İnsan Gereksinimleri ve Sosyal Hizmet

İnsan Gereksinimleri ve Sosyal Hizmet
A+
A-

Sosyal hizmet mesleği, toplumda meydana gelen değişim, dönüşüm ve gelişmelerden etkilenmekte, aynı zamanda bu değişim ve gelişmelere etki etmektedir. Toplumda yaşanan kültürel, sosyal, ekonomik her bir değişim ve gelişme insanların sosyal işlevselliğini engellemekte ya da desteklemektedir. Ekonomik gelişme, teknolojinin gelişimi, kültürlenme gibi toplumda meydana gelen farklılaşma insanların da bu farklılıklara uyum sağlama çabası çoğu zaman sorunları da beraberinde getirmektedir.

Son yüzyılda yaşanan aile yapısındaki değişim, hızla artan aile parçalanmalarına neden olmakta, ailede korunma gereksinimi olan birçok aile üyesini ve bu üyelere yapılması gereken müdahaleleri beraberinde getirmektedir. Kadının iş yaşamına katılımı ile aile içinde değişen roller, aile üyelerinin değişen roller ile dünya görüşünün ve aile içi iletişimin değişmesi gibi birçok durum aileyi bir bütün olarak ele almayı gerektirmektedir. Değişen aile yapısı ve işlevlerinin ise toplum içerisindeki yeri ile yani çevresi ile etkileşimlerini birlikte ele almak yine sorunların belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Yaşanan teknolojik gelişmeler ile sorunlar artık sadece bir ulusu etkilememekte, sorunların uluslararası bir boyut kazanmasına neden olmaktadır. Tarih boyunca yaşanan göç olgusu ise sorunların çeşitliliğini arttırmakta, göçün ne nedenle gerçekleştiği ise sorunların çözümünde müdahaleleri farklılaştırmakta ve farklı boyut kazandırmaktadır. Toplumda yaşanan dışlanma, eşitsizlik, savaş ve göç, artan nüfus ve ekonomik dengedeki tutarsızlık gibi birçok etmen sosyal hizmet mesleğinin konusu ve uğraşısı olup, sosyal hizmet, çevresi içinde bireyi ele alarak tüm etkileşimler ile birlikte ve bu etkileşimler sonucunda insanların sosyal işlevselliklerini arttırmak ve sosyal adaleti sağlamak için çalışmaktadır.

Toplumun yaşam kalitesinin arttırılması, sosyal refahın ve sosyal adaletin sağlanması, insanların gereksinimlerinin giderilmesi ve sosyal işlevselliklerinin arttırılması, insanların sorunlarla baş edebilme kapasitelerinin geliştirilmesi sosyal hizmet mesleğinin odağı olup, toplumda yaşanan olumsuzlukların giderilmesi adına sosyal hizmet mesleği büyük önem taşımaktadır.

Ortak İnsan Gereksinimleri

Gereksinim, bireyin ve toplumun beklentilerini karşılamada yetersiz kalan tüm durumları, kaynakları ve sistemleri işaret etmektedir. Gereksinim Türk Dil Kurumu (2015) tarafından, eksik duyulan şey, ihtiyaç olarak tanımlanmaktadır. Daha detaylandırmak gerekirse, gereksinim: Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygudur. İhtiyaçların karşılanması durumunda insanların kendilerini gerçekleştirmeleri ve sosyal işlevselliklerini arttırmaları söz konusudur. İnsan ihtiyaçlarının karşılanması durumunda ise sosyal sistemler içerisinde baş etme mekanizmalarını kullanamaması ve kendini gerçekleştirememesi söz konusu olacaktır. İnsanların öz yeterlilikleri gereksinimlerinin karşılanıp karşılanmaması ile paralel gelişmektedir.

İnsanların gereksinimleri bazen süreklilik gösterebilir, bir duruma özgü olabilir veya belirli zaman aralığında kendini gösterebilir. Örneğin kronik bir hastalığa sahip bireyin gereksinimleri sürekli devam edecek belli zaman aralıklarında bu gereksinime bağlı olarak gereksinimleri artacak ya da azalacak olabilir. Fakat hastalığa bağlı olarak sürekli gereksinimleri devam edecektir. Bir diğer örnek ise, ergenlik döneminde ve sınav kaygısı yaşayan bir genci ele alacak olursak, bu genç ergenlik döneminde belirgin, dönemin getirdiği ve sonrasında giderilebilir gereksinimlere sahip olacaktır.

