıştır. Mısır’ın en stratejik ve en önemli kalesi olan Kahire Kalesi, 1569 yılında Piyale Paşa komutasındaki ordu tarafından alınmıştır.
- Don-Volga Kanal Projesi (1569): Sokullu Mehmed Paşa, Don ve Volga nehirlerinin bir kanalla birleştirilerek Karadeniz ile Hazar Denizi’nin birbirine bağlanmasını hedeflemiştir. Bu projeyle Rusların güneye doğru inmelerini engellemek, İpek Yolu ticaretini canlandırmak, İran ile yapılan savaşlarda donanmadan yararlanmak ve Asya’daki Türk hanlıkları ile bağlantı kurmak amaçlanmıştır. Ağustos ayında Kefe Beyi Kasım Paşa tarafından başlanan çalışmalar; Rusya’nın saldırıları, mevsimin kışa yaklaşması ve Kırım Hanlığı’nın projeyi engellemesi sonucunda başarıya ulaşamamıştır.
- Astrahan Seferi (1556): Osmanlı Devleti’ne bağlı olan Kırım Hanlığı’nın, 1556 yılında Rusya’nın eline geçen Astrahan Hanlığı’nı Rusların elinden kurtarmak için Astrahan ve Azak bölgeleri üzerine düzenledikleri seferdir.
- Kevkeban Kalesi’nin Fethi (1570): Behram Paşa komutasındaki birlikler sayesinde kale alınmıştır.
- Dalmaçya’nın Fethi (1571): 1571 senesinde Kıbrıs’ın fethi sırasında donanmanın Akdeniz’e inmesi sırasında fethedilmiştir. Fethin komutanlığı Sokullu Mehmed Paşa tarafından yapılmıştır.
- Kıbrıs’ın Fethi (1571): Akdeniz’in güvenliği ve kontrolü adına gerçekleşen büyük bir fetihtir. Kuşatma boyunca 50 bin askerini kaybeden Osmanlı ordusunda kayıplar oldukça ağır olmuştur.
- İnebahtı Deniz Savaşı (1571): Bu muharebede donanma büyük hasar görmüş ve Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi’nde ilk kez savaş kaybetmiştir. Osmanlı kaynakları bu muharebenin adını Sıngın olarak yazar.
- Tunus Seferi (1574): Barbaros döneminde alınan ancak sonradan elden çıkan Tunus’u geri almak için Uluç Ali Paşa komutasındaki Türk donanması 13 Eylül 1574’te kenti fethetti. Aynı yıl Tunus Eyaleti kuruldu.
III. Murat
1574-1595
- Sokullu Mehmet Paşa’nın sadrazamlık görevini son kez yaptığı padişahtır. Daha önce Kanuni ve II. Selim dönemlerinde de görev yapmıştır.
- III. Murat, Yükselme Dönemi’nin son padişahıdır.
III. Murat Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
- Vadiüs Seyl Savaşı (1576): Ramazan Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Fas’ı ele geçirerek bölgedeki Portekiz gücünü kırdılar.
- Meşaleler Muharebesi (1583): Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında yapılan bir muharebedir. Alınan zaferle birlikte Osmanlılar Şirvan’ı geri almıştır. Dağıstan ve Gürcistan Safevî tehdidinden kurtulmuştur. Kür’ün alınması kolaylaşmıştır.
- Ferhat Paşa Antlaşması (1590): 11 Mayıs 1583’te Meşaleler Muharebesi denilen çarpışmayla başlayan Osmanlı seferleri, 1590’da imzalanan Ferhat Paşa Antlaşması ile sona erdi. Bu antlaşma ile Osmanlılar doğudaki en geniş sınırlarına ulaşmışlardır.
Sokullu Mehmet Paşa’nın Osmanlı İdaresinde Görev Aldığı Rütbeler
- 1541: Kapıcıbaşılık
- 1546: Kaptan-ı Derya
- 1549: Vezirlik
- 1549: Rumeli Beylerbeyliği
- 1565: Sadrazamlık
Duraklama Dönemi
Osmanlı İmparatorluğunun Duraklamaya Girmesinin Nedenleri
İç Nedenler
- Sancağa çıkma usulünün değişerek Kafes Usulü’nün getirilmesi
- Padişahların saha tecrübesi bakımından yetersiz kalması
- Padişahların küçük yaşlarda tahta geçmelerinden dolayı tecrübesiz olması
- Devlet bürokrasisinde adam kayırma ve rüşvetin artması
- Ordunun bozulması
- Tımar sisteminin zayıflaması
- Ekonomi ve maliyedeki bozulmalar
- Sosyal yapıda halkın devlete güveninin zayıflamasıyla yaşanan sıkıntılar
- Eğitimdeki aksaklıklar
- Beşik Ulemalığı gibi yozlaşmaların yaşanması
Dış Nedenler
- Devletin merkezden kontrol altında tutabileceği doğal sınırlarına ulaşması
- Osmanlı Devleti’nin güçlü devletlerle komşu olması
- Ticaret yollarının değişmesi
- Avrupa’daki gelişmeler
- Osmanlı’ya karşı tekrar kurulmaya başlayan Haçlı ittifakı
III. Mehmet
1595-1603
- Tahta çıktığı gece 19 erkek kardeşini boğdurması, Osmanlı tarihinin en vahim hadiselerinden biri olmuş; ulemanın oldukça tepkisini çekmiştir.
- Sancağa çıkan ve sancak sisteminde son kez eğitim gören Osmanlı padişahıdır.
- Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra ordunun başında sefere çıkan ilk Osmanlı padişahıdır.
- Sancak sistemini kaldırarak Kafes Usulü sistemini getirmiştir.
- III. Mehmed’in yağlı boya tablosunu yapan ünlü İtalyan ressam Cristofano dell’ Altissimo’dur.
III. Mehmet Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
- Eğri Kalesi’nin Fethi (1596): I. Süleyman’dan beri ordunun başında sefere çıkmayan Osmanlı padişahlarının aksine III. Mehmet, orduyla beraber ilk seferine çıkmış ve Eğri Kalesi’ni ele geçirmiştir.
- Haçova Muharebesi (1596): Eğri Kalesi’nin fethinden sonra Osmanlı birlikleri ilerleyerek 15 Ekim 1596 günü Haçova’da büyük bir Avrupa ordusuyla karşılaştı. Akıncıların gücü Haçlı ordusunun dağılmasına yetti ve kazanılan Haçova Zaferi ile Osmanlılara Viyana yolu açıldı.
- Kanije Kalesi’nin Fethi ve Savunulması (1601): 1600 yılında Avusturya’ya karşı ilerleyen Osmanlı ordusu Kanije Kalesi’ni ele geçirdi. Kalenin komutanlığına Tiryaki Hasan Paşa getirildi. Kalede 9.000 civarında askerî kuvvete ek olarak cephane ve erzak bırakan Osmanlı ordusu geri çekildi. Bunu fırsat bilen Avusturyalılar, 9 Eylül 1601’de Kanije Kalesi önlerine geldiler. Avusturyalılar gelir gelmez kalenin dış çevreyle olan bağlantılarını kestiler. Buna rağmen Osmanlı kuvvetleri kuşatmayı kaldırmayı başardı. Tiryaki Hasan Paşa’ya bu zaferi kazanınca beylerbeyi unvanı verildi.
I. Ahmet
1603-1617
- Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra padişahlar içinde devlet işleriyle yoğun şekilde uğraşan ilk padişah olarak kabul edilen Osmanlı padişahıdır.
- Sancağa çıkmadan Osmanlı tahtına oturan ilk Osmanlı padişahıdır.
- I. Ahmet döneminde kardeş katli yasası kaldırılmıştır.
- Kardeş katli yasası yerine, ailenin aklı başındaki en büyük üyesinin padişah olması sistemi getirilmiştir.
- Bu sistem, şehzadeler arasındaki rekabetin ve taht kavgalarının, taht için gerçekleştirilen kardeş katlinin önlenmesi açısından Osmanlı tarihinde çok büyük öneme sahiptir.
- Bu sisteme Ekber ve Erşed sistemi denilir.
I. Ahmet Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
- 1603-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı: 15 yıllık çatışmalarla süren bu savaşta, Nasuh Paşa Antlaşması’na rağmen muharebeler devam etmiştir. Sonuçta Osmanlıların 1590’da Ferhat Paşa Antlaşması ile İran’dan aldığı toprakların büyük çoğunluğu 1618’de Safevîler tarafından geri alınmış oldu. Osmanlı Devleti, Safevîleri Kafkasya’dan atamadı. Kafkasya, iki imparatorluk arasında paylaşıldı.
- Zitvatorok Antlaşması (1606): Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya Arşidüklüğü arasında uzun süren savaşlar sonunda imzalanmış bir barış antlaşmasıdır. Bu antlaşmadan sonra Osmanlı Devleti Avrupa’da önemli ölçüde toprak kazanamayacaktır. Hatta 17. yüzyılın sonlarından itibaren toprak kayıplarına başlayacaktır. Prut Antlaşması hariç, bu antlaşma Osmanlı’nın Duraklama Dönemi’nde imzaladığı en kârlı antlaşmadır. Avusturya Arşidükü’nün protokolde Osmanlı padişahına eşit sayılması maddesiyle Osmanlı Devleti’nin Avusturya karşısındaki üstünlüğü sona ermiştir.
- Ramazanoğulları Beyliğinin Son Bulması (1609): 1609 yılından sonra Adana’nın Halep’e; Sis ve Tarsus’un da Kıbrıs Beylerbeyiliğine bağlanmasıyla I. Ahmet, Ramazanoğulları Beyliği’ne resmen son vermiş oldu.
Sultan Ahmet Camii
Sultan Ahmet Camii, 1609-1616 yılları arasında Osmanlı padişahı I. Ahmet tarafından İstanbul’daki tarihî yarımadada yaptırılmıştır. Mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ile büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleriyle süslendiği için Avrupalılarca “Mavi Cami” olarak adlandırılmıştır. Bu caminin mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa’dır.
I. Mustafa
1617-1618 / 1622-1623
- Osmanlı tarihinde ilk defa padişahlığın babadan oğula geçmesi kuralını bozarak kardeşinin arkasından tahta çıkmış olan padişah I. Mustafa’dır.
- Akli dengesi yerinde olmayan ve devlet işleriyle meşgul olmadığından iki defa tahta çıkmasına rağmen tahttan indirilen Osmanlı padişahıdır.
II. Osman
1618-1622
- Oldukça titiz bir eğitim alan Osmanlı padişahıdır.
- Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini klasiklerinden tercüme yapabilecek kadar geniş bir lisan eğitimi bulunan padişahtır.
- Amcası I. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle Osmanlı tahtına oturmuştur.
- “Genç” lakaplı Osmanlı padişahıdır.
- Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmayı düşünmüştür.
- Bu düşüncesi yüzünden Osmanlı tarihinde Yeniçeri İsyanı sonucu öldürülen ilk Osmanlı padişahıdır.
Cizvit Tarikatı
II. Osman döneminde de Osmanlı topraklarında etkili olmuş; başlıca yoğunlaştıkları alanlar misyonerlik ve eğitim kurumları açmak olan, “İsa’nın Askerleri” olarak bilinen Cizvit Tarikatı ilk olarak Fransa himayesinde Osmanlı topraklarına yerleşmiştir.
II. Osman Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
- 1603-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı: Sultan Genç Osman tahta çıktığı sırada Sadrazam Damat Halil Paşa İran seferindeydi. Osmanlı ordusu Pul-i Şikeste’de yenilmesine rağmen İranlılar, mukaddes saydıkları Erdebil şehrinin Osmanlıların eline geçme ihtimali üzerine barış istediler. Serav sahrasında, daha önce iki devlet arasında imzalanan Nasuh Paşa Antlaşması baz alınarak imzalanan Serav Antlaşması’yla barış tekrar sağlandı.
- İtalya ve Akdeniz Seferi (1620): Halil Paşa komutasındaki Osmanlı donanması bu sefere çıktı. İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Navarin’e gelen donanma, buradan da kuzeye, Adriyatik’e doğru yöneldi. Dıraç’ta iki İtalyan gemisini ele geçirdikten sonra İtalya’ya asker çıkardı ve İspanyollara ait olan liman şehri Manfredonia’yı işgal etti.
- Lehistan Seferi (1620-1621): Lehistan üzerine sefer düzenleyen II. Osman, Çuçoro Savaşı’yla büyük bir zafer elde etti. Sultan Genç Osman’ın komutasındaki 200.000 askerlik ordu Lehistan’ın elindeki Hotin Kalesi’ni kuşattı. Osmanlı ordusu defalarca saldırıda bulunmasına rağmen Hotin Kalesi’ni alamadı.
- Hotin Antlaşması (1621): 1620-1621 Osmanlı-Lehistan Savaşı’nı sonuçlandıran antlaşmadır.
Hotin Antlaşması’nın Sonuçları
- Kırım Tatarlarının Lehistan’a yaptığı akınlar yasaklandı.
- Hotin, Osmanlı egemenliğindeki Boğdan’a verildi.
- Lehistan’ın Osmanlılara vergi ödemeye devam etmesi kararlaştırıldı.
II. Osman Döneminin Islahat Hareketleri
- Kapıkulu Ordusu üzerine yaptırdığı sayımda, asker sayısının maaş defterindeki kişi sayısından az olduğunu anlayınca fazladan para vermeyi kesti.
- Müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislamdan aldı.
- Saray dışından evlilik yaptı ve saray kadınlarının etkinliğini azalttı.
- Islahatlarını daha rahat gerçekleştirebilmek adına başkenti İstanbul’dan Anadolu’ya taşımayı düşünmüştür.
- Hacca gideceğini ilan etmiştir.
IV. Murat
1623-1640
- Tahta geçtiği sırada yaşının küçük olmasının yanı sıra devlet yoğun sorunlarla karşı karşıyaydı.
- Safevîler doğuda Bağdat’ı ele geçirmişti.
- Avrupa’da Otuz Yıl Savaşları yaşanıyordu.
- Avusturya tehdidi devam ediyordu.
- Celali İsyanları etkiliydi.
- Anadolu’da asayiş bozulmuştu.
- Eşkıya terörü ve ekonomik şartlardaki bozulmalar devlet düzenini sarsmıştı.
- Yaşı küçük olduğundan dolayı Padişah IV. Murat adına devleti yöneten Saltanat Naibesi Kösem Sultan’dır.
IV. Murat Döneminin Siyasi ve Askerî Olayları
1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı
Bu savaşta Osmanlı orduları Revan Seferi ile Doğu Anadolu, Ahıska, Revan yani Erivan ve Kafkasların önemli bir bölümünü ele geçirmiştir.
Revan Seferi
1635
IV. Murat, 27 Temmuz 1635 tarihinde önemli bir Safevî kalesi olan Revan önlerine ulaştı. 28 Temmuz 1635 tarihinde kale kuşatmaya alındı.
Bağdat Seferi
1638
Bağdat Seferi’ne çıkan Padişah IV. Murat, Bağdat önlerine vardı ve 16 Kasım 1638 tarihinde şehri kuşattı. Kuşatmanın 39. gününde şehir düştü ve teslim oldu.
Kasr-ı Şirin Antlaşması
1639
Revan ve Bağdat seferlerinden sonra Osmanlı ve Safevî tarafları barıştan yanaydı. Böylece Kasr-ı Şirin Antlaşması yapıldı.
Kasr-ı Şirin Antlaşması’nın Başlıca Hükümleri
- İki taraf için de savaş bitecektir.
- Ahıska ve Revan, Safevî Devleti’ne bırakılacaktır.
- Bağdat ve Basra, Osmanlı Devleti’nde kalacaktır.
- İki devletin de sınırları hep aynı kalacaktır.
IV. Murat Döneminde Gerçekleştirilen Islahatlar
- Yeniçeri Ocağı yeniden düzenlenmiştir.
- Başkentte içki kullanımı yasaklanmıştır.
- Tütün kullanımı yasaklanmıştır.
- Gece sokağa çıkma yasağı getirilmiştir.
- Devletin sorunlarına çözüm yolları aramak amacıyla devlet adamlarına raporlar hazırlatılmıştır.
- Saray kadınlarının devlet yönetimi üzerindeki baskısı azaltılmıştır.
- Ulemanın devlet yönetimi üzerindeki baskısı azaltılmıştır.
- Baskı ve şiddet yoluyla otorite sağlanmaya çalışılmıştır.
- Havacılık alanında çalışmalar yapan Hezarfen Ahmet Çelebi ve Lagari Hasan Çelebi bu dönemde yaşamıştır.
IV. Murat Döneminde Rapor Hazırlayan Bazı Devlet Adamları
- Koçi Bey
- Lütfi Paşa
- Gelibolulu Mustafa Ali
- Aziz Efendi
- Katip Çelebi
- Veysi
İbrahim
1640-1648
- Şehzadeliğinde çok sıkı bir saray hayatı yaşamıştır.
- Kardeşleri öldürüldüğünden korku içinde büyümüştür.
- Yıllarca cellat bekleme korkusu içinde yaşadığı için sinirleri bozulmuştur.
- Kendisini tahta davet edenleri, “Bana taht-u saltanat gerekmez; karındaşım sağ olsun; benden ne istersiz?” sözleriyle karşılamıştır.
- Hileyle idam edileceğini sanarak dairesini kilitlemiştir.
- IV. Murat’tan sonra tahta bu psikolojik etki ile çıkan Osmanlı padişahıdır.
İbrahim Döneminin Siyasi ve Askerî Olayları
Mirgünoğlu Olayı
1640
IV. Murat’ın İran Seferi sırasında Revan Kalesi kumandanı olan Emir Mirgünoğlu, kalenin fethinden sonra affedilerek Emirgan’da oturmasına izin verilmişti. Mirgünoğlu, IV. Murat’ın ölümünü fırsat bilerek bölücü ve yıkıcı propaganda yaptı. Bu faaliyetleri üzerine İbrahim, onu idam ettirdi. Ancak bundan dolayı İbrahim bazı çevrelerden düşmanlar kazandı.
Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın İdamı
1644
- Kemankeş Kara Mustafa Paşa, IV. Murat döneminin sonlarında ve I. İbrahim döneminde sadrazamlık yapmıştır.
- Maliyeyi düzeltme yönünde adımlar atmıştır.
- Saray masraflarını kısmaya çalışmıştır.
- Ayarı düşük akçeleri toplatmaya kadar birçok çalışma yapmıştır.
- Çıkarları zedelenen devlet adamlarının entrikaları sonucunda I. İbrahim’in emriyle idam edilmiştir.
Girit Adası Fethinin Başlangıcı
1645
Sakız Adası’ndan denize açılan Osmanlı donanması, 17 Temmuz’da Girit’in Hanya Limanı’nı fethetti. Hanya’nın Osmanlılar tarafından fethi, Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Bu sırada Hanya muhafazasına getirilen Deli Hüseyin Paşa, harekâta devam ederek Resmo Kalesi’ni ele geçirdi.
Hezarpare Ahmet Paşa Olayı
1648
Sadrazam Ahmet Paşa’ya karşı başlatılan ayaklanma, I. İbrahim’in tahttan indirilmesine ve Hezarpare Ahmet Paşa’nın idam edilmesine kadar uzanmıştır.
IV. Mehmet
1648-1687
- Ava düşkünlüğünden dolayı “Avcı” lakabıyla anılmıştır.
- 39 yıllık saltanatıyla en uzun süre hükümdarlık yapan ikinci Osmanlı padişahıdır.
- IV. Mehmet dönemi devlet adamlarından olan ve modern anlamda ilk denk bütçeyi hazırlayan devlet adamı Tarhuncu Ahmet Paşa’dır.
- IV. Mehmet’in validesi olan Hatice Turhan Sultan, 34 yıl süreyle en uzun süre Valide Sultan olma unvanına sahiptir.
IV. Mehmet Dönemi Önemli Olayları
Vaka-i Vakvakiye
1656
IV. Mehmet döneminde çıkan askerî bir ayaklanmadır. Bu ayaklanma sonunda isyancılar tarafından ölüme mahkûm edilen kişiler Atmeydanı’nda bulunan büyük bir çınar ağacının dallarına asılmıştır. Bu nedenle bu ayaklanmaya Çınar Vakası da denmiştir.
Çanakkale Boğazı Muharebesi
1656
Venedik donanmasıyla yapılan savaşta Osmanlı donanması ağır bir yenilgi aldı. Bozcaada ve Limni Venediklilerin eline geçti.
Saint Gotthard Muharebesi
1664
1663-1664 Osmanlı-Avusturya Savaşı’nın son büyük çarpışmasıdır. Muharebe sonucunda 10 Ağustos 1664 tarihinde Vasvar Antlaşması yapılmıştır.
Lehistan Seferi
1672-1676
- Osmanlı-Lehistan Savaşları yaşanmıştır.
- Savaşların sonucunda Bucaş Antlaşması imzalanmıştır.
- Bu antlaşma, Osmanlı Devleti’nin toprak kazandığı son antlaşmadır.
- Osmanlı Devleti, Bucaş Antlaşması ile batıda en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
Bahçesaray Antlaşması
1681
1676-1681 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalanmıştır. Rusya ile yapılan ilk antlaşmadır.
İkinci Viyana Kuşatması
1683
IV. Mehmet döneminin en önemli olayıdır. IV. Mehmet’in sadrazamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, ordu ile birlikte Viyana’ya kadar gitmiştir. Ancak kuşatma başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Kuşatma sonrası kurulan Kutsal İttifak, Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşlarına neden olmuştur.
II. Süleyman
1687-1691
- Osmanlı tarihinde en uzun süre veliaht olarak bekleyen padişahtır.
- Tahta geçirileceği zaman buna inanmayıp öldürüleceğini zannederek muhafızlara direnmiştir.
- 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilen Belgrad’ın Kutsal İttifak Savaşları sırasında elden çıkması üzerine Avusturya Seferi’ne çıkmıştır.
- Belgrad’ı tekrar Osmanlı toprağına kazandıran Osmanlı padişahıdır.
II. Ahmet
1691-1695
Tahta çıktığı zaman söylediği “Ben saltanata talip değildim. Allah-ü Teala fazl-ı kereminden bu aciz kuluna nasip eyledi. Bu nimetin şükrünü eda edemem.” sözleriyle manevi bir sorumlulukla devlet reisliğini kabul ettiği anlaşılan Osmanlı padişahıdır.
II. Ahmet dönemi sadrazamlarından olan Sürmeli Ali Paşa, 1695 yılında Koyun Adaları Muharebesi’ni kazanarak Sakız Adası’nı Venediklilerden geri alan Osmanlı devlet adamıdır.
Gerileme Dönemi
II. Mustafa
1695-1703
- Gazi lakabını kullanan Osmanlı padişahıdır.
- İkbâli mahlasının sahibidir.
- II. Mustafa’nın İstanbul yerine Edirne’den devleti kontrol etmesi, devlet içinde huzursuzluk oluşturmuştur.
- Feyzullah Efendi’nin devlet üzerinde aşırı etkili olması ve önemli mevkileri oğulları, akrabaları ve adamları arasında paylaştırması ulemanın hoşnutsuzluğuna yol açmıştır.
- Bu gelişmeler üzerine çıkan ayaklanma ve taht değişikliği Edirne Olayı’dır.
- Karlofça Antlaşması bu dönemde imzalanmıştır.
- Kutsal İttifak Savaşlarında yer almasına karşın Karlofça Antlaşması’na imza atmayan devlet Rusya’dır.
Karlofça Antlaşması’nın Önemli Maddeleri
- Bu antlaşma yirmi beş yıl sürecekti.
- Antlaşma Avusturya’nın kefilliği altında olacaktı.
- Mora Yarımadası, Dalmaçya kıyıları ve Ayamavra Adası Venedik’e verildi.
- Podolya ve Ukrayna Lehistan’a verildi.
- Temeşvar ili ve Banat Yaylası hariç bütün Macaristan ve Erdel Avusturya’ya verildi.
- Osmanlı Devleti’nin Batı’da bu kadar büyük ölçüde toprak kaybettiği ilk antlaşmadır.
III. Ahmet
1703-1730
- Edirne Vakası’ndan sonra II. Mustafa yerine tahta çıkmıştır.
- Hattat ve şair bir padişahtır.
- “Necib” mahlasıyla şiirler yazmıştır.
III. Ahmet Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
Prut Savaşı
1711
İsveç Kralı’nın savaşta yenilmesinden sonra onu kovalayan Rus birliklerinin Osmanlı topraklarına akınlar düzenlemesi ve Bender’de mülteci bulunan Karl’ın İstanbul’a yazdığı mektuplarla Rusya aleyhine yaptığı kışkırtmanın etkisiyle Sultan III. Ahmet, Rusya’ya karşı savaş ilan etti. Baltacı Mehmed Paşa önderliğindeki Osmanlı ordusu Rus ordusunu mağlup etti.
Prut Antlaşması
1711
- Kaybedilen Azak Kalesi geri alındı.
- Rusya, İstanbul’da elçi bulunduramayacaktı.
- Rusya, Lehistan’ın iç işlerine karışmayacaktı.
- Demirbaş Şarl, ülkesine serbestçe geri dönebilecekti.
- Bu antlaşmayla kaybedilen toprakların geri alınabileceği umudu doğmuştur.
Mora’nın Fethi
1715
Venedikli korsanların Osmanlı ticaret gemilerine saldırmaları ve Mora halkının Osmanlı Devleti’nin yönetimi altına girmeyi istemesi Venediklilere savaş açılmasına neden oldu. Silahtar Ali Paşa; Modon, Koron ve Navarin’i alarak Mora’yı fethetti.
Petrovaradin Muharebesi
1716
- Avusturya’nın Mora’nın yeniden Venedik’e terk edilmesi için baskı yapması üzerine Osmanlı İmparatorluğu bu baskıya savaş ilan ederek karşılık verdi.
- Böylece 1715-1718 Osmanlı-Avusturya-Venedik Savaşı başladı.
- Bu savaşın en önemli meydan muharebesi Petrovaradin Savaşıdır.
- Avusturyalılar yaşanan savaşlar sonunda Belgrad’ı ele geçirdiler.
- Osmanlı tarafı barış istedi ve 1718 yılında Pasarofça Antlaşması imzalandı.
Pasarofça Antlaşması
1718
- Mora Yarımadası Osmanlı Devleti’ne bırakıldı.
- Dalmaçya kıyıları, Arnavutluk ve Hersek kıyılarındaki bazı kaleler Venediklilere bırakıldı.
- Böylece Venedikliler Ege kıyılarından uzaklaştırılmış oldu.
- Belgrad, Banat, Sırbistan’ın kuzeyi ve Eflâk’ın batısı Avusturya’ya verildi.
İstanbul Antlaşması
1724
İlk Osmanlı-Rus barış antlaşmasıdır.
1723-1727 Osmanlı-İran Savaşı
Lale Devri’nde yapılan tek savaş İran’ladır.
Lale Devri
III. Ahmet zamanında 1718 Pasarofça Antlaşması’yla başlayıp 1730 Patrona Halil İsyanı’yla sona eren döneme Lale Devri denir.
Lale Devri’nde Gerçekleştirilen Yenilikler
- İbrahim Müteferrika ve Sait Efendi tarafından ilk Türk matbaası açılmıştır.
- İlk olarak “Vankulu Lugatı” basılmıştır.
- Matbaa, Avrupa’dan getirilen ilk araçtır.
- Bu durum, Osmanlı’nın Avrupa’nın teknik üstünlüğünü kabul ettiğini gösterir.
- İlk geçici elçilik Paris’te açılmıştır.
- İlk geçici elçi Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet’tir.
- Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet’in Paris Sefaretnamesi adlı eseri bulunmaktadır.
- İstanbul’da çini fabrikası açılmıştır.
- İstanbul’da kumaş fabrikası açılmıştır.
- Yalova’da kâğıt fabrikası açılmıştır.
- Tulumbacı Ocağı yani itfaiye oluşturulmuştur.
- İlk kez çiçek aşısı uygulanmıştır.
- Barok ve Rokoko tarzı birçok mimari eser yapılmıştır.
- Doğu-Batı klasikleri Türkçeye çevrilmiştir.
- Askerî alanda ıslahat yapılmamıştır.
- Dönemin minyatür ustası Levni’dir.
- Dönemin şairi Nedim’dir.
- Lale Devri’nde sadece İran’la savaşılmıştır.
- Lale Devri’nde sivil mimarinin en güzel örneği III. Ahmet Çeşmesi’dir.
Nabi
Osmanlı’nın Lale Devri’nde yaşamış; idare ve toplumdaki bozukluklara şahit olmuş, Kemaniçe’nin fethini anlattığı “Fetih-name-i Kamaniçe” ve dönemin ihtişamından bahsettiği “Sûr-name” adlı eserleri olan ünlü divan edebiyatçısı Nabi’dir.
Patrona Halil İsyanı
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın açtığı zevk ve sefahat devrinden memnun olmayan, bu yapılanları israf olarak gören ve büyük bir ekonomik sıkıntı çeken kitle tarafından çıkarılan ayaklanma Patrona Halil İsyanı’dır.
