1. Sınıf Türkçe İlk Okuma Yazma Kitabı 2. Kitap Cevapları Meb Yayınları Sayfa 95
Dinleyelim
Görseli inceleyelim. Dinleyeceğimiz metni görselden hareketle tahmin edelim.
EN DEĞERLİ HAZİNE
Bilge Ahtapot, deniz ülkesinde neşe içinde oyunlar oynayan, neşeli balık ve arkadaşlarını izliyordu. Onları kitap, gazete, dergi okurlarken hiç görmemişti. Çünkü onlar böyle bir şeyin varlığını bile bilmiyorlardı. Bu çocukları kitaplarla buluşturmak istiyorum. Ama bu güzel bir buluşma olmalı, diye düşündü. Son kararını verdi, hazırlığını yaptı.
Neşeli Balık Ertesi gün Evren bir şey alıp Neşeli Balık ile arkadaşlarının yanına gitti. Onlara, ”Biraz konuşabilir miyiz?” dedi. Bizimkiler, ”Elbette!” dediler. Bilgi ahsapot elindeki kocaman kağıdı açtı ve onlara gösterdi. Hepsi şaşkındı. Bu bir hazine haritası. Eğer isterseniz bu haritayı size verebilirim. Bulduğunuz hazine de sizin olur. Hazine haritasını görünce, ”Tabii alırız!” diye sevinçle haykırdılar. Haritayı alıp yola çıktılar. Çok heyecanlıydılar. Kimi altın, kimi bir sandık dolusu inci bulmayı hayal ediyordu. Önce haritada gösterilen yeri buldular. Tarif edilen yer, Boynuzkaya’ydı. Burası zaten bildikleri bir yerdi. Oraya varır varmaz haritayı tekrar incelediler. Boynuzkaya’daki bir oyuktan içeriye girmeleri gerekiyordu. Daha önce hiç görmedikleri bu oyuğa biraz da korkarak girdiler.
Oyuğun içindeki kayaların görüntüsü çok garipti. Ama onlar hazineye ulaşmak istiyordu. Haritaya göre başka bir oyuktan daha geçmeleri gerekiyordu. Artık korkunun yerine merak ve bulacakları hazinenin heyecanı almıştı. İkinci oyuktan geçer geçmez aradıkları sandığı karşılarında buldular. ”Yaşasın! Onu bulduk! Zenginiz!” diye haykırdı Neşeli Balık. Mor balık ekledi. ”Zengin olursak dünyanın bütün denizlerini gezeriz.” Yılan balığı ”Bir deniz uydusu satın alıp göllere gidebiliriz.” diye ekledi. Yılan balığı hiç zaman kaybetmeden açtı sandığı. İçinde ne para ne de altın vardı.
İstediğe, midyeye benzer iki kapaklı, içinde üst üste bir sürü kağıdın bulunduğu garip şeyler vardı. ”Bunlar da ne?” dedi Morbalık şaşkınlıkla. ”Bizi kandırdı Bilge Ahtapot, bu bir şaka olmalı!” diye söylenip duruyordu Neşeli Balık. Bu arada Ahtapot onları gizlice izliyordu. ”Ben kimseyi kandırmadım!” diye seslendi Bilge Ahtapot.
”Size altın ya da para haritası dedim mi? Sadece hazine haritası olduğunu söyledim. Şimdi, bu gördüklerinizin her biri kitap ve gerçekten hepsi çok değerli birer hazinedir.” dedi. ”Ne kadar paranız olursa olsun, asla gidemeyeceğiniz yerler, öğrenemeyeceğiniz bilgiler olacaktır. Örneğin, biz deniz canlıları bir ağacın yanına gidebilir miyiz, onu tanıyabilir miyiz? İşte bu kitaplar bizlere bunları sağlar.” diye bitirdi sözlerini Bilge Ahtapot.
Bilge Ahtapot’un söyledikleri doğruydu. Bunu kitapları okudukça daha iyi anladılar. Hiç görmedikleri dağları bir kitap okuyarak görmüş gibi oldular. Uzak denizlerdeki canlıların oynadıkları oyunları bu kitaplardan öğrenip yeni oyunlar oynadılar. O günden sonra sık sık kitap okudular. Okudukça küçücük dünyaları büyüdü, aydınlandı. Kitap gerçekten de en değerli hazineydi.
Dinlediğimiz metnin konusunu bulalım, tahminimizle karşılaştıralım.
Dinlediğimiz metni telaffuza dikkat ederek anlatalım.