Adabımuaşeret Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 26

Kutadgu Bilig’de sofra adabına dair öğütler de yer almaktadır.
“Büyükler yemeğe elini uzatmadan
Sen uzatma bak, budur bilinen
Sağ elini uzat Allah adıyla
Yemek bereketli, sen de zengin olursun
İnsanların önündeki lokmayı alma
Kendi önündeki neyse onu alıp ye”
Bir siyasetname özelliği taşıyan Kutadgu Bilig’de devlet büyüklerine yönelik önemli tavsiyeler yer alır. “Vezir, halkına karşı vefalı, edepli, gözü tok olmalı; mal hırsına düşmemeli; doğru tavırlar sergileyerek halka adil davranmalıdır.” ifadeleri, devlet büyüklerine adabımuaşeret konusunda yol gösteren tavsiyelerdendir.
Aşağıda Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig adlı eserinden dizeler yer almaktadır. Metinden yola çıkarak verilen soruyu cevaplayınız.
Nice tok olsan da geri çevrilmez aş,
Yemeği kişiye göre ver arkadaş.
Yiyeceği alınca dişle ve yavaş yavaş çiğne
Sıcak yemeğe ağzınla üfleme
Yemeği iştahla ye elini uzatıp
Seni gören evin hanımı sevinsin durup
Biri emek verip sana yemek hazırlarsa
Bu emeği boşa çıkarıp onu kırma
Eserin yazıldığı dönemdeki sofra adabıyla bugünkü sofra adabını karşılaştırınız. Öğretmen rehberliğinde küçük gruplar hâlinde sınıfta tartışınız.
Kutadgu Bilig’de verilen sofra adabı kuralları, saygı, ölçülülük ve emeğe değer verme üzerine kuruludur. Tok olunsa bile ikramı geri çevirmemek, yemeği yavaş yemek, sıcak yemeğe üflememek ve emeği küçümsememek gibi kurallar yer alır. Günümüzde de benzer kurallar geçerlidir; ancak bireysel tercihlere, hijyene ve teknoloji kullanımına daha fazla önem verilmektedir. Geçmişteki ve bugünkü sofra adabı arasındaki temel fark, toplumsal değişim ve modern yaşam alışkanlıklarından kaynaklanır.
Oğuz kökenli Türk boylarının önemli bir kültür mirası olan Dede Korkut Hikâyeleri’nde Türklerin adabımuaşeretine dair misafirperverlik, büyüklere saygı gibi birçok örneğe yer verilmiştir. İbni Fadlan Seyahatnamesi ve İbni Battûta Seyahatnamesi de Türk-İslam devletlerindeki adabımuaşeretle ilgili örnekler barındırır.
İbni Fadlan’a göre Türkler, “aksakal” olarak adlandırdıkları, sözü dinlenir ve tecrübeli yaşlılara saygı duymuş ve devlet yönetiminde onların fikirlerini almıştır.