I. Mahmut
1730-1754
- III. Ahmet’in Patrona Halil İsyanı’yla saltanattan indirilmesi üzerine 30 Eylül 1730’da tahta çıkmıştır.
- Kısa süre sonra isyanı gerçekleştiren kişileri ortadan kaldırarak isyanın son bulmasını sağlamıştır.
- İlim, sanat ve edebiyat meclislerindeki sohbetlere katılmıştır.
- “Sebkatî” mahlası ile şiirler yazmıştır.
- Askerî alanda Avrupa tarzı ıslahatları uygulayan ve Avrupa’nın askerî üstünlüğünü kabul eden ilk Osmanlı padişahıdır.
- I. Mahmut döneminde kurulan askerî ilk teknik subay ve mühendis okulunun adı Hendeshane’dir.
- Humbaracı Ocağının başına getirilen ve Humbaracı Ahmet Paşa olarak bilinen Fransız asıllı ilk askerî uzman Comte de Bonneval’dir.
I. Mahmut Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
1730-1732 Osmanlı-İran Savaşı
Osmanlı Devleti ile İran’daki Afşar Hanedanı arasında yapılmış olan bir savaştır. İran şahının barış istemesi üzerine Ocak 1732’de Ahmet Paşa Antlaşması imzalandı.
1735-1736 Osmanlı-İran Savaşı
1735’te Arpaçay’da yapılan muharebeyi Osmanlılar kaybetti. Gence, Tiflis ve Revan İran’ın eline geçti. 17 Ekim 1736 tarihinde Osmanlı Devleti ve İran arasında İstanbul Antlaşması imzalandı.
1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı
Avusturya, Osmanlı ordusuna yenik düştüğü için barış istemiştir. 18 Eylül 1739 tarihinde Osmanlılarla Avusturya arasında Belgrad Antlaşması imzalandı.
I. Mahmut Döneminin Devamı
1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı
Avusturya, Osmanlı ordusuna yenik düştüğü için barış istemiştir. 18 Eylül 1739 tarihinde Osmanlılarla Avusturya arasında Belgrad Antlaşması imzalandı.
Avusturya, 1718’de Pasarofça Antlaşması ile eline geçirmiş olduğu Sırbistan, Belgrad, Eflak’ın bazı kısımlarını ve Bosna’da bir sınır bölgesini, Banat bölgesi hariç, geri verdi.
Rusya da tek başına kaldığı ve İsveç’ten bir saldırı da beklediği için barışa razı oldu ve 3 Ekim 1729’da Rusya ve Osmanlı Devleti arasında Niş’te yapılan müzakerelerden sonra Niş Barış Antlaşması imzalandı.
Kapitülasyonlar
Fransa’ya bu kapitülasyonlar 1740 yılında imzalanan bir anlaşmayla sürekli olarak verildi.
1742-1746 Osmanlı-İran Savaşı
İran’ın Ahmet Paşa Antlaşması’nı tanımlayarak Osmanlı Devleti’ne tekrar savaş açması üzerine yapılan mücadeleler sonucunda 1746’da Kerden Antlaşması imzalandı. II. Kasr-ı Şirin Antlaşması olarak da bilinir.
III. Osman
1754-1757
- yüzyıldan itibaren uygulanan şehzadelerin sancaklar yerine sarayda yetiştirilmesi gereği Topkapı Sarayı’nda Şehzadegan Dairesi’ne kapatılan ve burada 51 yıl kapalı kalarak en uzun süre kafes sisteminde gözetim altında yaşayan Osmanlı padişahıdır.
- Kadınların sokaklarda serbestçe dolaşmalarını ve giyinip süslenmelerini ciddi manada sınırlamalara tabi tutan ağabeyi Sultan I. Mahmut’un aksine müziği sevmeyen ve kadınlara iltifat etmeyen, musikiden nefret ettiği için bütün müzisyenleri saraydan uzaklaştıran Osmanlı padişahıdır.
III. Mustafa
1757-1774
- 27 yıl kafes hayatı yaşadıktan sonra, III. Osman’ın şirpençe yüzünden vefatıyla tahta çıkan Osmanlı padişahıdır.
- İskenderiye, Halep, İzmir, Selanik ve Tunus gibi Akdeniz kıyısındaki şehirleri gezen ve Süveyş’te olası bir kanal yapımı için incelemelerde bulunan; 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Osmanlı Devleti tarafından Çanakkale Boğazı’nı Rus donanmasına karşı savunmakla görevlendirilen ve Osmanlı’da Sürat Topçuları Ocağı’nı kuran aristokrat Macar subay François Baron de Tott’tur.
- III. Mustafa döneminde Cezayirli Gazi Hasan Paşa önderliğinde açılan ilk denizcilik okulu Deniz Mühendishanesi’dir.
- III. Mustafa döneminde çıkarılan kanunla ilk kez iç borçlanmaya gidilmiş, pay ve gelir ortaklığı anlamına gelen sistem uygulanmıştır.
- Bu sistemle beraber devlet bütçesinde oluşan açığın giderilmesi hedeflenmiştir.
- III. Mustafa döneminde hayata geçirilen bu sistemin adı Esham Senetleri’dir.
- Esham Senetleri, Esham-ı Tahvilat ya da Esham Kanunu olarak da bilinir.
I. Abdülhamit
1774-1789
- III. Mustafa döneminde kanunlaştırılan Esham senetleri I. Abdülhamit döneminde yürürlüğe konulmuştur.
I. Abdülhamit Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı
Osmanlıların Ruslara yenik düşmesiyle sonuçlanmış bir savaştır.
Küçük Kaynarca Antlaşması
1774
Bu antlaşmaya göre:
- Kırım’a bağımsızlık verildi.
- Ruslar Karadeniz’de ticaret yapabileceklerdi.
- Ruslar Karadeniz’de donanma bulundurabileceklerdi.
- Ruslar, Balkanlarda Ortodoks toplulukların haklarını koruyacaklardı.
- Osmanlı Devleti, Rusya’ya savaş tazminatı verecekti.
- Rusya; Eflak, Boğdan, Besarabya ve Akdeniz’de işgal ettiği adaları Osmanlı Devleti’ne geri verecekti.
- Bu bölgelerde Osmanlı Devleti genel af ilan edecekti.
- Halka din ve mezhep özgürlüğü verilecekti.
- Halktan vergi alınmayacaktı.
- İsteyen istediği yere göç edebilecekti.
Bu antlaşmayla Osmanlı İmparatorluğu, dünya üzerindeki üç büyük devletten biri olma özelliğini kaybetti. Dünyanın sayılı devletlerinden biri olma özelliğini yitirmiştir. Uluslararası saygınlığını kaybetmiştir. Yüzyılın en ağır antlaşmasını imzalamıştır.
Orijinal antlaşma metinlerinin hiçbirinde Ortodoks Hristiyanların himayesinin Ruslara verildiğini belirten madde olmamasına rağmen Ruslar, 1775 yılında antlaşmanın değiştirilmiş Fransız metnine Ortodoks Hristiyanların Rusların himayesinde olduğunu belirten madde ekleyerek dünya kamuoyunda Osmanlı Devleti üzerinde baskı oluşturmaya çalıştılar.
1775-1779 Osmanlı-İran Savaşı
Osmanlı İmparatorluğu ile İran’daki Zend Hanedanı arasında yapılmış bir savaştır. Basra şehri üç sene kadar İran’ın işgalinde kaldı. Ancak Zend Kerim Han’ın 1779’da ölümüyle İran’da çıkan kargaşadan yararlanan Osmanlı birlikleri karşı bir saldırı ile Basra’yı tekrar ele geçirmeyi başardılar.
Aynalıkavak Antlaşması
1779
- Osmanlı Devleti, Şahin Giray’ın hanlığını tanıyacaktı.
- Sonraki hanların seçimi için padişahın halife olarak onayı alınacaktı.
- Akdeniz ile Karadeniz’de, Fransızlarla İngilizlere tanınan ticari haklar Rusya’ya da tanınacaktı.
- Bu antlaşma ile Kırım’ın bağımsızlığı yeniden onaylanmış oldu.
1787-1791 Osmanlı-Avusturya Savaşı
Osmanlı İmparatorluğu ile Avusturya Arşidüklüğü arasında yapılan ve Avusturya’nın ufak toprak kazancı ile sonuçlanan bir savaştır.
1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı
Osmanlıların 1774 yılında imzalamış oldukları Küçük Kaynarca Antlaşması’yla kaybettikleri toprakları, özellikle de Kırım’ı Ruslardan geri almak amacıyla başlattıkları bir savaştır.
Savaş sonucu Osmanlı Devleti’nin Kırım’la kara bağlantısı da iyice kesildi. Ele geçirilen Odesa büyük bir liman ve sanayi şehri hâline geldi. Rus donanmasının Karadeniz’deki gücünün iyice artmasını sağladı.
Yaş Antlaşması’nın imzalanmasıyla III. Selim döneminde, 1787 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında başlayan, sonra da Avusturya’nın katılmasıyla genişleyen savaş fiilen ve resmen sona ermiş oldu. Osmanlı’da Dağılma Devri başladı.
I. Abdülhamit Döneminin Islahat Hareketleri
- Avrupa’dan askerî alanda mühendis ve uzmanlar getirilmiştir.
- Subay yetiştiren İstihkam Okulu açılmıştır.
- Yeniçeri sayımı ilk kez yapılmıştır.
- Ulufe alım-satımı yasaklanmıştır.
- Cülus bahşişi kaldırılmıştır.
Dağılma Dönemi
III. Selim
1789-1807
- Kendi dönemindeki ıslahatları ilk kez planlı ve programlı olarak düzenleyen III. Selim’in gerçekleştirdiği ıslahatların genel adı Nizam-ı Cedit’tir.
- İlk devlet matbaası olan Matbaa-i Amire kurulmuştur.
- İlhami mahlasıyla şiirler yazmıştır.
- III. Selim döneminde patlak veren, kendisinin ölümüne sebep olan ve tahta IV. Mustafa’nın çıktığı isyan Kabakçı Mustafa İsyanı’dır.
III. Selim Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
Yaş Antlaşması
1792
1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda, 10 Ocak 1792 tarihinde imzalanan Osmanlı-Rus barış antlaşmasıdır. Osmanlı Devleti dağılma devrine girmiştir.
Ziştovi Antlaşması
1791
1787-1791 Osmanlı-Avusturya Savaşı sonunda imzalanmıştır. Bu antlaşmadan sonra iki imparatorluk Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yıkılışlarına kadar birbirleriyle hiç savaşmadılar.
Fransa’nın Mısır Seferi
1798-1801 yılları arasında Fransa’nın Mısır ve doğu ticaret yolları üzerinde üstünlük elde etme amacıyla sürdürdüğü askerî seferdir.
Akka Kalesi’nde konuşlanan Cezzar Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri, Napolyon Bonapart’ı mağlup etmiştir.
Fransa 1801’de El Ariş Antlaşması’yla Mısır’dan çekildi.
Fransa ve Osmanlı Devleti arasında nihai barış antlaşması 25 Haziran 1802’de Paris’te, Paris Barış Senedi adıyla imzalandı.
Nizam-ı Cedit Dönemi Islahatları
- Meşveret Meclisi adı verilen danışma meclisleri oluşturularak layihalar hazırlanmıştır.
- Fransa’dan askerî eğitmenler getirilmiştir.
- Askerî okullarda ilk kez yabancı dil olarak Fransızca eğitim verilmiştir.
- Nizam-ı Cedit adında batı tarzı bir ordu kurulmuştur.
- Bu ordunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedit Hazinesi oluşturulmuştur.
- Ordunun eğitimi için Selimiye ve Levent kışlaları oluşturulmuştur.
- III. Mustafa dönemindeki Deniz Mühendishanesi geliştirilerek Mühendishane-i Bahri Hümayun kurulmuştur.
- I. Mahmut dönemindeki Hendeshane geliştirilerek Mühendishane-i Berri Hümayun kurulmuştur.
- Ülke parası korunmuştur.
- Yerli malı teşvik edilmiştir.
- Şeyhülislamın yetkileri kısıtlanmıştır.
IV. Mustafa
1807-1808
- Hat sanatıyla uğraşan ve Osmanlı tarihinde Sultan V. Murat’tan sonra en kısa süre tahtta kalan padişahlardan biridir.
- Alemdar Mustafa Paşa’nın desteğini alarak IV. Mustafa yerine Osmanlı tahtına oturan sultan II. Mahmut’tur.
II. Mahmut
1808-1839
II. Mahmut Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
Bükreş Antlaşması
1812
1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı’nı sona erdiren antlaşmadır.
- Rusya, Eflak ve Boğdan’dan çekilecektir.
- Besarabya bölgesi Ruslara bırakılacaktır.
- Osmanlılar Bosna ve Eflak’tan 2 yıl vergi almayacaktır.
- Sırplar kendi içlerinde serbest kalacaktır.
- 1804 yılında ilk kez isyan eden Sırplar böylelikle ilk defa imtiyaz elde etmiştir.
Navarin Deniz Muharebesi
1827
Osmanlı ve Mısır donanmalarıyla birlikte hareket eden İngiliz, Fransız ve Rus donanmaları arasında, 20 Ekim 1827 tarihinde geçmiş olan bir deniz muharebesidir. Osmanlı donanması imha edilmiştir.
Edirne Antlaşması
1829
Rusya, Sultan II. Mahmut’un Navarin’de Osmanlı donanmasının yakılması ile sonuçlanan olaylardan dolayı savaş tazminatı istemesi üzerine Osmanlı İmparatorluğu’na karşı savaş açtı. Osmanlı İmparatorluğu barış istedi. Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan sonra imzalanmış şartları en ağır antlaşmalardan biri olan Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Yunanistan Devleti’nin kurulmasını kabul etti. Milliyetçilik akımından sonra bağımsızlığını kazanan ilk devlet Yunanistan’dır. Ayrıca Sırplara da özerklik verilmiştir.
Kavalalı Mehmet Ali Paşa İsyanı
1831
Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Mora’da büyük güçler karşısındaki kayıplarını tazmin için Sultan Mahmut’tan zengin insan ve doğa kaynakları olan Suriye eyaletinin valiliğini istedi. Sultan Mahmut ona bunun yerine Girit valiliğini verdi ama adada düzen sağlamanın kendisi için büyük mali yük getireceğinin farkında olduğundan Mehmet Ali Paşa bunu reddetti.
Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa Anadolu’ya girdi. Reşid Mehmet Paşa komutasında bir ordu üzerine gönderildi. İki ordu Konya’da karşılaştığında Osmanlı ordusu yenildi ve sadrazam esir alındı.
Fransa, 1830 yılında II. Mahmut döneminde Cezayir’i işgal etmiştir. Bu, Osmanlı’nın Kuzey Afrika’da kaybettiği ilk toprak olmuştur.
Kütahya Antlaşması
1833
Osmanlı ordusunun yenilmesi üzerine imzalanmıştır.
- Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerinin yanı sıra Şam valiliği verilecekti.
- Oğlu İbrahim Paşa’ya Cidde valiliği ile Adana muhassıllığı yani vergi toplama hakkı verilecekti.
Hünkâr İskelesi Antlaşması
1833
II. Mahmut, Mehmet Ali Paşa ile barışı sağlamış olmakla birlikte kendini güvencede hissetmiyordu. Bu yüzden Rusya’yla karşılıklı yardımlaşma ve saldırmazlık antlaşması yapmaya karar verdi. Böylece Hünkâr İskelesi Antlaşması imzalandı. Hünkâr İskelesi Antlaşması, Boğazlar sorununun ortaya çıkmasına neden olmuştur.
Baltalimanı Antlaşması
1838
Osmanlı’nın İngiltere ile imzaladığı ticari imtiyaz anlaşmasıdır. Osmanlı sanayine büyük bir darbe vurdu. Osmanlı İmparatorluğu’nun diğer devletlere borçlanmasına yol açtı ve mali çöküntüsünü hızlandırdı.
II. Mahmut Dönemindeki Islahatlar
- II. Mahmut ve ayanlar arasında, Osmanlı Devleti’nde padişahın yetkilerini ilk kez sınırlandıran “Sened-i İttifak” imzalanmıştır.
- Sekban-ı Cedit Ocağı kurulmuştur.
- Eşkinci Ocağı kurulmuştur.
- Yeniliklerin önündeki en büyük engel olan Yeniçeri Ocağı kaldırılmıştır. Bu olay Vaka-i Hayriye olarak bilinir.
- Osmanlı ile ABD arasındaki ilk Ticaret ve Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
- Babı Ali Seraskerliği kurulmuştur.
- İlk nüfus sayımı yapılmıştır. Bu sayım askerî amaçlıdır.
- Mızıka-yı Hümayun kurulmuştur.
- Harp Okulu açılmıştır.
- Askerî Tıp Okulu açılmıştır.
- Darü’ş-Şurayı Askerî kurulmuştur.
- İstanbul’da ilk silah fabrikası kurulmuştur.
- Yurt içi gezilerine çıkan ilk Osmanlı sultanıdır.
- İlköğretim zorunlu hâle getirilmiştir.
- Takvim-i Vakayi adlı ilk resmî gazete çıkarılmıştır.
- Enderun Mektebi yerine Mekteb-i Maarif-i Adliye açılmıştır.
- Mekteb-i Ulum-u Edebiye ve Rüştiye adı verilen ortaokullar açılmıştır.
- Adlî mahlasını kullanmıştır.
II. Mahmut Döneminde Kurulan Nazırlıklar
II. Mahmut döneminde Divan-ı Hümayun kaldırılarak nazırlıklar kurulmuştur. Yeni kurulan bu nazırlıklar şunlardır:
- Sadrazam: Başvekalet
- Reisülküttap: Hariciye Nezareti
- Sadaret Kethüdası: Dahiliye Nezareti
- Defterdar: Maliye Nezareti
- Vakıflar: Evkaf-ı Hümayun Nezareti
- Şeyhülislam: Bab-ı Meşihat Dairesi
II. Mahmut Döneminde Yönetim ve Hukuk Alanında Gerçekleştirilen Islahatlar
- Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye kuruldu. Adli işlerle ilgilenmiştir.
- Darü’ş-Şura-yı Bab-ı Ali kurulmuştur. İdari işlerle ilgilenmiştir.
- Müsadere sistemi kaldırılmıştır.
- Kazalar merkeze bağlanmıştır.
- İlk kez pasaport zorunluluğu getirilmiştir.
- Mürur tezkeresi çıkarılarak İstanbul için ilk kez vize uygulaması getirilmiştir.
- Tımar ve zeamet kaldırılarak memurlar maaşa bağlanmıştır.
- Muhtarlıklar kurulmuştur.
- Devlet dairelerine padişah portresi asılması zorunlu kılınmıştır.
II. Mahmut Döneminde Ekonomi Alanında Yapılan Islahatlar
- Yerli malı kullanımı teşvik edildi.
- Yedi Vahid denilen tekelcilik uygulaması başlatıldı.
- Mülk sayımı yapıldı.
- Yeni ordunun ihtiyacını karşılamak için İhtisap Rusumu vergisi çıkarıldı.
- Redif birliklerinin giderleri için İane-i Cihadiyye vergisi çıkarıldı.
- Mali yılbaşı Mart olarak belirlendi.
- Devlet memurları ilk kez maaşa bağlandı.
- Narh uygulanması sona erdi.
Abdülmecit
1839-1861
Döneminde Tanzimat Fermanı’nı ilan ettirmesiyle meşhur olan ve Osmanlı Devleti’nin son dört padişahının babası olup en çok sayıda oğlu padişahlık yapan Osmanlı sultanıdır.
Abdülmecit Dönemi Askerî ve Siyasi Olayları
Nizip Muharebesi
1839
Mısır ile Osmanlı Devleti arasında meydana gelen muharebedir. Bu savaş, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin kendi valisine hükmedemeyecek kadar zayıfladığını gösterip, Osmanlı’nın iç sorunuyken dış sorun hâline gelmesi bakımından önemlidir.
Boğazlar Sözleşmesi
1841
Boğazlar ilk kez uluslararası statü kazanmış, Osmanlı Boğazlar üzerindeki tüm hâkimiyetini kaybetmiştir.
Kırım Savaşı
1853-1856
Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne savaş açmasıyla beraber İngiltere, Fransa ve İtalya yani Piyemonte Osmanlı tarafında savaşa dâhil olmuştur. Böylece savaş, Avrupalı devletlerin Rusya’yı Avrupa ve Akdeniz dışında tutmak amacıyla verdiği bir savaş hâlini almıştır. Savaş, Osmanlı ve müttefik güçlerinin zaferiyle sonuçlanmıştır.
Paris Antlaşması
1856
30 Mart 1856 tarihinde Rusya ile Kırım Savaşı’nı kazanan Osmanlı İmparatorluğu, Birleşik Krallık ve Fransa arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır. Antlaşmanın Avrupa için önemi, Rusya tarafından bozulan uluslararası dengenin tekrar tesis edilmesidir.
Osmanlı İmparatorluğu açısından ise başlangıçta Rus tehlikesi bertaraf edildi. Osmanlı İmparatorluğu, devletler genel hak ve hukukundan faydalanma imkânı elde etti. Avrupa konseyine girme hakkını kazandı. Ancak toprak bütünlüğü ve bekası Avrupa büyük devletlerinin kefilliği altına girdi. Karadeniz’de Rusya ile aynı muameleye tabi tutulması haksızlık olarak ortaya çıktı.
Tanzimat Fermanı
Abdülmecit döneminde ilan edilen Tanzimat Fermanı ile başlayan ve Abdülmecit ile Abdülaziz dönemini de kapsayan Tanzimat Dönemi, 1839 yılında Tanzimat Fermanı olarak bilinen Gülhane Hatt-ı Şerifî’nin okunmasıyla başlayan modernleşme ve yenileşme döneminin adıdır.
Tanzimat Döneminde Hukuksal Alanda Yapılanlar
- Tüm vatandaşlar “Osmanlı vatandaşı” sayılarak din farklılıklarına bağlı ayrıcalıklar kısmen kaldırıldı.
- 1840’ta bazı maddeleri Fransız Ceza Yasası’ndan alınan yeni Ceza Kanunnamesi hazırlandı.
- 1858’de tümüyle Batı kaynaklarından esinlenen ikinci Ceza Kanunnamesi kabul edildi.
- 1850’de Fransız Ticaret Kanunu esas alınarak hazırlanan Ticaret Kanunnamesi yürürlüğe girdi.
- Bu kanunla faiz, anonim şirket ve kambiyo senedi kavramları ilk kez Osmanlı hukukunda yer aldı.
- 1840’tan itibaren ceza ve ticaret davalarına bakmak üzere laik ilkelere göre işleyen nizamiye mahkemeleri kuruldu.
- Bu mahkemelere Müslümanların yanı sıra gayrimüslim hâkimler atandı.
- 1853’te cinayet davalarında gayrimüslimlerin de şahitlik yapabileceği kabul edildi.
- 1851’de ticaret mahkemeleri kuruldu.
- 1867’de devlet görevlilerine karşı açılan davaları görmek için Şurayı Devlet yani Danıştay kuruldu.
Tanzimat Döneminde Mali Alanda Yapılanlar
- 1841-1842 yılında ilk bütçe hazırlandı.
- 1846-1847 yılında ilk modern bütçeye geçildi.
- Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.
- Devlet görevlilerinin halktan resmî vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı.
- 1840’ta Kaime-i Nakdiye yani Mutebere ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.
- 1855’te Kırım Savaşı’nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı.
- İlk dış borç İngiltere’den alınmıştır.
Tanzimat Döneminde Askerî Alanda Yapılanlar
- Askerlik hizmetinin vatani bir vazife olduğu ilan edilerek zorunlu askerlik başlatıldı.
- 1843’te ilan edilen bir yasayla askerlik yaşı 20, zorunlu askerlik süresi 4 yıl olarak kabul edildi.
- 1847’de gayrimüslimlerin de orduya girip albay rütbesine kadar yükselmesi kararlaştırıldı.
- Sultan Abdülaziz yeni bir donanma kurulması için emir verdi, çok güçlü bir donanma kuruldu.
- 1869’da Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın öncülüğünde Bahriye Nezareti kuruldu.
- Askerî yapı yenilendi, terfi sistemi düzenlendi.
Tanzimat Döneminde Eğitim Alanında Yapılanlar
- 1846’da Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu.
- 1848’de Darülmuallim yani öğretmen okulu açıldı.
- Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye dışındaki okulların kontrolü bu nezarete verildi.
- Rüştiyelerin açılmasına hız verildi.
- 1868’de Fransızca eğitim ve Batılı anlamda ilk eğitim verecek olan, lise ile üniversite arasında bir kurum olan Galatasaray Sultanisi açıldı.
- 1869’da Fransız eğitim sistemini örnek alan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi yayınlandı.
- 1870’te Darülmuallimat adında kız öğretmen okulu açıldı.
Tanzimat Döneminde Sanayileşme Alanında Yapılanlar
- Devlet eliyle atölye ve tesis kurulmasını amaçlayan sanayileşme başladı.
- Önce Yedikule-Küçükçekmece arasında 130 metre uzunluğunda bir tür sanayi parkı kuruldu.
- Zeytinburnu’nda demir işleme ve makine imalathanesi kuruldu.
- Kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi açıldı.
- Buradaki fabrikalar için teknik eleman yetiştirecek bir okul açıldı.
- Bakırköy’de baruthanenin yanına bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası kuruldu.
- Hereke’de bir pamuklu dokuma fabrikası kuruldu.
- Yol yapımına önem verilmiştir.
- Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.
- İlk anonim vapurculuk şirketi kuruldu.
Islahat Fermanı
1856 yılında ilan edilen Islahat Fermanı ile Osmanlı Devleti, Tanzimat Fermanı ile başlayan yenileşme hareketlerinin devamı olarak dıştan gelen baskıları engellemek istemiştir.
Islahat Fermanının Özellikleri
- Müslüman olmayan halka din ve vicdan özgürlüğü sağlanacaktır.
- Gayrimüslimlere küçük düşürücü deyimler kullanılmayacaktır.
- Gayrimüslimler devlet memuru olabilecektir.
- Vergiler herkesin gelirine göre toplanacak, cizye vergisi ile iltizam usulü kaldırılacaktır.
- Gayrimüslimler belediye ve il meclislerine üye olabileceklerdir.
- Gayrimüslimler nakdî bedel ödeyerek askerlikten muaf olabilecektir.
- Yabancılar Osmanlı toprakları üzerinde mülk edinebileceklerdir.
- Tarım ve ticaret işleri düzenlenecek; herkes şirket ve banka gibi ticari nitelikli kurumlar açabilecektir.
- Gayrimüslimler kendi okul ve hastanelerini açabilecektir.
Florence Nightingale
Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelen ve yaralıları tedavi eden; geceleri herkes çekildikten sonra Selimiye Kışlası’nın uzun koridorlarında lambasıyla dolaştığı için “Lambalı Kadın” lakabını alan, hemşireciliğin kurucusu Florence Nightingale’dir.
Abdülaziz
1861-1876
- Avrupa seyahatine çıkan ilk Osmanlı padişahıdır.
- Abdülaziz’in bu geziyi gerçekleştirdiği “Saltanat Vagonu” günümüzde Rahmi Koç Sanayi Müzesi’ndedir.
- Kırım Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nin en büyük dış borçlanmayı bu dönemde yaptığı görülür.
- Osmanlı donanması yenilenerek gemi sayısı açısından dünyanın 3. büyük filosu hâline getirilmiştir.
- Beylerbeyi ve Çırağan Sarayları bu dönemde yapılmıştır.
- Ziraat Bankası’nın temeli sayılan Memleket Sandıkları kurulmuştur.
- İstanbul’da 1865 yılında yetim çocukların eğitimi için açılan kurum Darüşşafaka’dır.
- Abdülaziz döneminde kurulan ve günümüzdeki Danıştay ile Yargıtay’ın temelini oluşturan kurumlar Şurayı Devlet yani Danıştay ve Divan-ı Ahkam-ı Adliye yani Yargıtay’dır.
- Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından derlenen İslami özel hukuk yani medeni hukuk kuralları kodeksi “Mecelle-i Ahkam-ı Adliye” ilk olarak bu dönemde yürürlüğe girmiştir.
Abdülaziz Dönemi Diğer Gelişmeleri
- Hilal-i Ahmer Cemiyeti kuruldu. Günümüzdeki Kızılay’dır.
- İlk Osmanlı Üniversitesi açılmıştır. Bu kurum Darülfünun’dur.
- İlk mizah dergisi çıkarıldı. Bu dergi Teodor Kasap tarafından çıkarılan Diyojen’dir.
- Nizamiye Mahkemeleri kuruldu.
- Vilayet Nizamnamesi yayınlandı.
- Maarif-i Umumiye Nizamnamesi yayınlanarak tarih dersleri zorunlu hâle getirildi.
