Pres

Pres kelimesinin en yaygın kullanılan eş anlamlıları şunlardır:
- Mengene: Bir nesneyi sıkıştırmak veya sabitlemek için kullanılan alet.
- Cendere: Mengene ile aynı işlevi gören alet.
- Baskı: Bir nesneye uygulanan kuvvet.
- Ezme: Bir nesneyi basınç uygulayarak küçültme veya düzleştirme işlemi.
- Sıkıştırma: Bir nesneyi basınç uygulayarak daha küçük bir hacme getirme işlemi.
- Yağmur: Yoğun şekilde yağan yağmur.
Örnek cümleler:
- Mengene: Marangoz, tahtayı mengenede sıkıştırarak kesiyordu.
- Cendere: Su tesisatçısı, boruyu cendere ile sıkıştırdı.
- Baskı: Sınav yaklaştıkça öğrenciler üzerindeki baskı artıyordu.
- Ezme: Elma suyunu preste ezerek çıkardılar.
- Sıkıştırma: Kamyon, çöpleri presleyerek daha az yer kaplamasını sağladı.
- Yağmur: Yoğun yağmurdan dolayı yollar sular altında kaldı.
- Prestij: Şirket, prestijini korumak için çok çalışıyordu.
- Prim: Satışlardaki artıştan dolayı çalışanlara prim verildi.
- Primat: Primatlar, zeki hayvanlar olarak bilinir.
- Primitif: Primitif kabileler, doğayla uyum içinde yaşıyordu.
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum






