1938 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde kurulan Halkbilim kürsüsünün kurucusu kimdir?

1938 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde kurulan Halkbilim kürsüsünün kurucusu kimdir?
A) Mehmet Rauf
B) Ziya Gökalp
C) Mehmed Fuad Köprülü
D) Rıza Tevfik Bölükbaşı
E) Pertev Naili Boratav
- Doğru cevap E) Pertev Naili Boratav‘dır.
Pertev Naili Boratav (1907–1998), Türkiye’de halkbiliminin kurumsallaşmasında öncü isimlerden biridir. Aslen Geyve doğumlu olan Boratav, eğitimini İstanbul’da tamamlamış, ardından edebiyat ve folklor alanında yoğun çalışmalar yapmıştır. Onu farklı kılan en önemli özellik, halk kültürünü yalnızca bir edebiyat malzemesi ya da folklorik öge olarak değil, toplumun sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını anlamanın da bir anahtarı olarak görmesidir. Bu bakış açısı, onu hem döneminde hem de sonrasında tartışmalı bir konuma getirmiştir.
1938 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde kurulan Halkbilim Kürsüsü onun öncülüğünde faaliyete başlamıştır. Bu kürsü, Türkiye’de modern anlamda halkbilimi araştırmalarının sistemli bir şekilde yürütüldüğü ilk akademik merkez olmuştur. Pertev Naili Boratav, burada halk masalları, efsaneler, destanlar, halk hikâyeleri, halk şiiri, gelenekler ve görenekler üzerine akademik yöntemlerle araştırmalar yapmış, öğrenciler yetiştirmiş ve alanın gelişmesine büyük katkıda bulunmuştur.
Halkbilim Kürsüsünün Kuruluşu ve Önemi
1930’lu yıllar, Türkiye Cumhuriyeti’nin kültür ve bilim alanında önemli kurumsallaşmalar yaşadığı bir dönemdir. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Türk kimliğini oluşturan temel değerlerin araştırılması ve korunması hedeflenmiştir. İşte bu bağlamda folklor çalışmaları da büyük bir önem kazanmıştır. 1938’de kurulan Halkbilim Kürsüsü, sadece akademik bir birim değil, aynı zamanda ulusal kültür politikalarının da bir uzantısı olarak görülmüştür.
Boratav’ın başında bulunduğu bu kürsüde, halk hikâyelerinin derlenmesi, incelenmesi ve yazıya geçirilmesi üzerine yoğun çalışmalar yapılmıştır. Özellikle Anadolu’da sözlü geleneklerle yaşatılan masallar, efsaneler ve türkülerin kayıt altına alınması, Türk kültür mirasının korunması açısından tarihi bir adım olmuştur. Boratav, halk masallarını yalnızca edebî bir ürün olarak değil, aynı zamanda toplumun yaşam biçiminin, değer yargılarının ve sosyal ilişkilerinin yansıması olarak değerlendirmiştir.
Pertev Naili Boratav’ın Bilimsel Yaklaşımı
Boratav’ın en dikkat çekici yönlerinden biri, halkbilimi çalışmalarını disiplinlerarası bir bakış açısıyla ele almasıdır. O, masalları, destanları ve halk hikâyelerini yalnızca estetik metinler olarak değil, toplumun bilinçaltını, tarihsel gelişimini ve sosyal yapısını anlamak için bir kaynak olarak görmüştür.
Örneğin masallar üzerine yaptığı çalışmalar, sadece çocuklara anlatılan eğlenceli hikâyeler değil, aynı zamanda toplumun inanç sistemini, ahlak anlayışını ve toplumsal normlarını yansıtan belgeler olarak değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, onu klasik edebiyat merkezli folklor araştırmalarından ayırmış ve çağdaş halkbilim kuramlarına yakınlaştırmıştır.
Ayrıca Boratav, halk kültürünün sürekli değişim halinde olduğunu, halkın yaşamıyla birlikte yeniden üretildiğini vurgulamıştır. Bu bakış, halkbilimi çalışmalarına dinamik bir perspektif kazandırmıştır.
Boratav’ın Eserleri ve Katkıları
Pertev Naili Boratav, halkbilimi alanında çok sayıda eser kaleme almıştır. Bunlardan en önemlileri arasında şunlar sayılabilir:
- “Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği” (1946): Türk halk hikâyelerinin yapısını, işlevini ve anlatıcılarını inceleyen öncü bir çalışmadır.
- “Zaman Zaman İçinde” ve “Az Gittik Uz Gittik”: Türk masallarını derleyip düzenlediği, halk edebiyatını çocuklara ve gençlere sevdirmeyi amaçlayan eserlerdir.
- “100 Soruda Türk Folkloru”: Halkbilimi üzerine temel sorulara yanıt veren ve alanın kapsamını geniş kitlelere tanıtan bir kaynaktır.
Bu eserler, hem akademik dünyada hem de geniş okur kitlesi arasında Türk halk kültürüne dair büyük bir ilgi uyandırmıştır.
Yaşadığı Zorluklar ve Tartışmalar
Boratav, halkbilimini bilimsel bir disiplin olarak kurumsallaştırmış olsa da siyasi atmosfer nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. 1940’lı yıllarda Türkiye’de yoğunlaşan siyasi kutuplaşma ortamında, Boratav’ın halk kültürünü toplumsal eşitsizlikler ve sınıf mücadelesi perspektifiyle ele alması, bazı çevrelerde ideolojik eleştirilerin hedefi olmasına yol açmıştır. 1948’de “komünizm propagandası yapmak” suçlamasıyla açılan davada, kendisi ve meslektaşları yargılanmış, ancak beraat etmiştir. Yine de bu süreç onun akademik kariyerini zedelemiş ve 1948’de Halkbilim Kürsüsü kapatılmıştır.
Boratav daha sonra yurt dışında çalışmalarını sürdürmüş, özellikle Paris’te akademik hayatına devam etmiştir. Yurt dışında da Türk halkbilimi araştırmalarını tanıtmış, öğrenciler yetiştirmiş ve bilim dünyasına katkılarını sürdürmüştür.
1938 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde kurulan Halkbilim Kürsüsü’nün kurucusu olan Pertev Naili Boratav, Türk halkbiliminin kurumsallaşmasında temel taşlardan biridir. Onun çalışmaları, halk kültürünün bilimsel yöntemlerle incelenmesini sağlamış, masallardan halk hikâyelerine, destanlardan efsanelere kadar pek çok unsuru derleyip yazıya geçirmiştir.
Bugün Türkiye’de halkbilimi alanında yapılan akademik çalışmaların kökeninde Boratav’ın yaklaşımı ve kurduğu bilimsel gelenek bulunmaktadır. Zorluklara ve siyasi baskılara rağmen sürdürdüğü bilimsel mücadelesi, onu yalnızca bir halkbilimci değil, aynı zamanda kültürün korunması ve anlaşılması için mücadele eden bir aydın olarak da önemli kılmaktadır.
Kısacası, doğru cevap E) Pertev Naili Boratav’dır ve onun çalışmaları, halkbiliminin Türkiye’de akademik bir disiplin olarak doğuşunu simgelemektedir.