- İlk resim sergisi açıldı. Şeker Ahmet Paşa tarafından açılmıştır.
- Ceride-i Mehakim çıkarıldı. Resmî gazete niteliğindedir.
- Darülmuallimat açıldı. İlk kız öğretmen okuludur.
- İstanbul’da idadiler açıldı. İdadiler lise düzeyindeki okullardır.
V. Murat
1876
Sultan Abdülaziz’in darbe ile indirilmesi ve darbecilerin Çerkez Hasan baskınında öldürülmesi olayları zamanında padişah olmuştur. Kısa süre içinde yaşadığı olaylar kendisini etkilemiştir.
Toplu hâlde huzura alınan gayrimüslim cemaat ruhanileri kendilerine mahsus kıyafetleriyle üzerine yürüyünce kaçmaya çalışmış; padişahların törenle Cuma namazına gittikleri Cuma Selamlığı sırasında kendini sarayın havuzuna atmaya çalışması yüzünden bu törene bir daha cesaret edilememiştir.
Daha da önemlisi saltanatının meşruiyetinin tasdiki anlamına gelen kılıç alayı yapılamamıştır. Yoğun psikolojik travmaların geçtiği dönemde sadece 93 gün tahtta kalarak en kısa sürede tahtta kalan Osmanlı padişahı olmuştur.
II. Abdülhamit
1876-1909
Aralarında Mithat Paşa, Ziya Paşa, Ali Suavi, Namık Kemal ve Şinasi’nin de bulunduğu devlet adamları ve aydınlar meşrutiyeti ilan edeceğine söz vererek Osmanlı tahtına oturan Osmanlı sultanıdır.
II. Abdülhamit Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
1876-1877 Osmanlı-Sırp Savaşı
Osmanlı İmparatorluğu ile Sırbistan Prensliği arasında gerçekleşen savaşlardır. Bu savaşın hemen sonrasında Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında 93 Harbi başladı.
Tersane Konferansı
1876
Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki eyaletlerinin yönetim koşullarını düzenlemek üzere Avrupa ülkelerinin baskısı sonucu İstanbul’daki Haliç Tersaneleri’nde toplanmış uluslararası bir konferanstır.
- Sırbistan ve Karadağ için bağımsızlık kararı alındı.
- Bulgaristan ve Bosna-Hersek’e özerklik verilmesi kararlaştırıldı.
- Osmanlı Devleti bu durumu kabul etmeyince Rusya, Osmanlı Devleti’ne savaş açtı.
93 Harbi
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı
Tersane ve ardından gerçekleşen Londra konferansında alınan kararları kabul etmeyen Osmanlı’ya Rusya savaş açmıştır. Yaklaşık 1 yıl süren savaşta Osmanlı orduları savunma savaşı yapmıştır. Osmanlı orduları Rusya karşısında ağır bir yenilgi almıştır. Edirne Ateşkesi ile savaş hâli sona ermiştir.
Ayastefanos Antlaşması
93 Harbi sonunda imzalanan barış antlaşmasıdır.
Ayastefanos Antlaşması’nın Maddeleri
- Sırbistan, Karadağ ve Romanya tam bağımsızlık kazanacak ve sınırları genişletilecektir.
- Büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulacaktır.
- Bulgaristan Prensliği’nin sınırları Tuna’dan Ege’ye, Trakya’dan Arnavutluk’a uzanacaktır.
- Bosna-Hersek’e iç işlerinde bağımsızlık verilecektir.
- Kars, Ardahan, Artvin, Batum, Doğubeyazıt ve Eleşkirt Rusya’ya verilecektir.
- Teselya Yunanistan’a bırakılacaktır.
Batılı devletlerin araya girmesi sonucu bu antlaşma yürürlüğe girmeden Berlin’de yeni bir antlaşma imzalanmıştır. Ayastefanos Antlaşması, Osmanlı devrinde Sevr Antlaşması gibi kâğıt üzerinde kalan bir antlaşmadır.
Berlin Antlaşması
1878
Osmanlı İmparatorluğu, Rusya İmparatorluğu, Büyük Britanya, Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya Krallığı ve Fransa arasında Berlin’de imzalanan barış antlaşmasıdır.
Berlin Antlaşması’nın Maddeleri
- Bulgaristan üçe ayrılarak asıl Bulgaristan’ın Osmanlı Devleti’ne bağlı bir prenslik olması kararlaştırıldı.
- Doğu Rumeli’nin özerk olması kararlaştırıldı.
- Makedonya’nın ıslahat şartı ile Osmanlı Devleti’ne bırakılması kararlaştırıldı.
- Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsız olacaktı.
- Kars, Ardahan ve Batum Rusya’ya bırakılacaktı.
- Doğubeyazıt Osmanlı Devleti’ne bırakılacaktı.
- Bosna Hersek Osmanlı toprağı sayılacak ancak yönetimi geçici olarak Avusturya’ya bırakılacaktı.
- Girit ve Ermenilerin oturdukları yerde ıslahat yapılacaktı.
- Ermeni meselesi ilk kez uluslararası bir antlaşmada yer almıştır.
Halepa Fermanı
1878
Girit Rumları ile Osmanlı Devleti arasındaki antlaşmadır. Adada toplanan verginin ada için harcanması kararlaştırıldı. İlk vali Fotiyadi Paşa, Girit mahkemelerine bağımsızlık kazandıracak bir nizamname hazırladı ve bunu Osmanlı hükûmetine de kabul ettirdi.
Kıbrıs’ın İngiltere’ye Verilmesi
1878
Geçici olarak verilen bu yer I. Dünya Savaşı sırasında tamamen kaybedilmiştir.
Tunus’un İşgali
1881
Fransa, Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu bunalımdan faydalanarak 1881’de Tunus’u işgal etti.
İstanbul Antlaşması
1885
Maltız Olayı’nı bahane ederek İngiltere yani Büyük Britanya 1882’de Mısır’ı işgal etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu ile Büyük Britanya arasında Mısır konusunda imzalanmış bir antlaşmadır. Bu antlaşmayla Büyük Britanya’nın Mısır’daki varlığı resmiyet kazanmış oldu.
Dömeke Meydan Muharebesi
1897
Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan arasında meydana gelen savaştır. Yaklaşık bir ay sürmüş ve Osmanlı ordusunun kesin zaferiyle neticelenmiştir. Osmanlı Devleti’nin yaptığı son meydan savaşıdır.
Kanun-i Esasi
Türk tarihinin ilk yazılı anayasası olan II. Abdülhamit döneminde ilan edilen 1876 Kanun-i Esasi, bağımsız bir İslam ülkesinde yürürlüğe giren Batılı anlamda ilk yazılı anayasadır.
Kanun-i Esasi’nin Önemli Maddeleri
- Herkes kanun ve devlet karşısında eşit haklara sahiptir.
- Herkese eğitim-öğretim, mülkiyet hakkı, basın, yayın ve din özgürlüğü verilmiştir.
- Yasama yetkisi Ayan Meclisi ve Mebusan Meclisi’ne aittir.
- Ayan Meclisi üyeleri padişah tarafından ölünceye kadar kalma kaydıyla tayin edilecektir.
- Mebusan Meclisi’nin üyeleri dört yılda bir yapılan seçimle erkeklerin seçeceği milletvekillerden oluşacaktır.
- Yürütme yetkisi padişahın bulunduğu bakanlar kuruluna aittir.
- Hükûmetin kurulması ve görevden alınması yetkisi padişaha aittir.
- Hükûmet, padişaha karşı sorumludur.
- Meclisi açma ve kapama yetkisi padişaha aittir.
- Kanun teklifini yalnızca hükûmet yapabilecek ve kanunlar padişahın onayından sonra yürürlüğe girecektir.
I. Meşrutiyet
Osmanlı İmparatorluğu’nda 1876 yılında ilan edilen anayasal yönetime denir. İlk kez parlamento kurulmuş, Mebuslar Meclisi açılmıştır. Yürütme yetkisini tümüyle elinde tutan padişah, sadrazam ve vekilleri yani bakanları istediği gibi atayıp görevden alabiliyordu. Meclisin vekiller üzerinde denetim yetkisi yoktu.
Padişah; savaş ve barış yapma, istediğinde meclisi kapatma ve yeniden seçimlere götürme yetkisine de sahipti. Ayrıca padişahın kamu yararı için polis soruşturması sonucunda kişiyi sürgün etme yetkisi vardı.
Kanun-i Esasi uyarınca iki kanatlı bir parlamento oluşturuldu. Üyeleri seçim yoluyla belirlenen meclise Meclis-i Mebusan, üyeleri atama yoluyla belirlenen meclise de Ayan Meclisi deniyordu. İki meclisin oluşturduğu parlamento Meclis-i Umumi yani Genel Meclis olarak adlandırılmıştı. Ayan Meclisi’nin başkan ve üyeleri doğrudan padişah tarafından atanıyordu.
II. Abdülhamit, Osmanlı-Rus Savaşı’nı gerekçe göstererek anayasanın kendisine verdiği hakkı kullanıp Mebusan Meclisi’ni süresiz kapattı.
İstibdat Dönemi
II. Abdülhamit’in meşruti yönetime son verip 30 yıl boyunca tek elde sıkı yönetim uyguladığı dönemin adıdır.
İstibdat Döneminde Yaşanan Gelişmeler
- İslamcılık siyaseti izlenmiştir.
- Devlet Yıldız Sarayı’ndan yönetilmiştir.
- Muharrem Kararnamesi (1881) ile devlet iflas ettiğini açıklamış, Düyun-u Umumiye İdaresi kurulmuştur.
- Düyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı’nın Doğu Rumeli vergilerine, maden, reji, orman, balık, demir yolu, tuzla ve kabotaj gelirlerine el koymuştur.
- Hafiyelik Teşkilatı oluşturulmuştur.
- Osman Hamdi Bey tarafından ilk resim okulu Sanayi-i Nefise açılmıştır.
- Ticaret, Hukuk ve Mülkiye mektepleri kurulmuştur.
- Memleket Sandıkları Ziraat Bankası’na dönüştürülmüştür.
- Ermeni isyanına karşı Hamidiye Alayları kurulmuştur.
- Japonya’ya iade-i ziyaret amacıyla Ertuğrul Fırkateyni gönderilmiştir.
- Yardıma muhtaç insanlar için Darülaceze kurulmuştur.
- Demiryolları inşa edilmiştir.
II. Meşrutiyet
I. Meşrutiyet’in ilan edilmesinde Jön Türkler etkiliyken, II. Meşrutiyet’in ilan edilmesinde etkili olan grup İttihat ve Terakki Cemiyeti’dir.
II. Meşrutiyet’in İlan Edilme Nedenleri
- İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin baskısı
- İngiltere ve Rusya arasında Reval Görüşmelerinin yapılması
- Ordu ile halk arasında isyan belirtilerinin ortaya çıkması
- Padişaha darbe için ordu kurulduğu iddiası
II. Meşrutiyet’in İlanından Sonra Kanun-i Esasi’de 1909 Tarihi ile Getirilen Yenilikler
- Basın üzerindeki sansür kaldırıldı.
- Padişahın sürgün yetkisi elinden alındı.
- Hükûmet, padişaha karşı değil meclise karşı sorumlu hâle getirildi.
- İttihat ve Terakki, Hürriyet ve İtilaf ve Ahrar fırkaları kurularak çok partili yaşama geçildi.
- Padişahın veto hakkı sınırlandırıldı.
- İttihat ve Terakki, Ahrar Fırkası, Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve İttihad-ı Muhammedi Fırkası başlıca partiler arasındadır.
V. Mehmet Reşat
1909-1918
31 Mart Olayı ardından 1909’da II. Abdülhamit’in Meclis-i Millî tarafından tahttan indirilmesiyle İttihat ve Terakki’nin desteğiyle Osmanlı sultanı olmuştur.
V. Mehmet Döneminin Askerî ve Siyasi Olayları
Trablusgarp Savaşı
1912
Tek bir ülke olarak birleşmekte diğer Avrupa ülkelerine göre geç kalan İtalya, sömürgecilik yarışına katılarak Kuzey Afrika’da Osmanlılara ait olan Trablusgarp’ı ele geçirmek istedi.
Avrupalı devletlerin de desteğini alan İtalya, Osmanlı Devleti’ne bir ültimatom vererek Trablusgarp’ın kendisine bırakılmasını istedi.
İtalyanların bu isteği reddedilince Trablusgarp ve Bingazi işgal edildi.
Balkan Savaşlarının başlaması üzerine İtalyanlarla barış imzalandı ve Trablusgarp Savaşı sona erdi.
Yapılan Uşi Antlaşması’na göre:
- Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya verildi.
- 12 Ada, Yunanistan’ın işgal etmemesi için geri verilmek üzere İtalya’da bırakıldı.
- Böylece Kuzey Afrika’daki son toprak parçası da elden çıkmış oldu.
I. Balkan Savaşı
1912
8 Ekim 1912 – 30 Mayıs 1913 tarihleri arasında Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı’ndan oluşan Balkan Birliği, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlardaki topraklarının çoğunu ele geçirdi. Arnavutluk da bağımsızlığını kazandı.
Bab-ı Ali Baskını
1913
İttihatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu olaydan sonra İttihat ve Terakki’nin yönetimdeki etkinliği artmıştır.
II. Balkan Savaşı
1913
I. Balkan Savaşı’na katılan Yunanistan, Karadağ, Arnavutluk, Sırbistan, Osmanlı İmparatorluğu ve sonradan katılan Romanya’nın Bulgaristan’a karşı yaptıkları savaşlardır.
Bu savaş ile Edirne ve Kırklareli kurtarılmıştır.
Londra Konferansı hükümleri kısmen değişmiştir. 1913’te Londra Antlaşması imzalanmıştır.
Londra Antlaşması’nın Maddeleri
1913
- Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye-Enez hattı olacaktır.
- Selanik, Güney Makedonya ve Girit Yunanistan’a verilecektir.
- Orta ve Kuzey Makedonya Sırbistan’a bırakılacaktır.
- Ege Adaları’nın geleceğinin saptanması büyük devletlere bırakılacaktır.
İstanbul Antlaşması
1913
Osmanlı ve Bulgaristan arasında imzalanmıştır.
Meriç Nehri sınır kabul edilmiştir.
Atina Antlaşması
1913
Osmanlı ve Yunanistan arasında imzalanmıştır.
Meriç Nehri sınır kabul edilmiştir.
İstanbul Antlaşması
1914
Osmanlı ve Sırbistan arasında imzalanmıştır.
Sırbistan’da kalan Türklerin hakları üzerine bu antlaşma yapılmıştır.
İttihat ve Terakki Dönemi Gelişmeleri
- Şer’i hukuk mahkemeleri Adalet Bakanlığına bağlanmış ve şeyhülislamın yönetiminden alınmıştır.
- Evkaf Nezaretine bağlı olan bazı okullar, eğitimi birleştirmek için Maarif Bakanlığına alınmıştır.
- Yargı kuvveti; şer’i, örfi ve kapitülasyonla verilmiş hakların tümüyle Adalet Bakanlığına ait olacak ve tek bir hukuk sistemi geçerli olacaktır.
- Bütçe ayarlaması hükûmete bırakılmıştır.
- Meclis-i Mebusan’ın her vekiline kanun teklifi hakkı verilmiştir.
- Şahsi hürriyetlere “hiç kimsenin kanunlar dışında tutuklanamaz” kısmı eklenmiştir.
- İlk dönemlerde “İttihad-ı Anasır” yani unsurların birliği düşüncesi benimsenmiştir.
- Aile Kararnamesi ile kadınlara evlilik ve boşanma hukukunda bazı haklar tanınmıştır.
- İşgal döneminde Aile Kararnamesi yürürlükten kaldırılmıştır.
- Eğitim yaygınlaştırılmıştır.
- İlköğretim zorunlu ve parasız olmuştur.
- Eğitimde birliğin sağlanması için çalışılmıştır.
- Osmanlı İtibar-ı Millî Bankası açılmıştır.
VI. Mehmet Vahdettin
1918-1922
- Son Osmanlı hükümdarıdır.
- Son Osmanlı sadrazamı Ahmet Tevfik Paşa’dır.
- 1 Kasım 1922 tarihinde saltanat kaldırılmıştır.
- Saltanatın kaldırılmasından sonra Ankara Hükûmeti, TBMM’nin seçtiği Halife Abdülmecid Efendi’den sadece Müslümanların halifesi unvanını kullanmasını ve gösterişli hareketlerde bulunmamasını istemiştir.
- Abdülmecid Efendi, TBMM yönetimi tarafından halife seçildikten sonra kendisine verilen talimata aykırı olarak “Halife-i Müslimin” unvanından başka sıfat ve unvanlar kullanmıştır.
- Cumhuriyet hükûmetinin talimatı dışına çıkmıştır.
- Hilafet kurumu, 3 Mart 1924 tarihinde Halifeliğin kaldırılması ve Osmanlı hanedanının Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasına dair kanun ile sona erdirilmiştir.
- Osmanlı Hanedanı yurt dışına çıkarıldıktan sonra “Hanedan Reisliği” sistemiyle aile başkanlığı sistemi uygulanmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu Kültür ve Medeniyet
Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluşundan Yıkılışına Kadar Merkezi Olan Şehirler
- Söğüt
- Karacahisar
- Bilecik
- İznik
- Bursa
- Edirne
- İstanbul
Osmanlı İmparatorluğunda Hükümdar Unvanları
- Han
- Hakan
- Bey
- Gazi
- Padişah
- Sultan
- Halife
- Hünkâr
- Hüdavendigar
Osmanlı İmparatorluğunda Hükümdarlık Sembolleri
- Otağ
- Alem
- Tuğ
- Tuğra
- Çetr
- Tabl
- Hutbe
- Hilat
- Taht
- Kılıç Alayı
- Sikke
- Cülus Bahşişi
- Sancak
Osmanlı İmparatorluğunda Padişahın Yasama Yetkileri
- Buyruk: Yazılı emirler
- Tuğra: Padişahın imzası
- Kanunname: Padişah belgesi
- Berat: Atama belgesi
- Adaletname: Hak koruyucu belge
- Hatt-ı Hümayun: Padişahın yazdığı emirler
Osmanlı İmparatorluğunda Padişahın Yürütme Yetkileri
- Divana başkanlık ederek devletin yönetilmesi üzerine alınan kararlarda söz sahibi olmak
Osmanlı İmparatorluğunda Padişahın Yargı Yetkileri
- Kulluk Sistemi: Devşirme sistemi üzerindeki etkisi
- Müsadere Sistemi: Kişilerin mal varlığına el koyma hakkı
Osmanlı İmparatorluğunda Veraset Sistemi
- Osman Bey: Ülke hanedanın ortak malıdır.
- I. Murat: Ülke padişahın ve oğullarının ortak malıdır.
- II. Mehmet: Ülke sadece padişahın malıdır.
- I. Ahmet: Ekber ve Erşed yani en büyük ve olgun olan tahta geçer.
Sancak Sistemine Tabi Tutulan Sancaklar
- Saruhan: Manisa
- Amasya
- Trabzon
- Aydın
- Kütahya
- Konya
- Kastamonu
- Çankırı
- Teke
- Kefe
Anadolu dışında bulunan tek sancak Kefe’dir.
Osmanlı Sarayları
- Bursa Sarayı: Orhan Bey
- Edirne Sarayı: I. Murat
- Topkapı Sarayı: II. Mehmet
- Yıldız Sarayı: III. Selim
- Dolmabahçe Sarayı: Abdülmecit
- Çırağan Sarayı: Abdülaziz
- Beylerbeyi Sarayı: Abdülaziz
Divan Görevlileri
- Sadrazam: Padişahın mutlak vekilidir. Padişahın mührünü taşır. Serdar-ı Ekrem sıfatıyla orduyu komuta eder.
- Kazasker: Türk ve Müslüman olup medrese çıkışlı olması gereken, askerî davalardan ve adalet işlerinden sorumlu divan üyesidir.
- Defterdar: Devletin her türlü mali işlerini yürüten divan üyesidir.
- Reisülküttap: Devletin dış yazışmalarından sorumlu divan üyesidir.
- Nişancı: İç ve dış yazışmaları yürüten ve belgelere padişahın imzası sayılan tuğra çeken divan üyesidir.
- Şeyhülislam: Osmanlı’da fetva verme yetkisi bulunan tek kişidir. Divanın daimi üyesi olmamasına rağmen alınan kararların dine uygun olup olmadığı konusunda bilgisine başvurulan görevlidir.
- Kaptan-ı Derya: Osmanlı’da deniz kuvvetlerinin en büyük askerî ve mülki amiridir. Vezir olması hâlinde divan toplantılarına katılır.
- Yeniçeri Ağası: İstanbul’un güvenliğinden sorumludur. Vezir rütbesine sahip olması hâlinde divan toplantılarına katılır.
Osmanlı İmparatorluğunda Seyfiye Yönetici Sınıfı Görevlileri
- Sadrazam
- Vezirler
- Yeniçeri Ağası
- Kaptan-ı Derya
- Beylerbeyi
- Sancakbeyi
- Subaşı
Osmanlı İmparatorluğunda İlmiye Yönetici Sınıfı Görevlileri
- Şeyhülislam
- Kazasker
- Kadı
- İmam
- Müderris
Osmanlı İmparatorluğunda Kalemiye Yönetici Sınıfı Görevlileri
- Defterdar
- Nişancı
- Reisülküttap
- Katip
- Memur
Osmanlı İmparatorluğunda Başkentin İdaresinden Sorumlu Kişiler
- Sadrazam: Genel düzenden sorumlu
- Yeniçeri Ağası: Şehrin güvenliğinden sorumlu
- Taht Kadısı: Adalet işlerinden sorumlu
- Muhtesip: Çarşı-pazar düzeninden sorumlu
- Şehremini: Belediye işlerinden sorumlu
- Mimarbaşı: İmar işlerinden sorumlu
Osmanlı Askerî Sisteminde Kapıkulu Askerleri
- Acemi Oğlanlar: Küçük yaşta ocağa alınıp eğitim alanlar
- Yeniçeri Ocağı: Merkezî ordunun en önemli kısmıdır. Askerlikten başka işle uğraşmazlar. Üç ayda bir ulufe denilen maaş alırlardı.
- Topçu Ocağı: Top döken ve savaşta kullanan sınıftır.
- Cebeci Ocağı: Silah yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgilenir.
- Lağımcı Ocağı: Savaşlarda tünel kazan ve düşman surlarını imha eden teknik sınıftır.
- Humbaracı Ocağı: Havan topu ve el bombaları yapıp kullanan sınıftır.
- Bostancı Ocağı: Saray çevresinin güvenliğinden sorumludur.
- Silahtar ve Sipahiler: Atlı birliklerdir. Savaş sırasında otağı korurlardı.
- Garipler: Atlı birliklerdir. Savaş sırasında hazine ve ganimetleri korurlardı.
- Ulufeciler: Atlı birliklerdir. Savaş sırasında saltanat sancağını korurlardı.
Osmanlı Askerî Sisteminde Eyalet Askerleri
- Tımarlı Sipahiler: Ordunun en kalabalık bölümünü oluşturan ve temeli dirlik sistemine dayanan Türk askerlerdir.
- Akıncılar: Hafif süvari birliklerdir.
- Azaplar: Sınır kalelerini koruyanlardır.
- Beşliler: Sınır kalelerini koruyanlardır.
- Cerahorlar: Ordunun geçeceği yerlerde yol açan Hristiyan askerlerdir.
- Deliler: Hafif süvari birlikleridir. Keşif ve bilgi koludur.
- Derbentçiler: Ticaret yolları üzerinde güvenliği sağlayanlardır.
- Gönüllüler: Sınırdaki şehir ve kasabaları koruyanlardır.
- Müsellemler: Ordunun önünde yol açan ve köprü kuran birliktir.
- Mortulozlar: Sarp geçitlerde güvenliği sağlayan maaşlı Hristiyan askerlerdir.
- Turnalar: Ordunun posta işleriyle ilgilenenlerdir.
- Sakalar: Ordunun su ihtiyacını karşılayanlardır.
- Yayalar: Yol açmak ve siper kazmak gibi işlerde görevli askerlerdir.
- Voynuklar: Ordunun atlarına bakma vazifesi olan ve savaşlara katılan Hristiyan askerlerdir.
Osmanlı Askerî Sisteminde Donanma Kuvvetleri
- Günümüzdeki Deniz Kuvvetleri Komutanına Osmanlı’da Kaptan-ı Derya denilmiştir.
- Donanma komutanına Reis denir.
- Donanma askerine Levent denir.
- Donanmada bulunan gemilere Kadırga, Karamürsel, Kırlangıç, Firkate, Baştarda, Kalyon, Mavna ve Kalita gibi isimler verilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunda Toprak Sistemi
Osmanlı İmparatorluğunda toprak mülk ve miri arazi olarak ikiye ayrılmıştır.
Mülk arazi, öşri ve haraci arazidir.
Miri Arazinin Bölümleri
- Dirlik Arazi: Devlet vazifesi karşılığı verilen topraklardır. Geliri 100 bin akçeden fazla olana Has, 20-100 bin arasında olana Zeamet, 10-20 bin arasında olana Tımar adı verilmiştir.
- Mukataa: Geliri iltizam yoluyla toplanan topraklardır.
- Paşmaklık: Geliri valide sultanlara ve diğer sultanlara ayrılan topraklardır.
- Ocaklık: Geliri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan topraklardır.
- Arpalık: Üst düzey devlet görevlilerine emeklilik dönemi için ayrılan topraklardır.
- Yurtluk: Geliri sınır boylarında görev yapanlara ayrılan topraklardır.
- Mevat: Tarıma elverişsiz verimsiz topraklardır.
- Malikane: Üstün hizmet karşılığı padişah tarafından verilen mülk topraklardır.
- Vakıf: Vergi alınmayan ve sosyal hizmet için kullanılan topraklardır.
Osmanlı’da Açılan Bankalar
- Bank-ı Dersaadet: Açılan ilk Osmanlı bankasıdır.
- Bank-ı Osmani: İngiliz destekli açılmış, sonradan Fransa da ortak olmuştur.
- Memleket Sandıkları: Ziraat Bankasının temelini oluşturan, çiftçiye destek amaçlı açılan bankadır.
- Ziraat Bankası: II. Abdülhamit döneminde açılan ilk millî bankadır.
- Osmanlı İtibar-ı Millî Bankası: İttihat ve Terakki tarafından açılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğunda Şer’i Vergiler
- Öşür: Müslümanlardan alınan ürün vergisi
- Haraç: Gayrimüslimlerden alınan üretim vergisi
- Cizye: Gayrimüslimlerden askerlik yapmamaları karşılığında alınan vergi
- Ağnam: Hayvan vergisi
- Amediye: Gümrük vergisi
- Arusane: Evlilikte kız sahibinin tımar sahibine ödediği vergi
- Bac-ı Bazar: Çarşı ve pazar vergisi
- Bennak: Toprak eken evli erkeklerden alınır.
- Cerime: Dirliklerde suç işleyenlerden alınır.
- Canavar Resmi: Gayrimüslimlerden alınan domuz vergisi
- Çiftbozan: Üretimde sürekliliği sağlamak adına toprağını ekmeyenden alınan vergi
- İspenç: Gayrimüslim çiftçilerden alınan vergi
- İhtisap: Şehir ve taşrada pazar ve panayır yerlerinden alınan vergi
- Mücerred: Evlenme çağındaki bekar çiftçilerden alınan vergi
- Resm-i Çift: Müslümanlardan toprağın büyüklüğü ve medeni duruma göre alınan vergi
- Tapu: Miri arazinin ziraatten alıkonması üzerine alınan vergi
Osmanlı İmparatorluğunda Örfi Vergiler
- Avarız: Olağanüstü durumlarda alınan vergi
- Bad-ı Heva: Tazminat vergisi
- Derbent: Yol, geçit ve köprü vergisi
- Resm-i Nüzül: Ordunun geçtiği yerden halktan alınan vergi
- İmdadiyye-i Seferiyye: Hane reislerinden savaş harcamalarını karşılamak için alınan vergidir.
- İmdadiyye-i Hazariyye: Hane reislerinden savaş olmayan zamanlarda ihtiyaç doğması hâlinde alınan vergidir.
- İane-i Cihadiyye: Hane reislerinden savaşa yardım için alınan vergidir.
- Kürekçi Bedeli: Hane reislerinden gemilerde kürek çeken ve yelken açıp toplayanların ücretlerinin ödenmesi için alınan vergidir.
- İzn-i Sefine: Yabancı tüccarlardan, boğazlardan geçen tüccar gemilerine verilen izinlere karşılık alınan vergidir.
- Resm-i Sürsat: Ordunun yol güzergâhı üzerindeki halktan alınan nevale vergisidir.
Osmanlı Ekonomisinde Klasik Dönemde Etkili Olan Üç Önemli İlke
- İaşecilik: Reayanın refahını sürekli kılmak için piyasayı kontrol altında tutan ilkedir.
