Bir işi yapma, yerine getirme (eski)

Bir işi yapma, yerine getirme (eski)
Yayınlama: 13.07.2025
82
A+
A-

Bir işi yapma, yerine getirme için eski Türkçe ve Osmanlıcada ödeme anlamına gelen ifa kelimesi kullanılır.

İfa, Türkçede “bir şeyi tam yapmak, eksiksiz vermek; sözünde durmak, gereğini yerine getirmek” anlamlarına gelen çok yönlü bir kelimedir. Farklı bağlamlarda farklı anlamlar kazanabilir.

En yaygın anlamları şunlardır:

  • Hukukta: Bir borcun veya yükümlülüğün tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi. Örneğin, bir borçlu borcunu ifa ederse, borcunu geri ödemiş olur.
  • Dinde: Bir ibadetin veya dini yükümlülüğün yerine getirilmesi. Örneğin, bir Müslüman namaz kılmakla ibadetini ifa etmiş olur.
  • Genel Kullanımda: Bir sözün veya vaadin yerine getirilmesi. Örneğin, “Söz verdiğim gibi sana bu kitabı yarın vereceğim. Sözümü ifa edeceğim.”

İfa kelimesinin bazı türevleri şunlardır:

  • İfa etmek: Bir şeyi tam ve eksiksiz olarak yapmak, yerine getirmek.
  • İfaen: Bir şeyin yerine getirilmesi amacıyla.
  • İfada kusur: Bir borcun veya yükümlülüğün tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesi.
  • İfa mercii: Bir borcun veya yükümlülüğün yerine getirilmesi gereken yer.

İfa ile ilgili bazı örnek cümleler:

  • Borcunuzu ne zaman ifa edeceksiniz?
  • Bu ibadeti tam ve eksiksiz olarak ifa etmeliyiz.
  • Söz verdiği gibi borcunu ifa etti.
  • Mahkeme, sanığın sözleşmeyi ifa etmediğine karar verdi.
  • Vergi mükellefi, vergisini ifa etmek için vergi dairesine gitti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.