Kurban Pazarı Gerçekleri: Et Ucuz, Emek Pahalı

Kurban Bayramı yaklaşırken İstanbul’da kurban pazarları hareketleniyor. Ancak bu hareketliliğin arkasında neşe kadar ekonomik sıkıntı, ibadet kadar geçim derdi var. Hem tüketici hem üretici dar bir bütçe matematiğiyle pazarlık yapıyor.
İstanbul’un kalabalığında, betonun ortasında köy kokusu hâkim: Kurban pazarı. Ataşehir-Sancaktepe hattında kurulan Ferhatpaşa kurban pazarında sadece hayvan değil, hayatın zorlukları da el değiştiriyor.
Samsun, Van, Sivas, Erzurum ve daha nice kentten gelen üreticiler, kurbanlıklarını “hisse usulü” ile alacak müşterileri bekliyor. Ancak bu, sadece bir dini vecibenin pazarı değil. Aynı zamanda ülkenin kırılgan ekonomisinin küçük bir yansıması.
“Kasapla yarışıyoruz”
Samsunlu besici Emin Karaca, 800 kiloluk büyükbaş hayvanını yaklaşık 250 bin TL’ye satıyor. Ona göre bu, kasaptan daha ucuz. Çünkü hesap basit: Kurbanlık bir hayvanı 6-7 kişi ortak alırsa, kilo başına maliyet 600 TL civarında oluyor. Kasapta ise bu rakam çok daha yüksek.
Ama Karaca bir yandan da şikâyetçi: “Fiyatlar geçen seneye göre yüzde 20-25 arttı ama bizim maliyetimiz ikiye katlandı. Vatandaş anlamıyor. Herkes pazarlıkta aslan kesiliyor.”
Besicinin çıkmazı
Hayvanı yetiştirmek birkaç yıl sürüyor. Yaylada otlatma, sonra kapalı alanda yemle besleme, veteriner kontrolleri, nakliye, çadır kiraları… Sivas’tan gelen Şükrü Solmaz, “Bazen sattığımız fiyat, harcadığımızı bile karşılamıyor” diyor.
Devletin verdiği kredi desteğini yeterli bulmayan üreticiler, özellikle yem fiyatlarında sübvansiyon bekliyor. Ama en büyük dert bu da değil: çoban yok.
“Çobana kız verilmiyor”
Erzurumlu genç besici Erhan’ın söyledikleri aslında bu işin toplumsal yönünü özetliyor:
“Asgari ücretle fabrikada çalışana kız veriyorlar. Ama çobansan burun kıvırıyorlar. Gençler neden bu işi yapsın ki?”
Bu cümle aslında sadece hayvancılığın değil, kırsal emeğin itibarsızlaştırılmasının özeti. Gençler köyde kalmak istese bile sosyal statü, geçim kaygısı ve şehir cazibesi yüzünden mecburen göç ediyor.
Pazarlık değil, çözüm şart
Kurban Bayramı, sadece ibadet değil; dayanışmanın, paylaşmanın, emeğe saygının da bir ifadesi olmalı. Ancak bugünkü tablo, ne üreticiyi ne de tüketiciyi memnun ediyor.
Kurban pazarları bize sadece et değil; sosyal adalet, tarım politikası ve kırsal kalkınma üzerine düşünmemiz gereken bir aynayı da sunuyor.