- Gelenekçilik: Sosyal ve iktisadi ilişkilerde mevcut dengeleri korumayı ve var olan düzeni bozacak değişme eğilimlerini engellemeyi ifade eden ilkedir.
- Fiskalizm: Hazineye ait gelirleri mümkün olduğu kadar yüksek düzeye çıkarmayı ve ulaştığı düzeyin altına inmesini engellemeyi amaçlayan ilkedir.
Osmanlı Devletinde Mahkeme Kayıtları
Osmanlı Devletinde mahkemelerde alınan kararların işlendiği deftere Şeriyye Sicilleri denir.
Osmanlı’da Padişahlara ve Önemli Paşalara Verilen Lakaplar
- Adli: “Adil”. II. Bayezid, III. Mehmed ve II. Mahmud’a verilmiştir.
- Ak Başlı: “Ak başlıklı”. Aktimur’a verilmiştir.
- Avcı: IV. Mehmed’e verilmiştir.
- Bahti: “Talihli”. I. Ahmed’e verilmiş ve onun tarafından şiirlerinde mahlas olarak kullanılmıştır.
- Bedros: II. Abdülhamit’e verilen lakaplardan biridir.
- Ceddü’l Osman: “Osmanlıların babası”. Süleyman Şah’a verilmiştir.
- Cihandar: “Dünyanın efendisi”. III. Selim’e verilmiştir.
- Civan: “Genç”. Kapıcıbaşı Mehmed’e verilmiştir.
- Çelebi: Padişah oğullarına, ayrıca özellikle I. Mehmed’e verilmiştir.
- Damad-ı Şehriyari: “Padişah damadı”. Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.
- Deli: I. Mustafa ve İbrahim’e verilmiştir.
- Düzmece: “Sahte”. Şehzade Mustafa’ya verilmiş unvandır.
- Eğri: Topal olan Şehzade Cihangir’e verilmiştir.
- Eğri Fatihi: III. Mehmed’e verilmiştir.
- Fahriddün: “Dinin övüncü”. I. Osman’a verilmiştir.
- Fatih: İstanbul’u fethinden dolayı II. Mehmed’e verilmiştir.
- Fatih-i Bağdat: “Bağdat’ı fetheden”. IV. Murad’a verilmiştir.
- Genç: II. Osman’a verilen isimdir.
- Güreşçi: Güçlü olduğu için I. Mehmed’e verilmiştir.
- Hadimü’l-Haremeynü’ş-Şerifeyn: Mekke ve Medine’nin koruyucusu anlamında I. Selim’e verilmiştir.
- Hünkâr: Hükümdar anlamında I. Murad ve II. Mehmed’e verilmiştir.
- Hüdavendigar: Hükümdar ve bey anlamında I. Murad’a verilmiştir.
- İlhami: III. Selim’e verilen unvandır.
- Kambur: I. Mahmud’a verilmiştir.
- Kanuni: II. Mehmed’e ve özellikle I. Süleyman’a verilmiştir.
- Kuyucu: Murat Paşa’ya verilmiştir.
- Mest: II. Selim’e verilmiştir.
- Muhteşem: Avrupalılar tarafından I. Süleyman’a verilen unvandır.
- Mezamorta: Hüseyin Paşa’ya verilen lakaptır.
- Osmancık: I. Osman için kullanılmıştır.
- Saibü’l-Aşereti’l-Kamilet: Onuncu sultan olduğu için I. Süleyman’a verilmiştir.
- Sarı: II. Selim’e verilmiştir.
- Sığır: II. Selim’e verilmiştir.
- Sofu: II. Bayezid’e verilen unvandır.
- Sultanü’l-Guzat: Gaziler sultanı anlamında ilk dönem unvanıdır.
- Şahin: Sokullu Mehmed Paşa’ya verilmiştir.
- Şücaeddin: Orhan’a verilen unvandır.
- Tavil: Sokullu Mehmed Paşa’ya verilmiştir.
- Veli: II. Bayezid’e verilen unvandır.
- Yavuz: I. Selim’e verilmiştir.
- Yıldırım: I. Bayezid’e verilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunda Mimari: Erken Dönem Eserleri
- Bilinen ilk yapı: İznik Hacı Özbek Camii, Orhan Bey
- İlk medrese: İznik Süleyman Paşa Medresesi, Orhan Bey
- İlk külliye: Fatih Külliyesi, Mimar Sinaneddin Yusuf
- En eski köşk: Çinili Köşk, II. Mehmet
- Sahn-ı Seman Medresesi
- Bursa Ulu Camii
- Bursa Yeşil Medrese ve Türbe
- Edirne Üç Şerefeli Camii
- Edirne II. Beyazıt Külliyesi
- Edirne Sarayı
- Edirne Uzunköprü
- Topkapı Sarayı
- Bursa İpek Han
- Kale Sultaniye
- Kilitbahir Kalesi
- Bozcaada Kalesi
- Anadolu Hisarı
- Rumeli Hisarı
Osmanlı İmparatorluğunda Mimari: Klasik Dönem Eserleri
- İlk yapı: Beyazıd Camii, Mimar Hayrettin
- Dönemin en ünlü mimarı: Mimar Sinan
- Haseki Hürrem Sultan Camii ve Külliyesi: İlk
- Şehzade Camii: Çıraklık
- Süleymaniye Camii: Kalfalık
- Selimiye Camii: Ustalık, UNESCO Miras Listesi
- Sultan Ahmet Camii: Sedefkâr Mehmet Ağa
- Rüstem Paşa Camii
- Mihrimah Sultan Camii
- Süleymaniye Medresesi
- Eyüp Sultan Türbesi
- Köprülü Mehmet Paşa Külliyesi
- Kara Mustafa Paşa Külliyesi
- Mostar Köprüsü
- Osiyek Köprüsü
- Drina yani Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü
- Rüstem Paşa Kervansarayı
- Sokullu Mehmet Paşa Sarayı
- Bağdat Köşkü
- Revan Köşkü
- Mısır Çarşısı
- Şemsi Paşa Kütüphanesi
- Seddülbahir Kalesi
Osmanlı İmparatorluğunda Mimari: Lale Devri Eserleri
- Sadabad Kasrı
- Nevşehirli İbrahim Paşa Külliyesi
- III. Ahmet Çeşmesi
Osmanlı İmparatorluğunda Mimari: Barok ve Rokoko Üslubu ile Yapılan Eserler
- Nuru Osmaniye Camii: İlk örnek
- Laleli Camii
- İshak Paşa Sarayı
- Levent Kışlası
- Selimiye Kışlası
- Eyüp Sultan Camii
Osmanlı İmparatorluğunda Mimari: Neoklasik Dönem Eserleri
- Bebek Camii
- Alman Çeşmesi
- Bostancı Camii
- Haydarpaşa İskelesi
Osmanlı İmparatorluğunda Bilim, Sanat ve Basın Alanında Önemli İsimler
- Osmanlı İmparatorluğunda ilk rasathaneyi kuran ünlü gökbilimci Takiyüddin Mehmet’tir.
- Osmanlı’da yapay kanat takarak uçuş denemesi yapan ilk insan Hezarfen Ahmet Çelebi’dir.
- Osmanlı İmparatorluğunda ilk roket uçuşu denemesini yapan bilim adamı Lagari Hasan Çelebi’dir.
- Osmanlı İmparatorluğunda Türk plastik cerrahinin babası olarak bilinen bilim adamı Sabuncuoğlu Şerafettin’dir.
- Osmanlı İmparatorluğunda ilk Osmanlı vakanüvisti Halepli Mustafa Naima Efendi’dir.
- Osmanlı İmparatorluğunda en büyük vakanüvist olarak bilinen ve Mecelle’yi hazırlayan devlet adamı Ahmet Cevdet Paşa’dır.
- Cihannüma adlı eserinde Osmanlı’nın kuruluş dönemiyle ilgili bilgiler veren kişi Neşri’dir.
- Kanuni döneminin ünlü denizcisi ve bilim adamı olan, Kitab-ı Bahriye adlı eserini I. Süleyman’a takdim eden ünlü denizci Piri Reis’tir.
- Kanuni döneminin ünlü denizcisi ve coğrafyacısı olan, Miratü’l-Memalik adlı eseri bulunan bilgin Seydi Ali Reis’tir.
- II. Mehmet ve II. Beyazıt dönemlerini anlatan Tarih-i Ebü’l-Feth adlı eserin sahibi ünlü tarihçi Tursun Bey’dir.
- Osmanlı döneminde yaşamış ünlü seyyah olan ve Seyahatname’si bulunan âlim Evliya Çelebi’dir.
- Osmanlı tarihinin ilk bilim tarihçisi olan ve Miftahü’s-Saade ve Misbahü’s-Siyade eseri bulunan kişi Taşköprülüzade Ahmet’tir.
- Osmanlı’nın ilk şeyhülislamı olarak kabul edilen ve Aynü’l Ayan adlı eseri bulunan âlim Molla Fenari’dir.
- Mehmet Ali Paşa tarafından Mısır’da çıkarılan gazetenin adı Vekayi-i Mısriyye’dir.
- Abdülmecit döneminde çıkarılan ve ilk yarı resmî Türkçe gazete özelliği taşıyan gazete Ceride-i Havadis’tir.
- Şinasi ve Agah Efendi tarafından çıkarılmış ilk özel gazetenin adı Tercüman-ı Ahval’dir.
- Tasvir-i Efkar adlı özel gazeteyi çıkaran Şinasi’dir.
- Gazete üzerinde ilk kez miladi tarih kullanma özelliği olan gazete Sabah’tır.
- Osmanlı İmparatorluğunda çıkarılan ilk resmî gazete Takvim-i Vekayi’dir. II. Mahmut döneminde çıkarılmıştır.
- Abdülmecit döneminde çıkarılan ilk Türk dergisi Vekayi-i Tıbbiye’dir.
- Abdülaziz döneminde çıkarılan ve ilk kadın dergisi olma özelliğini taşıyan derginin adı Muhadderat’tır.
- Teodor Kasap tarafından çıkarılan ilk mizah dergisinin adı Diyojen’dir.
- II. Abdülhamit döneminde yazar kadrosunun tamamı kadınlardan oluşan gazete Şüküfezar’dır.
- Münif Paşa tarafından çıkarılmış bilim dergisinin adı Mecmua-yı Fünun’dur.
I. DÜNYA SAVAŞI VE MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ
I. Dünya Savaşı
I. Dünya Savaşı, 28 Temmuz 1914’te başlayan ve 11 Kasım 1918’de sona eren Avrupa merkezli küresel savaştır. II. Dünya Savaşı’na dek Dünya Savaşı veya Büyük Savaş olarak adlandırılmıştır.
Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahtı Franz Ferdinand, 28 Haziran 1914 günü Saraybosna’yı ziyaretinde bir Sırp milliyetçisi olan Gavrilo Princip tarafından öldürülmüştür. Bunun üzerine Avusturya-Macaristan Sırbistan’a savaş açmıştır. Rusya, Avusturya’ya savaş açıp Sırbistan’ın yanında olmuş; Almanya da Avusturya-Macaristan’ın yanında saf tutunca savaş kısa sürede tüm Avrupa’yı sarmıştır. Avrupa dışındaki ülkelerin de katılmasıyla savaş bir dünya savaşı hâline dönüşmüştür.
I. Dünya Savaşının Genel Nedenleri
- Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan milliyetçilik akımının etkisi
- Sanayi İnkılabı ile birlikte sömürgeciliğin hızlanması
- Ham madde ve pazar arayışının uluslararası rekabete dönüşmesi
- Avrupa devletleri arasında bloklaşma ve silahlanma yarışının hız kazanması
I. Dünya Savaşının Özel Nedenleri
- İngiltere ve Almanya arasındaki ham madde ve pazar anlayışından kaynaklanan rekabetin olması
- Fransa’nın 1871 Sedan Savaşı’nda Almanya’ya kaptırdığı Alsas-Loren kömür havzasını geri almak istemesi
- Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Rusya’nın Balkanlara hâkim olma düşüncesi
- İtalya’nın Akdeniz’e egemen olma düşüncesi
- Rusya’nın dünya ticaretinden pay almak için sıcak denizlere ulaşmak amacını taşıması
- Rusya’nın Balkanlarda uyguladığı Panslavizm politikası
- Japonya’nın Asya ve Büyük Okyanus’ta yayılma amacını gütmesi
İttifak Devletleri
- Alman İmparatorluğu
- Avusturya-Macaristan İmparatorluğu
- Osmanlı İmparatorluğu: Sonradan katılmıştır.
- Bulgaristan Krallığı: Sonradan katılmıştır.
İtilaf Devletleri
- Birleşik Krallık: İngiltere
- Fransa
- Rusya
- İtalya: Taraf değiştirmiştir.
- Sırbistan
- Belçika
- Karadağ
- Japonya: Savaştan ilk çekilen devlettir.
- Portekiz
- Romanya
- ABD: Savaşın seyrini değiştiren devlettir.
- Yunanistan: Savaşa en son katılan devlettir.
Osmanlı’nın Almanya’nın Yanında Savaşa Girmesinin Nedenleri
- Almanya’nın savaşı kazanacağı inancı
- Toprak kayıplarını telafi etmek
- Siyasi yalnızlıktan kurtulmak
- Kapitülasyon ve borçlardan kurtulmak
- Turancılık fikrini gerçekleştirmek
Almanya’nın Osmanlı’yı Savaşta Yanında Görme Sebepleri
- Savaşı geniş alana yayıp yeni cephelerin açılmasıyla yükünü hafifletmek
- Osmanlı’nın stratejik özelliklerinden yararlanmak
- Osmanlı’nın insan gücünden ve ham maddesinden yararlanmak
- Halifelik makamından yararlanmak
- Rusya’ya Boğazlar üzerinden yardım gönderilmesini engellemek
- Rusya’nın müttefikleriyle bağlantısını kesmek
Osmanlı Devleti’nin Savaşa Resmen Dahil Olması
Yavuz ve Midilli gemilerinin Rusya’nın Sivastopol ve Odessa limanlarını bombalamasıyla Osmanlı Devleti savaşa resmen dahil olmuştur.
I. Dünya Savaşında Cepheler
Kafkas Cephesi
- Toprak kazanılan tek cephedir.
- Muş ve Bitlis bu cephede geri alınmıştır.
- Taarruz cephesidir.
- Ruslara karşı açılmıştır.
- Sarıkamış Harekâtı bu cephededir.
- Brest-Litowsk Antlaşması ile Kars, Ardahan ve Batum Ruslardan geri alınmıştır.
- Rusya savaştan çekildiği için Doğu Cephesi kapanmıştır.
Kanal Cephesi
- Taarruz cephesidir.
- Almanya’nın isteğiyle açılmıştır.
- Arap milliyetçiliğinin baskın çıkmasından dolayı bağımsızlık vaat edilen Araplar İngilizlerle ortak hareket etmiştir.
- Osmanlı bu cephede başarısız olmuştur.
- Ümmetçilik anlayışı bu cephe ile son bulmuştur.
Çanakkale Cephesi
- Savunma cephesidir.
- Başarıyla sonuçlanan tek cephedir.
- Savaşın ömrünü uzatmıştır.
- Osmanlı adına kapatılan ilk cephedir.
- Bu cephedeki başarılarından dolayı Mustafa Kemal’in ileride Kurtuluş Savaşı lideri olmasında etkili olmuştur.
Irak Cephesi
- İngiltere tarafından açılmıştır.
- Savunma cephesidir.
- Ruslara destek amaçlı açılmıştır.
- İngilizlere karşı Selman-ı Pak ve Kut’ül Amare’de başarılar elde edilmiştir.
- Musul ve Kerkük dışında tüm Irak kaybedilmiştir.
Suriye-Filistin Cephesi
- Kanal Cephesi’nin bir devamı sayılır.
- Savunma cephesidir.
- İngilizler Arapların da desteğiyle Kudüs ve Filistin’i ele geçirmiştir.
- Mustafa Kemal’in görev yaptığı son cephedir.
Hicaz-Yemen Cephesi
- İngiltere tarafından açılmıştır.
- Savunma cephesidir.
- İngilizler Hicaz ve Yemen bölgesini ele geçirmiştir.
Makedonya, Romanya ve Galiçya Cepheleri
- Müttefiklere yardım amaçlı açılan cephelerdir.
- Osmanlı toprakları dışında mücadele edilmiştir.
I. Dünya Savaşı Sırasında İmzalanan Gizli Antlaşmalar
- Boğazlar Antlaşması (1915): İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Boğazların hâkimiyeti üzerine yapılan antlaşmadır.
- Londra Antlaşması (1915): İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla İtalya savaşta taraf değiştirmiştir.
- Sykes-Picot Antlaşması (1916): İngiltere ve Fransa arasında Irak ve Suriye bölgesi hâkimiyeti üzerine imzalanan antlaşmadır.
- Mac Mahon Antlaşması (1916): İngiltere ve Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında Arap devleti kurma vaadiyle Osmanlı’ya karşı olmaları üzerine imzalanan antlaşmadır.
- Petrograd Antlaşması (1916): İngiltere, Fransa ve Rusya arasında Boğazlar, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu hâkimiyeti üzerine yapılan antlaşmadır.
- Saint Jean de Maurienne Antlaşması (1917): İngiltere, Fransa ve İtalya arasında İzmir’in İtalya’ya bırakılmasını öngören antlaşmadır.
I. Dünya Savaşı’nı Bitiren Ateşkes Antlaşmaları
- Almanya: Rethondes Ateşkesi
- Avusturya-Macaristan: Willa Guiste Ateşkesi
- Osmanlı: Mondros Ateşkesi
- Bulgaristan: Selanik Ateşkesi
I. Dünya Savaşının Sonuçları
- Dünyanın siyasi yapısı değişmiştir.
- İmparatorlukların yerini ulus devletler almaya başlamıştır.
- Sömürgeciliğin yerini manda ve himaye almıştır.
- Dünya barışını koruma adına Cemiyet-i Akvam kurulmuştur.
- Tank, kimyasal silah ve denizaltı ilk kez bu savaşlarda kullanılmıştır.
- Komünizm, faşizm, nazizm gibi totaliter rejimler ortaya çıkmıştır.
- Sivil savunma örgütleri yaygınlaşmıştır.
- Savaştan en kârlı çıkan devlet İngiltere olmuştur.
- Ekonomisi en çok gelişen devletler ABD ve Japonya olmuştur.
- Savaş sırasında rejim değiştiren devlet Rusya’dır.
Mondros Ateşkes Antlaşması
Mondros Ateşkes görüşmelerini Osmanlı Devleti adına Rauf Bey yürütmüştür. Mondros Mütarekesi’nin koşulları, aynı günlerde imzalanan Bulgaristan, Avusturya-Macaristan ve Almanya antlaşmalarıyla benzerlik gösterir.
Stratejik noktaların işgali, ordunun terhisi ve donanma ile cephanelerin teslimi gibi askerî tedbirler, yenilen tarafı savaşa devam edemez hâle getirmeye yöneliktir.
Sadece doğu illerinde karışıklık çıkması hâlinde İtilaf Devletlerine buraları işgal etme yetkisini veren 24. madde, Türk ateşkesine özeldir.
Mondros Ateşkes Antlaşmasının İşgale Zemin Hazırlayan Maddeleri
- Madde: Tehlikeli görülen stratejik noktaların işgali
- Madde: Vilayet-i Sitte’de yani Bitlis, Elazığ, Van, Sivas, Diyarbakır ve Erzurum’da karışıklık çıkması durumunda bölgenin işgali
Bu maddeler Anadolu’yu işgale zemin hazırlama amaçlıdır.
Mondros Sonrası Önemli Bilgiler
- Mondros’tan sonra işgal edilen ilk Osmanlı toprağı Musul’dur.
- Mondros’tan sonra Anadolu’da işgal edilen ve ilk direniş hareketinin çıktığı yer Hatay Dörtyol’dur.
- Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi üzerine attığı kurşunla Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin simgelerinden hâline gelen isim Hasan Tahsin’dir. Asıl adı Osman Nevres’tir.
Dr. Esat Işık Raporu
İşgallere karşı vatanı koruma ve bağımsız yaşama isteği sonucunda oluşan direniş ruhuna Kuvayımilliye yani millî kuvvetler, teşkilatına ise Kuvayımilliye Teşkilatı denir.
Kuvayımilliye’nin ilk kez geçtiği yer Dr. Esat Işık Raporu’dur.
Amiral Bristol Raporu
Yunanlıların Batı Anadolu işgalinin haklı gerekçeye dayanmadığı ilk kez Amiral Bristol Raporu ile dünya kamuoyuna sunulmuştur.
Milne Hattı
Türk kuvvetleri ile İtilaf kuvvetleri arasında bir tampon bölge oluşturacak şekilde çizilen hat Milne Hattı’dır.
Milli Mücadele Döneminde Varlık Gösteren Yararlı Cemiyetler
Kars İslam Şurası
Mondros Ateşkesi sonrası kurulan ilk yararlı dernektir. Osmanlı Devleti’nin dağılması hâlinde yeni bir Türk devleti kurmayı hedeflemiş, Erzurum Kongresi’ne temsilci göndermiştir.
Trakya-Paşaeli
Bu cemiyet, Osmanlı Devleti’nin dağılması hâlinde yeni bir Türk devleti kurma amacı gütmüştür. Doğu Trakya’nın Rum işgalini önlemek amacıyla kurulmuştur.
Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk
Bölgede kurulması hedeflenen bir Ermeni devletine engel olmak amacıyla kurulan bir cemiyettir. Le Pays, Albayrak ve Hadisat gazetelerini çıkarmışlardır. Erzurum Kongresi’nin toplanmasında öncü olmuşlardır.
Trabzon Muhafaza-i Hukuk
Bölgede olası bir Pontus Rum devletinin kurulmasını önlemek amacıyla kurulmuştur. Erzurum Kongresi’nin toplanmasına yardımcı olmuştur.
İzmir Müdafaa-i Hukuk
Düşman işgaline karşı silahlı mücadele yapmayı kabul eden cemiyettir. İleride İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti adını almıştır. Balıkesir ve Alaşehir kongreleri bu yeni cemiyetin faaliyetleri arasındadır.
Milli Kongre
Dr. Esat Işık tarafından kurulan ve basın-yayın yoluyla faaliyetlerini yürüten bir cemiyettir.
Kilikyalılar
İstanbul’da kurulmuş, daha sonra merkezini Adana’ya taşımıştır. Çukurova bölgesini savunma amaçlı kurulan bir cemiyettir.
Anadolu Kadınlar Müdafaa-i Vatan
Sivas merkezli bir cemiyettir.
Milli Karakol Cemiyeti
Faaliyetlerini İstanbul’da gizli bir şekilde yürüten cemiyettir.
Milli Müdafaa
İstanbul’dan Anadolu’ya silah, cephane ve insan gücü sağlayan bir cemiyettir.
Yararlı Cemiyetlerin Özellikleri
- İşgallere karşı Türk milletini bilinçlendirme faaliyetlerinde bulunmaları
- Bağımsızlığı koruma ve milliyetçiliği ön planda tutmaları
- Kuvayımilliye ruhunu ortaya çıkarmaları
- Azınlık faaliyetlerini engelleme arzuları
Sivas Kongresi’nde tüm yararlı cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk” çatısı altında birleştirilmiştir.
Milli Mücadele Döneminde Varlık Gösteren Zararlı Azınlık Cemiyetleri
Pontus Rum
Trabzon merkezli kurulan ve bölgede Pontus Rum İmparatorluğu’nu tekrar canlandırmayı hedefleyen cemiyettir.
Mavri Mira
İstanbul’da kurulan, Kara Gün de denilen cemiyettir. Amacı Bizans’ı tekrar kurmaktır.
Etnik-i Eterya
Rumlar tarafından kurulan ilk cemiyettir. Megalo İdea’yı gerçekleştirme amacıyla faaliyetlerde bulunmuştur.
Kordos Cemiyeti
Mavri Mira’nın bir alt kuruluşu gibi faaliyet gösteren Rum cemiyetidir.
Hınçak ve Taşnak
Patrik Zaven Efendi tarafından Cenevre’de kurulan Ermeni Hınçak ve Tiflis’te kurulan Taşnak cemiyeti, Doğu’da bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyetlerde bulunmuştur.
Alyans-İsrailit
İstanbul’da kurulan Yahudi cemiyetidir.
Milli Mücadele Döneminde Varlık Gösteren Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
Wilson Prensipleri
Kurucuları arasında Halide Edip, Yunus Nadi ve Refik Halit gibi isimlerin bulunduğu, ABD mandaterliğini savunan ancak Sivas Kongresi’nden sonra Milli Mücadele’ye katılan cemiyettir.
İngiliz Muhipleri
Sait Molla tarafından İstanbul’da kurulan ve İngiliz mandaterliğini savunan cemiyettir. Üyeleri arasında VI. Mehmet Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit Paşa da bulunur.
Hürriyet ve İtilaf
Milli Mücadele karşıtı olan bu cemiyet, Alemdar ve Peyam-ı Sabah gazetelerinde görüşlerini yayımlamıştır.
Teali-i İslam
Hürriyet ve İtilaf Fırkası tarafından desteklenen ve saltanat ile halifelik makamını savunan cemiyettir.
Kürt Teali
Güneydoğu’da bir Kürt Devleti kurmayı amaçlayan cemiyettir.
Minber Gazetesi
Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçmeden önce düşüncelerini yaymak için Fethi Bey ile beraber çıkardıkları gazetenin adı Minber’dir.
Mustafa Kemal’in Samsun’a Gönderilmesi
Mustafa Kemal, bölgenin güvenliğini sağlamak, halkın elindeki silah ve cephaneyi almak ve oluşan mücadeleci grupları dağıtmak adına IX. Ordu Müfettişi görevi ile Samsun’a gönderilmiştir.
Samsun Raporu
Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktıktan sonra hazırladığı ilk rapor Samsun Raporu’dur.
Havza Genelgesi
Milli bilincin uyandırılması adına ilk adım olan ve Mondros Ateşkesi’ne ilk kez karşı çıkılan genelge Havza Genelgesi’dir.
Amasya Genelgesi
Milli Mücadelenin amacını, gerekçesini ve yöntemini açıklayan Amasya Genelgesi’nde imzası ve onayı bulunan isimler şunlardır:
- Mustafa Kemal
- Rauf Bey
- Refet Bey
- Kazım Karabekir
- Cemal Paşa
- Ali Fuat Paşa
İsmet İnönü, Fethi Okyar ve Fevzi Çakmak gibi önemli isimler Amasya Genelgesi’nde yoktur.
Amasya Genelgesi’nin Önemli Özellikleri
- Bir ihtilal bildirisidir.
- İlk kez millî egemenlikten bahsedilmiştir.
- İlk kez ulusal bir kongrenin toplanması belirtilmiştir.
- İlk kez Temsil Heyeti kurulması gündeme gelmiştir.
- Mustafa Kemal’in yaveri Cevat Abbas Bey tarafından yazılmıştır.
- Mustafa Kemal’in IX. Ordu Müfettişi olarak yaptığı son resmî faaliyettir.
Erzurum Kongresinin Özellikleri
- Bitlis, Erzurum, Sivas, Trabzon ve Van’dan gelen delegelerin katılımıyla toplanmıştır.
- Kongre başkanı Mustafa Kemal’dir.
- Temsil Heyeti ilk kez burada oluşturulmuştur.
- Kongre yasama, Temsil Heyeti de yürütme organı gibi hareket etmiştir.
- İlk kez ulusal sınırlardan bahsedilmiştir.
- İlk kez mandaterlik reddedilmiştir.
- İlk kez Mebuslar Meclisinin toplanması istenmiştir.
- İlk kez millî egemenliğe dayalı devlet kurma düşüncesi dile getirilmiştir.
Erzurum Kongresinde Alınan Önemli Kararlar
- Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı Osmanlı Hükûmeti’nin iş yapamaz hâle gelmesi hâlinde millet topyekûn kendini savunacaktır.
- Osmanlı Hükûmeti vatanı koruyamaz ve istiklali sağlayamazsa geçici bir hükûmet kurulacaktır.
- Bu hükûmeti millî kongre seçecektir.
- Kongre toplanmamış ise bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.
- Kuvayımilliye’yi etkin, millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
Sivas Kongresinin Özellikleri
- İstanbul Hükûmeti tarafından engellenmeye çalışılmıştır.
- Kongrenin engellenmesi için Elazığ Valisi Ali Galip Bey görevlendirilmiştir.
- Kongre Başkanı Mustafa Kemal’dir.
- Her açıdan ulusal bir kongredir.
- Aldığı kararlar bakımından ihtilalcidir.
- Kongrenin toplanmasına engel olamayan Damat Ferit Paşa Hükûmeti istifa etmiştir.
- Batı Cephesine Ali Fuat Paşa atanmıştır.
Sivas Kongresinde Alınan Önemli Kararlar
- Manda ve himaye kesin bir şekilde reddedildi.
