11.07.2025
BİZİM AKŞEHİR’DE ARABA TEKERİNE BİLE BAKMAZLAR Nasreddin Hoca bir Ramazan ayının yaklaştığı günlerde doğduğu Sivrihisar’daki yakınlarını ziyarete gider. Şehrin girişine vardığında bir de ne görsün, herkes toplanmış gökyüzünde Ramazan ayı doğacak mı, doğmayacak mı, ona bakıyor. Hoca dayanamayıp; “Hayırdır, neye bakıyorsunuz?” deyince, halk toplu hâlde; “Ramazan ayına bakıyoruz.” der. Bunun...
31
BİRİNİN DE BİNİNİN DE TADI AYNI DEĞİL Mİ? Hoca günün birinde Akşehir’deki bağına üzüm kesmeye gider. Kestiği üzümleri bir sepete doldurduktan sonra eşeğine binerek evinin yolunu tutar. Bağ dönüşü karşılaştığı mahallenin çocukları Hoca’nın eşeğinin başını tutarlar; “Hocam üzüm, Hocam üzüm…” demeye başlarlar. Hoca üzümü vermeden geçmenin mümkün olmadığını anlayınca sepetten...
34
BİR YANINA DA KETEN EKEYİM Hoca, her zaman tıraş olduğu berberin dükkânına vardığında ustanın gelmediğini görür, fakat tıraş da olması gerekmektedir. Ne yapsın kalfanın koltuğuna oturur. Kalfa, Hoca’nın yüzünü şöyle güzelce sabunladıktan sonra usturayı her kullanışından sonra kopardığı pamuğu Hoca’nın yüzüne yapıştırır. Bir pamuk, iki pamuk derken Hoca’nın bir yanağı...
34
BİR GRAM BAL İÇİN BİRKAÇ KİLO ODUN YİYEMEM Bir dostu Nasreddin Hoca’ya birkaç kilo keçi boynuzunu hediye getirir ve; “Hocam, çam sakızı çoban armağanı, bizim oralarda olanlardan sana hediye getirdim.” der. Hoca Efendi, keçi boynuzlarını ve dişlerini şöyle bir kontrol ettikten sonra; “Sağ ol komşu, bir gram bal için bir...
38
BİLİYORSUN SAVURGANLIĞI SEVMEM Nasreddin Hoca ateş yakacaktır. Belli ki hanımı da yemek yapma hazırlığındadır. Hoca, duvarda asılı olan körüğü alır ve ateşi körüklemeye başlar, işini bitirdikten sonra da körüğün ağzını iyice bağlayarak yerine asar. Bütün bu olanlara bir anlam veremeyen Hoca’nın hanımı; “Yahu Hoca Efendi, bu körüğün ağzını niçin bağlıyorsun?”...
25
BİLEN VAR BİLMEYEN VAR, ON ALTISI BİR KİLE Hoca, günün birinde başını alıp kırlara gezmeye çıkar. Epeyce dolaştıktan sonra nasıl olduysa önünden geçmekte olan bir tavşanı yakalar. Tavşanı hemen yanında bulunan heybenin gözüne koyar ve evine dönmeye karar verir. Hoca’nın amacı, tavşanı eşine dostuna gösterip onların tanıyıp tanımadıklarını öğrenmektir. Komşularına...
28
BENİM BİR KUYUM VAR İÇİNDE İKİ FARKLI SUYUM VAR Temel ile Dursun bir gün köyün dışındaki eski kuyunun başında oturuyormuş. Temel demiş ki:— Ula Dursun, benim bir kuyum var ha, içinde iki farklı suyum var! Dursun şaşkın:— Ne diyisun Temel, aynı kuyu nasıl iki su verir? Temel gülerek:— Gündüz başka...
11
BEN SENİN DÜĞÜN EVİNDEN GELİŞİNİ DE HATIRLARIM Nasreddin Hoca akşam üzeri evine gelince hanımının suratının asık olduğunu görür ve sorar: “Hanım, hayırdır, ne oldu sana?” Hanım daha da üzgün bir tavırla cevap verir: “Daha ne olsun Hoca, sana söylemiştim ya!” “Neyi söylemiştin hanım, adamı meraklandırma!” “Biliyorsun ya, bizim komşu hastaydı....
27
BEN ZATEN İNECEKTİM Günün birinde Hoca Efendi pazara gitmek için eşeğine biner ve yola koyulur. Bir süre gittikten sonra eşek huysuzlanır ve ardından hoplayıp zıplamaya başlar. Derken Nasreddin Hoca da eşekten düşüverir. Düşer düşmesine de çevresine toplanan çocuklar toplu hâlde bağırmaya başlarlar: “Nasreddin Hoca eşekten düştü, Nasreddin Hoca eşekten düştü.”...
54
Günlerden bir gün Nasreddin Hoca, alışveriş yapmak için şehre gidecektir. Ahırdan eşeğini çıkarır, evin önüne getirir. Şehirden siparişi olan komşular Hoca’nın başına toplanırlar. Hoca, eşeğine binmeye çalışır, fakat her çaba boşunadır. Bir kez daha denemek ister “Ha gayret” deyip bir daha eşeğin üstüne sıçrar ama bu kez de eşeğin üzerinden...
21
BEN DE BİRİSİNİ TIRAŞ EDİYORLAR SANMIŞTIM Nasreddin Hoca tıraş olmak için berber koltuğuna oturduğunda ustanın olmadığını anlar, fakat iş işten de geçmiştir. Çünkü berber çırağı çoktan Hoca’yı tıraş etmeye başlamıştır bile. Berber çırağının hareketleri, aletleri kullanmadaki beceriksizliği artınca Hoca’nın da keyfi kaçar. Tam bu sırada komşu dükkândan garip garip sesler...
18
Sonraki sayfa »
Daha Fazla İçerik Yükle
Yükleniyor...





