Gereksinimler bu anlamda süreğen ya da koşullara ve insanlara göre değişen özellikler gösterebilmektedir. Gereksinimler insanların ve toplumun yapıp etmelerine yön verirken, insanların yapıp etmeleri de mevcut gereksinimlerden kaynaklanabilmektedir. İnsanların belirttiği gereksinimler ile hissedilen gereksinimler bazen örtüşmeyebilir. Bu anlamda insanların ve toplumun gereksinimlerini analiz etmek, işlevsel değerlendirmelerde bulunmak ve bu analiz ve değerlendirmeler sonucunda doğru müdahalelerde bulunmak önemlidir. İnsan gereksinimlerinin ortaya çıkarılması ve değerlendirilmesi, sorun çözme ve baş etme mekanizmalarının harekete geçirilmesinde önemli bir ön koşuldur. Bu ön koşulun gerçekleştirilmesinde de eş zamanlı olarak insan gelişimi bilgisine sahip olunması ve insanı etkileyen tüm faktörlerin gözden geçirilerek ve analiz edilerek birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

İnsan gereksinimlerini kategorize eden Maslow (1943), insanların temel gereksinimlerinin kendi aralarında belli bir hiyerarşik yapısı olduğunu ifade etmektedir. Bu hiyerarşik yapıda fiziksel ve biyolojik gereksinimler alt basamaklarda olup, yukarıdaki her bir basamakla birlikte gereksinimler daha sosyal bir boyut kazanmaktadır. Bu hiyerarşik yapıda öncelikli bir gereksinim giderilmeden bir üst basamaktaki gereksinim ortaya çıkamamaktadır. İnsan karşılanmayan temel gereksiniminde kilitli kaldığından bir sonraki basamağı düşünmemektedir.

Maslow’un hiyerarşik olarak yapılandırdığı gereksinimler hiyerarşisi şu şekilde kategorize edilmektedir: Fizyolojik ve biyolojik gereksinimler (besin, nefes, su, cinsellik, denge, uyku, boşaltım), güvenlik gereksinimi (iş, kaynak, sağlık, beden, aile, mülkiyet güvenliği), ait olma ve sevgi gereksinimi (aile, arkadaşlık, cinsel yakınlık), kendine saygı gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı), kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, problem çözme, yaratıcılık, gerçeklerin kabulü, ön yargısız olma).

  • Fizyolojik ve Biyolojik Gereksinimler; fizyolojik dürtüler olarak ele alınmaktadır. Örneğin; açlık ve susuzluk çeken bir insan bu ihtiyacını gidermediği sürece başka bir şey düşünemez.
  • Güvenlik Gereksinimi; fizyolojik ve biyolojik ihtiyacını gideren insanın güvenlik gereksinimi ortaya çıkmaktadır. İnsanın kendini koruma, başkalarına ya da yönetenlere güven duyma, korku, kaygı unsuru olan her şeyden kaçınma gibi gereksinimler ortaya çıkmaktadır. Örneğin; iç karışıklık yaşanan bir toplumda açlık ve susuzluğunu gideren bir birey, karışıklık yaşanmayan daha güvenli bir bölgeye kaçma gereksinimi duyacaktır. Salgın hastalık yaşanan bir bölgede yaşayan insanlar sağlıkları tehdit altında olduğundan daha güvenli gördükleri bir başka bölgeye gidecek ya da bu hastalığa yakalanma riskini oluşturan tüm etmenleri ortadan kaldıracaktır. Kendini güvende hissetmeyen birey güvenlik tehdidi ortadan kalkmadığı sürece başka bir şey düşünememektedir.
  • Ait Olma ve Sevgi Gereksinimi; fizyolojik ve güvenlik gereksinimi ortadan kalkan birey arkadaşlık kurma, ailesi tarafından sevilme ya da bir grup içinde var olma, oraya ait olma gibi duygusal ilişkinin yokluğunu ortadan kaldırmak ile ilgili çaba harcayacaktır.
  • Kendine Saygı Gereksinimi; fizyolojik, güvenlik ve ait olma ve sevilme ile ilgili gereksinimleri ortadan kalkan birey artık başkaları tarafından takdir edilmeyi ve kendisi yaptığı işten gurur duyma ve başarı göstermeyi isteyecektir. Birey hem kendi gözünde hem de toplum içinde diğerlerinin gözünde değerli olmayı, saygın olmayı ve başarı göstermeyi isteyecektir. Örneğin; üniversite sınavını kazanmak isteyen ve kazanan bir genç hem kendini başarılı hissedecektir hem de başkaları tarafından saygı göreceğini düşünecektir. Sınavdan başarı gösteremeyen genç ise başarı göstermek için çaba sarf edecek ve bu gereksinimi karşılayana kadar uğraş verecektir.
  • Kendini Gerçekleştirme; tüm gereksinimleri karşılanan birey kendini gerçekleştirmek için çaba sarf etmektedir. Maslow’a göre kişinin kendini gerçekleştirme gereksinimi hiçbir zaman doyuma ulaşmamaktadır. Kendini gerçekleştirebilen bireyin özellikleri kişiden kişiye değişiklik gösterebilmekle birlikte bazı özellikler şöyledir: Birey gerçeği olduğu gibi algılayabilmekte, bir başka deyişle, birey ön yargıların etkisi altında olmadan nesne, insan ve olayları olduğu gibi kavrayabilmekte ve anlayabilmektedir. Birey sadece kendi ile ilgili değil, insanlık ile ilgili sorunlara da dönüktür. Birey sorunlarını kendi başına çözebilmektedir. Birey güçlükler karşısında sakin kalıp, sorunlarla baş etme yolları bulabilmektedir. Birey başkalarından bağımsız hareket edebilme gibi özelliklere sahiptir