- Devletin ve milletin bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü zedelenmemek kaydıyla herhangi bir devletten ekonomik yardım alınabilecekti.
- Temsil Heyeti sadece doğu illerini değil, tüm yurdu temsil edecekti.
- Azınlıklara siyasi egemenliğimizi ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar verilmeyecekti.
- Mebuslar Meclisinin toplanması için çalışmalara devam edilecekti.
- Tüm cemiyetler tek çatı altında birleştirildi.
Milli Mücadele Döneminde Erzurum ve Sivas Dışındaki Önemli Kongreler
Balıkesir Kongreleri
Hacim Muhittin Bey başkanlığında toplanan, Yunanlılara karşı mücadele kararı alan ve padişaha bağlılık bildiren bir kongredir.
Nazilli Kongreleri
Celal Bayar başkanlığında toplanan ve Kuvayımilliye’yi güçlendirme yönünde kararlar alan kongredir. Celal Bayar’ın lakabı “Galip Hoca”dır.
Lüleburgaz Kongresi
Trakya-Paşaeli Cemiyeti tarafından Yunanlılara karşı mücadele etme amacıyla toplanan kongredir.
Alaşehir Kongresi
Hacim Muhittin Bey başkanlığında Yunanlılara karşı mücadele etme amacıyla toplanan kongredir. Kurtuluş Savaşı’nda Batı Cephesi’nin oluşmasında etkilidir.
Afyon Kongresi
Mustafa Kemal de katılmıştır. Milli Mücadele’yi organize etmeye yönelik destek amaçlıdır.
Pozantı Kongreleri
Toplanan son kongredir. Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak da katılmıştır.
General Harbourd Raporu
Doğu Anadolu’da Ermeni iddialarının doğru olmadığını belirten ve Milli Mücadele’nin haklılığını ortaya koyan rapordur.
Amasya Görüşmeleri
- Amasya Görüşmelerini Temsil Heyetiyle gerçekleştiren Osmanlı Hükûmeti Ali Rıza Paşa Hükûmeti’dir.
- Amasya Görüşmelerine İstanbul Hükûmeti adına katılan devlet görevlisi Bahriye Nazırı Salih Paşa’dır.
Amasya Görüşmelerinde Alınan Kararlar
- Türk vatanının bütünlüğü ve bağımsızlığı korunacaktı.
- Müslüman olmayan azınlıklara devletin siyasi egemenliğini ve sosyal dengesini bozacak imtiyazlar verilmeyecekti.
- Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Osmanlı Hükûmeti tarafından tanınacaktı.
- İtilaf Devletleri ile barış amacıyla toplanacak konferansa Temsil Heyeti tarafından da uygun görülecek temsilciler gönderilecekti.
- Mebuslar Meclisinin İstanbul’da güvenli bir ortamda, baskıdan uzak bir şekilde toplanması mümkün değildir.
- Bu nedenle meclis Anadolu’da hükûmetin uygun göreceği güvenli bir yerde toplanmalıdır.
- Bu antlaşmayla beraber İstanbul Hükûmeti Temsil Heyeti’ni ilk kez tanımıştır.
- Temsil Heyeti’nin ilk siyasi başarısıdır.
- Görüşmelerde alınan kararlardan sadece Mebusan Meclisinin açılması ve seçimlerin yapılması kabul edilmiştir.
Temsil Heyetinin Ankara’yı Seçmesinin Sebepleri
- Ankara’nın işgale uğramamış olması
- Ankara’nın güvenli ve Anadolu’ya hâkim bir noktada olması
- XX. Kolordunun Ankara’da olması
- İstanbul’daki gelişmeleri yakından takip edebilmek
Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Alınan Kararlar
- Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandığı sırada düşman ordularınca işgal edilmiş olan Arap memleketlerinin durumu, halkın vereceği karara göre belirlenecektir.
- Ateşkes imzalandığı tarihte Türk ve İslam çoğunluğunun bulunduğu bölgeler hiçbir suretle birbirinden ayrılamaz, bir bütündür.
- İstanbul ve Marmara Denizi’nin güvenliği her türlü tehlikeden korunmalıdır.
- İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının dünya ticaret ve ulaşımına açılması konusunda bizimle diğer devletlerin birlikte vereceği kararlar geçerlidir.
- Azınlıkların hakları, komşu memleketlerdeki Müslüman haklarının korunması şartıyla kabul edilecektir.
- Siyasi, mali ve adli gelişmemizi engelleyen her türlü sınırlamalar yani kapitülasyonlar kaldırılmalıdır.
- Halkın oyları ile anavatana katılan Üç Sancak yani Kars, Ardahan ve Batum’da gerekirse yine halk oylamasına başvurulabilir.
- Batı Trakya’nın hukuki durumu halkın serbestçe vereceği oyla belirlenmelidir.
İstanbul’un İşgali
Misak-ı Milli kararlarının Osmanlı Mebusan Meclisinde onaylanması üzerine 9 Mart 1920 yılında İstanbul, İngiltere’nin başını çektiği İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmiştir.
Mebusan Meclisi dağıtılarak milletvekilleri Malta’ya sürgüne gönderilmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
I. TBMM
Son Osmanlı Mebusan Meclisinin dağıtılması üzerine 23 Nisan 1920 tarihinde açılan TBMM’nin ilk başkanı Mustafa Kemal olmuştur.
I. TBMM’nin Özellikleri
- Kurucu bir meclistir.
- Ulusal bir meclistir.
- İhtilalci bir meclistir.
- Demokratik bir meclistir.
- Olağanüstü yetkilere sahip bir meclistir.
- Meclis hükûmeti sistemi vardır.
- Siyasi partilere yer verilmemiştir.
I. TBMM’de Bulunan Gruplar
- Müdafaa-i Hukuk Grubu
- Tenasüd Grubu
- Halk Zümresi
- İstiklal Grubu
- Islahatçılar Grubu
- Yeşil Ordu Grubu
I. TBMM Döneminde Çıkarılan Kanunlar
- Ağnam Vergisinin artırılması
- Hıyanet-i Vataniye
- İstiklal Mahkemeleri
- Dış Gümrük Vergilerinin artırılması
- Firariler Hakkında
- Men-i İsrafat
- Men-i Müskirat
- Nisab-ı Müzakere
- Düzenli Ordu
- İstiklal Marşı
- Başkomutanlık
- Teşkilat-ı Esasiye
I. TBMM’ye Karşı Doğrudan İstanbul Hükûmeti Tarafından Çıkarılan Ayaklanmalar
- Kuvay-ı İnzibatiye
- Ahmet Anzavur
Ethem birlikleri ve Ali Fuat Paşa’ya bağlı birlikler bu ayaklanmaları bastırmıştır.
I. TBMM’ye Karşı Osmanlı Hükûmeti ve İtilaf Devletlerinin Kışkırtmalarıyla Çıkan Ayaklanmalar
- Düzce
- Konya
- Cemil Çeto
- Yozgat
- Milli Aşireti
- Koçgiri
- Delibaş Mehmet
- Çoğur Musa
- Ali Batı
Kuvayımilliye birlikleri bu ayaklanmaları bastırmıştır.
I. TBMM’ye Karşı Kuvayımilliye Birliklerinin Ayaklanmaları
- Çerkez Ethem
- Demirci Mehmet Efe
Demirci Mehmet Efe Ayaklanması Refet Bey, Çerkez Ethem Ayaklanması ise İsmet Bey kuvvetlerince bastırılmıştır.
I. TBMM’ye Karşı Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar
- Pontus Rum
- Ermeni
Ermenilere karşı Kazım Karabekir, Rumlara karşı Nurettin Paşa komutasındaki Türk birlikleri ayaklanmaları bastırmıştır.
I. TBMM Dönemi Önemli Gelişmeleri
- Hıyanet-i Vataniye ile yargılanan ilk kişi Damat Ferit Paşa’dır.
- İlk yurt dışı temsilciliği Azerbaycan’dır.
- İlk temsilci Memduh Şevket’tir.
- Halkı bilinçlendirmek adına İrşad Heyetleri kurulmuştur.
- TBMM’nin Osmanlı tarafından siyasi varlığının ilk kez tanınması, 5 Aralık 1920 tarihindeki Bilecik Görüşmeleriyle gerçekleşmiştir.
Doğu Cephesi
Gümrü Antlaşması
XV. Kolordu, Kazım Karabekir komutasında Sarıkamış, Kars ve Batum’u ele geçirmiştir. Bunun üzerine Ermenistan antlaşma imzalamak zorunda kalmıştır.
Gümrü Antlaşmasının Özellikleri
- TBMM’nin siyasi varlığını tanıyan ilk devlet Ermenistan olmuştur.
- Antlaşmayı TBMM adına Kazım Karabekir imzalamıştır.
- Bu antlaşma ile Doğu Cephesi kapanmıştır.
- Siyasi ve askerî alanda ilk zaferdir.
- Halkın TBMM’ye güveni artmıştır.
- Sevr Antlaşması’nın geçersizliğini tanıyan ilk devlet Ermenistan’dır.
- Türkiye Devleti tabirinin geçtiği ilk antlaşmadır.
Batum Antlaşması
Kazım Karabekir’in imzaladığı, Artvin, Ardahan ve Batum’un Türkiye’ye kazandırıldığı antlaşma Batum Antlaşması’dır.
Bu antlaşma Gürcistan ile imzalanmıştır.
Milli Mücadele Döneminde Ankara’da büyükelçilik açan ilk devlet Gürcistan’dır.
Güney Cephesi
- Düzenli Ordunun mücadele etmediği tek cephedir.
- Urfa’da Ali Saip, Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin yani Sait Bey, Adana’da Tufan yani Yüzbaşı Osman gibi öncüler ile mücadele edilmiştir.
Güney Cephesi ile İlgili Önemli Bilgiler
- Antep, “Gazi” unvanını 1921 yılında almıştır.
- Antep, İstiklal Madalyasını 2008 yılında almıştır.
- İnebolu, 1924 yılında İstiklal Madalyası almıştır.
- Maraş, 1925 yılında İstiklal Madalyası almıştır.
- Maraş, 1973 yılında “Kahraman” unvanını almıştır.
- Urfa, “Şanlı” unvanını 1984 yılında almıştır.
- Urfa, İstiklal Madalyasını 2016 yılında almıştır.
Batı Cephesi
- Yunanlılara karşı 24 Ekim 1920 yılında Gediz Taarruzu gerçekleştirilmiştir.
- Gediz Taarruzunun başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Batı Cephesi Komutanlığından Ali Fuat Paşa alınarak Albay İsmet Bey bu göreve getirilmiştir.
- Yunan kuvvetlerine karşı Gediz Muharebelerinde Kuvayımilliye birlikleri başarısız olmuştur.
- Kuvayımilliye birliklerinin düzensiz ve askerî disiplinden yoksun şekilde hareket etmeleri, düzenli ordunun kurulmasını gerekli hâle getirmiştir.
- Kuvayımilliye birliklerinin hukuksuz uygulamaları da düzenli ordunun kurulmasında etkili olmuştur.
I. İnönü Savaşı
10 Ocak 1921
- Düzenli Ordunun kazandığı ilk askerî zaferdir.
- Halkın Milli Mücadele’ye karşı güveni ve inancı artmıştır.
- Başarısından dolayı Albay İsmet Bey generalliğe yükseltilmiştir.
- Bu savaşın kazanılmasıyla beraber Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilmiştir.
- İstiklal Marşı kabul edilmiştir.
- Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
- İtilaf devletleriyle Londra Konferansı toplanmıştır.
- Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
Teşkilat-ı Esasiye
- Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.
- Yürütme gücü ve yasama yetkisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olan TBMM’de toplanır.
- Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisince yönetilir ve “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti” adını taşır.
- Büyük Millet Meclisinin seçimi iki yılda bir yapılır.
- Seçilenlerin üyelik süresi iki yıldır.
- Büyük Millet Meclisi üyeleri tüm ulusun vekilidir.
- Din buyruklarının yerine getirilmesi, yasaların konulması, değiştirilmesi, kaldırılması, antlaşma ve barış yapılması, savaş kararı verilmesi gibi temel haklar TBMM’nindir.
- Genel Kurul’da seçilen Büyük Millet Meclisi Başkanı hükûmetin de başkanıdır.
- Seçme yaşı 18, seçilme yaşı 25’tir.
- 29 Ekim 1923 değişikliği ile Cumhuriyet ilan edilmiştir.
Londra Konferansı
23 Şubat – 12 Mart 1921
- İtilaf Devletleri’nin TBMM’nin varlığını resmen ilk kez tanıdığı gelişmedir.
- TBMM, İtalya aracılığıyla davet edilmiştir.
- Londra Konferansında ikilik yaratarak isteklerini kabul ettirmeyi düşünen İtilaf Devletlerinin bu stratejisine karşı, “Ben, sözü Türk milletinin hakiki temsilcisi olan TBMM baş delegesine bırakıyorum.” diyerek bu oyunu bozan Osmanlı Sadrazamı Tevfik Paşa’dır.
- Londra Konferansına TBMM adına katılan Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey’dir.
Londra Konferansına Katılan Devletler
- İngiltere
- Fransa
- İtalya
- Yunanistan
İstiklal Marşı
12 Mart 1921
- Yazarı Mehmet Akif Ersoy’dur.
- Hamdullah Suphi tarafından TBMM’de okunmuştur.
- İlk kez Açıksöz gazetesinde yayımlanmıştır.
- İlk bestecisi Ali Rıfat Çağatay’dır.
- Günümüzde kullanılan bestenin sahibi Osman Zeki Üngör’dür.
Moskova Antlaşması
16 Mart 1921
- Bu antlaşmayla Sovyet Rusya, TBMM’yi tanıyan ilk Avrupalı devlet olmuştur.
- Sovyet Rusya, Sevr Antlaşması’nın geçersizliğini kabul etmiştir.
- Sovyet Rusya, Misakımillî’yi tanımıştır.
- Sovyet Rusya, kapitülasyonların kaldırılmasını kabul etmiştir.
- Türk delegasyonunu Yusuf Kemal, Ali Fuat ve Rıza Nur oluşturmuştur.
- Ali Fuat, Moskova büyükelçisidir.
- Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya’sı arasında imzalanmış olan antlaşmalar hükümsüz sayılmıştır.
- Sovyet Rusya, TBMM Hükûmeti’nin Gürcistan ve Ermenistan ile imzaladığı antlaşmalarla belirlediği sınırları Batum’un Gürcistan’a verilmesi şartıyla tanımıştır.
- Böylece Misakımillî’den taviz verilen ilk yer Batum olmuştur.
Afgan Dostluk Antlaşması
- Türk-Afgan Dostluk Antlaşması’yla beraber TBMM’nin varlığını tanıyan ilk Müslüman devlet Afganistan olmuştur.
- Büyük Millet Meclisi Hükûmeti, Afganistan’ın tam bağımsızlığını tanımıştır.
- Taraflardan biri saldırıya uğrarsa diğeri tüm imkânlarıyla yardım edecektir.
- Büyük Millet Meclisi Hükûmeti, Afganistan’a kültürel açıdan yardım etmeyi, subay ve öğretmen göndermeyi garanti etmiştir.
II. İnönü Savaşı
23 Mart – 1 Nisan 1921
- Savaşı TBMM’ye ait Düzenli Ordu kazanmıştır.
- Halkın TBMM’ye olan güveni daha da artmıştır.
- İtalya işgal ettiği yerlerden çekilmeye başlamıştır.
- Fransa Zonguldak’tan çekilmiştir.
- Malta’da esir tutulan 40 Türk serbest bırakılmıştır.
- Fevzi Çakmak’a orgenerallik rütbesi verilmiştir.
- Mustafa Kemal’in “Siz orada sadece düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” sözünü İsmet Paşa’ya bu savaştan sonra söylediği kabul edilir.
İstiklal Yolu
İstiklal Yolu; İnebolu, Kastamonu, Ilgaz ve Çankırı hattıdır.
Eskişehir-Kütahya Muharebeleri
24 Temmuz 1921
- Düzenli Ordunun Milli Mücadele döneminde yenildiği ilk ve tek savaştır.
- Eskişehir-Kütahya Muharebelerinde alınan yenilgi sonrası Mecliste bir panik havası oluşmuştur.
- Mustafa Kemal’in liderliği tartışılmıştır.
- Meclisin Kayseri’ye taşınması fikirleri ortaya atılmıştır.
- Mustafa Kemal, tüm bu tartışmalar sonucunda Başkomutanlık Yasası ile beraber askerlik mesleğine geri dönmüştür.
Tekalifimilliye Emirleri
7-8 Ağustos 1921
- Mustafa Kemal’in, Başkomutanlık Yasası’nın verdiği yetkiye dayanarak Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamak için yayımladığı emirlerdir.
- Tekalifimilliye Emirlerinin uygulanması için Ankara, Samsun, Konya, Yozgat ve Kastamonu’da İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
Sakarya Meydan Muharebesi
23 Ağustos – 13 Eylül 1921
- Mustafa Kemal’in başkomutan olarak katıldığı ilk muharebedir.
- Türk ordusunun son savunma muharebesidir.
- Bu savaştan sonra Türk ordusu taarruza geçmiştir.
- Mustafa Kemal bu savaşta “Yüzey Savunması Stratejisi”ni uygulamıştır.
- Çok sayıda subay kaybedildiği için “Zabitler Savaşı” olarak da bilinir.
- Mustafa Kemal bu savaşı “Melhame-i Kübra” ifadesiyle nitelemiştir.
- Mustafa Kemal’e Mareşallik ve Gazilik unvanı verilmiştir.
Sakarya Meydan Muharebesi Sonrasında Yaşanan Gelişmeler
- Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan ile Kars Antlaşması imzalanmıştır.
- Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
- Ukrayna ile Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
- İngiltere ile Esir Mübadelesi Antlaşması imzalanmıştır.
Kars Antlaşması
13 Ekim 1921
- TBMM ile Kafkas ülkeleri arasında imzalanmıştır.
- TBMM adına Kazım Karabekir imzalamıştır.
- Doğu yani Kafkas sınırımız kesinleşmiş ve son hâlini almıştır.
- Batum, Misakımillî’ye aykırı şekilde sınırlarımızın dışında kalmıştır.
Ankara Antlaşması
1921
- TBMM ile Fransa arasında imzalanmıştır.
- TBMM’nin varlığını kabul eden ilk İtilaf Devleti Fransa olmuştur.
- Fransızlar Güneydoğu Anadolu’da işgal ettikleri yerlerden çekileceklerdir.
- Özel bir yönetim kurulması şartıyla İskenderun-Hatay, Fransa mandasındaki Suriye’de kalacaktır.
- Misakımillî’den ikinci taviz Hatay olmuştur.
- İki taraf savaş durumuna son verecek ve savaş esirlerini serbest bırakacaktır.
- Antlaşmanın imzalanmasını izleyen iki ay içinde tespit edilen sınırın güneyine Fransız kuvvetleri, kuzeyine Türk kuvvetleri çekilecektir.
- Süleyman Şah’ın mezarının bulunduğu Caber Kalesi, Türk bayrağı altında Türk mülkü olarak kalacaktır.
Başkomutanlık Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz
26 Ağustos – 9 Eylül 1922
- Mustafa Kemal’in “Rum Sındığı Savaşı” adını verdiği savaştır.
- “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” sözüyle Kurtuluş Savaşı’nın son askerî safhası gerçekleşmiştir.
- Başkomutanlık Meydan Muharebesinden sonra aldığı Mareşallik rütbesiyle Mustafa Kemal’den sonra bu rütbeye ulaşan tek kişi Fevzi Çakmak’tır.
Mudanya Konferansına Katılan İsimler
- İsmet Paşa: TBMM
- General Harrington: İngiltere
- General Charpy: Fransa
- General Monbelli: İtalya
Mudanya Ateşkes Antlaşması
- Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhası sona ermiştir.
- Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaş yapılmadan kurtarılmıştır.
- Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
- Mondros Ateşkes Antlaşması resmen geçersiz olmuştur.
- İngiltere, Yeni Türk Devleti’ni tanımıştır.
- İngiliz Lloyd George hükûmeti istifa etmiştir.
Lozan Barış Antlaşması
Lozan Barış Görüşmelerine Katılan Devletler
- TBMM
- İngiltere
- Fransa
- İtalya
- Yunanistan
- Romanya
- Yugoslavya
- Portekiz
- Belçika
- Japonya
- Sovyet Rusya
- Bulgaristan
- ABD
Japonya, Sovyet Rusya ve Bulgaristan boğazlar konusunda katılırken ABD gözlemci olarak katılmıştır.
Lozan Konferansı ile İlgili Önemli Bilgiler
- Lozan Konferansında boğazlar üzerinde mutlak Türk egemenliği tezini savunan devlet Sovyet Rusya’dır.
- İstanbul Hükûmeti’nin Lozan görüşmelerine Ankara Hükûmeti ile birlikte katılma çağrısı üzerine, Lozan’a güçlü gitmek isteyen TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır.
Lozan Barış Görüşmeleri Sırasında Yaşanan Gelişmeler
- 20 Kasım 1922’de barış konferansı toplandı.
- 17 Şubat 1923’te Atatürk Türkiye İktisat Kongresi’nin açılışını yaptı.
- 1 Nisan 1923’te Büyük Millet Meclisi seçim kararı aldı.
- 27 Mayıs 1923’te Yunanlılar, tazminat bedeline karşılık Karaağaç’ı Türkiye’ye vermeyi kabul etti.
- 11 Ağustos 1923’te II. Büyük Millet Meclisi açıldı.
- 23 Ağustos 1923’te TBMM tarafından Lozan Barış Antlaşması onaylandı.
Lozan Barış Antlaşmasında Türkiye Lehine Çözülen Konular
- Azınlıklar sorunu
- Ermeni yurdu
- İstanbul’un işgalinin sona ermesi
- Kapitülasyonlar
- Osmanlı borçları
- Savaş tazminatı
- Yabancı okullar
Lozan Barış Antlaşmasında Türkiye Aleyhine Çözülen Konular
- Adalar
- Boğazlar
- Hatay
- Patrikhane
Lozan Barış Antlaşmasında Çözülemeyen Konu
Lozan Barış Antlaşmasında çözülemeyen konu Musul’dur.
Lozan Barış Antlaşmasından Sonra Tekrar Gündeme Gelen Konular
- Boğazlar: 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi
- Patrikhane: Patriklerin tüm ayrıcalıkları kaldırıldı.
- Musul: 1926 Ankara Antlaşması
- Hatay: 1939’da anavatana bağlanma
- Osmanlı borçları: 1954’te bitti
- Nüfus mübadelesi: 10 Haziran 1930
- Yabancı okullar: 26 Eylül 1925
Lozan Barış Antlaşması ile İlgili Diğer Bilgiler
- Lozan Barış Antlaşmasında Türk heyetinde delegasyonların başında İsmet İnönü, Hasan Saka ve Rıza Nur vardır.
- Sevr Barış Antlaşmasının ölü doğan bir antlaşma olarak sonuçlanmasına sebep olan antlaşmadır.
- Lozan Barış Antlaşmasında çizilen tek sınır Türk-Yunan sınırıdır.
- Meriç Nehri sınır olarak kabul edilmiştir.
Milli Mücadele Döneminin Önemli İsimleri
İsmet İnönü
Mühendishane-i Berr-i Hümâyun ve Erkân-ı Harbiye Mektebinde eğitim gören; Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’na katılan, bu yılları Hatıralarım, Genç Subaylık Yılları, Siyasi ve İçtimai Nutukları adlı eserlerde anlatılan Milli Şef İsmet İnönü’dür.
Kazım Karabekir
1907’de Enver Paşa ile birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Manastır şubesini kuran, 1909’da 31 Mart Olayı’nı bastırmak için kurulan Hareket Ordusu’na katılan, 1912’de I. Balkan Savaşı’nda yer alan ve Kurtuluş Savaşı sürecinde en etkili isimlerden biri olan paşa Kazım Karabekir’dir.
Kazım Karabekir’in eserleri şunlardır:
- Ankara’da Savaş Rüzgârları
- Bir Düello ve Bir Suikast
- Paşaların Hesaplaşması
- İstiklal Harbimizin Esasları
- Paşaların Kavgası
Ali Fuat Cebesoy
Trablusgarp, Balkan, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda görev yapan; TBMM tarafından Moskova büyükelçisi olarak atanan; İzmir Suikastı dolayısıyla Kazım Karabekir, Rauf Orbay ve Refet Bele Paşalarla birlikte tutuklanan, yargılanan ve beraat eden paşa Ali Fuat Cebesoy’dur.
Ali Fuat Cebesoy’un eserleri şunlardır:
- Milli Mücadele Hatıratı
- Moskova Hatıraları
- Siyasi Hatıralar
- Mektep Arkadaşım Atatürk
Refet Bele
Kurtuluş Savaşı’na katılan ilk beş generalden biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur. İzmir Suikastı sanıklarındandır. Suikast girişimi nedeniyle yargılanıp beraat ettikten sonra Atatürk’ün sağlığında tekrar milletvekili olabilen iki kişiden biridir. Diğeri Ali Fuat Paşa’dır.
Fevzi Çakmak
Osmanlı İmparatorluğu’nda 24 Aralık 1918’den 14 Mayıs 1919’a kadar Ferik rütbesiyle Erkân-ı Harbiye Reisliğini üstlenmiştir. 26 Mayıs 1920’de İstanbul Hükûmeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verilmiştir. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın en büyük komutanlarından biridir ve Mareşallik rütbesine kadar yükselmiştir.
Fethi Okyar
Cumhuriyeti kuran öncü kadro içinde yer almıştır. Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yapmıştır. Atatürk’ün talimatıyla kurulan muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı yönetmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın kişisel arkadaşlarından biridir. Mustafa Kemal ile birlikte Minber gazetesini çıkaran isimdir.
Dönemi Anlatan Eserler
- Vurun Kahpeye: Halide Edip Adıvar
- Ateşten Gömlek: Halide Edip Adıvar
- Yaban: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Dikmen Yıldızı: Aka Gündüz
- Üç İstanbul: Mithat Cemal Kuntay
- Sahnenin Dışındakiler: Ahmet Hamdi Tanpınar
- Kalpaklılar: Samim Kocagöz
- Yorgun Savaşçı: Kemal Tahir
- Hükümet Meydanı: İlhan Tarus
- Küçük Ağa: Tarık Buğra
- Esir Şehrin İnsanları: Kemal Tahir
- Kurtlar Sofrası: Attila İlhan
- Vatan Tutkusu: İlhan Tarus
- Sözde Kızlar: Peyami Safa
- Sodom ve Gomore: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Kiralık Konak: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Kutsal İsyan: Hasan İzzettin Dinamo
- Halas / Kurtuluş: Mehmet Rauf
- Dumlupınar Yolunda: Kemalettin Kamu
- Belgelerle Kurtuluş Savaşı: Ebubekir Hâzım Tepeyran
- Üç Şehitler Destanı: Fazıl Hüsnü Dağlarca
- Kuvayımilliye Destanı: Nazım Hikmet
- Dağa Çıkan Kurt: Halide Edip Adıvar
- Milli Savaş Hikâyeleri: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Yeşil Gece: Reşat Nuri Güntekin
- Erenlerin Bağından: Yakup Kadri Karaosmanoğlu
- Zeytindağı: Falih Rıfkı Atay
- Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri: Falih Rıfkı Atay
- Çankaya: Falih Rıfkı Atay
CUMHURİYET TARİHİ
Mustafa Kemal Atatürk
1881-1938
Mustafa Kemal’in Öğrenim Gördüğü Okullar
- Mahalle Mektebi: Selanik
- Şemsi Efendi İlkokulu: Selanik
- Mülkiye Rüştiyesi: Selanik
- Askerî Rüştiyesi: Selanik
- Askerî İdadisi: Manastır
- Harp Okulu: İstanbul
- Harp Akademisi: İstanbul
Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesi okuluna giderken Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey tarafından “Kemal” adını almıştır.
Mustafa Kemal’in Askerlik Kariyeri
- 1905 yılında Şam 5. Ordu ilk görev yeridir.
- 1907 yılında stajını tamamlayarak Kıdemli Yüzbaşı olmuştur.
- 1909 yılında Hareket Ordusu Kurmay Başkanı olarak Kolağası Yüzbaşı Mustafa Kemal, 31 Mart İsyanı’nı bastıran orduda görev almıştır.
- 1912 yılında Şerif Bey kod adıyla Trablusgarp Savaşı’na katılarak sömürgeciliğe karşı ilk mücadelesini vermiştir.
- Trablusgarp’taki başarılarından dolayı Binbaşı rütbesine yükselmiştir.
- 1913 yılında II. Balkan Savaşı’nda Bolayır Kolordusu Kurmay Başkanıdır.
- 1913 yılında II. Balkan Savaşı’nda gösterdiği başarılarından dolayı Sofya Asker Ataşemiliterliğine getirilmiştir.
- 1914 yılında 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ’da görevlendirilmiştir.
