1. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları Sayfa 194

Aşağıdaki sorulara hayal gücünü kullanarak cevap verebilir misin?
1. İnekler çocuklarla beraber okula gitseydi, sınıfta ve okulda ne gibi şeyler yaşanırdı?
İnekler okula gelseydi, öncelikle sınıf çok daha neşeli ve hareketli olurdu. İnekler büyük, sevimli ve biraz sakar oldukları için sınıfın her köşesinde minik kazalar yaşanırdı; mesela bazı masalar hafifçe sallanabilir, sınıfın bir köşesine oturup orada otlar gibi yeşil yapraklar yemeye çalışırlardı. Öğretmen, ineklerin dikkatini toplamak için özel “moooo” sesiyle çağırırdı. Çocuklar da ineklerle beraber hayvan sevgisini, sorumluluk duygusunu öğrenir, onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışırlardı. Rehberlik dersinde inekler uyurken, çocuklar onlara masal okuyabilir veya onlarla oyun oynayabilirdi. Okulun bahçesi ise inekler için özel bir otlak olur, teneffüslerde çocuklar ineklere sarılır ve onlarla koşu yarışları düzenlenirdi. Tabii tuvalet molalarında biraz karmaşa çıkabilir çünkü ineklerin ihtiyaçları farklı olurdu ve öğretmenler bunun için özel düzenlemeler yapmak zorunda kalırdı. Sonuçta okulda herkes birbirinden çok şey öğrenir ve hayvanlarla dostluk güçlenirdi.
2. Karpuzlar ağaçta yetişseydi neler yaşanabilirdi?
Eğer karpuzlar ağaçta yetişseydi, yaz ayları çok daha büyülü ve eğlenceli olurdu! Öncelikle karpuz ağaçları, dev yeşil yaprakları ve altında kocaman kırmızı meyveleriyle gerçekten ilgi çekerdi. İnsanlar karpuzları toplamak için merdiven yerine tırmanmak zorunda kalırdı, belki de karpuzlar bazen dalda sallanırken rüzgârda düşerdi. Bu yüzden piknikler ve yaz festivalleri farklı olurdu; örneğin karpuzları toplamak bir tür macera haline gelirdi. Karpuz ağaçları bahçelerde ve parkların içinde rengarenk birer süs olur, çocuklar dalından karpuz koparmanın keyfini yaşardı. Ayrıca, karpuzlar ağaçta olduğu için güneşin altında biraz daha yavaş olgunlaşırdı; böylece karpuzların tadı ve aroması belki de daha zengin olurdu. Ama tabii ağaca tırmananlar dikkatli olmalıydı çünkü karpuzun ağırlığı düşme riskini artırırdı.
3. Televizyon izlerken televizyonun içerisine girebilseydin hangi çizgi filme girer, o çizgi filmde neler yapardın?
Televizyonun içine girip istediğim çizgi filme girebilseydim, kesinlikle “Adventure Time” (Macera Zamanı) dünyasına dalmak isterdim. Çünkü o dünyada her şey mümkün ve sürprizlerle dolu! Orada Jake ile birlikte şekil değiştirme oyunları oynar, Finn’le yeni maceralara atılırdım. Candy Kingdom’da şekerden yapılmış evleri ziyaret eder, Prenses Bubblegum’la bilim deneyleri yapardım. Kötü yaratıklara karşı dostlarımla birlikte mücadele eder, ormanlarda gizemli hazine avına çıkardım. Ayrıca, Finn’in kılıcını kullanmayı öğrenip, Lumpy Space Princess’le komik sohbetler ederdim. Oradaki özgürlük, hayal gücü ve dostluk ortamı sayesinde hem eğlenir hem de yeni şeyler öğrenirdim. Televizyonun içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamazdım çünkü her gün yeni bir macera olurdu.