Gereksinimler bireye özgü ya da toplumdan kaynaklı olabilmektedir. Bu anlamda gereksinimleri çeşitli yönleri ile ele almak gerekmektedir. Ortak insan gereksinimleri, insanların farklılığından doğan gereksinimler ve sosyal sistemin getirisi olan gereksinimlerin bilgisi, sosyal hizmete gereksinimleri karşılamada yol gösterici olmaktadır. Gereksinimlerin karşılanması ve bu gereksinimlerin doğasına uygun müdahale planının gerçekleştirilmesi, insan doğasını bilmeyi, insan gelişimini etkileyen faktörleri göz önünde bulundurmayı ve insanı etkileyen çevresel faktörler ve sistemlerin de neler olduğunu bilmeyi gerektirmektedir.

İnsan davranışlarının nedenini anlamak için insan gelişimini anlamak ve insan gelişimine etki eden faktörleri bilmek gerekmektedir. İnsan biyopsikososyal bir varlık olup, insan gelişimi beş boyutta incelenmektedir. İnsan gelişimi fiziksel, duyuşsal, bilişsel, ruhsal, ve sosyal olmak üzere beş boyutta incelenmektedir. İnsan gelişiminin bu beş boyutu ise yedi ekolojik seviyeden etkilenebilmektedir. Bu yedi ekolojik seviye; biogenetik faktörler, ailevi faktörler, kültürel faktörler, çevresel koşullar, kaynaklar ve fırsatlar, kişisel gelişim modelleri, gelişimin, sağlığın güncel göstergeleridir (Derezotes, 2000).

Sosyal hizmet uzmanına müracaatçılar sorun ve gereksinimlerle gelmektedir. Sosyal hizmet uzmanının müracaatçıya yardım edebilmesi için sorunları ve ihtiyaçları anlaması gerekmektedir (Zastrow ve Krist-Ashman, 2014). Sosyal hizmet uzmanının sorunları anlaması ve analiz edebilmesi için ise insan gelişim boyutlarını ve insan gelişimini etkileyen faktörleri bilmelidir.

İnsan Gelişiminde Fiziksel Boyut ve Fiziksel Gereksinimler

Bireyin fiziksel güçlerini ve sınırlılıklarını bilmek bireyin gereksinimlerini gidermede yol göstermektedir. Fiziksel güçlerini kullanan bireyler kendilerini anlatmak ve dünyayı öğrenmek için vücutlarını kullanmaktan hoşlanmaktadır, bir başka deyişle, dünyayı ve kendilerini bedenî hislerle deneyimlemektedir. Geniş fiziksel tabiatları vardır. Fiziksel gelişimlerini bilmeyen, fiziksel sınırlılıkları olan bireyler vücutlarını dinlemeyi bilmez ve fiziksel ihtiyaçlarının farkında değildir. Sosyal hizmet uzmanı, bireyin fiziki yönden güçlerini ve sınırlılıklarını bilmeli ve bireyin gereksinimlerini gidermede buna göre müdahale planı geliştirmelidir. Sosyal hizmet uzmanı, bireye fiziki yönden güçlü yönlerini keşfetmesini sağlamakta ve fiziki sınırlılığı olan bireyleri güçlendirmeye çalışarak bireye yol gösterici rol üstlenmektedir. Bireyin davranışlarının nedenini fiziki yönden güçlü ve sınırlı olup olmadığını gözlemleyerek değerlendirmektedir