- 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda Arıburnu ve Conkbayırı’ndaki başarılarından dolayı ünü artmıştır.
- Anafartalar Grup Kumandanlığına getirilmiştir.
- 1916’da Kafkas Cephesi’nde 16. Kolordu’da Muş ve Bitlis’i kurtarmış, Tümgeneralliğe yükselmiştir.
- 1917 yılında Veliaht Vahdettin ile Almanya’ya giderek cephede incelemelerde bulunmuştur.
- 1917 yılında Suriye-Filistin Cephesi’ne VII. Ordu Komutanı olarak atanmıştır.
- 1918’de Liman Von Sanders’ten Yıldırım Orduları Komutanlığını almış ve bu görevle beraber I. Dünya Savaşı’nda son görevini yapmıştır.
- 1919 yılında IX. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a çıkmıştır.
- 1919 yılında Erzurum Kongresi’nden önce askerlik mesleğinden istifa etmiştir.
- 1921 yılında Kütahya-Eskişehir Savaşı’ndan sonra Başkomutan seçilmiş ve askerlik mesleğine geri dönerek Sakarya Meydan Muharebesi’nde savaşmıştır.
- 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra kendisine Gazi unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.
Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı Seçilmesi
Mustafa Kemal hayatı boyunca 4 defa Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
- 1923
- 1927
- 1931
- 1935
Nutuk
Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’dan Cumhuriyet sonrası inkılap dönemine kadarki 1927 zaman diliminde olan olayları anlattığı eserin adı Nutuk’tur.
Bu eseri CHP II. Büyük Kurultayı’nda okumuştur.
Nutuk’ta Adı Geçen Kişiler
- Kâzım Karabekir Paşa
- Rauf Bey: Orbay
- Refet Paşa: Bele
- Cemâl Paşa: Mersinli
- Nurettin Paşa: Sakallı
- Kara Vasıf Bey: Karakol
- Zeki Bey: Kadirbeyoğlu
- Celâleddin Arif Bey
- Cafer Tayyar Paşa: Eğilmez
- Ali İhsan Paşa: Sabis
- Bekir Sami Bey: Kunduh
- Rıza Nur Bey
- Çerkez Ethem Bey ve kardeşleri
- Selahattin Bey: Köseoğlu
- Hüseyin Avni Bey: Ulaş
- Ali Rıza Paşa
- Şerif Paşa
- Ahmet İzzet Paşa: Furgaç
- Çürüksulu Mahmut Paşa
- Yahya Kaptan
Atatürk’ün Yazdığı Eserler
- Nutuk: 1927
- Geometri: 1937
- Karlsbad Hatıraları
- Takımın Muharebe Talimi: Almanca’dan çeviri, 1908
- Tâbiye ve Tatbikat Seyahati: 1911
- Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih
- Zabit ve Kumandan ile Hasbihal: 1918
- Cumalı Ordugâhı
- Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları: 1909
- Bölüğün Muharebe Talimi: Almanca’dan çeviri, 1912
- Vatandaş için Medeni Bilgiler
Atatürk’e İlişkin Yazılan Önemli Eserler
- Tek Adam: Şevket Süreyya Aydemir tarafından yazılmış Atatürk biyografisidir.
- Çankaya: Falih Rıfkı Atay tarafından yazılmış, Atatürk’ün hayatını da içeren eserdir.
- Atatürk Ne İdi?: Falih Rıfkı Atay tarafından yazılmış anı ve deneme türünden bir eserdir.
- Babanız Atatürk: Falih Rıfkı Atay tarafından çocuklara yönelik yazılmış, dili sade bir eserdir.
- Gazi Paşa: Attila İlhan tarafından yazılmış bir eserdir.
- Bozkurt: H. Armstrong tarafından yazılmış, Atatürk’ün sağlığında yayımlanan tek biyografisidir.
- Atatürk Modern Türkiye’nin Kurucusu: Andrew Mango tarafından yazılmış biyografik eserdir.
- Atatürk Bir Milletin Doğuşu: Patrick Lord Kinross tarafından yazılmış biyografik bir eserdir.
- Doğunun Kahramanı Atatürk: Bilal Şimşir’in, yabancı basında çıkan haberlere yer vererek Atatürk’ün yaptıklarının dünyadaki yankılarını ve büyük devletlerce kolonileştirilmiş üçüncü dünya ülkelerindeki etkilerini anlattığı kitabıdır.
- Küçük Anılarda Büyük Sırlar: Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını doğumundan önce başlayarak ve Mustafa Kemal ile irtibatı olmuş tarihsel kişiliklere de yer vererek ayrıntılı biçimde anlatan Nurten Aslan eseridir.
- Yükselen Bir Deniz: Can Dündar’ın kaleme aldığı, Atatürk’ün öğrencilik hayatındaki ülke durumunu ve Atatürk beraberliğindeki değişimleri anlatan kitaptır.
- İnkılap ve Kadro: Şevket Süreyya Aydemir tarafından 15 Ocak 1931’de Türk Ocakları Merkez Heyeti binasında verilen bir konferanstan yola çıkılarak 1932’de yayımlanan eserdir.
- Atatürk Devrimi Bir Çağdaşlaşma Modeli: Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yıldönümünde yayımlanmak üzere 1978’de yazım çalışmaları başlayan ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları için Suna Kali tarafından özel olarak hazırlanan kitaptır.
Mustafa Kemal’in Fikir Hayatının Oluşumunda Etkili Olan 4 Kent
- Selanik
- Manastır
- Sofya
- İstanbul
Mustafa Kemal’in Düşünce Hayatını Etkileyen Yabancı Yazarlar
- Herbert George Wells
- Jean-Jacques Rousseau
- Voltaire
- Montesquieu
- Rene Descartes
- Sir Charles Leonard Wooley
- Leone Caetani
- Alfred Cort Haddon
- David Leon Cahun
- Mustafa Celalettin: Polonya asıllıdır.
- H. F. Kvergic
- Joseph De Guignes
- Pittard
Mustafa Kemal’in Düşünce Hayatını Etkileyen Türk Yazarlar
- Namık Kemal
- Mehmet Emin Yurdakul
- Sadri Maksudi Arsal
- Ahmet Mithat
- Abdülhak Hamit Tarhan
- Şehbenderzade Ahmed Hilmi
- Tevfik Fikret
- Ziya Gökalp
- Necim Asım Yazıksız
Mustafa Kemal’in Çok Yönlülüğünü Ortaya Koyan Özellikleri ve Sözleri
Vatan ve Ulus Sevgisi
“Ben, ne yapabildimse ancak onunla yapabildim. Türk’ten daha büyük millet var mıdır?”
Mantıklı ve Gerçekçiliği
“Bizim akıl, mantık, zeka ile hareket etmek en belirgin özelliğimizdir.”
Yaratıcılığı
O’na “Ordu yok” dediler, “yapılır” dedi; “para yok” dediler, “bulunur” dedi; “düşman çok” dediler, “yenilir” dedi. Ve bütün dedikleri oldu.
İdealistliği
“Biz ilhamlarımızı gökten, gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”
İleri Görüşlülüğü
“Geldikleri gibi giderler.”
Önderliği
“Bu zaferi kazanan ben değilim. Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmıştır.”
Birleştirici ve Bütünleştiriciliği
“Milli Mücadelemiz süresince ister Saltanat-Hilafetçi olsun ister ulusal egemenlik yanlısı olsun herkesi vatanın kurtuluşu davasında görmek arzumuz.”
Devrimciliği
İnkılapçılığı
“Türk Milletinin yeteneği ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.”
Çok Cepheliliği
Mustafa Kemal; askerlikten eğitime, sanattan felsefeye, matematikten tarihe, kültürden hukuka kadar değişik alanlarda düşünmüş ve insan zekâsının kavrayabileceği bütün konularla ilgilenmiş, eserler de vermiştir.
Halk Fırkası
- Mustafa Kemal tarafından 9 Eylül 1923 tarihinde kurulmuştur.
- 10 Kasım 1924’te “Cumhuriyet” sözcüğü parti adına eklenmiştir.
Halk Fırkasının Parti Programı
- Egemenlik milletindir.
- Aşar vergisinin kaldırılması gerekir.
- Askerî süresi kısaltılmalıdır.
- Atatürk ilkeleri benimsenmelidir.
- Kanunların düzeltilmesi gerekir.
- Öğretim birliği sağlanmalıdır.
- Özel teşebbüs teşvik edilmelidir.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
- 17 Kasım 1924 tarihinde Cumhuriyet’in ilanından sonra kurulan ilk partidir.
- Aynı zamanda ilk muhalefet partisidir.
- Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Adnan Adıvar ve Rauf Orbay kurucuları arasındadır.
- Parti başkanlığını Kazım Karabekir üstlenmiştir.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının Parti Programı
- Bireysel özgürlükler korunmalıdır.
- Cumhurbaşkanının milletvekilliği kaldırılmalıdır.
- Dinî düşüncelere saygılı olunmalıdır.
- Devlet görevlilerinin siyasi partilere üye olması engellenmelidir.
- Hükûmete ait araziler topraksız çiftçiye verilmelidir.
- Liberal yani serbest ekonomi benimsenmelidir.
- Tek dereceli seçim sistemi benimsenmelidir.
- Yerinden yönetim uygulanmalıdır.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kapatılmasına sebep olan olay Şeyh Sait İsyanı’dır.
Serbest Cumhuriyet Fırkası
- 12 Ağustos 1930 yılında Atatürk’ün isteğiyle Ali Fethi Okyar tarafından kurulmuştur.
Serbest Cumhuriyet Fırkasının Parti Programı
- Cumhuriyetçi, milliyetçi ve laik esaslara bağlı kalınmalıdır.
- Dokunulmazlıklar yürürlükte kalmalıdır.
- Kadınlara siyasi haklar verilmelidir.
- Köylü ve çiftçiye uygun şartlarda krediler verilmelidir.
- Liberal yani serbest ekonomi benimsenmelidir.
- Limanlara uygulanan tekelcilik kaldırılmalıdır.
- Paranın kıymeti korunmalıdır.
- Tek dereceli seçim sistemi benimsenmelidir.
- Teşvik-i Sanayi Kanunu bütünüyle uygulanmalıdır.
- Yabancı sermayenin ülkeye girmesi uygun koşullar altında sağlanmalıdır.
- Vergiler halkın gücü doğrultusunda düşürülmelidir.
Rejim karşıtı baskının parti içinde yükselmesiyle Ali Fethi Bey, rejimi korumak adına partiyi 17 Kasım 1930’da feshetmiştir.
Atatürk İlkeleri
- Atatürk’ün ilkeleri 1937’de çıkarılan bir kanunla 1924 Anayasası’na eklenmiştir.
Cumhuriyetçilik
Atatürk’ün ulus egemenliğini ön planda tuttuğu ilkedir.
Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Ulusal egemenlik
- Ulusal irade
- Yönetim
- Seçim
- Demokrasi
- Çok partili sistem
- Seçme ve seçilme
- Anayasa
Milliyetçilik
Atatürk’ün vatan ve millet sevgisine, millî birlik ve beraberliğe dayanan ilkesidir.
Milliyetçilik ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Ulusal bağımsızlık
- Ulusal bilinç
- Millî birlik
- Millî beraberlik
- Millî tarih
- Millî dil
- Türklük
Laiklik
Atatürk’ün din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması üzerine inşa ettiği ilkesidir.
Laiklik ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Akıl
- Bilim
- Din ve vicdan özgürlüğü
- Düşünce özgürlüğü
- İnanç özgürlüğü
Halkçılık
Atatürk’ün toplum içindeki ayrıcalıkları kaldırmak adına inşa ettiği, her türlü sınıf farklılığını reddeden ilkesidir.
Halkçılık ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Eşitlik
- Sosyal devlet
- Sosyal adalet
- Demokrasi
- Halka hizmet
Devletçilik
Atatürk’ün devletin ekonomik kalkınmayı sağlaması adına doğrudan müdahale durumunu oluşturan ilkesidir.
Devletçilik ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Ekonomi
- Kalkınma
- Yatırım
- Kamulaştırma
- İktisadi çalışma
İnkılapçılık
Atatürk’ün yeni ve çağdaş toplum düzeni yaratma adına benimsediği ilkesidir.
İnkılapçılık ilkesiyle ilgili kavramlar şunlardır:
- Çağdaşlaşma
- Medeniyet
- Devrim
- Değişim
- Modernleşme
- Muasırlaşma
- İlerleme
- Yenileşme
Atatürk Dönemi İnkılapları
Atatürk’ün Siyasi Alanda Gerçekleştirdiği İnkılaplar
- Saltanatın kaldırılması: 1 Kasım 1922
- Ankara’nın başkent ilan edilmesi: 13 Ekim 1923
- Cumhuriyet’in ilanı: 29 Ekim 1923
- Halifeliğin kaldırılması: 3 Mart 1924
- Osmanlı Hanedanının yurt dışına çıkarılması: 3 Mart 1924
- Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi: 5 Aralık 1934
Atatürk’ün Hukuk Alanında Gerçekleştirdiği İnkılaplar
- 1924 Anayasasının ilan edilmesi: 20 Nisan 1924
- Medeni Kanunun ilanı: İsviçre örnek alınmıştır, 1926
- İtalya’dan Ceza Kanunu’nun alınması: 1926
- İsviçre’den Ticaret Kanunu’nun alınması: 1926
- İsviçre’den Borçlar Kanunu’nun alınması: 1926
- İsviçre’den Hukuk Usulü Muhakeme Kanunu’nun alınması: 1927
- Almanya’dan Deniz Ticaret Kanunu’nun alınması: 1929
- Fransa’dan İdare Hukuku’nun alınması: 1929
- Kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı verilmesi: 1930
- İsviçre’den İcra İflas Kanunu’nun alınması: 1932
- Kadınlara muhtarlık seçimlerine katılma hakkı verilmesi: 1933
- Kadınlara milletvekilliği seçme ve seçilme hakkı verilmesi: 1934
Atatürk’ün Eğitim ve Kültür Alanında Gerçekleştirdiği İnkılaplar
- Tevhid-i Tedrisat Kanunu: 3 Mart 1924
- Medreselerin kapatılması: 11 Mart 1924
- Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun: 2 Mart 1926
- Yeni Türk Harflerinin kabulü: 1 Kasım 1928
- Millet Mekteplerinin açılması: 24 Kasım 1928
- Türk Tarih Kurumunun açılması: 15 Nisan 1931
- Halkevlerinin açılması: 19 Şubat 1932
- Türk Dil Kurumunun açılması: 12 Temmuz 1932
Atatürk’ün Toplumsal Alanda Gerçekleştirdiği İnkılaplar
- Kılık, Kıyafet ve Şapka Kanunu: 25 Kasım 1925
- Tekke, Türbe ve Zaviyelerin kapatılması: 30 Kasım 1925
- Miladi takvimin kabulü: 1 Ocak 1926
- Uluslararası rakamların kabulü: 30 Mayıs 1928
- Uluslararası ölçü birimlerinin kabul edilmesi: 1 Nisan 1931
- Hafta tatilinin pazar gününe alınması: 27 Mayıs 1935
- Soyadı Kanunu’nun kabulü: 21 Haziran 1934
Atatürk’ün Ekonomik Alanda Gerçekleştirdiği Çalışmalar
İzmir İktisat Kongresi
İzmir İktisat Kongresi, 17 Şubat 1923 yılında Kazım Karabekir başkanlığında gerçekleştirilmiştir.
Bu kongrede millî iktisadi kararlar alınmıştır.
İzmir İktisat Kongresi Doğrultusunda Yapılan Çalışmalar
- İş Bankası kurulmuştur: 1924
- Ticaret ve Sanayi Odası Kanunu çıkarılmıştır: 1925
- Yerli kumaştan elbise giyilmesi hakkında kanun çıkarılmıştır: 1925
- Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıştır: 1927
Atatürk Döneminde Ekonomi Alanındaki Diğer Gelişmeler
- Aşar vergisi kaldırılmıştır: 1925
- Atatürk Orman Çiftliği açılmıştır: 1925
- Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuştur: 1925
- İlk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası açılmıştır: 1926
- İlk özel fabrika olan Uşak Şeker Fabrikası açılmıştır: 1926
- Kayseri Uçak Fabrikası açılmıştır: 1926
- Emlak ve Eytam Bankası kurulmuştur: 1926
- Kabotaj Kanunu ilan edilmiştir: 1926
- İlk kâğıt para tedavüle çıkarılmıştır: 1927
- Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuştur: 1928
- Toprak Reformu Kanunu çıkarılmıştır: 1929
- Gümrük Tarife Kanunu çıkarılmıştır: 1929
- Deniz Ticaret Kanunu çıkarılmıştır: 1929
- Türk Parasını Koruma Kanunu çıkarılmıştır: 1930
- Merkez Bankası kurulmuştur: 1930
- Türkiye Sanayi Kredi Bankası kurulmuştur: 1932
- Zirai Donatım Kurumu açılmıştır: 1932
- Sümerbank kurulmuştur: 1933
- Halk Bankası kurulmuştur: 1933
- İller Bankası kurulmuştur: 1933
- I. Beş Yıllık Sanayi Planı yürürlüğe girmiştir: 1934
- Etibank kurulmuştur: 1935
- Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur: 1935
- İzmir Enternasyonel Fuarı açılmıştır: 1936
- Denizbank kurulmuştur: 1937
- Fiskobirlik kurulmuştur: 1938
- Toprak Mahsulleri Ofisi açılmıştır: 1938
Atatürk’ün Ulaşım ve Bayındırlık Alanında Gerçekleştirdiği Çalışmalar
- Sivas-Erzurum Demiryolu ihalesi, Türk müteahhitlerin yaptığı ilk demiryoludur: 1923
- Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü kurulmuştur: 1924
- Anadolu demiryollarının devletleştirilmesi kanunu çıkarılmıştır: 1924
- Yol Mükellefiyet Kanunu çıkarılmıştır: 1925
- Türk Teyyare Cemiyeti kurulmuştur: 1925
- İlk planör uçuşu yapılmıştır: 1925
- Teyyare Mektebi açılmıştır: 1925
- İlk sivil teyyare okulu Vecihi Hürkuş tarafından açılmıştır: 1932
- Türkkuşu Okulu açılmıştır: 1935
- İlk baraj olan Çubuk Barajı açılmıştır: 1936
- Motorlu Uçak Okulu açılmıştır.
- İlk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen’dir: 1936
- İlk spor kompleksi Ankara 19 Mayıs Stadyumu açılmıştır: 1936
- Denizbank kurulmuştur: 1937
- Devlet Hava Yolları Genel Müdürlüğü kurulmuştur: 1938
Atatürk Döneminde Sağlık Alanında Gerçekleştirilen Çalışmalar
- Yeşilay kurulmuştur: 1920
- Sağlık Bakanlığı oluşturulmuştur: 1920
- Çocuk Esirgeme Kurumu kurulmuştur: 1921
- Heybeliada Sanatoryumu kurulmuştur: 1924
- Umumi Hıfzıssıhha Kanunu çıkarılmıştır: 1930
- Sağlık ocaklarının temeli sayılan Etimesgut Numune Dispanseri kurulmuştur: 1930
- Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilatı ve Memurin Kanunu çıkarılmıştır: 1936
İlk Nüfus Sayımı
1926’da kurulan Devlet İstatistik Enstitüsü dahilinde gerçekleştirilen ilk nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır.
Şapka Devriminin Başlatıldığı Yer
Atatürk, yurt gezisi sırasında Şapka Devrimi’ni Kastamonu-İnebolu’da başlatmıştır.
Mustafa Kemal’in İlk Basın Toplantısı
Mustafa Kemal’in büyük gazetelerin başyazarlarıyla beraber gerçekleştirdiği ilk basın toplantısı İzmit’te yapılmıştır.
Bu basın toplantısı 1923 yılında gerçekleşmiştir.
Ankara’nın Başkent Olması
Ankara’nın başkent olması hakkında yasa tasarısını meclise sunan isim İsmet İnönü’dür.
Türkiye’nin İlk Başbakanı ve İlk Meclis Başkanı
- İsmet İnönü: İlk başbakan
- Ali Fethi Okyar: İlk meclis başkanı
Mustafa Kemal Döneminde Gerçekleşen İsyanlar
Nasturi İsyanı
7 Ağustos – 26 Eylül 1924
Hakkari ve çevresinde Musul’u almak isteyen İngiltere’nin kışkırtmaları sonucunda bölgedeki Nasturilerin bağımsızlık için çıkardığı isyandır.
Bu isyan, VII. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Paşa tarafından bastırılmıştır.
Şeyh Sait İsyanı
13 Şubat 1925
- Rejime karşı çıkarılan ilk isyandır.
- İngiltere tarafından desteklenmiştir.
- İsyanın bastırılmasında başarı gösteremeyen Fethi Okyar Hükûmeti’nin istifasına sebep olmuştur.
- Yeni kurulan İsmet Paşa Hükûmeti tarafından sıkıyönetim ve seferberlik ilan edilmiştir.
- Takrir-i Sükûn Yasası çıkarılmıştır.
- İsyan bastırılmıştır.
- İsyan yüzünden Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştır.
- Çok partili hayata geçiş denemesi kesintiye uğramıştır.
- Musul kaybedilmiştir.
Atatürk’e Suikast Girişimi
15 Haziran 1926
- Ziya Hurşit, Laz İsmail, Şükrü Bey, Arif Bey, Gürcü Yusuf ve Çopur Hilmi gibi ele başlarının bulunduğu suikast girişimidir.
- Giritli Şevki’nin durumu ihbar etmesiyle suikast girişimi sonuçsuz kalmıştır.
- Geniş çaplı soruşturma sonucunda İzmir ve Ankara’daki İstiklal Mahkemelerinde yargılamalar yapılmıştır.
- Elebaşları idama mahkûm edilmiştir.
- Milli Mücadele döneminin önemli paşaları da davada yargılanmıştır.
- Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele ve Cafer Tayyar Paşalar beraat etmiştir.
- Rauf Orbay 10 yıl kalebentlik cezasına çarptırılmış, daha sonra cezası sürgüne çevrilmiştir.
Menemen Olayı
23 Aralık 1930
- Rejime ve laik düzene karşı çıkarılan isyandır.
- İsyan bastırılmıştır.
- Sorumluları Divan-ı Harp’te yargılanmıştır.
Ağrı İsyanları
1926-1930
- Ağrı ve Doğubeyazıt’ta çıkarılan isyandır.
- 1930’da bastırılmıştır.
- Sorumluları Adana Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmıştır.
Bursa Olayı
1 Şubat 1933
- Konyalı İbrahim önderliğinde Türkçe ezana karşı çıkarılan bir olaydır.
- Atatürk bu gelişme için “Bu olay din meselesi değil, dil meselesidir.” demiştir.
Çerkez Ethem’in Suikast Girişimi
1935
- Suikastçilerden birinin durumu ihbar etmesiyle olay önlenmiştir.
Dersim Olayları
1937
- Seyit Rıza önderliğinde başlayan başkaldırı, Tunceli ve çevresinde geniş bir bölgeye yayılmıştır.
- Hükûmet olayları bastıramamıştır.
- Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği harekâtlar sonucunda çok sayıda insan hayatını kaybetmiştir.
- Daha sonraki yıllarda dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Dersim’de yaşananlarla ilgili devlet adına özür dilenebileceğini belirtmiştir.
- CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da 2014 yılında yaşanan olaylarla ilgili partisi adına özür dilediğini açıklamıştır.
Atatürk Döneminde Dış Politikada Yaşanan Gelişmeler
Yabancı Okullar
- Fransa ile yaşanan bir sorundur.
- Türkiye, 1926’da çıkardığı Maarif Teşkilatı Kanunu ile yabancı okulları üzerindeki hâkimiyetini sağlamıştır.
- Türk Devleti’nin Lozan’dan sonra dış politikadaki ilk başarısıdır.
Osmanlı Borçları
- Osmanlı’nın en çok borcu Fransa’ya olduğundan en çok Fransa ile yaşanan sorundur.
- 1954 yılında Türkiye’nin payına düşen tüm borçlar ödenmiştir.
Musul Sorunu
- Türkiye’nin kendi iç meseleleri yüzünden avantajını kaybettiği bir olaydır.
- 1926 yılında Ankara Antlaşması’yla Musul ve Kerkük, İngiltere’nin güdümündeki Irak’a bırakılmıştır.
- Hakkari Türkiye’de kalmıştır.
- Misakımillî’nin dışında kalan son yer Musul’dur.
Nüfus Mübadelesi
Etabli
- Yunanistan ile yaşanan bir sorundur.
- 10 Haziran 1930 yılında Ahali Mübadelesi Antlaşması’yla değişim gerçekleşmiştir.
- Batı Trakya’daki Türkler ve İstanbul’daki Rumlar hariç tutulmuştur.
Fener Rum Patrikhanesi Sorunu
- Yunanistan ile yaşanan bir sorundur.
- 1925’te çözülmüştür.
Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması
1925
- 1925’te Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması imzalanmıştır.
Türk-İran Güvenlik ve Dostluk Antlaşması
1926
- 1926’da Türk-İran Güvenlik ve Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
Bozkurt-Lotus Olayı
2 Ağustos 1926
- Türk ve Fransız gemisinin Ege’de çarpışması sonucunda yaşanan gerginliktir.
İtalya ile Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması
1928
- 1928’de İtalya ile Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması imzalanmıştır.
Türk-Afgan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması
1928
- 1928’de Türk-Afgan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalanmıştır.
- Türkiye’ye ilk resmî ziyareti gerçekleştiren kişi Amanullah Han’dır.
Cenevre Silahsızlanma Konferansı
1928
- 1928’de barışa katkı sağlamak adına Cenevre Silahsızlanma Konferansına katılım gerçekleşmiştir.
Briand-Kellogg Paktı
- Türkiye 1929 yılında bu pakta üye olmuştur.
Litvinov Protokolü
- Türkiye barışa katkı sağlamak adına 1929 yılında bu protokolü onaylamıştır.
Milletler Cemiyetine Üyelik
1932
- Türkiye’nin üye olduğu ilk uluslararası örgüttür.
- Cemiyetteki ilk temsilcimiz Cemal Hüsnü Taray’dır.
Balkan Antantı
9 Şubat 1934
- İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politika izlemeleri üzerine imzalanmıştır.
- Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında imzalanan güvenlik antlaşmasıdır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi
20 Temmuz 1936
- Boğazlar Komisyonu kaldırılmıştır.
- Boğazların yönetimi tamamen Türkiye’ye verilmiştir.
- Böylelikle bu problem Misakımillî’ye göre çözümlenmiştir.
Akdeniz Paktı
1936
- İngiltere ve Fransa’nın bölgedeki İtalya tehdidine karşı oluşturduğu sözleşmedir.
- Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya da bu pakta katılmıştır.
Sadabad Paktı
8 Temmuz 1937
- İtalya’nın Orta Doğu’da yayılmacı politika izlemesi üzerine güvenliklerini sağlamak isteyen devletler arasında imzalanmıştır.
- Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanan antlaşmadır.
Nyon Paktı
14 Eylül 1937
- Akdeniz’deki İtalya tehdidine karşı imzalanmıştır.
- İngiltere, Bulgaristan, Fransa, Türkiye, Yunanistan, Romanya, SSCB, Mısır ve Yugoslavya arasında imzalanan antlaşmadır.
Hatay
- Mustafa Kemal’in “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz.” sözüyle kastettiği yer Hatay’dır.
- Mustafa Kemal’in sağlığında gerçekleşmesini çok arzuladığı ancak başaramadığı iki önemli gelişme, çok partili demokratik yaşam ve Hatay’ın anavatana katılmasıdır.
Atatürk Adına Özel Sayı Yayımlayan Gazete
- Atatürk adına 6 Ağustos 1938’de özel sayı yayımlayan dünyaca ünlü gazete Times’tır.
Atatürk Dönemi Başbakanları
- İsmet İnönü
- Ali Fethi Okyar
- Celal Bayar
Atatürk Dönemi Meclis Başkanları
- Ali Fethi Okyar
- Kazım Özalp
- Mustafa Abdülhalik Renda
Mustafa Abdülhalik Renda, TBMM tarihinde en uzun süre Meclis Başkanlığı yapan kişidir.
Atatürk’ün Vefatı
- Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda vefat etmiştir.
- Atatürk’ün öldüğü gün Anayasa’nın 33. maddesi uyarınca TBMM Başkanı Abdülhalit Renda, seçimler yapılana kadar makama vekâlet etmiştir.
- Ertesi gün TBMM’deki seçimlerde 348 milletvekilinin tümünün oyunu alarak İsmet İnönü Türkiye’nin ikinci cumhurbaşkanı olmuştur.
- Atatürk’ün naaşı Ankara’ya getirildikten sonra 1953 yılına kadar Ankara Etnografya Müzesi’nde tutulmuştur.
- Anıtkabir inşa edildikten sonra buraya defnedilmiştir.
