Kuran’ı Kerim’i Okumanın Edepleri

Kuran’ı Azimüşşan’ı okumak, müminin Cenabı Hakk’a olan münacatıdır. Nitekim Peygamber (SAV) Efendimiz buyurmuşlardır ki: Rabbi ile konuşmayı seven, Kuran okusun.
Kuran’ı Azimüşşan’ı okumanın bir çok edepleri vardır:
Güzel bir abdest almaktır. Kıbleye karşı namaza oturur gibi oturmaktır. Euzü Besmele çekmektir. Tecvidine riayet etmektir. Manasını mülahaza etmektir. Manasını anlayamıyorsa manasını mülahaza eder vaziyette bulunmaktır.
Hazin bir ses ile okumaktır. Zira hüzünle okunursa insanı huşuya sevkeder. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz (SAV) buyurmuşlardır ki: Kuran hüzünle inmiştir. Onu hüzünle okuyun. Allahu Teala’da bu hususta şöyle buyuruyor: Kuran okuyanların kalplerindeki ilahi haşyetten tüyler ürperir.
Kuran okurken ağlamaktır. Ağlayamazsa ağlar şekilde olmaktır. Ezberlemeye çalışmaktır. Zira ezberden Kuran okuyanlar kıyamet günü ebrariyn ile haşrolunurlar. Kırk günde bir hatmetmektir.
Okurken zorluk çekse dahi daha ziyade okumaya çalışmaktır. Zira Resulü Ekrem buyurmuşlardır ki: Bir kimse, Kuran okurken meşakkat çektiği halde terk etmeyerek okumaya devam etmeye çalışsa, ona iki kat ecir verilir. Birisi Kuran okuduğu için, birisi de meşakkata sabır ve tahammül ettiği için.
Yüzünden okumaya çalışmalıdır. Peygamber (SAV) buyurmuşlardır: Ümmetimin en faziletli olan ibadeti, yüzünden Kuran okumaktır. Okurken esneme hali olursa, Kuran’ı Kerim’i kapatarak kıraatı terk etmektir. Okurken her ayetin sonunda durmaktır. Rahmet ayetine gelindiği vakit Allah’ü Teala’dan rahmet talep etmektir. Azap ayetine gelindiği vakit Allah’ü Teala’ya sığınmaktır.
Tenizh ayetine gelindiği vakit Cenabı Ecelli ve Ala’yı tenzih, takdis ayetine gelindiği vakit takdis etmektir. Mesela: Ve O Allah’a hamd ederim ki, çoluk çocuk edinmemiş, saltanatında ortak tutmamış, küçüklüğü olmadığı için kurtarıcısı da bulunmamıştır, de. Sen O’nu ulu tut. (İsra 111) mealindeki ayet manasında bir ayet okunduğunda Subhanallah demektir.
Yavaş okumaktır. Kalbinde huşu olduğu gibi azalarında daha bir sükunet izhar ederek oturmaktır. Bağırarak okumaktan sakınmaktır. Müminlerin anası Hazreti Aişe (RA), bir kimsenin bağırarak Kuran okuduğunu gördüğü vakit: Kuran’ı Azimüşşan insanların akıllarını perişan etmekten azizdir. Lakin Allah’tan korkanların tüyleri ürperir, buyurmuştur.
Fatiha-i Şerife okunduğu vakit Besmele’yi elhamdü kelimesine birleştirmektir. Hadis-i Kudsi’de Allahü Teala: Ya İsrafil! İzzetime ve Celalime yemin ederim ki, bir kimse Besmele-i Şerife’yi Fatiha’ya birleştirerek okursa, şahit olunuz. Ben o okulumu affederim, sevaplarını kabul ederim. Onun dilini ateşte yakmam. Kabir, kıyamet ve cehennem azaplarından emin kılarım. Ve o, evliya kullarımdan önce bana kavuşur buyurmuşlardır.
Kuran okurken bazı ayetlerini anlamak ve kalbini gafletten kurtarmak için ayeti bir kaç defa okumaktır. Zira Peygamber (SAV): Eğer, Sen onlara azap edersen şüphesiz ki onlar Senin kullarındır. Eğer onları affedersen, muhakkak ki Sen Aziz ve Hakimsindir. (Rabbim) mealindeki ayeti defalarca okur ve ağlardı. (Maide 118)
Kuran’ı yüzünden okumayı unutmamaktır. Peygamberimiz buyurmuşlardır ki: Ümmetimin günahı bana gösterildi. Onların içinde Kuran’dan bir sure ve bir ayeti okuyup, öğrenip sonra unutmaktan daha büyük bir günah görmedim.
Evinde Kuran okumaktır. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz buyurmuşlardır ki: İçinde Kuran okunan haneye melekler girer. Şeytanlar o evden kovulur ve o hane ehli daima hayır ve bereket içinde olurlar. Kuran okunmayan eve şeytanlar girer, melekler çıkar ve o hane ehli daima darlık içinde bulunurlar.
Çeşitli faydalı ilim öğrenmek, esrarı garibe ve ilahi feyzin talebi için Kuran’ı Azimüşşan çok okuyarak ondan feyz ve istifade etmektir. Resulü Ekrem: İlim okumayı arzu ederseniz, Kuran’ı Azimüşşan’a devam ediniz. Zira onda ezel ve ebedin ilmi vardır buyurmuşlardır.
Ariflerden birisi: Müminin ruhu, ölüm anında tereyağından kıl çeker gibi alınır, mealindeki hadisi şerifin manasını Kuran’da aramış, bulamayınca telaş içinde uyumuş. Resulü Ekrem’i (SAV) rüyasında gördü ve O’na: Hiçbir yaş, kuru şey bulunmaz, meğer ki o, açık Allah kitabında bulunmasın ayetini okudu ve dedi ki: Ya Resulullah, Kuran’ı hetmettim, bu hadisi şerifin manasını bulamadım. Resulü Ekrem ona: Sure-i Yusuf’da ara, bulursun, buyurdu. Uykudan uyanınca abdest aldı, aradığını da buldu: Mısır hanımları Hazreti Züleyha’yı tenkit ettikleri vakit onları sarayına davet etti. Ellerine birer bıçak, birer turunç verdi. Hazreti Yusuf’u onların huzuruna çıkardı. Onları Hazreti Yusuf’un cemalinden güzelliğine hayret içinde bakarlarken ellerini kestiler, acısını duymadılar. Bunun gibi, mümin cennetteki makamını gördüğü vakit onun lezzetinden ölümün acısını duymayacaktır.
Kuran’ı Azimüşşan’da istifham ve tevbih misilli ayetler okunduğunda bela diye cevap vererek tasdik etmektir. Mesela: Eleysallahü bi ahkemil hakimin. (Cenabı vacibül vücud ahkemül hakimin değil midir?) (Tin Suresi: 8. Ayet) ayeti okunduğu vakit ona cevap olarak: Bela ve ene ala zalike mineş şahidin. (Evet, ya Rabbi, Zatı Ecelli ve Ala’nın ahmekül hakimin olduğuna şahidim) demektir.
Kuran’ı Kerim hatmedildiği vakit Ey Rabbim, kabrimin vahşetini ünsiyyetine çevir duasını üç kere okumaktır.
Arif PAMUK – Resulullah’ın Dilinden Surelerin ve Duaların Esrarı, Hikmeti, Fazileti – Pamuk Yayıncılık






