PİKNİK YERİ (Yıl sonu yaklaşmıştı. Ulaşcan’ın öğretmeni bir gezi düzenleyecekti. Nereye gideceklerine sınıfça karar verdiler. Herkes açıkça fikrini söyledi. Ulaşcan’ın önerisi kabul edildi. Öğretmen, veliler ve öğrenciler görev paylaşımı yaptı. Her şey hazırdı. Piknik alanına doğru yola çıktılar…) Otobüs gezi yerine ulaştı. Otobüsten indiler. Her yer çöp içindeydi. Öğretmen çocukları...
0
8
ÇALIŞKANLARIN GÜNEŞİ HEP PARLAR Günlerden pazardı, hava kapalıydı, üstüne üstlük yağmur da yağıyordu. Canım sıkkın bir şekilde bütün gün yatacağımı sanıyorsanız elbette yanılıyorsunuz! Benim içimde her sabah doğan bir güneş var. Onun verdiği enerji ile her gün evde veya okulda birçok şey yaparım. Çalışkanlığımla; güneşimi hep parlatırım. Bu sabah da...
57
GÖKYÜZÜ OKULU Bir akşam evde ailecek sohbet ederken Abdullah Bey “Çocuklar, gökyüzü okulu varmış, gitmek ister misiniz?” diye sordu. Çocuklardan önce Zeliha Hanım hayret etmişti. “Nasıl yani? Gökyüzünün okulu mu olur?” diye sordu. Ali ve Ömer de “Baba, okulun adı mı gökyüzü yoksa gökyüzü mü öğretiliyor?” diye sorarak söze katıldılar....
45
Yiğit, ablasının arkadaşları evlerine geldiğinde çok mutlu olurdu. İşte, yine öyle bir gündü! Yiğit’in ablası Yağmur ve arkadaşları masanın etrafında toplanmış çalışmaya dalmışlardı bile. Çünkü onlar insansız hava aracı tasarlıyorlardı. Hem de TEKNOFEST adlı havacılık, uzay ve teknoloji festivaline katılmak için!.. İnsansız hava aracı da ne? İçinde insan bulunmadan da...
23
BÜYÜLEYİCİ BÜYÜTEÇ Orhan ile Türkan araştırmayı çok seven iki kardeşti. Çocuklar okul ihtiyaçlarıyla birlikte bir de büyüteç almak istiyorlardı. Her hafta sonu, evlerine hastanede laborant olarak çalışan Nurcan teyzeleri gelirdi. Nurcan Hanım’ın işi gereği günü hep mikroskopla geçiyordu. Yeğenleri konuşurken bir büyüteç almak istediklerini duydu. Bir sonraki gelişinde onlara bir...
40
ŞANS İçinde bulunduğumuz senenin sonuna doğru yaklaşıyorduk.Soğuklar kendini hâliyle gösteriyordu. Yaşadığım 25 sene boyunca havaların bu kadar soğuk olduğunu hatırlamıyorum. Mesleğim dolayısıyla memleketim olan Muğla‘dan ayrılıp Ankara‘ya doğru yola çıkacaktım. Tren biletini erken saate almıştım. Gideceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum. Küçüklüğümden beri tek hayalim öğretmen olmaktı ve ben ilk görevimi yapmak...
11
ELÂZIĞLI HASAN ONBAŞI Aylardan Mayıs’tı. Gelibolu Yarımadası’nı sarı katırtırnakları, kırmızı gelincikler, mor ballıbabalar sarmıştı. Fakat bu güzel manzara içinde kıyametler kopuyor; savaş bütün hızıyla sürüp gidiyordu. Devamlı çıkarma yapan İtilaf Kuvvetlerinden oluşan birlikler istedikleri yerleri bir türlü ele geçirememişlerdi. Ele geçirmeyi en çok istedikleri yer ise yarımadanın en üst noktası...
14
HAYDİ NAMAZA! Ali birlikte ders çalışmak için arkadaşlarını cumartesi günü evlerine davet etti. Pazartesi sınavlar başlayacaktı. Her sınav döneminde bir araya gelip özellikle matematik dersine çalışırlardı. Ali’nin matematiği çok iyiydi ve arkadaşlarına yardımcı olmak onu mutlu ediyordu. Cumartesi saat 10’a doğru önce Ayşe ile Zeynep geldi. Sonra beşer dakika arayla...
11
HAYAL İlkim fakir bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Kendisinden iki ve üç yaş küçük iki kardeşi vardı. Babasını üç yaşındayken trafik kazasında kaybettikten sonra zor olan hayatı daha da zorlaştı. Yeşil gözlü, kahverengi saçlı olan İlkim çok yardımsever, zeki ve iyi kalpli biriydi. Yaşadığı çevre tarafından güler yüzlü...
8
ABDULLAH DEDEM Yolcu vapurları yaklaşıp uzaklaşıyordu iskeleye. Sandallar gidip geliyordu Kadıköy-Haydarpaşa arasında. Martılar uçuşuyordu kıyıya yakın. Arada hızla inip denizden bir şeyler kapıyorlardı. Yükselişleri de inişleri gibi hızlı oluyordu. Ötüşleri kavgacı, öfkeliydi tümünün. Birbirlerinden denizi kıskanıyorlardı sanki. Düdük sesleri ile selamlaşan vapurlar; martı seslerini bastırıyordu arada bir… İstanbul minareleriyle, kuleleriyle,...
12
YOLDAKİ KAYA Karapınar köyü sarp kayalıkların eteğindedir. Köyün alt yanında durup da kayalıklara doğru insan bir baktı mı başı döner. Sivri, boz kayalıklardır bunlar. Köylüler, çok çekmişlerdir bu kayalıklardan. Kışın çığ gelir, karlar eriyince sularla birlikte dev gibi kaya parçaları sürüklenir yamaçlardan aşağı doğru. (…) Bir gece yarısı Karapınarlılar korkuyla...
12
Sonraki sayfa »
Daha Fazla İçerik Yükle
Yükleniyor...










