Benim Bir Kuyum Var İçinde İki Farklı Suyum Var Hikayesi

Benim Bir Kuyum Var İçinde İki Farklı Suyum Var Hikayesi
A+
A-

BENİM BİR KUYUM VAR İÇİNDE İKİ FARKLI SUYUM VAR

Köyümüzün biraz dışında, ceviz ağaçlarının gölgesinde eski bir kuyu vardı. Herkes onu “Çifte Su Kuyusu” diye bilirdi. Bu kuyunun diğerlerinden farkı, içinden iki farklı su çıkmasıydı. İlk bakan biri için bu bir efsaneden ibaret gibi gelebilirdi, ama biz köylüler bu sırrı nesiller boyu sakladık.

Kuyunun derinliklerinden gelen ilk su, berrak ve serindi. Güneşin tam tepeye çıktığı vakitlerde çektiğimizde cam gibi parıldardı. Bu suyu içenlerin içi ferahlar, baş ağrısı diner, yorgunluk silinirdi. Özellikle yazın, tarlada çalışan köylüler bir testiyle bu sudan içer, sonra dinlenmek için ceviz ağacının gölgesine uzanırlardı.

Ama geceleri… Gece olunca kuyunun yüzeyi değişirdi. Aynı kovayı indirip çektiğinizde su koyu renkte ve biraz ılıktı. Bu suyu içmek kimseye iyi gelmezdi. Ya kabuslar görür, ya da ertesi gün uyanınca hafif bir baş dönmesi yaşardı. Yaşlılar bunun “gece suyunun” uyarısı olduğunu söylerdi: “Her şeyin zamanı var evlat, gece suyu ruhu dolaştırır ama bedeni yorar.”

Ben bu sırrı ilk öğrendiğimde on yaşındaydım. Dedem anlatmıştı bana. Şimdi, ben büyüdüm, dedem gibi yaşlandım. Ama hâlâ her sabah erkenden gider, berrak sudan bir tas içerim. Akşamları ise sadece dinlerim. Çünkü bilirim, her su içilmez. Bazısı sadece düşünülür.

İşte benim kuyum bu. İçinde iki farklı suyum var. Biri bedenime, diğeri ruhuma dokunur. Ve ben her gün hangisine ihtiyacım varsa, onu seçerim.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.