İsmet İnönü
1938-1950
- 18 Ocak 1940 yılında II. Dünya Savaşı’nın kötü şartlarından korunabilmek için çıkarılan kanun Milli Koruma Kanunu’dur.
- 17 Nisan 1940 yılında Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç önderliğinde halkın kültür seviyesini yükseltmek ve öğretmen yetiştirmek için açılan okullar Köy Enstitüleridir.
- Savaş yıllarının olumsuz etkileri yüzünden 13 Ocak 1942’de Ekmek Karnesi çıkarılmıştır.
- İsmet İnönü dönemi Başbakanı Şükrü Saracoğlu’nun sözünü ettiği kanun Varlık Vergisi Kanunu’dur.
- Varlık Vergisi Kanunu 9 Kasım 1942’de çıkarılmıştır.
- Milli Şef döneminde II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’deki tarım ürünlerinin fiyatlarındaki artışlardan yüksek gelir elde edenlerin vergilendirildiği kanun Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu’dur.
- Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu 1944 yılında çıkarılmıştır.
- İnönü döneminde toprağı olmayan ya da yetmeyen çiftçilerin aileleriyle birlikte geçimlerini sağlayacak ve iş güçlerini değerlendirecek ölçüde toprak edinmeleri amacıyla çıkarılan kanun Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’dur.
- Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu 1945 yılında çıkarılmıştır.
Harika Çocuk Yasasından Faydalanan İsimler
- İdil Biret
- Suna Kan
- Verda Erman
- Gülsin Onay
- Hüseyin Sermet
- İsmail Aşan
- Fuat Kent
- Selman Ada
- Ateş Pars
Dörtlü Takrir
Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşmeleri devam ederken hem bu kanuna hem de Toprak Mahsulleri Vergisi Kanunu’na karşı olan ve Dörtlü Takrir adı ile önerge veren isimler şunlardır:
- Adnan Menderes
- Celal Bayar
- Refik Koraltan
- Fuat Köprülü
İsmet İnönü ile İlgili Önemli Bilgiler
- Şevket Süreyya Aydemir’in İnönü’yü konu aldığı eseri İkinci Adam’dır.
- İsmet İnönü’den sonra CHP Genel Başkanlığına Bülent Ecevit gelmiştir.
- İsmet İnönü’nün kabri günümüzde İsmet İnönü Lahti, Anıtkabir’dedir.
Celal Bayar
1950-1960
- Kurtuluş Savaşı’nda “Galip Hoca” kod adıyla özellikle Batı Cephesi’nde etkin olmuştur.
- Atatürk döneminin son başbakanıdır.
- Türkiye Cumhuriyeti’nin 3. Cumhurbaşkanıdır.
- Türkiye’de “Beyaz Devrim” olarak adlandırılan olay 1950 seçimleridir.
- 1950 seçimleri gizli oy, açık sayım sistemiyle yapılmıştır.
- Celal Bayar Cumhurbaşkanlığı döneminde başbakanlık yapan isim Adnan Menderes’tir.
- Celal Bayar Cumhurbaşkanlığı döneminde Meclis Başkanlığı yapan isim Refik Koraltan’dır.
- Adnan Menderes döneminde Birleşmiş Millet çağrısına uyarak Türkiye’nin asker gönderdiği savaş Kore Savaşı’dır.
- Türkiye, Celal Bayar döneminde NATO’ya üye olmuştur.
- Türkiye’nin ilk NATO temsilcisi Fatih Rüştü Zorlu’dur.
Adnan Menderes Başbakanlığı Döneminde Yaşanan Önemli Olaylar
- Ezanın Arapça okunma yasağı kaldırılmıştır.
- Din dersi okullarda mecburi olmuştur.
- Atatürk aleyhinde işlenen suçlar hakkında kanun 1951 yılında çıkarılmıştır.
- Halkevleri kapatılmıştır.
- Köy Enstitüleri kapatılmıştır.
- Atatürk’ün naaşı 1953’te Anıtkabir’e taşınmıştır.
- Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan siyasi iş birliği ve karşılıklı yardım antlaşması olan Balkan Paktı, 9 Ağustos 1954 tarihinde kurulmuştur.
- Daha sonradan adı CENTO olacak Bağdat Paktı, Irak ile beraber 1955 yılında kurulmuştur.
- ODTÜ kurulmuştur.
- Erzurum Atatürk Üniversitesi kurulmuştur.
- Ankara Yüksek Öğretmen Okulu açılmıştır.
- Din öğretmeni yetiştirmek amacıyla İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü açılmıştır.
Celal Bayar Döneminin Sosyo-Kültürel Gelişmeleri
- Köyden kente göç hız kazanmıştır.
- İlk renkli Türk filmi gösterime girmiştir. Bu film Halıcı Kız’dır.
- Zeki Müren, Neşet Ertaş ve Müzeyyen Senar gibi önemli müzisyenler bu dönemde etkindir.
- Edebiyat alanında 1940’lı yıllara damga vuran Garip Akımı’na karşı İkinci Yeniciler hareketi ortaya çıkmıştır.
27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi
- 27 Mayıs 1960 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe yapılmıştır.
- Darbe ile düşürülen Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dır.
- Darbe ile düşürülen Başbakan Adnan Menderes’tir.
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ
I. Dünya Savaşı Sonrasındaki Gelişmeler
İngiltere
En büyük rakibi Almanya’yı devre dışı bırakarak Avrupa’dan İngiltere’ye gelebilecek tehlikelerden ve denizlerde de bu devletin rekabetinden kurtulmuş oldu. Fransa’yı ikinci plana iterek Avrupa’nın ve dünyanın bir numaralı devleti hâline geldi.
Fransa
Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yenilmesi ile sınırlarındaki iki büyük tehlikeden kurtulmuş oldu ancak İngiltere’nin gerisinde kaldı.
İtalya
Avusturya’dan aldığı topraklarla sınırlarını kuzeye doğru genişletti. Elde ettiği toprak ve adalarla Akdeniz ve çevresinde güçlü bir konuma geldi.
ABD
ABD’nin I. Dünya Savaşı’na katılışı, Amerika’nın yalnızlık politikası olan Monroe Doktrini’nden ilk ayrılışıdır. Savaştan sonra ABD, Avrupa ile ilgisini keserek Monroe Doktrini’ne geri dönmüştür.
Japonya
Savaştan çekilen ilk devlettir. Uzak Doğu’da geniş çıkarlar elde ederek bu bölgede söz sahibi olmuştur.
Rusya
- Bolşevikler yönetimi ele geçirdi: Ekim 1917
- Brest-Litovsk Antlaşması’nı imzaladı ve savaştan çekildi: 3 Mart 1918
- Lenin, NEP yani Novaya Ekonomiçeskaya Politika adı verilen yeni ekonomi politikasını ilan etti: 1921
- Devlet, 1 Ocak 1923’te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği yani SSCB adını aldı.
- Joseph Stalin, Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nı uygulamaya koyarak SSCB’nin kendi öz kaynaklarıyla kalkınmasını sağlamayı amaçladı: 1928
- Tarım toprakları birleştirilerek kolektifleştirme politikası izlendi.
- 1930’dan itibaren toplumun tüm kesimleri için eğitim mecburi oldu.
- Bilim ve teknoloji alanında büyük ilerleme kaydedildi.
- Eski fabrikalar modernleştirildi.
- Traktör imalatı ve demir-çelik alanlarında yeni fabrikalar kuruldu.
- 1950’den sonra Sibirya’daki petrol, gaz ve maden rezervleri işletilmeye başlandı.
1929 Ekonomik Krizi
Kara Perşembe olarak adlandırılan 1929 Ekonomik Krizi, ABD’de New York Borsası’nın çökmesi ile ortaya çıkmıştır.
1929 Ekonomik Krizinin Sonuçları
- Bu süreçte çok sayıda banka batmış, binlerce insanın mal varlığı yok olmuştur.
- Piyasadaki para bir anda yok olduğundan insanlar ihtiyaçlarını karşılamada takas yoluna giderek bir nevi değiş-tokuş ekonomisine geri dönmüşlerdir.
- İnsanlar maddi varlıklarıyla beraber sosyal konumlarını ve ruh sağlıklarını da kaybetmişlerdir.
- Kriz en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuştur.
- Bu kentlerde işsizler ve evsizler ordusu oluşmuştur.
- Krizden etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuştur.
- Tarım ürünü fiyatlarındaki yüzde 40-60’lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge insanını kötü etkilemiştir.
- Dünya ticareti yüzde 7 oranı civarında düşmüştür.
- J. Steinbeck’in Gazap Üzümleri adlı eseri krizi ve sonrasını konu alır.
Krizin Türkiye’ye Etkileri
- Türkiye korumacı-devletçi iktisat politikalarına yönelmiştir.
- Dış ticaret ve döviz üzerinde devlet denetimi artırılmıştır.
- İthalata miktar kısıtlamaları getirilmiştir.
- Gümrük vergileri yükseltilmiştir.
- Yerli Malı Haftası ilan edilmiştir.
- Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulmuştur.
- Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin başkanlığını dönemin TBMM Başkanı Kazım Özalp yürütmüştür.
Milletler Cemiyeti
10 Ocak 1920’de asil üyelerini I. Dünya Savaşı’nda galip gelen devletlerin oluşturduğu, dünya barışı için kurulan cemiyet Milletler Cemiyeti’dir.
Türkiye, 1932’de cemiyete katılmıştır.
Locarno Antlaşması
Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasında 1 Aralık 1925’te Londra’da imzalanan sözleşme sonrası oluşturulan, barışı korumaya yönelik antlaşma Locarno Antlaşması’dır.
Briand-Kellogg Paktı
27 Ağustos 1928’de Paris’te ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Polonya, Çekoslovakya ve Belçika arasında imzalanmıştır.
Aynı yıl Sovyetler Birliği ve Türkiye de bu pakta dahil olmuştur.
Barışı muhafaza etmek için kurulan pakt Briand-Kellogg Paktı’dır.
İki Dünya Savaşı Arasında Yaşanan Gelişmeler
İtalya’da Faşizm
Mussolini’nin İtalya’da başbakanlığa oturması ve İtalya’da faşizmin egemen olmasında rolü olan grup Kara Gömlekliler’dir.
“Her şey devlet içinde ve devlet için, hiçbir şey devlet dışında ve başka bir şey için değildir.” sözüyle ön plana çıkan faşist lider Mussolini’dir.
Bu söz Scala Nutku içinde geçmektedir.
Almanya’da Weimar Anayasası
Versay Antlaşması’nın imzalanması ile ağır yaptırımlara maruz kalan Almanya’nın Ağustos 1919’da kabul ettiği ve demokratik düzene geçtiği anayasa Weimar Anayasası’dır.
Almanya’da Nazizm
30 Ocak 1933’te Almanya’da başbakan olan ve aynı yıl meclisten olağanüstü yetkiler alarak diktatörlüğünü ilan eden Nazi Partisi lideri Adolf Hitler’dir.
Gestapo
Hitler döneminde kişiler ve grup üzerinde sınırsız yetki kuran, birini mahkeme kararı olmadan tutuklayıp alıkoyabilen Alman gizli servisinin adı Gestapo’dur.
Hayat Sahası
Almanya’nın üzerinde bulunduğu toprakların Alman ırkına yeterli gelmeyeceğine ilişkin mevcut olan fikrin, Hitler tarafından yayılma politikasının bir gerekçesi olarak kabul edilmesi sonucunda ortaya çıkan kavramın adı Hayat Sahası’dır.
İspanya İç Savaşı
İspanya’da iç savaş sonrasında iktidara gelen ve Batılı devletler tarafından dışlanan diktatör lider Franco’dur.
Pablo Picasso’nun İspanya İç Savaşı’nı konu alan tablosunun adı Guernica’dır.
İki Dünya Savaşı Arasında Bilimsel, Kültürel ve Teknik Gelişmeler
- Avrupa’da kara yolları ve demiryolları yapılarak ulaşım kolaylaştırıldı.
- Kıtalar arası ulaşımda gemilerin yanında havacılık teknolojisinin gelişmesiyle birlikte uçaklar da kullanılmaya başlandı.
- Yeni bir mimari tarz olan Bauhaus akımının temsilcileri, 1933’te Nazilerin baskıları sonucu farklı ülkelere giderek bu anlayışı geliştirip yaygınlaştırdı.
- ABD’de New York’ta 1931’de tamamlanan Empire State Building ile beraber gökdelenlerin sayısında artış görüldü.
- Radyo gelişti ve “konuşan basın” dönemi başladı.
- Einstein’in izafiyet teorisi yeni bir çığır açtı.
- Fizik alanında nükleer protonu Rutherford 1919’da keşfetti.
- Pozitif elektronu Anderson 1931’de keşfetti.
- Nötronu Chadwick 1934’te keşfetti.
- Uranyum fizyonu 1939’da Almanya’da gerçekleştirildi.
- Frédéric ve Irène Joliot-Curie ile Enrico Fermi, yapay radyoaktiviteyi buldu.
- Banting ve Best 1922’de insülini ayrıştırmayı başardı.
- Tüberküloza karşı ilk etkili silah olan BCG aşısı, 1921’de Calmette ve Guerin tarafından bulundu.
- Alexander Fleming 1929’da penisilini keşfetti.
- Tiyatroda bir yenilenme sürecine girildi.
- Aktör ve seyirciye eleştiri hakkı tanınarak günümüz tiyatrosuna öncülük edildi.
- Sürrealizm akımı doğdu.
- Sürrealizm akımının en önemli temsilcisi Salvador Dali’dir.
- İki savaş arasında klasik müziğe dönüş yaşandı.
II. Dünya Savaşı
II. Dünya Savaşının Genel Sebepleri
Almanya
Adolf Hitler, öncelikle Orta Avrupa, ardından Doğu ve Batı Avrupa’yı Almanya topraklarına katmak amacındadır. İkincil planı ise Asya’yı, özellikle Sovyetler Birliği ve Yakın Doğu’daki stratejik noktaları ele geçirmektir.
Japonya
I. Dünya Savaşı sonunda Almanya’nın Uzak Doğu sömürgeleri Japonya’ya verilmişti. Üstelik Çin’in bir bölümü de Japonya’nın hâkimiyetindeydi. Ancak bu kadar sömürge bile hızla sanayileşen ve büyüyen Japon ekonomisini doyuramıyordu.
Ekonomik çıkarlar için ABD ile yakınlaşan Japonya, savaşın patlak vermesi ile Almanya’ya yakınlaşmıştır. Pearl Harbor Saldırısı ile kesin olarak savaşa girmiştir.
ABD
Savaşın başında tarafsız kalan ABD, sonraları Fransa ve Birleşik Krallık’a silah yardımı yapmıştır.
Japonya tarafından Pearl Harbor’da saldırıya uğramış ve kesin olarak savaşa girmiştir. ABD’nin savaşa girmesi ve Almanların Sovyetler Birliği’ni istila etmesi savaşın seyrini değiştirmiştir.
Almanya genişleme politikası yerine var olan sınırlarını koruma politikasını uygulamıştır.
Sovyetler Birliği
Sovyetler Birliği, I. Dünya Savaşı’ndan sonra batı yerine Orta Asya’ya yönelik politikalar izlemiştir.
Zengin petrol rezervleri sayesinde savaşta lojistik ve teknoloji alanlarında en güçlü devletlerden biri olmuştur.
Almanya ile saldırmazlık antlaşması yapmasına rağmen Alman istilasına uğramıştır.
Almanların bu istilası ve SSCB’ye karşı aldığı yenilgiler II. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirmiştir.
Birleşik Krallık
İngiltere
Adolf Hitler tarafından Avrupa’daki tek rakip olarak görülen Birleşik Krallık, Almanya’nın Avrupa’nın tamamına yayılmasını önlemiştir.
ABD tarafından sürekli mühimmatla desteklenen Birleşik Krallık, ABD’nin savaşa girmesine kadar özellikle Kraliyet Hava Kuvvetleri ile ön plana çıkmış, Orta Avrupa’da kesin bir hava hâkimiyeti sağlamıştır.
ABD’nin savaşa girmesiyle birlikte kara kuvvetleriyle ön plana çıkan Birleşik Krallık, II. Dünya Savaşı’nın en büyük aktörü olmuştur.
İtalya
I. Dünya Savaşı’ndan istediğini alamayan İtalya, dar bir sömürge alanıyla sanayisini beslemeye çalışıyordu.
Mussolini faşist politikaları nedeniyle Avrupa’da sorun teşkil ediyordu.
İtalya’nın eski Roma İmparatorluğu gibi güçlü bir devlet olmasını isteyen Mussolini, Almanya ile yakınlaşarak Mihver devletler blokunda savaşa girmiştir.
İtalya; Kuzey Afrika ve Balkanlar’da ilerlemiştir.
II. Dünya Savaşında Bloklar
Mihver Devletler ve Liderleri
- Almanya: Adolf Hitler
- İtalya: Mussolini
- Japonya: Hirohito
Müttefik Devletler ve Liderleri
- İngiltere: N. Chamberlain, W. Churchill, C. Attlee
- Fransa: H. Philippe Pétain
- ABD: F. Roosevelt, H. Truman
- SSCB: J. Stalin
Almanya’nın 1 Eylül 1939’da Polonya’ya saldırmasıyla II. Dünya Savaşı başlamıştır.
II. Dünya Savaşı Sürecinde Yaşanan Önemli Gelişmeler
- Almanya’nın Norveç’i işgali üzerine İngiltere’de Churchill, Chamberlain’ın yerine geçti: 10 Mayıs 1940
- 10 Haziran’da İtalya, İngiltere ve Fransa’ya savaş açtı.
- Ağustosta İtalya, İngiltere’ye karşı Kuzey Afrika’da harekâta başladı.
- İtalya, Ekimde Yunanistan’a saldırdı ancak başarısız oldu ve Adriyatik’e çekildi.
- Fransa’ya saldırmayı planlayan Almanya, Danimarka ile Norveç’i ele geçirdi.
- Almanya, 10 Mayıs 1940’ta Hollanda, Belçika ve Fransa’ya saldırdı.
- Hollanda ve Belçika kısa sürede Almanya tarafından ele geçirildi.
- Fransa da düştü.
- 22 Haziran’da Almanya ile Fransa arasında ateşkes kararı alındı.
- Yapılan antlaşma ile Fransa topraklarının büyük bir bölümünü işgal eden Almanya, kalan bölümde de kendi kontrolünde Vichy Hükûmeti’ni kurdu.
- ABD, tarafsızlık politikasına devam etti.
- Fransız General de Gaulle, Londra’ya kaçarak Fransa’nın kurtuluşu için mücadele başlattı.
- ABD savaşa girdi.
- 9-10 Ağustos 1941’de ABD ve İngiltere bir araya gelerek Atlantik Bildirisi’ni yayımladı.
- ABD, II. Dünya Savaşı’na girince Kasım 1942’de Fransa’ya ait Atlas Okyanusu ve Akdeniz kıyılarına asker çıkardı.
- Nisan 1942’de Japonya, Avustralya’da durduruldu.
- Mayıs 1942’de Amerikan ve Japon filoları Mercan Denizi’nde karşılaştı ve Japonya burada yenildi.
- Temmuz 1943’te önce Sicilya’nın stratejik noktalarına hava saldırısı düzenlendi, ardından denizden çıkarma yapıldı.
- İngiltere ve ABD’nin bu harekâtı, Stalingrad ölçüsünde bir başarı olmamakla beraber Mihver Devletlerin Avrupa’daki yenilmezliği sona erdi.
- 6 Haziran 1944’te Alman işgali altındaki Fransa’ya İngiliz ve ABD birlikleri Normandiya Çıkarması yaptı.
- Almanların çok iyi tahkim ettikleri için hiç beklemedikleri Normandiya’dan Müttefik donanması büyük bir çıkarma yaptı.
- Müttefik birlikleri büyük kayıplara rağmen başarılı oldu.
- Müttefik birlikleri, Fransa’nın güneyinden gelen birliklerle birleşerek 26 Ağustos’ta Paris’e ulaştı.
- Fransa işgalden kurtarıldı.
- San Francisco Konferansı sırasında 7 Mayıs 1945’te Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.
- Almanya’nın teslim olmasıyla Avrupa’da savaş sona erdi.
- 6 Ağustos’ta Hiroşima’ya atılan ilk atom bombası ile 70.000 kişi öldü.
- 9 Ağustos’ta Nagazaki’ye atılan ikinci atom bombası ile 80.000 kişi öldü.
- ABD’nin Hiroşima üzerine atom bombasını kullanmasının ardından SSCB, 8 Ağustos’ta Japonya’ya savaş ilan etti.
- SSCB, Mançurya’yı ve 38. enlemin kuzeyindeki Kore topraklarını işgale başladı.
- Japonya, 14 Ağustos’ta kayıtsız şartsız teslim oldu.
- 2 Eylül 1945’te ateşkes antlaşması imzalandı.
- II. Dünya Savaşı sona erdi.
Savaş Sürecinde Düzenlenen Önemli Konferanslar
Kazablanka Konferansı
14-24 Ocak 1943
Roosevelt ile Churchill arasında yapılan bir görüşmedir.
Kazablanka Konferansında Alınan Kararlar
- Mihver devletleri ve bunların Balkan müttefikleri ile “kayıtsız şartsız teslim” dışında bir barış yapılmaması kararlaştırıldı.
- Nihai barış koşulları Alman, İtalyan ve Japon halklarına açıklanmadan önce bu ülke liderlerinin kesin yenilgiyi dünya kamuoyu önünde kabul etmeleri gerektiği yolunda savaşan ülke halklarına güvence verilmesi kararlaştırıldı.
- Rusya üzerindeki baskıyı azaltmak için Sicilya Adası’na çıkarma yapılması ve Almanya üzerindeki baskının artırılması kararlaştırıldı.
- Balkanlarda ikinci bir cephenin açılması için Türkiye’nin savaşa katılması yönünde gerekli hazırlıkların yapılması kararlaştırıldı.
- Almanya’nın savaşma azim ve iradesi zayıflatılınca Avrupa’da bir cephe açılması kararlaştırıldı.
Washington Konferansı
12-26 Mayıs 1943
Roosevelt ile Churchill arasında gerçekleştirilen bir konferanstır.
Washington Konferansında Alınan Kararlar
- İtalya işgal edilecek ve savaşta saf dışı bırakılacaktı.
- İkinci cephe Fransa’da açılacaktı.
- Barışı koruma sorumluluğu ABD, İngiltere, SSCB ve Çin’e verilecekti.
- Türk hava alanlarından yararlanılmak için hazırlıklar yapılacaktı.
- Türkiye’nin Balkan Federasyonuna dahil olması yönünde kararlar alınmıştır.
Quebec Konferansı
14-24 Ağustos 1943
Churchill, İngiliz Genelkurmayı ve Amerikan Genelkurmayı arasında Quebec’te yapılan konferanstır.
Quebec Konferansında Alınan Kararlar
- İkinci cephe Fransa Normandiya kıyılarında açılacaktı.
- Almanya’nın bombalanmasına ve İtalya’nın işgaline devam edilecekti.
- Türkiye savaşa dahil edilmek istenmiştir.
- İsmet İnönü’nün savaşta tarafsız kalma ve savaşa katılmama yönündeki kararlılığının, İngiltere ile birlikte hareket eden ABD baskısıyla kırılmasında ısrar edilmiştir.
I. Moskova Konferansı
1943
İngiltere, ABD ve SSCB dışişleri bakanları arasında düzenlenmiştir.
I. Moskova Konferansında Gündeme Gelen Konular
- Almanya’ya karşı yeni bir cephe açmak
- Türkiye’yi de savaşa katmak
- Savaş sonrası barış düzeninin korunması için milletlerarası teşkilat kurulması fikri
II. Moskova Konferansı
9-20 Ekim 1944
Churchill ve Stalin arasında yapılan konferanstır.
II. Moskova Konferansında Alınan Kararlar
- Balkan ülkelerinin iki devlet arasında nüfuz bölgelerine ayrılmasına karar verildi.
- Romanya, Rusya’nın nüfuz alanına bırakıldı.
- Yunanistan, İngiltere’nin nüfuz alanına bırakıldı.
- Polonya konusunda uzlaşma sağlanamadı.
- Konferansa Londra’daki mülteci Polonya Hükûmeti’nin temsilcisi ile Rusların nüfuzu altında bulunan Lubnin Komitesi’nin temsilcileri de davet edildi.
Yalta Konferansı
4-11 Şubat 1945
Churchill, Roosevelt ve Stalin arasında düzenlenen konferanstır.
Yalta Konferansında Alınan Kararlar
- II. Dünya Savaşı sonrası Avrupa’nın yeni düzeni ve Avrupa topraklarının yeniden şekillendirilmesi üzerine görüşmeler yapılmıştır.
- Polonya topraklarının değişimi gündeme gelmiştir.
- Almanya’nın bölünmesi gündeme gelmiştir.
- SSCB’nin Japon İmparatorluğu’na savaş ilan etmesi görüşülen başlıca konulardan biri olmuştur.
- Birleşmiş Milletlerin kurulması kabul edilmiştir.
- Birleşmiş Milletlerde veto yetkisi bu konferansta kararlaştırılmıştır.
San Francisco Konferansı
26 Haziran 1945
Birleşmiş Milletlerin kurucu antlaşmasını kabul etmek ve imzalamak amacıyla toplanılmıştır.
San Francisco Konferansı ile İlgili Bilgiler
- ABD, daimi üye olmuştur.
- İngiltere, daimi üye olmuştur.
- SSCB, daimi üye olmuştur.
- Fransa, daimi üye olmuştur.
- Çin, daimi üye olmuştur.
- Bu devletler veto hakkına sahip olmuştur.
- Türkiye de kurucu üyeler arasında yer almıştır.
Potsdam Konferansı
17 Temmuz – 2 Ağustos 1945
II. Dünya Savaşı sürecinde ABD, SSCB ve İngiltere’nin yaptığı son toplantıdır.
II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye
- Milli Korunma Kanunu çıkarıldı.
- Petrol Ofisi kuruldu.
- Et ve Balık Kurumu gibi bazı kurumlar oluşturuldu.
- 1942’de büyük kentlerde karne uygulamasına geçildi.
- Varlık Vergisi uygulamaya konuldu.
- Toprak Mahsulleri Vergisi uygulamaya konuldu.
- İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı uygulanamadı.
- Türk yazar ve şairleri daha çok sosyal gerçekçilik akımının etkisinde kalarak ülkenin içinde bulunduğu sosyal değişim ve gelişmeyi bütün yönleriyle eserlerinde işlediler.
- Şiirde serbest nazımı savunan Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat Horozcu ve Melih Cevdet Anday’ın öncülüğünü yaptığı Garip Akımı bu dönemde ortaya çıktı.
- Ankara Radyosunun yanı sıra İstanbul Radyosu deneme yayınlarından sonra 1943’te sürekli yayına geçti.
- Münir Nurettin ve Hafız Burhan başta olmak üzere pek çok Türk sanat müziği sanatçısı plaklarında türkülere yer verdi.
- Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Perihan Altındağ Sözeri gibi dönemin önemli sanatçıları radyo programları ve taş plaklarla kendilerini halka tanıttılar.
- Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu çıkarılmıştır.
II. Dünya Savaşı’nın Siyasi Sonuçları
- 10 Şubat 1947’de İtalya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Finlandiya ile Paris’te Barış Antlaşmaları yapıldı.
- 8 Eylül 1951’de Japonya’yla San Francisco’da Barış Antlaşması imzalandı.
- 1919 Versay düzenlemesinin kilit ülkesi Almanya’yla antlaşma yapılmamıştır.
- II. Dünya Savaşı’ndan sonra kalıcı bir barış hedeflenirken iki yıl gibi kısa bir sürede gergin bir ortama girildi.
- Savaş sırasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları iyice belirginleşerek devletler arasında kutuplaşmalar görüldü.
- Devletler, II. Dünya Savaşı sonunda önemli güç hâline gelen ABD ve SSCB liderliğinde ideolojik ayrılığa dayalı “Batı Bloku” ve “Doğu Bloku” adı altında gruplara ayrıldı.
- Soğuk Savaş dönemi başladı.
II. Dünya Savaşı’nın Ekonomik Sonuçları
- II. Dünya Savaşı sonrası devletlerde, I. Dünya Savaşı sonrasına göre sarsıntısız ve hızlı bir ekonomik düzelme görüldü.
- Savaş sonrasında 1949’da ekonomi eski canlılığına kavuştu.
- Savaşın açtığı tüm hasar kısa sürede onarıldı.
- Avrupa, hemen hemen tüm deniz aşırı kolonilerini yitirmesine karşın savaş öncesi herhangi bir dönemde görülmeyen verimliliğe ve refaha ulaştı.
- Avrupa’nın yeniden toparlanışında toplumun tüm kesimlerinin aynı amaçla iş birliği yapması etkili oldu.
- Avrupa yanında SSCB ve Japonya’da da benzer ilerlemeler görüldü.
