3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76

3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76
BilgiAçıklama
Sınıf3. Sınıf
Dersİngilizce
YayıneviMEB Yayınları
Sayfa76
BölümListening & Watching
KonuAile yaşamı, aile bireyleri ve günlük rutinler

Listening & Watching

İngilizcesi: Listening & Watching
Okunuşu: Lisınıng end Voçing
Türkçesi: Dinleme ve İzleme

1. Look at the picture and answer.

İngilizcesi: Look at the picture and answer.
Okunuşu: Luk et dı pikçır end ensır.
Türkçesi: Resme bakınız ve cevaplayınız.

3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76
3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 76

How many people are there in the family?

İngilizcesi: How many people are there in the family?
Okunuşu: Hau meni piipıl ar der in dı femıli?
Türkçesi: Ailede kaç kişi var?

Cevap: There are 9 people in the family.

İngilizcesi: There are 9 people in the family.
Okunuşu: Der ar nayn piipıl in dı femıli.
Türkçesi: Ailede 9 kişi var.

Açıklama: There are kalıbı birden fazla kişi veya nesnenin varlığını belirtmek için kullanılır.

2. Watch the digital story.

İngilizcesi: Watch the digital story.
Okunuşu: Voç dı diciṭıl stori.
Türkçesi: Dijital hikâyeyi izleyiniz.

Family Life – Video Script

İngilizcesi: Family Life – Video Script
Okunuşu: Femıli Layf – Vidiyou Skript
Türkçesi: Aile Yaşamı – Video Metni

Çağla: Hi, I’m Çağla. Today, I’m preparing a performance task for my drama lesson.

İngilizcesi: Hi, I’m Çağla. Today, I’m preparing a performance task for my drama lesson.
Okunuşu: Hay, aym Çağla. Tudey, aym pripering ı pörformıns task for may drama lesın.
Türkçesi: Merhaba, ben Çağla. Bugün drama dersim için bir performans görevi hazırlıyorum.

It’s about my family and chores we do at home.

İngilizcesi: It’s about my family and chores we do at home.
Okunuşu: İts ıbaut may femıli end çorz vi duu et houm.
Türkçesi: Ailem ve evde yaptığımız işler hakkında.

I hope you like it.

İngilizcesi: I hope you like it.
Okunuşu: Ay houp yu layk it.
Türkçesi: Umarım beğenirsiniz.

This is my brother, Tuğrul. Say hello to my friends, Tuğrul!

İngilizcesi: This is my brother, Tuğrul. Say hello to my friends, Tuğrul!
Okunuşu: Dis iz may bradır, Tuğrul. Sey helou tu may frendz, Tuğrul!
Türkçesi: Bu benim erkek kardeşim Tuğrul. Arkadaşlarıma merhaba de, Tuğrul!

Tuğrul: Hello!

İngilizcesi: Hello!
Okunuşu: Helou!
Türkçesi: Merhaba!

Çağla: Can you tell us about your daily routines?

İngilizcesi: Can you tell us about your daily routines?
Okunuşu: Ken yu tel as ıbaut yor deyli ruutiinz?
Türkçesi: Bize günlük rutinlerinden bahsedebilir misin?

Tuğrul: Hmm, OK! I wake up at 7.

İngilizcesi: Hmm, OK! I wake up at 7.
Okunuşu: Hım, okey! Ay veyk ap et sevın.
Türkçesi: Hımm, tamam! Saat 7’de uyanırım.

I wash my face and brush my teeth.

İngilizcesi: I wash my face and brush my teeth.
Okunuşu: Ay voş may feys end braş may tiith.
Türkçesi: Yüzümü yıkar ve dişlerimi fırçalarım.

Then I put on my school uniform.

İngilizcesi: Then I put on my school uniform.
Okunuşu: Den ay put on may skuul yunıform.
Türkçesi: Sonra okul üniformamı giyerim.

I have breakfast with my parents.

İngilizcesi: I have breakfast with my parents.
Okunuşu: Ay hev brekfıst vit may perınts.
Türkçesi: Annem ve babamla kahvaltı yaparım.

At 8, I go to school with my dad.

İngilizcesi: At 8, I go to school with my dad.
Okunuşu: Et eyt, ay gou tu skuul vit may ded.
Türkçesi: Saat 8’de babamla okula giderim.

Çağla: What do you do at school?

İngilizcesi: What do you do at school?
Okunuşu: Vat duu yu duu et skuul?
Türkçesi: Okulda ne yaparsın?

Tuğrul: I study my lessons.

