Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş atasözü ile ilgili hikaye

Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş atasözü ile ilgili hikaye
66
A+
A-

Bir zamanlar güzel bir köyde, birbirinden farklı karakterlere sahip iki kişi yaşarmış: Ayşe ve Mehmet. Ayşe, herkesin “uyumsuz” diye nitelendirdiği, biraz sakar ama bir o kadar da neşeli bir kadınmış. Sabahları erken kalkar, bahçede dolaşır, çiçeklerle konuşur ve küçük bir mutlulukla gününü geçirirmiş. Ama mutfakta bir şey yapmaya kalktığında mutlaka bir şeyleri düşürür ya da yakarmış.

Mehmet ise köyün “sabırlı ve düşünceli” delikanlısıymış. Ancak onun da kendine göre bir garipliği varmış: Her işe el atar ama bir türlü düzenli yapamazmış. Etrafındakiler onun bu özelliğiyle eğlenir, “Bir işi tamamlayabilse mucize olur!” derlermiş. Mehmet de bu durumu pek umursamaz, “Ne yapalım, elimden gelen bu,” deyip gülüp geçermiş.

Bir gün köy meydanında bir panayır kurulmuş. Ayşe, biraz olsun sakarlığını unutarak mutfakta yaptığı meşhur çöreklerden götürmüş, Mehmet ise el yapımı ahşap eşyalar satmaya niyetlenmiş. Ancak Ayşe’nin çörek tepsisi yere devrilmiş, Mehmet’in yaptığı ahşap raf ise panayırda rüzgâra dayanamayıp kırılmış. İkisi de köşeye çekilip üzgün bir şekilde otururken yan yana gelmişler.

Ayşe, Mehmet’e bakıp, “Senin de işler yolunda gitmemiş gibi görünüyor,” demiş gülerek. Mehmet de aynı sıcaklıkla karşılık vermiş: “Evet, senin de pek farklı değil sanırım.”

O günden sonra Ayşe ve Mehmet sık sık bir araya gelmeye başlamış. Ayşe’nin mutfakta yaptığı yemeklere Mehmet’in ince fikirleri yön vermiş, Mehmet’in yaptığı işler de Ayşe’nin küçük dokunuşlarıyla güzelleşmiş.

Bir gün köyün yaşlılarından biri onları birlikte çalışırken görüp, “Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Herkesin birbirini tamamlayan birine ihtiyacı vardır,” demiş.

Bu söz, Ayşe ve Mehmet’in hikayesinin simgesi olmuş. Zamanla bu iki “uyumsuz” kişi, köyün en uyumlu çifti olarak tanınmış ve hayat boyu birbirlerini tamamlamışlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.