Birleşmiş Milletler
Birleşmiş Milletler Teşkilatına Bağlı Örgütler ve Uzman Kuruluşlar
- Gıda ve Tarım Örgütü: FAO
- İnsan Yerleşimleri Merkezi: HABİTAT
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı: IAEA
- Uluslararası Bayındırlık ve Kalkınma Bankası: IBRD
- Uluslararası Çalışma Örgütü: ILO
- Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı: UNESCO
- Çocuk Fonu: UNICEF
- Mülteciler Yüksek Komiserliği: UNHB
- Çevre Sorunları Programı: UNEP
- Nüfus Hareketleri Fonu: UNFPA
- Gözlem Fonu: UNDOF
- Dünya Sağlık Örgütü: WHO
II. Dünya Savaşı’nın Toplumsal Sonuçları
II. Dünya Savaşı, sivil kaybının en yüksek olduğu savaşların başında gelir. Özellikle gelişen silah teknolojisiyle beraber savaşın yıkımı sadece askerî bölgeleri değil, sivil bölgeleri de hedef almıştır. Savaşın yıkımı tüm toplumları maddi ve manevi açıdan ağır şekilde etkilemiştir.
II. Dünya Savaşı’nda yaşananlardan dolayı “Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme” 9 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmiştir.
Savaş sırasında işlenen insanlık suçları “soykırım” olarak adlandırılmış, bu kapsama giren suçlar ve suçluların cezalandırılması ile ilgili kararlar alınmıştır.
10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletler Teşkilatı, “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi”ni kabul etmiş ve çok büyük bir adım atılmıştır.
Soğuk Savaş
- Soğuk Savaş deyimini ilk kez kullanan Amerikalı ekonomist ve devlet adamı Bernard Baruch’tur.
- Sovyet Rusya ve ABD, II. Dünya Savaşı’ndan sonra süper güç olarak çıkmış ve Soğuk Savaş dönemini başlatmıştır.
- Doğu Avrupa’daki etki alanlarının kesin olarak saptanması adına Stalin ile Churchill arasında geçen antlaşma Yüzdeler Antlaşması’dır (1944).
- II. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD tarafından atom silahlarının kullanımını düzenleyen planın adı Baruch Planı’dır.
- Sovyet Rusya’nın Balkanlarda ve Orta Avrupa’da etkin olmasına karşı duran ve ülkesini Sovyet Rusya’dan uzak tutarak bağımsız kalmasını sağlayan lider Tito’dur.
- Tito, Yugoslavya lideridir.
- Arnavutluk’ta iktidara gelerek komünist idareyi kuran Milli Kurtuluş Cephesi lideri Enver Hoca’dır.
- Küba lideri Batista’nın devrilmesiyle sonuçlanan Küba Devrimi’nin önde gelen isimleri Fidel Castro, Che Guevara ve Raul Castro’dur.
- Çin’de yaşanan iç savaş sonucunda “Çin Halk Cumhuriyeti”ni kuran ve bu savaşa son veren lider Mao Tse-Dung’dur.
- II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan 38. Enlem Sorunu, Kore Savaşı’yla beraber ortaya çıkmıştır.
Batı Blokunun Kurulmasında Etkili Olan Olaylar ve Antlaşmalar
Truman Doktrini
Truman Doktrini, 1947’de ABD’nin Monroe Doktrini’ni terk ettiği; komünizm tehdidine karşı bu tehdit altındaki ülkelere askerî ve mali yardım yapma planıdır.
Marshall Planı
Marshall Planı, II. Dünya Savaşı sonrası Batı Avrupa ülkelerini yeniden kalkındırmak ve komünizmin yayılmasını engellemek amacıyla ABD tarafından uygulanan ekonomik yardım programıdır.
Batı Avrupa Birliği
Batı Avrupa Birliği; İngiltere, Fransa ve Benelüks ülkeleri arasında kurulmuştur.
NATO
NATO, 4 Nisan 1949 yılında ABD öncülüğünde kurulmuş olan Kuzey Atlantik Paktı’dır. Ortak savunma, barış ve güvenlik amacı taşır.
Türkiye, 1952 yılında NATO’ya üye olmuştur.
Türkiye’nin NATO’daki ilk daimi elçisi Fatih Rüştü Zorlu’dur.
Avrupa Konseyi
Avrupa Konseyi, 1949’da İngiltere, Fransa, Danimarka, İrlanda, İsveç, İtalya, Norveç ve Benelüks ülkeleri tarafından kurulmuş iktisadi ve iş birliği örgütüdür.
Avrupa Kömür-Çelik Topluluğu
Avrupa Kömür-Çelik Topluluğu, 1951 yılında Batı Almanya, Fransa, İtalya ve Benelüks ülkeleri tarafından kurulmuştur.
1957 Roma Antlaşması’yla adı “Avrupa Atom Enerjisi” yani EURATOM olmuştur.
İlk başkanı Fransız Jean Monnet’tir.
Avrupa Ekonomik Topluluğu
Avrupa Ekonomik Topluluğu, 1957 yılında Roma Antlaşması’yla kurulmuştur.
Kurucu üyeler şunlardır:
- Almanya
- Fransa
- İtalya
- Benelüks ülkeleri
Doğu Blokunun Kurulmasında Etkili Olan Olaylar ve Antlaşmalar
Cominform
Cominform; SSCB, Bulgaristan, Polonya, Çekoslovakya, Romanya, Macaristan, Yugoslavya, Fransa ve İtalya komünist parti liderlerini bir araya getiren bir antlaşmadır.
5 Ekim 1947’de kurulmuştur.
Comecon
Comecon; SSCB, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Çekoslovakya ve Romanya öncülüğünde kurulmuştur.
Daha sonra katılan devletler şunlardır:
- Arnavutluk
- Küba
- Demokratik Almanya
- Moğolistan
Comecon, 25 Ocak 1949’da kurulmuştur.
Varşova Paktı
Varşova Paktı, 14 Mayıs 1955’te kurulmuştur.
Kurucu devletler şunlardır:
- SSCB
- Bulgaristan
- Macaristan
- Çekoslovakya
- Polonya
- Doğu Almanya
- Arnavutluk
Molotov Planı
Molotov Planı, SSCB tarafından Demir Perde ülkelerine yapılan ekonomik yardım ve kalkınma programıdır.
Orta Doğu’da Yaşanan Gelişmeler
Balfour Deklarasyonu
Filistin’de bir Yahudi Devleti’nin kurulması konusunda önemli bir adım olarak kabul edilen belge Balfour Deklarasyonu’dur.
Bu belge, 2 Kasım 1917 tarihlidir.
Arap-İsrail Savaşları
İsrail kurulduktan sonra Arap-İsrail savaşları çeşitli dönemlerde yaşanmıştır.
1948-1949 Arap-İsrail Savaşları sonunda krallık rejiminin zayıfladığı Mısır’da, Arap milliyetçiliğinin liderliğini üstlenerek iktidara Cemal Abdül Nasır gelmiştir.
Eisenhower Doktrini
Orta Doğu ülkelerine ekonomik ve askerî yardım yapmak ve bölgede komünizmin yayılmasını engellemek isteyen ABD’nin ilan ettiği program Eisenhower Doktrini’dir.
Soğuk Savaş Döneminde Uzak Doğu’da Yaşanan Gelişmeler
Kore Savaşı
1950-1953
Kore’nin kuzey topraklarını SSCB, güney topraklarını ABD desteklemiştir.
10 Mayıs 1948’de Sygman Rhee önderliğinde Güney Kore Cumhuriyeti kurulmuştur.
9 Eylül 1948’de Kim Il Sung önderliğinde Kore Halk Cumhuriyeti yani Kuzey Kore kurulmuştur.
Vietnam Savaşı
Vietnam’da Kuzey ve Güney arasında savaş patlak vermiştir.
Bu savaşa ABD de dahil olmuştur.
ABD’nin savaş çağrısına “Vietkonglar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” sözleriyle red cevabı veren ve bu yüzden dünya şampiyonluğu elinden alınan ünlü boksör Muhammed Ali Clay’dir.
Keşmir Sorunu
Hindistan ve Pakistan, 1948 yılında son derece verimli topraklara sahip ve yer altı kaynaklarıyla zengin olan Keşmir Bölgesi için savaşmıştır.
Afganistan’ın İşgali
SSCB’nin Afganistan’ı işgal etmesi sonrası ABD, SALT II Antlaşmasını onaylamaktan vazgeçmiştir.
Bandung Konferansı
Afrika ve Asya’dan 24 ülkenin katılımıyla Endonezya’da toplanan ve Bağlantısızlık düşüncesini ortaya çıkaran konferans Bandung Konferansı’dır.
Yom Kippur Savaşı
İsrail’i askerî, diplomatik ve ekonomik alanlarda ABD’ye daha bağımlı hâle getiren savaş Yom Kippur Savaşı’dır.
Yom Kippur Savaşı, 1973 Arap-İsrail Savaşı olarak da bilinir.
Mekik Diplomasisi
ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger tarafından gerçekleştirilen “Mekik Diplomasisi”, Arap-İsrail Savaşları sorununun çözümüne yöneliktir.
Camp David Antlaşması
Camp David Antlaşması’yla İsrail’i resmen tanıyan ilk Arap devleti Mısır’dır.
İsrail’i resmen tanıyan ilk Arap lider Enver Sedat’tır.
Camp David Antlaşması 17 Eylül 1976’da yapılmıştır.
İslam Konferansı Örgütü
İslam ülkelerinin başkanları tarafından İslam ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve kültürel iş birliğini güçlendirme adına kurulan uluslararası iş birliği örgütü İslam Konferansı Örgütü’dür.
İslam Konferansı Örgütü 1969’da kurulmuştur.
İlk Türk İKÖ genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’dur.
OPEC
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü yani OPEC, 1960’ta Bağdat’ta kurulmuştur.
OPEC’i kuran ülkeler şunlardır:
- Suudi Arabistan
- Kuveyt
- İran
- Irak
- Venezüella
Daha sonra OPEC’e katılan ülkeler şunlardır:
- Katar
- Libya
- Endonezya
- Birleşik Arap Emirlikleri
- Cezayir
- Ekvador
- Gabon
1950-1960 Arası Bilimsel ve Kültürel Gelişmeler
- 1956’da bilgisayarlar için bilimsel hesaplamaya yönelik ilk yüksek düzeyli dil olan FORTRAN geliştirildi.
- 1956’da müzik alanında Amerikan hayat tarzını sorgulayan Rock and Roll müziği ortaya çıktı.
- Rock and Roll denince öne çıkan isim Elvis Presley’dir.
- 1957’de SSCB ilk kıtalararası balistik füzeyi denedi.
- 1957’de Sputnik I uzaya gönderilen ilk araç oldu.
- Sputnik I, SSCB tarafından uzaya gönderilmiştir.
- 1957’de uzaya giden ilk canlı köpek Layka oldu.
- 1958’de ABD tarafından uzaya başarıyla gönderilen ilk araç Explorer I oldu.
- 1958’de NASA, ABD tarafından kuruldu.
- 1958’de ilk kalp pili John Hopps tarafından icat edildi.
- 1959’da Luna 2, ilk insansız uydu aracı olarak SSCB tarafından Ay’a gönderildi.
- 1960’ta lazer icat edildi.
Yumuşama Dönemi
Soğuk Savaş Dönemi’nin tırmanan tehlikeli durumuna karşı Detant yani Yumuşama Dönemini başlatan ABD başkanı John Kennedy’dir.
Yumuşama Döneminde Öne Çıkan Gelişmeler
- Ping-Pong Diplomasisi, ABD ve Çin’i birbirine yakınlaştıran bir süreç olmuştur.
- 1975’teki Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansında Avrupalı ülkeler, Soğuk Savaş döneminin etkilerinden kurtulmak adına devletlerarası iş birliği çatısında toplanmıştır.
- Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansı’na katılmayan tek Avrupa devleti Arnavutluk’tur.
- Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Konferansında sonuç belgesi olarak imzalanan antlaşma Helsinki Nihai Senedi’dir.
- Helsinki Nihai Senedi, 1 Ağustos 1975’te imzalanmıştır.
- 1960’ta Paris’teki Zirve Konferansının yapılmasını engelleyen olay U-2 Casus Uçağı Olayı’dır.
Küba Buhranını Ortaya Çıkaran Olaylar
- Fidel Castro’nun iktidarı ele geçirmesi: 1959
- SSCB’nin 1962’de Küba’ya füze yerleştirmesi
- ABD’nin Küba’ya karşı Domuzlar Körfezi çıkarması
- SSCB’nin Küba’daki füzeleri kaldırma karşılığında ABD’den Türkiye’deki Jüpiter füzelerini kaldırmasını istemesi
- ABD’nin Türkiye’deki Jüpiter füzelerini kaldırma önerisini kabul etmesi
Bu olay Küba Buhranı’nı çözmüştür.
Arap Petrol Silahı ve Milletlerarası Enerji Ajansı
Arapların petrol silahı karşısında ABD’nin öncülüğünde kurulan iş birliği, dayanışma ve ortak planlama teşkilatı Milletlerarası Enerji Ajansı’dır.
Baas Hareketi
Arapça’da “Yeniden Diriliş” anlamına gelen ve Orta Doğu’da sosyalist bir sisteme bağlı laik Arap toplumu oluşturmayı hedefleyen hareket Baas Hareketi’dir.
İran İslam Cumhuriyeti
1979’da İran İslam Cumhuriyeti’ni kuran dinî lider Ayetullah Humeyni’dir.
İran-Irak Savaşı
1980’lerde Şattülarap su yolu ve Basra Körfezi üzerinde egemenlik mücadelesi yüzünden savaşan devletler İran ve Irak’tır.
İrangate Olayı
İrangate olayı, ABD’nin İsrail üzerinden İran’a gizlice silah satması olayıdır.
Yumuşama Döneminde Dünyada Yaşanan Bilimsel, Sosyal ve Kültürel Gelişmeler
- Avrupa Futbol Şampiyonası UEFA tarafından organize edildi.
- 1960 yılında ilk meteoroloji uydusu “Tiros” gönderildi.
- 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB kozmonotu Yuri Gagarin uzaya çıkarak dünya yörüngesinde dolaşan ilk insan unvanını aldı.
- Valentina Tereshkova ilk kez uzaya çıkan kadın oldu.
- Rus kozmonot Aleksei Leonov uzayda yürüyen ilk insan oldu.
- 1964 yılında televizyonda ilk kez canlı yayınlanan Tokyo Olimpiyatları oldu.
- 1966 tarihinde SSCB “Luna 9” Ay’a başarıyla inen ilk araç oldu.
- 1967 tarihinde Venera 4 aracı Venüs’e inen ilk uzay aracı oldu.
- 1968 yılında “Apollo 8” yerçekiminin tamamen dışına çıkan ve insanı Ay’ın yörüngesine taşıyan ilk uzay aracı oldu.
- 20 Temmuz 1969 tarihinde “Apollo 11” astronotları Neil Armstrong ve Edwin Aldrin Ay’a ilk ayak basan insanlar oldular.
- Amerikan ordusu tarafından 1969’da Arpanet isimli internet benzeri geniş bir yerel ağ kurulmuştu. ARPANET, çoğu uzmana göre internetin babası olarak kabul ediliyor.
- 5 Aralık 1973 tarihinde NASA’nın “Pioner 10” ve “Pioner 11” isimli araçları, Jüpiter’e yakınlaşan ilk uzay araçları oldular.
- Cep telefonu ilk kez 1973 yılında Amerikalı Martin Cooper tarafından icat edildi.
- İlk yayın uydusu ABD’nin Florida eyaletinden 30 Mayıs 1974 tarihinde fırlatılmış, yörüngesine oturtulmuştur.
- 1966’da Richard Lillehei ve William Kelly tarafından ilk başarılı pankreas nakli yapıldı.
- 1967’de Thomas Starzl tarafından ilk başarılı karaciğer nakli yapıldı.
- 1967’de Christian Barnard tarafından ilk başarılı kalp nakli yapıldı.
- Nanoteknoloji terimi ilk kez 1974 yılında Norio Taniguchi tarafından “Temel Nano-Teknoloji Konseptleri” adlı makalede dile getirildi.
- Türkiye’de ilk başarılı organ nakli 3 Kasım 1975 yılında Dr. Haberal ve ekibince Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bir anneden oğluna yapılan canlıdan canlıya böbrek nakli olmuştur.
- İlk kez İngiltere’de 1978 yılında tüp bebek yöntemiyle Louise Brown isimli bir kız bebek dünyaya gelmiştir.
- 1981’de Bruce Reitz tarafından ilk başarılı kalp-akciğer nakli yapıldı.
- 1981 yılında IBM şirketi ilk kişisel bilgisayarı üretti.
- 1987’de Joel Cooper tarafından ilk başarılı tüm akciğer nakli yapıldı.
- 1993’te İsviçre Parça Fiziği Avrupa Laboratuvarı’ndan Tim Berners-Lee tarafından geliştirilen “www” yani World Wide Web, kullandığı “http” yani Hypertext Transfer Protocol sayesinde interneti bugünkü görünümüne soktu.
SSCB’nin Dağılması ve Sonrası
Perestroika
1980’li yıllardan itibaren SSCB’nin yeniden yapılanma politikası olarak da nitelendirilen, devleti hantallıktan kurtarmaya ve merkeziyetçiliği ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlere Perestroika denir.
Mihail Gorbaçov
1985’te iktidara gelerek Perestroyka ve Glasnost kavramlarını ortaya atıp yenileşme sürecini başlatan SSCB lideri Mihail Gorbaçov’dur.
SSCB’nin Dağılmasıyla Bağımsızlığını Kazanan Ülkeler
- Rusya Federasyonu
- Gürcistan
- Estonya
- Letonya
- Ukrayna
- Beyaz Rusya
- Moldova
- Azerbaycan
- Kırgızistan
- Özbekistan
- Litvanya
- Tacikistan
- Ermenistan
- Türkmenistan
- Kazakistan
Kadife Devrimi
1989’da “Kadife Devrimi” ile demokrasiye adım atan Doğu Bloku ülkesi Çekoslovakya’dır.
Şanghay Beşlisi ve Şanghay İş Birliği Örgütü
1996’da Çin, Rusya, Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan tarafından iş birliği amacıyla kurulan örgüt Şanghay Beşlisi’dir.
2001 yılında Özbekistan’ın da katılımıyla adı “Şanghay İş Birliği Örgütü” olmuştur.
Hocalı Katliamı
Ermenistan tarafından, Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde sivillere yönelik gerçekleştirilen ve pek çok ülke tarafından soykırım olarak kabul edilen katliamın adı Hocalı Katliamı’dır.
Nursultan Nazarbayev
22 Haziran 1989’da Kazakistan Komünist Partisi başkanlığına getirilen ve 16 Aralık 1991’de Kazakistan’ın bağımsızlığını ilan etmesinde katkısı bulunan devlet adamı Nursultan Nazarbayev’dir.
Asker Akayev
31 Ağustos 1991’de Kırgızistan’ın bağımsızlığını ilan eden Kırgızistan Demokrasi Hareketi lideri Asker Akayev’dir.
İslam Kerimov
31 Ağustos 1991’de Özbekistan’ın bağımsızlığını ilan eden ve 29 Aralık 1991’de de Cumhurbaşkanı seçilen devlet adamı İslam Kerimov’dur.
Saparmurad Niyazov
Türkmenistan, Saparmurad Niyazov önderliğinde 27 Ekim 1991’de bağımsızlığını ilan etmiştir.
Alma Ata Zirvesi
21 Aralık 1991’de Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan, Ermenistan ve Moldova’nın katılımıyla toplanan ve her cumhuriyetin bağımsızlığı ve eşitliği ilkesi saklı kalmak şartıyla aralarında yeni bir yapılanma yoluna gidilen Bağımsız Devletler zirvesi Alma Ata Zirvesi’dir.
Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı
TİKA
1992’de başta Türk dilinin konuşulduğu ülkeler ve Türkiye’ye komşu ülkeler olmak üzere bu ülkelerle ekonomik, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarında iş birliği sağlamak amacıyla kurulan teşkilat Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı’dır.
Ostpolitik
Doğu ve Batı Almanya arasındaki gergin tansiyon, başbakan Willy Brandt’ın Ostpolitik politikasıyla yerini yumuşamaya bırakmıştır.
Berlin Duvarı’nın Yıkılması ve İki Artı Dört Antlaşması
Berlin Duvarı’nın yıkılması ve İki Artı Dört Antlaşması, 3 Ekim 1990 tarihinde iki Almanya’yı resmen birleştiren olaydır.
Avrupa Birliği’ne Giden Süreçte En Önemli 3 Dönüm Noktası
1951 Paris Antlaşması
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştur.
1957 Roma Antlaşması
Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na dönüştürülmüştür.
1992 Maastricht Antlaşması
Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Birliği’ne dönüştürülmüştür.
Schengen Antlaşması
AB’ye üye ülkeler arasında pasaport kontrolünün kaldırılması kararlaştırılan antlaşma Schengen Antlaşması’dır.
Schengen Antlaşması 1985 yılında yapılmıştır.
Avrupa Birliği Organları
AB Komisyonu
Üye devletler tarafından atanan 20 üyeden oluşan yürütme organıdır.
AB Parlamentosu
Üye ülkelerde yapılan seçimler sonucunda belirlenen üyelerden oluşmaktadır. Parlamento Genel Kurulu Strazburg’da toplanır.
Adalet Divanı
AB’nin en yüksek yargı organı niteliğini taşımaktadır.
Avrupa Konseyi
AB’nin karar alma ve yasama organı olan konseyin merkezi Brüksel’dir.
Avrupa Yatırım Bankası
AB’nin finans kurumudur ve yatırımların finanse edilmesi amacıyla kurulmuştur. Merkezi Lüksemburg’dur.
Ekonomik ve Sosyal Komite
Çalışma düzeni “görüş bildirme” şeklinde olan danışma organıdır.
Sayıştay
AB’nin ve bağlı kuruluşların gelir ve harcamalarını incelemek ve bunların yasalara uygun şekilde yürütülmesini sağlamakla görevlidir.
Avrupa Birliği Ortak Para Birimi
Avrupa Birliği, 2002’de ortak para birimi olarak € kullanılmasını kararlaştırmıştır.
AB Üyesi Olup € Kullanmayan Devletler
- Danimarka
- İsveç
- İngiltere
AB Üyesi Olmayıp € Kullanan Devletler
- Monaco
- San Marino
- Vatikan
AB ile Bir Antlaşma Yapmaksızın € Kullanan Devletler
- Andorra
- Karadağ
- Kosova
Avrupa Birliğine Üye Olan Ülkeler
- Almanya
- Finlandiya
- İsveç
- Malta
- Avusturya
- Fransa
- İtalya
- Polonya
- Belçika
- Hollanda
- Güney Kıbrıs
- Portekiz
- Bulgaristan
- Letonya
- Romanya
- Çek Cumhuriyeti
- İngiltere
- Litvanya
- Slovakya
- Danimarka
- İrlanda
- Lüksemburg
- Slovenya
- Estonya
- İspanya
- Macaristan
- Yunanistan
- Hırvatistan
Maastricht Kriterleri
Avrupa Birliği yani Maastricht Antlaşması’nda, ekonomik ve parasal birliğin aşamaları konusunda “Maastricht Kriterleri” olarak adlandırılan yakınlaşma kriterleri belirlenmiştir.
Maastricht Kriterleri ile İlgili Başlıklar
- Ekonomik ve Parasal Birlik
- Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası
- Avrupa Vatandaşlığı
- Adalet ve İçişleri
Kopenhag Kriterleri
Avrupa Konseyi, AB’nin genişlemesinin Merkezî Doğu Avrupa ülkelerini kapsayacağını kabul etmiş ve adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin karşılaması gereken kriterleri Kopenhag Zirvesi’nde belirlemiştir.
Türkiye’nin AB Süreci
- Türkiye-AB ilişkilerinin başlangıcı, Türkiye’nin 1958 Roma Antlaşması’ndan sonra 1959’da AET’ye üyelik için başvuruda bulunmasıyla başlamıştır.
- Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu yani AB ile imzaladığı ilk antlaşma 1963 Ankara Antlaşması’dır.
- 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi’nin yaşanması ve Yunanistan’ın da AET’ye tam üye olması nedeniyle 1980 yılı Türkiye-AB ilişkileri açısından olumsuz geçmiştir.
- Avrupa Birliği’yle bütünleşmenin ilk aşaması olarak 1 Ocak 1996’da Türkiye ile AB ülkeleri arasında Gümrük Birliği Antlaşması imzalanmıştır.
- 1998 tarihinde gerçekleşen AB Cardiff Zirvesi’nde, tam üyeliğe hazırlanma durumunda olan ülkeler arasına Türkiye de dahil edilmiştir.
- Türkiye’yi tam üyeliğe hazırlamak için belirlenen “Avrupa Stratejisi” onaylanmıştır.
- 1999 tarihlerinde Helsinki’de yapılan AB Zirvesi’nde Türkiye, oy birliği ile Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak kabul edilmiştir.
- 2004’te Brüksel’de toplanan AB Zirvesi’nde, Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirdiği belirtilmiştir.
- Katılım müzakerelerine 3 Ekim 2005’te başlanması kararlaştırılmıştır.
- 2005 yılında AB ile Türkiye arasında tam üyelik müzakereleri başlamıştır.
Yugoslavya’nın Dağılması ve Sonrası
Slovenya
90’lı yıllardan itibaren dağılma sürecine giren Yugoslavya’nın parçalanmasıyla bağımsızlığını kazanan ilk devlet Slovenya’dır.
Srebrenitsa Katliamı
1995 tarihinde General Ratko Mladiç komutasındaki Sırp güçlerinin Bosna’da gerçekleştirdiği ve dönemin Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç’in katliam sebebiyle dünya kamuoyundan özür dilediği olay Srebrenitsa Katliamı’dır.
Dayton Antlaşması
Hırvat ve Bosna Savaşı’nı bitiren, Bosna-Hersek Devleti’nin bağımsızlığı ile iç siyasal düzenini belirleyen 1995 tarihli antlaşma Dayton Antlaşması’dır.
Kosova
Sırbistan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Yugoslavya uzantılı son devlet Kosova’dır.
Yakın Dönemde Dünya ve Orta Doğu Gelişmeleri
Çöl Fırtınası Operasyonu
1991’de ABD ve İngiliz savaş uçaklarının Irak’a yönelik gerçekleştirdiği hava saldırısına verilen isim Çöl Fırtınası Operasyonu’dur.
Filistin Kurtuluş Örgütü
1964 yılında İsrail işgal ordularına karşı Yaser Arafat önderliğinde kurulan direniş örgütü Filistin Kurtuluş Örgütü’dür.
Taliban
SSCB birliklerinin Afganistan’dan çekilmesinden sonra, Molla Muhammet Ömer liderliğinde kurulan örgüt Taliban’dır.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı
Boru hattı projeleri içinde ilk kez gündeme gelen ve Azerbaycan petrollerinin taşınması amacıyla 2002’de yapımına başlanıp 2005’te tamamlanan proje Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’dır.
Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı
Üye devletlerin coğrafi yakınlıklarından ve ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden yararlanılarak; ekonomik, bilimsel ve teknolojik ilişkileri geliştirmelerini sağlamak ve Karadeniz’in bir barış, iş birliği ve refah bölgesi hâline gelmesini sağlamak amacıyla 1992’de kurulan teşkilattır.
Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatının Üye Ülkeleri
- Arnavutluk
- Azerbaycan
- Bulgaristan
- Ermenistan
- Gürcistan
- Moldova
- Romanya
- Rusya
- Türkiye
- Ukrayna
- Yunanistan
- Sırbistan
Türkiye’nin Dünya Barışını Korumak ve Barışa Katkı Sağlamak Amacıyla Katıldığı Harekâtlar
Türkiye; BM, NATO ve AB liderliğinde dünya barışını korumak ve barışa katkı sağlamak amacıyla çeşitli harekâtlara katılmıştır.
Türkiye’nin Katıldığı Harekâtlar
- Kore: 1950-1953
- Somali: 1993-1994
- Bosna-Hersek: 1993-1995
- Bosna-Hersek: 1995-1996
- Bosna-Hersek, Adriyatik Denizi: 1992-1996
- Arnavutluk: 1997
- Arnavutluk: 1999
- Kosova: 1999
- Kosova: 1999-devam ediyor
- Afganistan: 2002-devam ediyor
- Bosna-Hersek: 2004
- Lübnan: 2006
Kızılay’ın Yurt Dışı Faaliyetleri
- 2005: Endonezya, Tayland ve Sri Lanka
- 2005: Pakistan
- 2006: Lübnan
- 2006: Sudan
- 2007: Irak
- 2008: Gürcistan
- 2008: Filistin
Günümüz Dünyasında Etkili Olan Salgın Hastalıklar
- AIDS: HIV
- Domuz Gribi: A(H1N1)
- Hepatit
- Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı
- Kuş Gribi: H5N1
- Sıtma
- SARS: Akut Solunum Yolu Yetmezliği Sendromu
- Covid