İngilizcesi: I study my lessons.
Okunuşu: Ay stadi may lesınz.
Türkçesi: Derslerime çalışırım.

I have lunch at 12.

İngilizcesi: I have lunch at 12.
Okunuşu: Ay hev lanç et tvelv.
Türkçesi: Saat 12’de öğle yemeği yerim.

I often play basketball with my friends during break time.

İngilizcesi: I often play basketball with my friends during break time.
Okunuşu: Ay ofın pley basketbol vit may frendz dyuring breyk taym.
Türkçesi: Teneffüste arkadaşlarımla sık sık basketbol oynarım.

I love basketball!

İngilizcesi: I love basketball!
Okunuşu: Ay lav basketbol!
Türkçesi: Basketbolu seviyorum!

Çağla: Sounds fun! What do you do after school, Tuğrul?

İngilizcesi: Sounds fun! What do you do after school, Tuğrul?
Okunuşu: Saundz fan! Vat duu yu duu aftır skuul, Tuğrul?
Türkçesi: Eğlenceli görünüyor! Okuldan sonra ne yaparsın, Tuğrul?

Tuğrul: I arrive home at 3.

İngilizcesi: I arrive home at 3.
Okunuşu: Ay ırayv houm et thrii.
Türkçesi: Saat 3’te eve gelirim.

I do my homework, then I usually watch TV or play computer games.

İngilizcesi: I do my homework, then I usually watch TV or play computer games.
Okunuşu: Ay duu may houmvörk, den ay yujuıli voç tii-vii or pley kompiyutır geymz.
Türkçesi: Ödevimi yaparım, sonra genellikle televizyon izler veya bilgisayar oyunları oynarım.

Çağla: Do you help your mother at home?

İngilizcesi: Do you help your mother at home?
Okunuşu: Duu yu help yor madır et houm?
Türkçesi: Evde annene yardım eder misin?

Tuğrul: Yes! I always put the rubbish out.

İngilizcesi: Yes! I always put the rubbish out.
Okunuşu: Yes! Ay olveyz put dı rabiş aut.
Türkçesi: Evet! Çöpü her zaman dışarı çıkarırım.

Çağla: That’s great. Wow! You have got a guitar. Can you play it?

İngilizcesi: That’s great. Wow! You have got a guitar. Can you play it?
Okunuşu: Dets greyt. Vau! Yu hev gat ı gitar. Ken yu pley it?
Türkçesi: Bu harika. Vay! Bir gitarın var. Onu çalabilir misin?

Tuğrul: Yes, I can play the guitar.

İngilizcesi: Yes, I can play the guitar.
Okunuşu: Yes, ay ken pley dı gitar.
Türkçesi: Evet, gitar çalabilirim.

Çağla: That’s so cool! Thanks, Tuğrul!

İngilizcesi: That’s so cool! Thanks, Tuğrul!
Okunuşu: Dets sou kuul! Thengks, Tuğrul!
Türkçesi: Bu çok güzel! Teşekkürler, Tuğrul!

Now, I am in the sitting room. These are my grandparents.

İngilizcesi: Now, I am in the sitting room. These are my grandparents.
Okunuşu: Nau, ay em in dı siting ruum. Diiz ar may grendperınts.
Türkçesi: Şimdi oturma odasındayım. Bunlar benim büyükanne ve büyükbabam.

This is my grandmother, Leyla. And this is my grandfather, Ahmet.

İngilizcesi: This is my grandmother, Leyla. And this is my grandfather, Ahmet.
Okunuşu: Dis iz may grendmadır, Leyla. End dis iz may grendfadır, Ahmet.
Türkçesi: Bu benim büyükannem Leyla. Bu da benim büyükbabam Ahmet.

This is Damla. She’s my aunt.

İngilizcesi: This is Damla. She’s my aunt.
Okunuşu: Dis iz Damla. Şiiz may ant.
Türkçesi: Bu Damla. O benim teyzem / halam.

Grandpa, what’s your hobby?

İngilizcesi: Grandpa, what’s your hobby?
Okunuşu: Grendpa, vats yor hobi?
Türkçesi: Büyükbaba, hobin nedir?

Ahmet: Ha ha! It is chess.

İngilizcesi: Ha ha! It is chess.
Okunuşu: Ha ha! İt iz çes.
Türkçesi: Ha ha! Satrançtır.

I always play chess with my granddaughter and grandson.

İngilizcesi: I always play chess with my granddaughter and grandson.
Okunuşu: Ay olveyz pley çes vit may grenddotır end grendsan.
Türkçesi: Torunum olan kız ve erkek çocukla her zaman satranç oynarım.

