Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?

Çocuktum, Akdeniz kıyılarında küçük bir şehirde oturuyorduk. 1. Dünya Savaşı, şehri denizden ayırmış, karaya atmıştı. İki direkli, geniş karınlı, bodur gemiler kuma çekilmiş, güneşin altında esneyerek, boyaları çatlayarak çile dolduruyorlardı. Demirlerde, zincirlerde, yıllanmış yosunlar, kuruya kuruya adeta bir örümcek ağı haline gelmişti. Saatleri, onların kumsalda kısalıp uzayan gölgelerinden öğreniyorduk. Akşamüstü imbat çıktığı zaman sarsılan iplere dalarak, içlerinden gelen çatırtıları dinleyerek uzun bir yolculuğa çıkmış gibi oluyorduk.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır?
A) Benzetmeden
B) Kişileştirmeden
C) Örneklemeden
D) Betimlemeden
E) Görsel ve işitsel öğelerden
Bu parçanın anlatımında C) Örneklemeden yararlanılmamıştır.
Nedenleri:
- Benzetme: “Güneşin altında esneyerek, boyaları çatlayarak çile dolduruyorlardı” gibi ifadeler gemileri kişileştirerek bir benzetme yapar.
- Kişileştirme: Gemilere “esneyerek”, “çile dolduruyorlardı” gibi insanlara ait eylemler atfedilerek kişileştirilmiştir.
- Betimleme: Gemilerin durumu, kumsalın hali, imbatın etkisi gibi detaylar oldukça canlı bir şekilde betimlenmiştir.
- Görsel ve işitsel öğeler: “Kuma çekilmiş gemiler”, “çatlayan boyalar”, “sarsılan ipler”, “çatırtılar” gibi ifadeler hem görsel hem de işitsel imgeler oluşturur.
Örnekleme: Belirli bir kavramı açıklamak için somut bir durum veya olaydan yararlanmaktır. Bu parçadaki anlatımda genel bir durumu (çocukluğun, savaşın etkileri) betimlemek için özel bir örnek (gemilerin durumu) verilmiştir ancak bu, bir kavramı açıklamak için kullanılan tipik bir örneklendirme değildir.
Sonuç: Parçada yazar, çocukluğunun geçtiği savaş sonrası atmosferi, özellikle gemilerin durumu üzerinden canlı ve etkileyici bir şekilde anlatmıştır. Bu anlatımda benzetme, kişileştirme, betimleme ve duyu organlarına hitap eden öğelerden sıkça yararlanmıştır ancak örneklendirme tekniği kullanılmamıştır.