İnsan Gelişiminde Duyuşsal Boyut ve Duygusal Gereksinimler

Bireyin duygusal olarak güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını bilmek bireyin gereksinimlerini gidermede yol göstermektedir. Duyuşsal yönden güçlü olan bireyler duygusal olarak baskındır. Duyuşsal yönden güçlü olan bireyler duygularını konuşarak ve deneyimleyerek rahatlamaktadır. Duyuşsal yönden güçlü olan bireyler ilişkilerinde genellikle hisleri hakkında sıklıkla konuşma eğilimi gösterir ve duygularını rahat bir biçimde ifade etmektedir. Duyuşsal yönden güçlü olan bireyler geniş duygusal alanlara sahiptir. Karmaşık ve derin iç dünyaları vardır. Duyuşsal yönden sınırlılıkları olan bireyler en temel duygularını bile ifade etmede zorluk çekmektedir. Duyuşsal sınırlılıkları olan bireyler duygularını sözde duygularla (suçluluk, sıkıntı, depresyon, vb.) ifade edebilmektedir. Sosyal hizmet uzmanı duyuşsal yönlerindeki güçlü ve sınırlı yönleri ile bireyi değerlendirerek gereksinimlerini gidermek için müdahale planı yapmaktadır.

İnsan Gelişiminde Bilişsel Boyut ve Bilişsel Gereksinimler

Bireyin bilişsel olarak güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını bilmek bireyin gereksinimlerini gidermede yol göstermektedir. Bilişsel yönden güçlü olan bireyler olaylara ilişkin fiziksel ve duygusal tepkilerini açıklamak yerine geçmiş ve şimdiki zaman deneyimlerini ifade edip, analiz etmek ister. Bilişsel yönü güçlü müracaatçılar genellikle yaratıcı ve derin içsel düşünce dünyasına sahip, geniş bir bilişsel alana sahiptir. Bilişsel sınırlılığa sahip müracaatçılar ise anlama ve öğrenme güçlüğü yaşamaktadır. Sosyal hizmet uzmanı bilişsel yönden müracaatçının güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek müdahalede bulunmakta ve değerlendirmelerini yapmaktadır.

İnsan Gelişiminde Ruhsal Boyut ve Ruhsal Gereksinimler

Bireyin ruhsal olarak güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını bilmek bireyin gereksinimlerini gidermede yol göstermektedir. Ruhsal yönden güçlü olan müracaatçılar bilinç düzeyleri, hayatlarının anlamı, kutsal ve ruhani olanla ilgili ifadeler, idealizm düşünceleri ve dünya ile bağları hakkında konuşmaktadır. Bu müracaatçılar dindar olabilir veya olmayabilir. Bu bireyler dindar olduklarında ise diğer insanların inançlarına saygılıdır. Güçlü bir ruhsal iç dünyaları vardır. Ruhsal yönden zayıf olan müracaatçılar ise kendilerini dünya ile bağlantılandırmakta sorun yaşamaktadır. Hayatın anlam arayışında huzuru bulamayabilir. Bu müracaatçılar tek başlarına karar alamayabilir. Sosyal hizmet uzmanı müracaatçının ruhsal yönden güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek müracaatçı için uygun müdahale gerçekleştirebilmektedir.

İnsan Gelişiminde Sosyal Boyut ve Sosyal Gereksinimler

Bireyin sosyal olarak güçlü yönlerini ve sınırlılıklarını bilmek bireyin gereksinimlerini gidermede yol göstermektedir. Sosyal yönden güçlü olan müracaatçılar hayatlarındaki kişilerarası ilişkileri vurgulama eğiliminde olup, sosyal güce sahiptir. Bu bireyler çok gelişmiş iletişim ve kendini gösterebilme becerilerine sahiptir. Bu becerilerini kendilerinin ve diğerler insanların iyi taraflarını en üst düzeye kadar geliştirmede her zaman kullanamayabilir. Sosyal yönden zayıf olan müracaatçılar ise içine kapanık ve diğerleri ile iletişime geçmeyen bir özellik göstermektedir. Sosyal hizmet uzmanı, müracaatçının sosyal yönden güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirerek müracaatçı için uygun müdahale gerçekleştirebilmektedir (Derezotes, 2000).