Çağla: That’s wonderful! Thank you!

İngilizcesi: That’s wonderful! Thank you!
Okunuşu: Dets vandırfıl! Thengk yu!
Türkçesi: Bu harika! Teşekkür ederim!

Ahmet: It is my pleasure, my dear!

İngilizcesi: It is my pleasure, my dear!
Okunuşu: İt iz may plejır, may diır!
Türkçesi: Benim için bir zevk, canım!

Çağla: Right, my friends. Now, we can go to the kitchen. Follow me!

İngilizcesi: Right, my friends. Now, we can go to the kitchen. Follow me!
Okunuşu: Rayt, may frendz. Nau, vi ken gou tu dı kiçın. Falou mi!
Türkçesi: Tamam, arkadaşlarım. Şimdi mutfağa gidebiliriz. Beni takip edin!

This beautiful woman is my mother. She is 38 years old.

İngilizcesi: This beautiful woman is my mother. She is 38 years old.
Okunuşu: Dis byuutıfıl vumın iz may madır. Şii iz törti eyt yiırz ould.
Türkçesi: Bu güzel kadın benim annem. O 38 yaşında.

Çağla: Hi, Mum! Could you help me, please?

İngilizcesi: Hi, Mum! Could you help me, please?
Okunuşu: Hay, mam! Kud yu help mi, pliiz?
Türkçesi: Merhaba anne! Bana yardım eder misin, lütfen?

Mrs Esen: Of course, honey!

İngilizcesi: Of course, honey!
Okunuşu: Ov kors, hani!
Türkçesi: Elbette, tatlım!

Çağla: You know, I’m preparing a video. Please tell us about your daily routines.

İngilizcesi: You know, I’m preparing a video. Please tell us about your daily routines.
Okunuşu: Yu nou, aym pripering ı vidiyou. Pliiz tel as ıbaut yor deyli ruutiinz.
Türkçesi: Biliyorsun, bir video hazırlıyorum. Lütfen bize günlük rutinlerinden bahset.

Mrs Esen: Hi, kids! I’m Yeliz, Çağla’s mum.

İngilizcesi: Hi, kids! I’m Yeliz, Çağla’s mum.
Okunuşu: Hay, kids! Aym Yeliz, Çağlaz mam.
Türkçesi: Merhaba çocuklar! Ben Yeliz, Çağla’nın annesiyim.

I do the housework every day.

İngilizcesi: I do the housework every day.
Okunuşu: Ay duu dı hausvörk evri dey.
Türkçesi: Her gün ev işi yaparım.

For example, I cook delicious meals for my family, iron the clothes, wash the dishes, and clean the kitchen.

İngilizcesi: For example, I cook delicious meals for my family, iron the clothes, wash the dishes, and clean the kitchen.
Okunuşu: For igzampıl, ay kuk dilişıs miilz for may femıli, ayırın dı klouz, voş dı dişız end kliin dı kiçın.
Türkçesi: Örneğin ailem için lezzetli yemekler yaparım, kıyafetleri ütülerim, bulaşıkları yıkarım ve mutfağı temizlerim.

Then I make the beds.

İngilizcesi: Then I make the beds.
Okunuşu: Den ay meyk dı bedz.
Türkçesi: Sonra yatakları toplarım.

Çağla: Wow! Great job! You are a superwoman, Mum!

İngilizcesi: Wow! Great job! You are a superwoman, Mum!
Okunuşu: Vau! Greyt cob! Yu ar ı supırvumın, mam!
Türkçesi: Vay! Harika iş! Sen bir süper kadınsın, anne!

What a lovely birthday cake!

İngilizcesi: What a lovely birthday cake!
Okunuşu: Vat ı lavli börthdey keyk!
Türkçesi: Ne güzel bir doğum günü pastası!

Mrs Esen: Yes! This cake is for your aunt.

İngilizcesi: Yes! This cake is for your aunt.
Okunuşu: Yes! Dis keyk iz for yor ant.
Türkçesi: Evet! Bu pasta teyzen / halan için.

Çağla: Is it her birthday today?

İngilizcesi: Is it her birthday today?
Okunuşu: İz it hör börthdey tudey?
Türkçesi: Bugün onun doğum günü mü?

Mrs Esen: Yes, it is!

İngilizcesi: Yes, it is!
Okunuşu: Yes, it iz!
Türkçesi: Evet, öyle!

Çağla: Well! How old is she?

