İtilaf Devletleri ile Osmanlı arasında yapılan Sevr Antlaşması hangi yıl imzalanmıştır?

Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanmıştır. Bu antlaşma, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı’ya dayatılan en ağır ve en kapsamlı anlaşmalardan biridir. Osmanlı Devleti’ni siyasi, askeri ve ekonomik açıdan büyük ölçüde etkisiz hale getirmeyi amaçlayan bu belge, Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.
Sevr Antlaşması’nın Tarihi ve Öncesi
Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti’nin de dahil olduğu İttifak Devletleri bloğunun yenilgisiyle sona erdi. Osmanlı, savaştan çekilmek zorunda kalarak 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzaladı. Mondros, Osmanlı’yı fiilen teslim almış ve ordusunu dağıtmıştı. Ancak savaşın hukuki sonuçlarını belirleyecek esas barış antlaşması henüz yapılmamıştı.
İtilaf Devletleri, 1919 Paris Barış Konferansı’nda Osmanlı topraklarının nasıl paylaşılacağını görüştü. Aralarında İngiltere, Fransa ve İtalya gibi büyük devletler olduğu gibi, Yunanistan da bu süreçte toprak taleplerini dile getirdi. Bu görüşmeler sonucunda Osmanlı’ya uygulanacak ağır şartlar belirlendi ve 1920’de Sevr Antlaşması metni ortaya çıktı.
Antlaşmanın Tarafları
Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanmıştır. İtilaf Devletleri tarafında başlıca ülkeler şunlardı:
- İngiltere
- Fransa
- İtalya
- Yunanistan
- Japonya
- Belçika
- Romanya
- Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı
Osmanlı Devleti’ni ise İstanbul hükümeti temsil ediyordu. Bu heyette Damat Ferit Paşa’nın görevlendirdiği kişiler bulunuyordu.
Sevr Antlaşması’nın Maddeleri
Sevr Antlaşması, Osmanlı Devleti’ni siyasi ve askeri olarak adeta yok etmeyi hedefleyen hükümler içeriyordu. Maddelerin ana hatları şunlardı:
- Toprak Kayıpları:
- İzmir ve çevresi Yunanistan’a bırakılacaktı.
- Doğu Anadolu’da bir Ermenistan Devleti kurulacaktı.
- Güneydoğu Anadolu’nun bazı kısımları bağımsız bir Kürdistan oluşturabilecek şekilde düzenlenecekti.
- Arap Yarımadası’ndaki topraklar (Suriye, Filistin, Irak, Hicaz) Osmanlı’dan tamamen koparılacaktı.
- Boğazlar:
- İstanbul ve Boğazlar bölgesi uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek, tüm devletlerin savaş ve ticaret gemilerine açık olacaktı.
- Askeri Hükümler:
- Osmanlı ordusu 50.000 askerle sınırlandırılacaktı.
- Donanma ve hava kuvvetleri neredeyse tamamen kaldırılacaktı.
- Ekonomik Hükümler:
- Osmanlı maliyesi tamamen İtilaf Devletleri’nin kontrolüne geçecekti.
- Kapitülasyonlar daha da genişletilecek ve tüm yabancılara ekonomik ayrıcalıklar tanınacaktı.
Antlaşmanın İmzalanması
Antlaşma, Fransa’nın başkenti Paris yakınlarındaki Sevr kasabasında imzalandı. Osmanlı heyeti bu antlaşmayı imzalamak zorunda kaldı çünkü o dönemde İstanbul hükümeti, İtilaf Devletleri’nin baskısı altındaydı. Ancak imzalanması halk arasında ve Anadolu’daki milli direnişçiler arasında büyük tepkiye yol açtı.
Türk Halkının Tepkisi
Sevr Antlaşması, Türk milleti tarafından hiçbir zaman kabul edilmedi. Mustafa Kemal Paşa önderliğinde 1919’da başlatılan Milli Mücadele’nin en önemli hedeflerinden biri, bu antlaşmanın uygulanmasını engellemekti. Ankara’da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Sevr’i “yok hükmünde” saydı ve geçersiz ilan etti.
Antlaşmanın Uygulanamaması
Sevr Antlaşması, hukuken imzalanmış olsa da fiilen uygulanamadı. Çünkü Anadolu’da Milli Mücadele giderek güçleniyor, Kurtuluş Savaşı cephelerinde kazanılan zaferler İtilaf Devletleri’nin planlarını bozuyordu.
- 1921’deki Sakarya Meydan Muharebesi
- 1922’deki Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi
bu sürecin dönüm noktaları oldu. Sonuçta İtilaf Devletleri, Sevr hükümlerinden vazgeçmek zorunda kaldı.
Lozan Antlaşması ile Sevr’in Geçersizliği
Türk ordusunun askeri zaferleri ve diplomatik başarıları sonucunda 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Lozan, Sevr’in yerine geçerek Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını ve bağımsızlığını uluslararası alanda tanıttı. Böylece Sevr, kağıt üzerinde kalmış, tarihe “ölü doğmuş antlaşma” olarak geçmiştir.
Sevr Antlaşması, 1920 yılında imzalanmış, Osmanlı Devleti’ni yok olmanın eşiğine getiren ağır hükümler içeren bir belgedir. Ancak Türk halkının kararlı direnişi ve Kurtuluş Savaşı’nın zaferleri sayesinde hiçbir zaman uygulanamamış, yerini Lozan Antlaşması’na bırakmıştır. Bu yönüyle Sevr, Türk tarihinin hem en karanlık hem de en çok ders çıkarılan belgelerinden biridir.






