Gakgak’ın tattığı yöresel lezzetler hangileridir?

Gakgak’ın tattığı yöresel lezzetler hangileridir?
18
A+
A-

MARDİN

Bugün kanatlarımı Güneydoğu Anadolu’ya, kadim şehir Mardin’e çevirdim. Daha yaklaşırken yukarıdan gördüğüm manzara karşısında gözlerim kamaştı. Dağın yamacına kurulmuş taş evler güneşin altında altın gibi parlıyordu. Evler öyle ustaca inşa edilmişti ki, biri diğerinin manzarasını kapatmıyordu. Sanki taşlar dile gelmiş, “Hadi birlikte tarih olalım,” demiş gibiydi. “Gakgak, burası başka bir dünya!” dedim kendi kendime ve heyecanla süzüldüm aşağıya.

İlk olarak Mardin Kalesine kondum. Halk arasında “Kartal Yuvası” deniyor buraya. Aman Allah’ım, manzara nefes kesici! Tüm Mezopotamya Ovası ayaklarımın altında uzanıyor. Binlerce yıllık bu kale, nice medeniyet görmüş. Hititler, Persler, Araplar, Selçuklular, Artuklular… Her taşında ayrı bir hikâye var. Oradan süzülüp Zinciriye Medresesine vardım. Kubbesine konup dinlenirken çocuklar bana el salladı. Medrese, ince işçilikli taşları ve harika manzarasıyla büyüleyiciydi. İçinde zaman durmuş gibiydi.

Biraz daha uçup Deyrulzafaran Manastırına geldim. Burası bin beş yüz yıl öncesinden kalma, Süryaniler için çok önemli bir yermiş. Sessiz, sade ama etkileyici… Bir zamanlar burası patriklik merkeziymiş. Güneş Tapınağı’nın üzerine inşa edilmiş olması da çok ilginç!

Mardin, tarih boyunca farklı dinlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir şehir olmuş. Cami, kilise ve manastırların yan yana bulunması, Mardin’in hoşgörüsünün bir sembolü.

Karşıma yaşlı bir amca çıktı, elinde bir tepsi, “Buyur Gakgak, sıcak sıcak ikbebet var,” dedi. Meğer ikbebet, bulgurlu bir içli köfteymiş. Ardından bir de kahiye ikram ettiler. Üzerine de mis gibi menengiç kahvesi. Midem bayram etti resmen!

Mardin’in en şaşırdığım yönü neydi biliyor musunuz? İnsanlar, sıcak yaz günlerinde damlarda “taht” olarak adlandırılan sedirlerde vakit geçiriyordu. Tahtlarda yemek yenilip sohbetler ediliyor, çay ve kahve keyfi yapılıp misafirler ağırlanıyormuş. Gece ise tahtlara yatak serilerek yıldızların altında gökyüzü seyredilerek yatılıyormuş.

Şehirde gezinirken dikkatimi çeken bir diğer şey ise telkâri sanatı oldu. Gümüş tellerle yapılan bu zarif takılar, adeta sabrın ve ustalığın eseri. Ufacık dükkânlarda koca bir tarih saklıydı.

Mardin bana çok şey öğretti. Tarihiyle, kültürüyle, çok dilli yapısıyla, lezzetleriyle ve güler yüzlü insanlarıyla kalbimde çok özel bir yer edindi. Bir gün mutlaka yine geleceğim Mardin!

Gakgak’ın tattığı yöresel lezzetler hangileridir?

Gakgak’ın tattığı yöresel lezzetler şunlardır:

  1. İkbebet – Bulgurlu bir içli köfte.
  2. Kahiye – Bir tür tatlı veya hamur işi.
  3. Menengiç kahvesi – Menengiç bitkisinden yapılan yöresel bir kahve.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.