Aşağıdakilerden hangisi Atlantis’in rivayet olarak kalmasının nedenidir?

Aşağıdakilerden hangisi Atlantis’in rivayet olarak kalmasının nedenidir?
A+
A-

Antik Çağ yazarlarından bazıları, Eflatun’un Kritias eserinin etkisiyle hayali rivayetler yazıp bıraktılar. Onlara göre, eski bir çağda Yunanlılar Atlantik’te Herakles sütunları karşısında (Cebelitarık Boğazı) büyük bir adadan çıkagelmiş bir halkı, Atlantları, geri sürmeye mecbur kalmışlardır. Bu ada, bir gün ve bir gece içinde, bir tufanla sulara gömüldü ve yine Platon’a göre, bu olayı Solan devrinden 9000 yıl kadar önce, aşağı yukarı MÖ 9600 yılında oldu. Birçok bilgin bunun baştan başa mitolojik bir alegori olduğunu, başkaları da efsanenin gerçek bir olaylar doğduğunu ileri sürdüler. Atlantis hep söylenti olarak kalacaktır. Çünkü Atlantis’in bulunduğu yer konusunda söylentiler birbirini tutmamaktadır. Atlantis efsanesi, Avrupa edebiyatında birçok esere konu oldu: Francis Bacon’un, adayı fizik ilminin ideal yeri olarak anlatan Nova Atlantis (Yeni Atlantis) adlı ilmi romanı; İsveçli Kudbeck’in Atland Eller Mahneim (Atlantis veya Mahneim) adlı eseri; Katonyalı yazar Verdaguer’in, Kristof Kolomb’u bu kayıp ülke peşinde denizlere salan Atlantida adlı şiiri sayılmaya değer.

Aşağıdakilerden hangisi Atlantis’in rivayet olarak kalmasının nedenidir?

A) Yunan kaynaklarında geçmesi
B) Bu konuyu edebiyatçıların işlemesi
C) Çok eski zamanlarda yaşamaları
D) Atlantların yazıyı kullanmamaları
E) Atlantis’in bulunduğu yerle ilgili bilgilerin birbirini tutmaması

  • Doğru cevap E şıkkıdır: Atlantis’in bulunduğu yerle ilgili bilgilerin birbirini tutmaması.

Neden mi?

  • Atlantis’in Coğrafyası: Efsanede anlatılan Atlantis, oldukça gelişmiş bir uygarlığa sahip ve büyük bir ada olarak tasvir edilir. Ancak, bu adanın tam olarak nerede olduğu konusunda farklı kaynaklarda farklı bilgiler yer alır. Bazılarına göre Atlantik Okyanusu’nda, bazılarına göre Akdeniz’de, hatta daha uzak coğrafyalarda olduğu iddia edilir. Bu coğrafi belirsizlikler, Atlantis’in gerçek bir yer olup olmadığı konusunda ciddi şüpheler uyandırır.
  • Kanıt Eksikliği: Atlantis’in varlığına dair somut arkeolojik veya tarihsel bir kanıt bulunmamaktadır. Yunan mitolojisindeki bu anlatı, daha çok felsefi ve edebi bir metin olarak değerlendirilir.
  • Mitolojik Kökenler: Atlantis efsanesi, Yunan mitolojisinin önemli bir parçasıdır. Bu da, efsanenin gerçek bir olaya dayanmaktan ziyade, belirli bir kültürel ve felsefi arka plana sahip olduğunu gösterir.
  • Edebi İşlemeler: Francis Bacon, İsveçli Kudbeck ve Katonyalı Verdaguer gibi yazarlar, Atlantis efsanesini kendi eserlerinde farklı şekillerde yorumlamışlardır. Bu durum, efsanenin gerçekliği konusunda değil, daha çok edebi bir ilham kaynağı olarak kullanıldığına işaret eder.

Diğer şıklar neden yanlış?

  • A şıkkı: Efsanenin Yunan kaynaklarında geçmesi, onun mitolojik bir kökene sahip olduğunu gösterir ancak tek başına efsanenin gerçekliğini çürütmez.
  • B şıkkı: Edebiyatçıların bu konuyu işlemesi, efsanenin popülerliğini artırmış olabilir ancak gerçekliğiyle ilgili bir bilgi vermez.
  • C şıkki: Atlantların çok eski zamanlarda yaşaması, efsanenin gerçekliği hakkında bir fikir vermez.
  • D şıkki: Atlantların yazıyı kullanıp kullanmamaları, efsanenin gerçekliğiyle doğrudan ilişkili değildir.

Sonuç olarak, Atlantis efsanesi, yüzyıllar boyunca insanların hayal gücünü besleyen, ancak gerçekliği konusunda net bir kanıt bulunmayan bir konudur. Farklı coğrafyalardaki farklı anlatılar ve arkeolojik bulguların eksikliği, Atlantis’in bir rivayet olarak kalmasına neden olmuştur.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.