İngilizcesi: Well! How old is she?
Okunuşu: Vel! Hau ould iz şii?
Türkçesi: Peki! O kaç yaşında?

Mrs Esen: She is 32 years old.

İngilizcesi: She is 32 years old.
Okunuşu: Şii iz törti tuu yiırz ould.
Türkçesi: O 32 yaşında.

Çağla: Hmm… OK, Mum. Thank you!

İngilizcesi: Hmm… OK, Mum. Thank you!
Okunuşu: Hım… okey, mam. Thengk yu!
Türkçesi: Hımm… Tamam anne. Teşekkür ederim!

Hey! This is my father, Yılmaz. This is my uncle, Yiğit.

İngilizcesi: Hey! This is my father, Yılmaz. This is my uncle, Yiğit.
Okunuşu: Hey! Dis iz may fadır, Yılmaz. Dis iz may ankıl, Yiğit.
Türkçesi: Hey! Bu benim babam Yılmaz. Bu benim amcam / dayım Yiğit.

And this child is my cousin. His name’s Çınar.

İngilizcesi: And this child is my cousin. His name’s Çınar.
Okunuşu: End dis çayld iz may kazın. Hiz neymz Çınar.
Türkçesi: Bu çocuk da benim kuzenim. Onun adı Çınar.

Yılmaz, Yiğit, and Çınar: Hi!

İngilizcesi: Hi!
Okunuşu: Hay!
Türkçesi: Merhaba!

Çağla: Do me a favour!

İngilizcesi: Do me a favour!
Okunuşu: Duu mi ı feyvır!
Türkçesi: Bana bir iyilik yap!

Mr Esen: Yes, dear. Anytime!

İngilizcesi: Yes, dear. Anytime!
Okunuşu: Yes, diır. Enitaym!
Türkçesi: Evet, canım. Her zaman!

Çağla: Tell me about your daily routines, please!

İngilizcesi: Tell me about your daily routines, please!
Okunuşu: Tel mi ıbaut yor deyli ruutiinz, pliiz!
Türkçesi: Lütfen bana günlük rutinlerinden bahset!

Mr Esen: Hmmm… I wake up at 7 every morning.

İngilizcesi: Hmmm… I wake up at 7 every morning.
Okunuşu: Hım… Ay veyk ap et sevın evri mornıng.
Türkçesi: Hımm… Her sabah saat 7’de uyanırım.

I go to work. I have lunch at 12.

İngilizcesi: I go to work. I have lunch at 12.
Okunuşu: Ay gou tu vörk. Ay hev lanç et tvelv.
Türkçesi: İşe giderim. Saat 12’de öğle yemeği yerim.

Çağla: What do you do at home?

İngilizcesi: What do you do at home?
Okunuşu: Vat duu yu duu et houm?
Türkçesi: Evde ne yaparsın?

Mr Esen: I watch TV, help your mum, and have dinner with my family.

İngilizcesi: I watch TV, help your mum, and have dinner with my family.
Okunuşu: Ay voç tii-vii, help yor mam end hev dinır vit may femıli.
Türkçesi: Televizyon izlerim, annene yardım ederim ve ailemle akşam yemeği yerim.

Then I read a book to my son and go to bed at 10.

İngilizcesi: Then I read a book to my son and go to bed at 10.
Okunuşu: Den ay riid ı buk tu may san end gou tu bed et ten.
Türkçesi: Sonra oğluma kitap okurum ve saat 10’da yatarım.

Çağla: Do you play football, Dad?

İngilizcesi: Do you play football, Dad?
Okunuşu: Duu yu pley futbol, ded?
Türkçesi: Futbol oynar mısın, baba?

Mr Esen: Yes, I do.

İngilizcesi: Yes, I do.
Okunuşu: Yes, ay duu.
Türkçesi: Evet, oynarım.

Çağla: How often?

İngilizcesi: How often?
Okunuşu: Hau ofın?
Türkçesi: Ne sıklıkla?

Mr Esen: I play football every weekend.

İngilizcesi: I play football every weekend.
Okunuşu: Ay pley futbol evri viikend.
Türkçesi: Her hafta sonu futbol oynarım.

Çınar: Çağla, can I have some water, please?

İngilizcesi: Çağla, can I have some water, please?
Okunuşu: Çağla, ken ay hev sam votır, pliiz?
Türkçesi: Çağla, biraz su alabilir miyim, lütfen?

Çağla: Sure! Here you are, Çınar!