İnsan gelişiminin açıklanan beş boyutu, müracaatçının davranışlarının nedenini ortaya çıkarmada, davranışlarının anlaşılmasında ve açıklanabilmesinde büyük rol almaktadır. Müracaatçının gelişim boyutlarında keşfedilecek olan güçlü ve zayıf yönler sosyal hizmet uzmanının müracaatçının gereksinimlerini anlamasını sağlayacak ve müdahale planının oluşmasında yol gösterici olacaktır.

Müracaatçının sadece gelişim boyutlarını bilmek ve keşfetmek, gereksinimlerin giderilmesi ve gerekli müdahalenin yapılması için yeterli olmamaktadır. Sosyal hizmet uzmanı aynı zamanda müracaatçının etkilendiği diğer etmenleri de göz önünde bulundurmalı buna göre analiz ve değerlendirmelerini yapmalıdır. Sosyal hizmet uzmanı müracaatçıları ile ilgili değerlendirmeleri, müracaatçılarının gelişim boyutları ile birlikte aşağıda yer alan etmenleri ve etkilerini göz önüne alarak yapmaktadır.

Derezotes’e (2000)’e göre faktörler:

  • Biogenetik faktörler: Biogenetik faktörler, bireyin kalıtsal ve diğer fiziksel özelliklerini içermektedir. Ailenin geçmişi genellikle genetik faktörlerin ve eğilimlerin kanıtını sağlamaktadır.
  • Ailevi faktörler: Ailevi faktörler, bireyin yakın ve geniş ailesinin özelliklerini içermektedir. Burada tanımlanan aile terimi, müracaatçının resmi olmayan destek sistemin birçok en önemli üyelerini kapsamaktadır. Yakın aile, biyolojik aile üyeleri ile diğer aile üyelerini kapsayabilir de kapsamayabilir de.
  • Kültürel faktörler: Kültürel faktörler, bireyin psiko-sosyal çevresinin niteliklerine yapılan yüklemeleri içerir. Psiko-sosyal çevre, bireylerin aile üyelerinin dışındaki ilişkide olduğu diğer grupların özelliklerini içermektedir. Bunlar, birincil grubun (sevgililer, arkadaşlar ve diğer ilişkiler), ikincil grubun (bireyin birlikte çalıştığı profesyoneller) üyeleri ile diğer resmi ve resmi olmayan destek ağını içermektedir.
  • Çevresel koşullar: Çevresel koşullar, bireyin yaşam kalitesini etkileyen onun yaşam alanına karşılık gelen özellikleri içerir. Bu özellikler, yerel ve küresel toplumda yer alan doğal çevre ile insan tarafından yapılan çevrelerle ilgili olabilir.
  • Kaynaklar ve fırsatlar: Kaynaklar ve fırsatlar, bireyce elde edilebilir olan güvenlik, özgürlük, kabul, zenginlik, güç, hizmetler ve tüketim mallarını içerir. Bu kaynak ve fırsatlar, genellikle, yerel ve ulusal liderliğin hoşgörü, istikrar, politikalar, etkililik ve çatışma çözüm metodolojisiyle ilgilidir.
  • Öz bakım kalıpları: Öz bakım kalıpları, bireyin kişisel gelişimini besleyen ve geliştiren çabalarıdır. Bu kalıplar, bireyin içsel motivasyonu, enerji düzeyi ve bilinç düzeyi gibi içsel faktörlerle ilgilidir.
  • Gelişim ve sağlığın güncel göstergeleri: Gelişim ve sağlığın güncel göstergeleri, bireylerin, çift ilişkilerinin, ailelerin ve toplumun gelişimsel büyüme ve refah durumunun ölçülebilir işaretlerini içermektedir (Derezotes, 2000).

İnsan davranışının tüm değerlendirmelerinde, gerek profesyonel değerlendirmelerde gerekse kişilerarası iletişimde diğer etmenleri göz ardı etmemek gerekmektedir. Doğru değerlendirmeler ancak çok yönlü değerlendirmelerin ışığında gerçekleşebilmektedir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.