İngilizcesi: Sure! Here you are, Çınar!
Okunuşu: Şur! Hiır yu ar, Çınar!
Türkçesi: Tabii! Buyur, Çınar!

Mrs Esen: Hey, kids! Give me a hand!

İngilizcesi: Hey, kids! Give me a hand!
Okunuşu: Hey, kids! Giv mi ı hend!
Türkçesi: Hey çocuklar! Bana yardım edin!

Everybody: Happy birthday!

İngilizcesi: Happy birthday!
Okunuşu: Hepi börthdey!
Türkçesi: Doğum günün kutlu olsun!

Çağla: That’s all, my friends. This is my family.

İngilizcesi: That’s all, my friends. This is my family.
Okunuşu: Dets ol, may frendz. Dis iz may femıli.
Türkçesi: Hepsi bu kadar, arkadaşlarım. Bu benim ailem.

We are so happy. Thank you for watching me. See you later!

İngilizcesi: We are so happy. Thank you for watching me. See you later!
Okunuşu: Vi ar sou hepi. Thengk yu for voçing mi. Sii yu leytır!
Türkçesi: Çok mutluyuz. Beni izlediğiniz için teşekkür ederim. Sonra görüşürüz!

Cevap Anahtarı

1. Etkinlik

There are 9 people in the family.

2. Etkinlik

Dijital hikâye izlenir. Bu etkinlikte yazılı olarak doldurulması gereken bir boşluk bulunmaz.

Önemli İngilizce Kelimeler

İngilizcesiOkunuşuTürkçesi
family lifefemıli layfaile yaşamı
familyfemıliaile
daily routinedeyli ruutiingünlük rutin
choresçorzev işleri
brotherbradırerkek kardeş
mother / mummadır / mamanne
father / dadfadır / dedbaba
grandmothergrendmadırbüyükanne
grandfathergrendfadırbüyükbaba
grandparentsgrendperıntsbüyükanne ve büyükbaba
auntantteyze / hala
uncleankılamca / dayı
cousinkazınkuzen
granddaughtergrenddotırkız torun
grandsongrendsanerkek torun
wake upveyk apuyanmak
wash my facevoş may feysyüzümü yıkamak
brush my teethbraş may tiithdişlerimi fırçalamak
have breakfasthev brekfıstkahvaltı yapmak
go to schoolgou tu skuulokula gitmek
do homeworkduu houmvörködev yapmak
put the rubbish output dı rabiş autçöpü dışarı çıkarmak
do the houseworkduu dı hausvörkev işi yapmak
cookkukyemek yapmak
iron the clothesayırın dı klouzkıyafetleri ütülemek
wash the dishesvoş dı dişızbulaşıkları yıkamak
make the bedsmeyk dı bedzyatakları toplamak
birthdaybörthdeydoğum günü
How old…?hau ouldkaç yaşında?
How often?hau ofınne sıklıkla?
alwaysolveyzher zaman
oftenofınsık sık
usuallyyujuıligenellikle
every dayevri deyher gün
every weekendevri viikendher hafta sonu
cankenyapabilmek
Could you help me?kud yu help mibana yardım eder misin?
Here you are.hiır yu arbuyur
Happy birthday!hepi börthdeydoğum günün kutlu olsun

Açıklama

3. Sınıf İngilizce Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 76’da aile bireyleri, günlük rutinler ve evde yapılan işler hakkında konuşma konusu öğrenilir. Günlük alışkanlıklar anlatılırken wake up, have breakfast, go to school, do homework, watch TV, do the housework, wash the dishes ve make the beds gibi ifadeler kullanılır. Every day, always, often, usually ve every weekend gibi kelimeler ise bir işin ne sıklıkta yapıldığını belirtir. Bir kişinin günlük yaşamını öğrenmek için What do you do at school?, What do you do after school? ve What do you do at home? gibi sorular sorulabilir.

Tema içinde aile bireylerini tanıtma, yaş sorma, doğum gününden söz etme, yetenekleri anlatma ve rica ifadeleri de birlikte kullanılır. How old is she? sorusu kişinin yaşını öğrenmek için, How often? bir eylemin ne sıklıkta yapıldığını sormak için, can ise bir kişinin yapabildiği işleri belirtmek için kullanılır. Could you help me, please? kibarca yardım istemeyi, Can I have some water, please? ise bir şey rica etmeyi sağlar. Böylece öğrenciler hem aile yaşamını ve günlük rutinlerini anlatmayı hem de yaş, sıklık, yetenek ve günlük isteklerle ilgili temel İngilizce kalıpları kullanmayı öğrenir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.